|
25 Kasım 2007
TÜRKİYE ORADAYDI
GENEL KURULUMUZ BÜYÜK BİR
COŞKUYLA TAMAMLANDI
Konfederasyonumuz HAK-İŞ’in
11. Olağan Genel Kurulu 24-25 Kasım 2007 tarihlerinde
Ankara DSİ Konferans Salonu’nda adına yakışır bir
büyüklükte ve katılımla gerçekleştirildi.
Genel Kurulumuza,
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Köksal Toptan,
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu,
Çalışma Bakanı Faruk Çelik, AKP Genel Başkan Yardımcısı
Şükrü Ayalan, DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, CHP’den
grup başkan vekili Kemal Kılıçdaroğlu, MHP’den Genel
Başkan Yardımcısı Mehmet Ekici ve DTP Şırnak
Milletvekili Sevahir Bayındır’ın
yanı sıra
çok sayıda milletvekili ile siyasi parti ve sivil toplum
örgütü temsilcisi katıldı.

Genel Kurulumuzu,
uluslararası sendikal kuruluşlar başta olmak üzere
uluslar arası kuruluşlar, Avrupa, Ortadoğu, Orta Asya ve
Afrika ülkelerinden çok sayıda yabancı konuk izledi.
Divan Başkanı Öğretmen
Öğretmenler Gününde
toplanan HAK-İŞ 11. Olağan Genel Kurulunda Divan
Başkanlığına bir öğretmen olan Kız Teknik Genel Müdürü
Emine Kıraç getirildi. Kıraç, kurul çalışmaları
öncesinde yaptığı konuşmada, 40 yıllık meslek hayatında
ilk kez divan başkanlığı yaptığını belirterek,
“Öğretmenler Gününe denk düşen bu günde divan
başkanlığının bir öğretmene verilmiş olması, bir
gelişmişlik göstergesidir. Divan başkanlığının yine bir
bayana tevdi edilmiş olması sebebiyle delegelere
teşekkür ve tebrik ederim” dedi.

Genel Başkanımız Salim
Uslu, Divan Başkanı Emine Kıraç’a 24 Kasım Öğretmen Günü
dolayısıyla çiçek verdi.
USLU: “Sorun Çözme
Yaklaşımını İçeren Yeni Bir Vizyon Ve Politikaya İhtiyaç
Var”
Uslu, konuşmasına “Bugün
hem emek örgütü olarak HAK-İŞ’imizin Genel Kurulu ve hem
de eğitim emekçilerinin günüdür. Bu mutlu günde özverili
ve saygıdeğer bir mesleği icra eden bütün
eğitimcilerimizin öğretmenler gününü kutluyorum”
diyerek başladı.
Uslu, HAK-İŞ’in,
Türkiye’nin gelişme yönündeki toplumsal dönüşüm sürecine
katkısını sürdürdüğünü belirtirken, “HAK-İŞ’in de,
halkımızın da gerçek gündemi bu dönüşüm sürecinin
gereklerinin yapılmasıdır. Ekonomik ve sosyal gelişme,
terörün bitirilmesi, barış ve istikrarın sağlanması gibi
ülkenin temel sorunlarının çözümü, Türkiye’nin bölgesel
ve küresel aktör olma rolünün artmasına bağlıdır. Bu
bağlamda, sorun çözme yaklaşımını içeren yeni bir
vizyona ve politika konseptine ihtiyaç vardır”
dedi.

YENİ ANAYASA
Uslu, yeni Anayasa
çalışmalarının rejim tartışmalarına dönüştürülmesinin
yersiz olduğunu belirtirken, “Türkiye köklü ve
güçlü demokrasi birikimi olan üniter bir devlettir. Bu
yapının güçlendirilmesinden yanayız. Anayasa’nın
değiştirilemez dört temel ilkesi ile toplumun herhangi
bir sorunu yoktur. Fakat uygulamada bu ilkeleri sıkı ve
dar kalıptan çıkartıp, bütün toplumu sisteme entegre
eden ve kucaklayan çağdaş bir çerçeveye oturtmak
gerekir” diye konuştu.
Uslu, sivil siyasetin
etkinliğini artıran modern, katılımcı ve demokratik bir
rejim öngörülmesi gerektiğini belirterek, “Artık
Cumhuriyet ve demokrasi kavramlarının yan yana gelmesi
gerilim değil, sinerji yaratmalıdır. Anayasanın sosyal
ve ekonomik haklar ve ödevlere ilişkin hükümleri
düzenlenirken; “sendikal hak ve özgürlükler yeni
Anayasanın aksesuarı olmamalı”, sendikal hakların özüne
dokunan tahdit ve yasaklamalardan kaçınılmalı,
uluslararası normlara uygun sağlam güvenceler
oluşturulmalıdır.” Dedi.
“TERÖR VE SİLAHA HAYIR”
Uslu, “Türkiye’de
kan ve gözyaşının artık durmasını isteyen sağduyu sahibi
herkesin şiddete, teröre ve silaha kararlılıkla hayır
demesi gerekmektedir” dedi.
İŞ KANUNU REVİZE EDİLMELİ
İş Kanununun, bir nevi
reform nitelikli bir yasa olarak takdim edildiğini
anımsatan Uslu, “Ancak dört yıllık uygulama
sonunda yeni İş Kanunumuzun uluslararası sözleşmeler ve
ülkemiz şartları bakımından yeterli olmadığı ve revize
edilmesi gerçeği ortaya çıkmıştır. 4857 sayılı yasada
yer alan esneklik – güvence dengesi yeni baştan
düzenlenmeli, kamunun denetim zaafları giderilmelidir”
dedi. Uslu, 2821 ve 2822 sayılı kanunlar,
işçilerin örgütlenmeleri ve toplu iş sözleşmesi
yapabilmelerinin önünde ciddi bir engel olduğunu da
söyledi.
KAYITDIŞI İLE ETKİN
MÜCADELE
Uslu, kayıt dışı ile
mücadelenin ulusal politika haline getirilmesi, bu
konuda mevzuatta gerekli düzenlemelerin yapılması,
kayıtlılığı teşvik yöntemlerinin geliştirilmesi ile
denetim mekanizmalarına caydırıcılık ve işlerlik
kazandırılması gerektiğine işaret etti.
SOSYAL GÜVENLİK REFORMU
Salim USLU, Sosyal
Güvenlik Reformu ile tüm vatandaşları kapsayan ve
oluşmuş faklılıkları ortadan kaldıran, herkese eşit
hizmetler sunan tek bir sistemin hayata geçirilmesi
gerektiğini belirtirken, “Ancak şu anda varolan
yaklaşım; hakları gerileterek, sosyal konsolidasyonla
aktüeryal denge kurma kolaycılığıdır. 11 milyon 464 bin
kişi sosyal güvenlik kapsamı dışında, kayıtdışı
tutularak aktüeryal denge kurulamaz. Kamu Personel
Reformu gerçekleştirilmeden sosyal güvenlik sistemimizde
eşit, adil ve sürdürülebilir bir düzenleme mümkün
değildir. Anayasa Mahkemesi’nin eşitlik adına eşitsizlik
öngören kararından sonra öncelikleri doğru belirlemek
daha da önem taşımaktadır” dedi.
Uslu, 29 milyar YTL’yi
aşan mevcut İşsizlik Sigortası Fonu’nun yeniden
tartışılması, yararlanma koşullarının kolaylaştırılması,
uygulama kapsamının genişletilmesi ve Gelir Yardımı
Sistemi ile ilişkilendirilmesi önerisinde bulundu.
Salim Uslu, Asgari Ücret
Tespit Komisyonu’nun yapısının demokratik katılım ve
temsile uygun bir hale getirilmesi ve asgari ücretin
Avrupa Sosyal Şartının 4. maddesine uygun olarak işçinin
ailesiyle birlikte geçimini sağlayacak şekilde
belirlenmesi ve Komisyonun bugünlerde toplanması
önerisinde bulundu.
Uslu, konuşmasının
sonunda şunları kaydetti:
“Bugün HAK-İŞ, Türkiye ve
Dünya sendikal hareketinde yükselen bir yıldız olarak
parlıyorsa, bu sizlerin fedakar, vefalı ve şerefli
çalışmalarının bir neticesidir.
Bundan böyle de; yol
arayanların, umut arayanların, gelecek arayanların,
“çoban yıldızı” olmaya devam edeceğiz.
“Bir olmayı, iri olmayı,
diri olmayı” isteyen Hacı Bektaş felsefesi, “Sevelim
sevilelim” diyen Yunus felsefesi, “Ya olduğun gibi görün
ya da göründüğün gibi ol” diyen Mevlana felsefesi, “Ömür
aziz değil, emek azizdir” diyerek emeği övülmüş eylem
gören Yusuf Has Hacip felsefesi, bizim “Kutup
Yıldızımız” olmaya devam edecektir. Hak-İş-sevgi kapısı,
dost kapısı olmaya devam edecektir. HAK-İŞ idealine ve
davasına gönül veren, ter döken, katkı yapan onurlu ve
güzel insanlara selam olsun. Sizleri seviyor, sizlere
güveniyor, sizlerle övünüyorum. Yolumuz açık, emeğimiz
bereketli, mücadelemiz kutlu olsun."
GÜL: “Çalışanların
üretenlerin yanındayım”
Cumhurbaşkanı Abdullah
Gül’ü delegeler ayakta, alkışlar ve “Türkiye seninle
gurur duyuyor” sloganlarıyla karışladılar. Gül,
konuşmasında, “Çalışan çok insan vardır. Kimi zihni ile
kimi emeği ile çalışıyor. Sizlerin alın teri gerçekten
çok mukaddes, toplumun büyük bir kesimini temsil
ediyorsunuz. Özellikle işçi sendikaları ile birlikte
olmayı prensip olarak kabul etmiş bulunmaktayım” dedi.
Üretimin fonksiyonlarına bakıldığında emeğin çok önemli
bir unsur olduğunu ifade eden Gül, şöyle devam etti:

“Türkiye’yi kalkındıracak
en önemli fonksiyon emektir. Bu yüzden emekçilerle
birlikte olmayı çok önemsiyorum. HAK-İŞ’in Türkiye’nin
bütün konuları ile yakından ilgilendiğini biliyorum.
Avrupa Birliği süreci içerisinde konfederasyonunuzun çok
büyük yapıcı katkılarının olduğunu biliyorum. Türkiye
insanı Türkiye’nin imkânlarını adaletli bir biçimde
paylaşmak durumundadır. Bu konuda Bütün sendikalar ile
birlikte Hak-İş’e de büyük görevler düşüyor. Adaletli
şekilde yerleşmesine sizlerin büyük bir katkısı
olacaktır. Sizlerin açıklamaları herkes tarafından
önemseniyor ve dikkate alınıyor. Çok büyük bir
Konfederasyonsunuz. Büyük bir kesime hitap ediyorsunuz.
Genel Kurulunuzun hayırlara vesile olmasını diliyor,
sizin vasıtanızla tüm emekçilere saygılarımı ve
sevgilerimi sunuyorum. Ben sembolik olarak emekçilerin,
çalışanların, üretenlerin yanında olduğumu belirtmek
üzere gelmiş bulunmaktayım. Tekrar sizlere başarılar
diliyorum. Siz bütün delegeler Türkiye’nin çeşitli
yerlerinden geldiği için sizlerin vasıtasıyla bütün
arkadaşlarınıza da selamlarımı ve sevgilerimi tekrar
sunuyorum.”
TOPTAN: “Katılımcı
demokrasi için bir sistem arayışındayız”
TBMM Başkanı Köksal
Toptan, yaptığı konuşmada, HAK-İŞ’in, Türk sendikacılık
hayatına olumlu katkılar yaptığını ve her zaman
hoşgörüden, saygıdan yana olduğunu ve çalışanlarının
hukukunu korumanın yanında, ülkenin geleceğinin
korunmasına da özen gösterdiğini söyledi.
TBMM’nin, demokrasiyi
daha geniş zaman ve alanlara yaymak istediğini ifade
eden Toptan, “Demokrasi artık 4-5 yılda sandık başına
giderek temsilcilerini seçmenin ötesine geçmiştir.
Özellikle Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra
katılımcı demokrasiye daha çok önem verilmeye
başlanmıştır. Tam manasıyla sivil toplum olamayan,
örgütlenemeyen ülkemizde bu durum seçimden seçime sandık
başına giderek oy vermekle sınırlı kalmaktadır. Halkın
katılımını sadece seçimlerle sınırlandırarak katılımcı
demokrasiyi sağlayamayız. Yaklaşık 100 sivil toplum
örgütünün katılımıyla katılımcı demokrasinin önüne açma
çabası içine girdik. Bir sistem arayışı içerisindeyiz”
dedi.

Türkiye’nin ciddi bir
gelişme sürecine girdiğini ifade eden Toptan,
“Türkiye büyüdükçe başına işler açılmak istediğini hep
birlikte görüyoruz. Türkiye artık demokratik
kazanımlarından asla vazgeçmeyecek, temel hak ve
özgürlüklerinin alanını nasıl daha fazla
genişletebiliriz? mücadelesini devam ettirecektir. Ekmek
için özgürlüklerinden vazgeçenler, bir gün o ekmeği de
bulamayabilirler.”
ERDOĞAN, “Rüzgara göre
dönen değil, ilkeli sivil toplum örgütü istiyoruz”
Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan da, “Sendikaların hak arama mücadelesinde
adeta öcü gibi görüldüğü bir dönemde HAK-İŞ bu büyük
mücadelede işçi ve işveren ilişkilerine yeni bir boyut
ve derinlik kazandırmıştır. Çalışanları doğrudan
ilgilendiren konularda toplumu ve ülkeyi doğrudan
ilgilendiren konularda HAK-İŞ ile uyumlu bir şekilde
çalışıyoruz” dedi.
Emek mücadelesi nedir,
yoksulluk nedir, alın teri nedir çok iyi bildiğini ifade
eden Erdoğan, asgari ücret, kamu işçilerinin ücretleri,
emekli ve özürlü aylıkları gibi ücretlerdeki
iyileşmelere dikkat çekti ve şöyle devam etti:
“Bu hükümet çalışanı
ezdi, ücretliyi ezdi, elinizi vicdanınıza koyun hangi
hükümet bu artışları sağlayabildi. Bunlar yeterli değil.
Başbakan olarak 70 milyon insanın sorumluluğunu
üzerimizde taşıyoruz. Kişi başına milli gelir 2.500
dolar olarak teslim aldık. İnşallah bu gün geldiğimiz
nokta 7.500 dolar’a yaklaşmıştır. Bu 10.000 dolara doğru
koşar adımlarla ilerliyor.”
Erdoğan, “İşçimiz,
memurumuz ve tüm halkımıza AB standartlarında bir yaşam
sağlamak için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi.

Sivil toplum örgütlerine
yönelik beklenti ve eleştirilerini de dile getiren
Erdoğan, şunları kaydetti:
“Anayasa çalışmalarında
katkılarınızı bekliyorum ve istiyorum. HAK-İŞ’in bu
çalışmalardaki katkıları yadsınamaz. Büyük katkıları
vardır. Biz sivil toplum örgütlerinin özellikle
sendikaların demokratikleşme gibi AB gibi konularda daha
aktif bir katılım bekliyoruz. Rüzgar gibi savrulmayan
bir sivil güce ihtiyacımız var, bunu bütün
kurumlarımızdan bekliyoruz. Havaya göre dönen sivil
toplum örgütleri değil, ilkeleri doğrultusunda hareket
eden onurlu sivil toplum örgütleri bekliyoruz. Biz
Türkiye’nin emek gücüne inanıyoruz. Allahın izniyle
aşamayacağımız hiçbir şey yok. Bundan sonra Türkiye’nin
hak ettiği yere getirmek için hep beraber çalışacağız.
Bütün birimlerimizle, bütün kurumlarımızla bütün
imkanlarımızla el ele verip bunu aşacağız.”
ÇİÇEK: “HAK-İŞ’İN
DEMOKRASİ KIRIĞI YOK”
Devlet Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Cemil Çiçek, HAK-İŞ’in tarihinin demokrasinin
de tarihi olduğunu belirterek, “32 yıl evvel
gündeme getirdiği ilkeler, her siyasi partinin topluma
kazandırmak istediği ilkelerdir. HAK-İŞ, sicili
itibariyle demokrasi kırığı olmayan az sayıda sivil
toplum örgütünden birisidir. Her zaman sorunun değil
çözümün bir parçası olmuştur. Felsefesi ve ilkeleriyle
siyasetin önünde gitmiştir ve gitmeye devam etmektedir.
Bu tür sivil toplum örgütleri, demokrasinin
yerleştirilip kurumsallaştırılmasının araçlarıdır”
dedi.

Yeni bir Anayasa
yapılmasının ihtiyaç olduğunu ifade eden Çiçek,
“1992 yılında HAK-İŞ tarafından yapılan panelde dile
getirilen konuları bugün tartışıyoruz. Ülkemiz 15 sene
kaybetmiştir. HAK-İş başta olmak üzere tüm sivil
kuruluşlardan yeni Anayasa oluşumu için destek
bekliyoruz” dedi.
Çiçek, konuşmasında terör
konusuna da değindi. Çiçek, “Terör ile bir yere
varılamaz. 2 yaşındaki bir çocuğu öldürerek 80 yaşındaki
bir yaşlıyı öldürerek ne elde edilmek isteniyor. Bunlar
Türkiye üzerinde oynanan oyunlardır. Demokrasi satarak,
Türkiye’yi arkadan vurmak istiyorlar. Bu oyunlara
gelmemeliyiz. Biz 72 milyon kardeşiz. Sorunlarımızın
çözümü de bu toplantılardan, Meclisten çıkacaktır. Yoksa
terör ile bir yere varılamaz. Caninin eline silah veren
o cinayete iştirak etmiş olur. Türkiye bu oyunlara
gelmeden demokrasini güçlendirecektir” dedi.
ÇELİK: “ÖRGÜTLENMENİN ÖNÜ
AÇILACAK”
Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanı Faruk Çelik de yaptığı konuşmada,
“Emek ve alınteri toplumumuzda kutsal değerdir. Emeğin
biçimi olan sendikalar, bizde de önemli olmaya başladı.
Sendikal bilinç, sendikal örgütlenme konusunda toplumda
yeni bir anlayış doğmaya başladı. Hak-İş
Konfederasyonu’nun önemli bir boşluğu doldurduğunu
düşünüyorum” dedi.
Avrupa normlarına ve ILO
standartlarına uygun bir sendika yasasının yapılması
konusunda düğmeye bastıklarını ifade eden Çelik,
“İnanıyorum ki yeni yılla birlikte yeni sendika yasası,
yeni toplu sözleşme yasası çıkmış olacak, böylelikle
örgütlenmenin önü açılmış olacaktır” dedi. Türkiye’nin
en önemli sorununun işsizlik olduğunu ifade eden Çelik,
“Bu sorunu çözmek için de geniş kapsamlı bir
istihdam paketi üzerindeki çalışmaları sürdürüyoruz.
İşverenlerimiz üzerinde rekabeti güçleştiren yükleri
azaltmak istiyoruz. Ancak hiç kimse bizden de örgütlü
toplumdan taviz beklememelidir. Sendikalı olmak ille
kavga etmek, makineleri bozmak değildir. Artık
fabrikasına sahip çıkan bir işçi, işçisine sahip çıkan
bir işveren anlayışını yerleştirmek durumundayız”
dedi.

AK
Parti Genel Başkan Yardımcısı Şükrü Ayalan
da, Ak Parti iktidarında sivil toplum kuruluşlarının
ayrı bir yeri olduğunu belirterek, ‘çünkü biz onları
dinleyerek karar alma mekanizmaları arasına sokmak
istiyoruz. Çağdaş ve aktif bir rol oynamalarını
istiyoruz. Çalışma hayatında katılımcılığı esas
alıyoruz.

DSP
Genel Başkanı Zeki Sezer,
Türkiye’nin en önemli sorununun işsizlik olduğunu
belirterek, “Çünkü terörü besleyen de işsizliktir.
Bu ülkenin birliğine bütünlüne kimse zarar veremez.
Yüzyıllardır bu topraklarda barış içinde yaşıyoruz”
dedi.

CHP
adına Grup Başkan vekili KEMAL Kılıçdaroğlu,
sosyal güvenliğin odağında insan olduğunu ve ona
değerinin verilmesi gerektiğini belirterek, “Siz
insanı ekmeğe mahkum hale getirirseniz bu adalete
yakışmaz” dedi. Sosyal güvenlik sistemine
ilişkin eleştirilerini dile getiren Kılıçdaroğlu,
"tek çatı modeli doğrudur. İtirazımız, mali ve idari
özerkliliğin sağlanmamış olmasıdır” dedi.

MHP’den Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ekici,
“Geçmişte kötü örnekleri olan statükoyu yok
ederken, yeni statükolar oluşturmamak gerektiğini
belirterek, Yüksek demokrasine geçiyoruz diye elit
demokrasisine geçip bunu bize vatandaş demokrasisi diye
kimse sunmasın bize. İstikrar bir ülke için son derece
önemlidir” diye konuştu.

ETUC: “HAK-İŞ ile yakın çalışmalar yapacağız”
Genel Kurulumuza ETUC’u temsilen katılan Tom Jenkins ise,
HAK-İŞ Konfederasyonunun 11. Olağan Genel Kuruluna
katılmak ve HAK-İŞ ile çalışmanın ETUC için çok önemli
olduğunu belirterek, “Bu durum Türkiye’deki
sendikaların Avrupa Birliği’ne tamamen entegrasyonunun
bir göstergesidir” dedi.
Jennkins, ETUC’un Türkiye’nin AB’ye giriş sürecinde AB
Temel Haklar Şartı Hükümleri ve üyelik gereklerinin
yerine getirilmesi gerektiğine inandığını belirterek,
“Türk toplumunun temel haklar, özgürlükler bağlamında
dönüşümü ve gelişimi bu zor müzakere sürecine paralel
olarak tamamlanacaktır. Biz de ETUC olarak, bu dönüşüm
sürecinde Türkiye’den üye sendikalarla işbirliği
içerisindeyiz” dedi.
Tom Jenkins, “Sayın USLU’nun da konuşmasında ifade
ettiği gibi, Avrupa Komisyonu bu ayın başlarında
Türkiye’nin AB’ye uyum sürecini değerlendiren bir rapor
sunmuştur. Özellikle bazı konularda gelişme olmadığının
altını çizmiştir” dedi.
Jenkins, ETUC’un HAK-İŞ ile yeni bir büyük proje
kapsamında yakın çalışma yapacağını belirtirken,
“Sendikalar ve üyelerimiz, kadınıyla erkeğiyle
ilişkilerimizi güçlendirmek, karşılıklı tecrübelerimizin
değiştirilmesi temel amaçlarımız arasındadır. Böylece
karşılıklı anlayışımız gelişecek, fırsatların farkına
varacağız ve Türkiye’nin umuyoruz yakın gelecekteki
AB’ye adaptasyon sürecine meydan okumuş olacağız”
dedi.
HAK-İŞ’in Almanya’daki Göçmenlere Kanunu ve Ailelerin
Birleştirilmesine ilişkin çalışmalar konusundaki
düşüncelerini bir mektupla ETUC’a ilettiğini anımsatan
Jenkins, Almanya’daki üye sendikaların da bu konuda bir
anlaşma yaptıklarını anımsattı. Jenkins,
“Avrupa’da ırkçılık ve yabancı düşmanlığının en büyük
problemler arasında yer aldığını biliyoruz. Temel
sendikal hak ve prensiplerden en önemlisi sendikal
dayanışmadır. Yukarıda bahsettiğimiz politikalara
ideolojilerin tamamına tam destek vermeliyiz”
dedi.
HAK-İŞ’e göstermiş olduğu misafirperverlik ve daveti için
teşekkür eden Jenkins sözlerini, “Sendikal
değerleri yükseltmek, dayanışmamızı daha güçlendirmek ve
arttırmak için beraber çalışacağız” diye
tamamladı.
SALİM USLU YENİDEN GENEL
BAŞKAN
HAK-İŞ Konfederasyonu 11.
Olağan Genel Kurulu 24-25 Kasım 2007 tarihleri arasında
Ankara’da toplandı. Genel Kurulun ikinci günü
yapılan seçimler sonucunda, Salim USLU tekrar Genel
Başkanlığa seçildi.
Genel Kurulda, mevcut
yönetimin başarılı ve istikrarlı çalışmalarından dolayı
oybirliğine yakın bir oyla yeniden görevlendirildi.
İlk turda ve yüksek bir
oyla belirlenen Hak-İş Yönetim Kurulu şu
isimlerden oluştu.
|
Genel Başkan |
Salim Uslu |
|
Genel Başkan
Yardımcısı |
Mahmut Arslan |
|
Genel Başkan
Yardımcısı |
Yusuf Engin |
|
Genel
Sekreter |
H. Ferudun
Tankut |
|
Genel Mali
Sekreter |
Şenel Oğuz |
|
Genel
Teşkilatlanma Sekreteri |
Settar Aslan |
Genel Denetim Kurulu
Eyüp Karadereli, M. Kemal
Can ve Metin Eser
Genel Disiplin Kurulu
Ergin Ersan, Emin Sürücü,
Zekeriye Koca, Ergin Doğan ve Aydın İbrahim Ağaoğlu
Genel Başkan Salim Uslu,
seçimlerin ardından yaptığı konuşmada, delegelere
Konfederasyon yönetimine duyduğu güven ve istikrara
katkılarından dolayı teşekkür etti. Uslu, HAK-İŞ
Konfederasyonunun sağduyulu, coşkulu ve sendikal
demokrasiye yaraşır bir genel kurul yaptığını söyledi.
HAK-İŞ Genel Kurulu’nun
gerek katılımcıları gerekse yapılan konuşmalarla
Türkiye’nin ve işçi hareketinin gündemine oturduğunu
ifade eden Uslu, “Genel Kurulumuz liste savaşları ve
sendika içi çekişmelerle değil, yapılan konuşmalar ve
önerilerle ön plana çıkmıştır. Bu son derece memnuniyet
vericidir” dedi.
HAK-İŞ Genel Kurulunda,
çalışma hayatı ve Türkiye’nin temel sorunlarına ilişkin
politika ve çözüm önerilerini içeren çok önemli kararlar
da aldı.
 |