Amaç, Kapsam ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1-
Bu Kanunun amacı, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından
kişileri güvence altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve
sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve
karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık
sigortasının işleyişi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2-
Bu Kanun; sosyal sigortalar
ile genel sağlık sigortasından yararlanacak kişileri, işverenleri, sağlık
hizmeti sunucularını, bu Kanunun uygulanması bakımından gerçek kişiler ile
her türlü kamu ve özel hukuk tüzel kişilerini ve tüzel kişiliği olmayan
diğer kurum ve kuruluşları kapsar.
Tanımlar
MADDE 3-
Bu Kanunun uygulanmasında;
1) Bakanlık: Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığını,
2) Kurum: Sosyal Güvenlik
Kurumu Başkanlığını,
3) Sosyal sigortalar: Kısa ve
uzun vadeli sigorta kollarını,
4) Kısa vadeli sigorta
kolları: İş kazası ve meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortası
kollarını,
5) Uzun vadeli sigorta
kolları: Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortası kollarını,
6) Sigortalı: Kısa ve/veya
uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya
kendi adına prim ödemesi gereken kişiyi,
7) Hak sahibi: Sigortalının
veya sürekli iş göremezlik geliri ile malûllük veya yaşlılık aylığı almakta
olanların ölümü halinde, gelir veya aylık bağlanmasına veya toptan ödeme
yapılmasına hak kazanan eş, çocuk, ana ve babasını,
8) Genel sağlık sigortası:
Kişilerin öncelikle sağlıklarının korunmasını, sağlık riskleri ile
karşılaşmaları halinde ise oluşan harcamaların finansmanını sağlayan
sigortayı,
9) Genel sağlık sigortalısı:
Bu Kanunun 60 ıncı maddesinde sayılan kişileri,
10) Bakmakla yükümlü olduğu
kişi: Genel sağlık sigortalısının, sigortalı veya isteğe bağlı sigortalı
sayılmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olan;
a) Eşini,
b) 18 yaşını, lise ve dengi
öğrenim veya 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununda
belirtilen aday çıraklık ve çıraklık eğitimi ile işletmelerde meslekî eğitim
görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde 25 yaşını
doldurmamış ve evli olmayan çocukları ile yaşına bakılmaksızın bu Kanuna
göre malûl olduğu tespit edilen evli olmayan çocuklarını,
c) Geçiminin sigortalı
tarafından sağlandığı Kurumca belirlenen kriterlere göre tespit edilen ana
ve babasını,
11) Hizmet akdi: 22/4/1926
tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanununda tanımlanan hizmet akdini ve iş
mevzuatında tanımlanan iş sözleşmesini veya hizmet akdini,
12) Ücret: 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara
saatlik, günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak para ile ödenen ve
süreklilik niteliği taşıyan brüt tutarı,
13) Asgarî ücret: 22/5/2003
tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu gereğince 16 yaşından büyük işçiler için
belirlenen bir aylık brüt ücreti,
14) Ay: Ücretleri; kamu
idarelerinde her ayın 15'inde ödenen 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a)
ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılar için, ayın 15'inden ertesi ayın
15'ine kadar geçen, diğer sigortalılar için ise ayın 1'i ilâ sonu arasında
geçen ve otuz gün olarak değerlendirilen süreyi,
15) Yıl: Ücretleri; kamu
idarelerinde her ayın 15'inde ödenen 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a)
ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılar için, 15 Ocak tarihinden ertesi
yılın 15 Ocak tarihine kadar geçen, diğer sigortalılar için ise 1 Ocak ilâ
31 Aralık tarihleri arasında geçen ve 360 gün olarak değerlendirilen süreyi,
16) Gelir: İş kazası veya
meslek hastalığı halinde sigortalıya veya sigortalının ölümü halinde hak
sahiplerine, yapılan sürekli ödemeyi,
17) Aylık: Malûllük, yaşlılık
ve ölüm sigortalarından yapılan sürekli ödemeyi,
18) Ödeme dönemi: Bu Kanuna
göre bağlanan gelir ve aylıkların, ödeme tarihinden takip eden ödeme
tarihine kadar geçen süreyi,
19) Tarımsal faaliyet: Kendi
mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde veya
kamuya mahsus mahallerde; ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah
yoluyla yahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki,
orman, hayvan ve su ürünleri elde edilmesini ve/veya bu ürünlerin
yetiştiricileri tarafından; muhafazasını, taşınmasını veya pazarlanmasını,
20) Kurum Sağlık Kurulu:
Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca
düzenlenecek raporlardaki teşhis ve bu teşhise dayanak teşkil eden belgeleri
incelemek suretiyle, çalışma gücü kaybı ve meslekte kazanma gücü kaybı
oranlarını belirlemeye yetkili hekimlerden ve/veya diş hekimlerinden oluşan
kurulları,
21) Kamu idaresi: 10/12/2003
tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 3 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen idare ve kurumlar ile
bunların ödenmiş sermayesinin % 50'sinden fazlasına sahip oldukları
ortaklıkları veya özel kanunlarına göre personel çalıştıran diğer kamu
kurumlarını,
22) Sağlık hizmeti: Genel
sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere 63 üncü madde gereği
finansmanı sağlanacak tıbbî ürün ve hizmetleri,
23) Kişiye yönelik koruyucu
sağlık hizmeti: Kişilerin hastalıktan korunması veya sağlıklı olma halinin
sürdürülmesi amacıyla, kişiye yönelik olarak finansmanı sağlanacak sağlık
hizmetlerini,
24) Aile hekimi: Sağlık
Bakanlığı tarafından aile hekimi olarak yetkilendirilen ve Kurum ile
sözleşme yapmış hekimleri,
25) Sağlık hizmeti sunucusu:
Sağlık hizmetini sunan ve/veya üreten; gerçek kişiler ile kamu ve özel hukuk
tüzel kişilerini ve bunların tüzel kişiliği olmayan şubelerini,
26) Katılım payı: Sağlık
hizmetlerinden yararlanabilmek için, genel sağlık sigortalısı veya bakmakla
yükümlü olduğu kişiler tarafından ödenecek tutarı,
27) Sığınmacı ve Vatansız:
İçişleri Bakanlığı tarafından sığınmacı veya vatansız olarak kabul edilen
kişileri,
28) Peşin sermaye değeri:
Kurumca, bu Kanunun ilgili maddelerinde belirtilen giderlerin yaş, kesilme
ihtimali ve Kurumca belirlenecek iskonto oranı dikkate alınarak hesaplanan
tutarı,
29) Güncelleme katsayısı: 4
üncü madde kapsamında sigortalı sayılanların, her yılın Kasım ayına ait
kanunî süresi içinde verilen belgelerindeki prim tahakkukları üzerinden
bulunacak ortalama prime esas günlük kazancın, bir önceki yılın aynı ayına
ait ortalama prime esas günlük kazanca göre değişim oranı ile her yılın
Aralık ayına göre Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan en son
temel yıllı tüketici fiyatları genel indeksindeki değişim oranının
toplamının yarısına (1) tam sayısının ilave edilmesi sonucunda bulunan
değeri,
ifade eder.
İKİNCİ KISIM
Sosyal Sigorta Hükümleri
BİRİNCİ BÖLÜM
Sigortalılara İlişkin Hükümler
Sigortalı sayılanlar
MADDE 4-
Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;
a) Hizmet akdi ile bir veya
birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar,
b) Köy ve mahalle muhtarları,
hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız
çalışanlardan ise;
1) Ticarî kazanç veya serbest
meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usûlde gelir vergisi mükellefi
olanlar,
2) Gelir vergisinden muaf
olup, esnaf ve sanatkâr sicili ile birlikte kanunla kurulan meslek odalarına
usûlüne uygun olarak kayıtlı olanlar,
3) Anonim şirketlerin kurucu
ortakları ve/veya yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara
bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma
iştiraklerinin ise tüm ortakları,
4) Tarımsal faaliyette
bulunanlar,
c) Kamu idarelerinde;
1) (a) bendine tâbi
olmayanlardan, kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak çalışıp, ilgili
kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş
olanlar,
2) (a) ve (b) bentlerine tâbi
olmayanlardan, sözleşmeli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi
kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca açıktan vekil atananlar,
sigortalı sayılırlar.
Birinci fıkranın (a) bendi
gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler;
a) İşçi sendikalarının yönetim
kurullarına seçilenler,
b) Bir veya birden fazla
işveren tarafından çalıştırılan; film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz
sanatçıları ile müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşları
içine alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlardan, düşünürlerden ve
yazarlardan hizmet akdi ile çalışanlar,
c) Mütekabiliyet esasına
dayalı olarak uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülke
uyruğunda olanlar hariç olmak üzere, yabancı uyruklu kişilerden hizmet akdi
ile çalışanlar,
d) 2/7/1941 tarihli ve 4081
sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanuna göre çalıştırılanlar,
e) 24/4/1930 tarihli ve 1593
sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununda belirtilen umumî kadınlar,
f) Milli Eğitim Bakanlığı
tarafından düzenlenen kurslarda usta öğretici olarak çalıştırılanlar, kamu
idarelerinde ders ücreti karşılığı görev verilenler ile 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (C) bendi kapsamında çalıştırılanlar,
hakkında da uygulanır.
Birinci fıkranın (c) bendi
gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler;
a) Kuruluş ve personel
kanunları veya diğer kanunlar gereğince seçimle veya atama yoluyla kamu
idarelerinde göreve gelenlerden; bu görevleri sebebiyle kendilerine ilgili
kanunlarında Devlet memurları gibi emeklilik hakkı tanınmış olanlardan
hizmet akdi ile çalışmayanlar,
b) Cumhurbaşkanı, Başbakan,
bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, belediye başkanları, il
daimi komisyonu üyeleri,
c) Birinci fıkranın (c) bendi
kapsamında iken, bu kapsamdaki kişilerin kurduğu sendikaların veya sendika
konfederasyonlarının yönetim kurullarına seçilenler,
d) Harp okulları ile fakülte
ve yüksek okullarda, Türk Silâhlı Kuvvetleri hesabına okuyan veya kendi
hesabına okumakta iken askerî öğrenci olanlar ile astsubay meslek yüksek
okulları ve astsubay naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tâbi tutulan
adaylar ile fakültelerde veya meslek yüksek okullarında kendi hesabına
okuduktan sonra veya askerlik hizmetini müteakip subaylığa veya astsubaylığa
geçirilenlerin, okullarda geçen normal eğitim süreleri,
e) Polis Akademisi ile fakülte
ve yüksek okullarda, Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi
hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden
öğrenciler ile fakültelerde veya meslek yüksek okullarında kendi hesabına
okuduktan sonra komiser yardımcılığına veya polisliğe geçirilenlerin,
okullarda geçen normal eğitim süreleri,
hakkında da uygulanır.
Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Bazı sigorta kollarının
uygulanacağı sigortalılar
MADDE 5-
Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından aşağıda sayılan kişiler
hakkında uygulanacak sigorta kolları şunlardır:
a) Hizmet akdi ile
çalışmamakla birlikte, ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde
oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve
tutuklular hakkında, iş kazası ve meslek hastalığı ile analık sigortası
uygulanır ve bunlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalı sayılırlar.
b) Hizmet akdi ile
çalışmamakla birlikte 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim
Kanununda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde meslekî eğitim gören
öğrenciler hakkında iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigortası;
meslek liselerinde okumakta iken veya yüksek öğrenimleri sırasında zorunlu
staja tâbi tutulan öğrenciler hakkında ise iş kazası ve meslek hastalığı
sigortası uygulanır ve bu bentte sayılanlar, 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar.
c) Harp malûlleri ile
12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 3/11/1980 tarihli
ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre
aylıkları hesaplanarak ödenen veya asayiş ve güvenliğin sağlanması ile
ilgili kanunlara göre vazife malûllüğü aylığı bağlanmış olanlardan, bu
Kanuna tâbi sigortalı olarak çalışanlar hakkında aylıkları kesilmeksizin
kısa vadeli sigorta kolları uygulanır. Ancak bunlar hakkında, uzun vadeli
sigorta kollarına tâbi olmayı istemeleri halinde, bu isteklerini Kuruma
bildirdikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, uzun vadeli sigorta
kolları uygulanır.
d) Sosyal güvenlik destek
primine tâbi olanlar hakkında, sadece iş kazası ve meslek hastalığı
sigortası hükümleri uygulanır.
e) Türkiye İş Kurumu
tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimine
katılan kursiyerler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalı sayılırlar ve bunlar hakkında iş kazası ve meslek hastalığı
sigortası hükümleri uygulanır.
f) 25/8/1999 tarihli ve 4447
sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu gereğince işsizlik ödeneğinden
yararlandırılan kişilere, işsizlik ödeneğinin hak edildiği süre içinde, 4
üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılarak
uzun vadeli sigorta kolları uygulanır.
Sigortalı sayılmayanlar
MADDE 6-
Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları hükümlerinin uygulanmasında;
a) İşverenin işyerinde
ücretsiz çalışan eşi,
b) Aynı konutta birlikte
yaşayan ve üçüncü derece dahil bu dereceye kadar hısımlar arasında ve
aralarına dışardan başka kimse katılmaksızın, yaşadıkları konut içinde
yapılan işlerde çalışanlar,
c) Ev hizmetlerinde süreksiz
olarak çalışanlar ile ev hizmetlerinde hizmet akdi ile sürekli çalışmasına
rağmen, haftalık çalışma sürelerinin 4857 sayılı İş Kanununda belirtilen
sürelerden az olması nedeniyle, aylık kazançları prime esas günlük kazanç
alt sınırının otuz katından az olanlar,
d) Askerlik hizmetlerini er ve
erbaş olarak yapmakta olanlar ile yedek subay okulu öğrencileri,
e) Yabancı bir ülkede kurulu
herhangi bir kuruluş tarafından ve o kuruluş adına ve hesabına Türkiye'ye
bir iş için gönderilen ve yabancı ülkede sosyal sigortaya tâbi olduğunu
belgeleyen kişiler ile Türkiye'de kendi adına ve hesabına bağımsız
çalışanlardan, yurt dışında ikamet eden ve o ülke sosyal güvenlik mevzuatına
tâbi olanlar,
f) Resmî meslek ve sanat
okulları ile yetkili resmî makamların izniyle kurulan meslek veya sanat
okullarında ve yüksek okullarda fiilen normal eğitim süreleri içinde
yapılan, tatbikî mahiyetteki yapım ve üretim işlerinde çalışan öğrenciler,
g) Sağlık hizmet sunucuları
tarafından işe alıştırılmakta olan veya rehabilite edilen, hasta veya
malûller,
h) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) ve (c) bentleri gereği sigortalı sayılması gereken işlerde
çalışmakla birlikte, 18 yaşını doldurmamış olanlar,
ı) Kamu idareleri hariç olmak
üzere, tarım işlerinde veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde
çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan;
tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu
faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık
ortalamasının, bu Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının
otuz katından az olduğunu belgeleyenler,
j) Niteliği itibarıyla bir
kişinin bir gün içinde yapabileceği işlerde, yevmiyeli olarak çalışanlar,
k) Kendi adına ve hesabına
bağımsız çalışanlardan gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr
siciliyle birlikte kanunla kurulu meslek odalarına usûlüne uygun olarak
kayıtlı olanlardan, aylık faaliyet gelirlerinden bu faaliyetine ilişkin
masraflar düşüldükten sonra kalan tutarı, prime esas günlük kazanç alt
sınırının otuz katından az olduğunu belgeleyenler,
l) Kamu idarelerinin dış
temsilciliklerinde istihdam edilen ve temsilciliğin bulunduğu ülkede sürekli
ikamet izni veya bu devletin vatandaşlığını da haiz bulunan Türk uyruklu
sözleşmeli personelden, bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik kurumunda
sigortalı olduğunu belgeleyenler ile kamu idarelerinin dış
temsilciliklerinde istihdam edilen sözleşmeli personelin uluslararası sosyal
güvenlik sözleşmeleri çerçevesinde ve temsilciliğin bulunduğu ülkenin kamu
düzeninin zorunlu kıldığı hallerde, işverenleri tarafından bulunulan ülkede
sosyal sigorta kapsamında sigortalı yapılanlar,
4 üncü ve 5 inci maddelere
göre sigortalı sayılmaz.
(h) bendinin uygulanmasıyla
ilgili olarak, bir meslek veya sanat okulunu bitirenlerden, 22/11/2001
tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre mahkemece ergin
kılınmak suretiyle, öğrenimleriyle ilgili görevlerde çalışanlar hakkında 18
yaşın bitirilmiş olması şartı aranmaz.
Birinci fıkranın (ı) bendinin
uygulanmasında, Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin görüşü alınır.
Bu maddenin uygulamasına
ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Sigortalılığın başlangıcı
MADDE 7-
Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi kapsamında
sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî eğitime veya zorunlu staja
başladıkları tarihten,
b) (b) bendi kapsamında
sigortalı sayılanlardan, gelir vergisi mükellefi olanların gelir vergisi
mükellefiyetinin başladığı tarihten; şirket ortaklarının şirket
ortaklıklarının tescil edildiği tarihten; gelir vergisinden muaf olanların
ise esnaf ve sanatkâr sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek
kuruluşlarına usûlüne uygun kayıtlı oldukları tarihten; tarımda kendi adına
ve hesabına bağımsız çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin kanunla kurulu
ilgili meslek kuruluşlarınca tescil edildiği tarihten; köy ve mahalle
muhtarları için seçildikleri tarihten,
c) (c) bendi kapsamında
sigortalı sayılanlar için, göreve başladıkları veya okullarında eğitime
başladıkları tarihten,
itibaren başlar.
Birinci fıkranın (b) bendinin
uygulanmasında, gelir vergisinden muaf olanlar ile tarımda kendi adına ve
hesabına bağımsız çalışanların kayıt ve tescil işlemleri ile ilgili olarak
kanunla kurulmuş ilgili meslek kuruluşlarının görüşleri alınır.
Sigortalı bildirimi ve
tescili
MADDE 8-
İşverenler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalı sayılan kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde
belirtilen sigortalılık başlangıcından önce, sigortalı işe giriş bildirgesi
ile Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Ancak işveren tarafından sigortalı işe
giriş bildirgesi;
a) İnşaat işyerlerinde işe
başlatılacak sigortalılar için, en geç çalışmaya başlatıldığı gün Kuruma
verilmesi halinde,
b)Yabancı ülkelere sefer yapan
ulaştırma araçlarına sefer esnasında alınarak çalıştırılanlar ile Kuruma ilk
defa işyeri bildirgesi verilecek işyerlerinde; ilk defa sigortalı
çalıştırmaya başlanılan tarihten itibaren bir ay içinde çalışmaya başlayan
sigortalılar için, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren en geç söz
konusu bir aylık sürenin dolduğu tarihe kadar, Kuruma verilmesi halinde,
c) Kamu idarelerince yurt dışı
görevde çalışmak üzere işe alınanların, işten ayrılmış olsalar dahi,
çalışmaya başladıkları tarihten itibaren üç ay içinde, Kuruma verilmesi
halinde,
sigortalılık başlangıcından
önce bildirilmiş sayılır.
Sigortalılar, çalışmaya
başladıkları tarihten itibaren en geç bir ay içinde, sigortalı olarak
çalışmaya başladıklarını Kuruma bildirirler. Ancak, sigortalının kendini
bildirmemesi, sigortalı aleyhine delil teşkil etmez.
4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişiler için; 7 nci
maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılık
başlangıcından itibaren kendi mevzuatlarına göre kayıt veya tescili yapan
ilgili kurum, kuruluş ve birlikler veya vergi daireleri sigortalı işe giriş
bildirgesi düzenleyerek, en geç onbeş gün içinde Kuruma vermekle yükümlüdür.
Kurum bu bildirimden itibaren bir ay içinde tescili yapılan kişilere,
sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin başladığını bildirir.
4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi gereği sigortalı sayılanlar
ise, sigortalı işe giriş bildirgesini, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (b)
bendinde belirtilen sigortalılık başlangıcından itibaren, doksan gün içinde
Kuruma vermekle yükümlüdürler.
4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri çalıştıracak
işverenler, çalıştırmaya başlattıkları kişileri, 7 nci maddenin birinci
fıkrasının (c) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıcından itibaren,
onbeş gün içinde sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle
yükümlüdürler.
5 inci maddenin (f) bendi
kapsamında sigortalı sayılan kişiler için Türkiye İş Kurumu, işsizlik
ödeneğinin fiilen ödenmeye başlandığı tarihten itibaren bir ay içinde,
sigortalı işe giriş bildirgesini Kuruma bildirmekle yükümlüdür.
Kamu idareleri ile bankalar,
Kurumca sağlanacak elektronik altyapıdan yararlanmak suretiyle, Kurumca
belirlenecek işlemlerde, işlem yaptığı kişilerin sigortalılık bakımından
tescilli olup olmadığını kontrol etmek ve sigortasız olduğunu tespit ettiği
kişileri, Kuruma bildirmekle yükümlüdürler.
Bu maddenin ikinci ve beşinci
fıkraları hariç olmak üzere, diğer fıkralarında belirtilen yükümlülükleri
yerine getirmeyen ilgililer hakkında, 102 nci madde hükümlerine göre idarî
para cezası uygulanır.
Sigortalı işe giriş
bildirgesinin şekli ve içeriği, bildirgenin verilme yöntemleri ve bu
maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Sigortalılığın sona ermesi
MADDE 9-
Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık;
a) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği
tarihten,
b) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların;
1) Gelir vergisi mükellefi
olanlar için, mükellefiyetlerini gerektiren faaliyetlerine son verdikleri
tarihten,
2) Gelir vergisinden muaf
olanlar için, esnaf ve sanatkâr sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek
odalarındaki üye kayıtlarının silinmesi gereken veya 6 ncı maddenin birinci
fıkrasının (k) bendi kapsamına girdiği tarihten,
3) Şirket ve donatma iştiraki
ortağı olanlar için, tâbi oldukları mevzuata göre şirketle ve donatma
iştiraki ile ilgilerinin kesildiği tarihten,
4) Şirket ortağı olanlar için,
şirketin iflâsına veya tasfiyesine karar verildiği veya münfesih sayıldığı
tarihten,
5) Tarımda kendi adına ve
hesabına bağımsız çalışanlar için, tarımsal faaliyetlerinin sona erdiği veya
6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamına girdiği tarihten,
6) Köy ve mahalle
muhtarlarının, muhtarlık görevlerinin sona erdiği tarihten,
7) Herhangi bir yabancı ülkede
ikamet eden ve o ülke mevzuatı kapsamında sigortalı olarak çalışmaya
başladığı veya ikamet esasına bağlı olarak, o ülke sosyal güvenlik sistemine
dahil olduğu tarihten,
8) İflâsına karar verilmiş
olan veya tasfiye halindeki özel işletmeler ile şirketlerin ortaklarından
hizmet akdi ile çalışanların, çalışmaya başladığı tarihten,
9) Köy ve mahalle
muhtarlarından; kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmasından dolayı gelir
vergisi mükellefiyeti bulunanlar hariç, aynı zamanda hizmet akdi ile
çalışanların çalışmaya başladığı tarihten,
10) Gelir vergisinden muaf
olan, ancak esnaf ve sanatkârlar sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek
kuruluşlarındaki kayıtlara istinaden bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan, bu
sigortalılıklarının devamı sırasında, hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya
başladığı tarihten,
c) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanların;
1) Ölüm halinde veya aylık
bağlanmasını gerektiren hallerde, bu tarihi takip eden ayın ilk gününden,
2) Diğer hallerde ise görevden
ayrıldıkları tarihten,
d) 5 inci madde gereği bazı
sigorta kollarına tâbi tutulanların, sigortalı sayılmalarını gerektiren
halin sona erdiği tarihten,
e) 6 ncı maddenin birinci
fıkrasının (l) bendi kapsamında olanlardan, çalışmakta iken bulunduğu
ülkenin sosyal güvenlik kurumu ile irtibatlandırılanlar ile uluslararası
sosyal güvenlik sözleşmeleri çerçevesinde, seçimini bu yönde kullananlar
için sigortalandıkları tarihten,
itibaren sona erer.
Ancak, hastalık ve analık
hükümlerinin uygulanmasında sigortalılık;
a) İlgili kanunlar gereği
sigortalının ücretsiz izinli olması, greve iştirak etmesi veya işverenin
lokavt yapması hallerinde, bu hallerin sona ermesini,
b) Diğer hallerde ise birinci
fıkrada belirtilen tarihleri,
takip eden onuncu günden
başlanarak yitirilmiş sayılır.
Birinci fıkranın (a), (c) ve
(d) bentlerine göre sigortalılığı sona erenlerin durumları işverenleri
tarafından, (b) bendinde belirtilen şekillerde sona erenlerin durumları ise
kendileri ve sözü edilen bentte belirtilen faaliyetin sona erme halinin
bildirildiği kuruluşlar veya vergi daireleri tarafından, en geç on gün
içinde Kuruma bildirilir. Bu kişilerin meslek kuruluşlarına ya da vergi
dairelerine olan yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmaları, sigortalılığın
sona ermesine ilişkin belge ya da bilginin verilmesine engel teşkil etmez.
Birinci fıkranın (e) bendine
göre sigortalılığı sona erenler ile 8 inci maddenin birinci fıkrasının (c)
bendine göre bildirimi yapılan sigortalıların, sigortalılığının sona
ermesine ilişkin bildirimleri, üç ay içinde Kuruma yapılır.
Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Sigortalıların işleri
nedeniyle geçici olarak yurt dışında bulunmaları
MADDE 10-
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan sigortalıların
işverenleri tarafından geçici görevle yurt dışına gönderilmeleri, (c)
bendinde sayılan sigortalıların mevzuatlarında belirtilen usûle uygun olarak
yurt dışına gönderilmeleri veya (b) bendinde sayılanların sigortalılığa esas
çalışması nedeniyle yurt dışında bulunmaları halinde, bu görevleri
yaptıkları sürece, sigortalıların ve işverenlerin sosyal sigortaya ilişkin
hak ve yükümlülükleri devam eder.
Sosyal güvenlik sözleşmesi
imzalanmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce çalıştırılmak üzere bu
ülkelere götürülen Türk işçileri de bu Kanunun uygulanmasında geçici görevle
yurt dışına gönderilmiş sayılır.
İKİNCİ BÖLÜM
İşyerleri ve İşverenlere
İlişkin Hükümler
İşyeri, işyerinin
bildirilmesi, devri, intikali ve nakli
MADDE 11-
İşyeri, sigortalı sayılanların maddî olan ve olmayan unsurlar ile birlikte
işlerini yaptıkları yerlerdir.
İşyerinde üretilen mal veya
verilen hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim
altında örgütlenen işyerine bağlı yerler, dinlenme, çocuk emzirme, yemek,
uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve
büro gibi diğer eklentiler ile araçlar da işyerinden sayılır.
İşveren, örneği Kurumca
hazırlanacak işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı
tarihte, Kuruma vermekle yükümlüdür. Şirket kuruluşu aşamasında,
çalıştıracağı sigortalı sayısını ve bunların işe başlama tarihini, ticaret
sicili memurluklarına bildiren işverenlerin, bu bildirimleri Kuruma yapılmış
sayılır. Ticaret sicili memurlukları, kendilerine yapılan bu bildirimi en
geç on gün içinde Kuruma bildirmek zorundadır.
29/6/1956 tarihli ve 6762
sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tâbi şirketlerin nevilerinin
değişmesi, birleşmesi veya diğer bir şirkete katılması durumunda, bu
hususların ticaret siciline tesciline ilişkin ilân tarihini; adi şirketlerde
şirkete yeni ortak alınması durumunda ise en geç yeni ortağın alındığı
tarihi takip eden on gün içinde, işyeri bildirgesi ile Kuruma bildirilmek
zorundadır.
İşyerinin faaliyette bulunduğu
adresten başka bir ildeki adrese nakledilmesi, sigortalı çalıştırılan bir
işin veya işyerinin başka bir işverene devredilmesi veya intikal etmesi
halinde, işyerinin nakledildiği, yeni işverenin işi veya işyerini devraldığı
tarihi takip eden on gün içinde, işyerinin miras yoluyla intikali halinde
ise mirasçıları, ölüm tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, işyeri
bildirgesini Kuruma vermekle yükümlüdür. İşyerinin aynı il sınırları içinde
Kurumun diğer bir ünitesinin görev alanına giren başka bir adrese
nakledilmesi halinde, adres değişikliğinin yazı ile bildirilmesi yeterlidir.
Bu işlerde çalışan sigortalıların, sigorta hak ve yükümlülükleri devam eder.
Valilikler, belediyeler ve
ruhsat vermeye yetkili diğer kamu ve özel hukuk tüzel kişileri, yapı ruhsatı
ve diğer tüm ruhsat veya ruhsat niteliği taşıyan işlemlerine ilişkin bilgi
ve belgeler ile varsa bunların verilmesine esas olan istihdama ilişkin
bilgileri, verildiği tarihten itibaren bir ay içinde Kuruma bildirmekle
yükümlüdürler.
Bu maddede belirtilen
yükümlülükleri yerine getirmeyenler hakkında, 102 nci maddenin birinci
fıkrasının (b) bendi uyarınca idarî para cezası uygulanır. İdarî para cezası
uygulanması, bu yükümlülüklerin yerine getirilmesine engel teşkil etmez.
Alt işveren, asıl işverenin
işyerinde çalıştırdığı sigortalıları, işverenle aralarında yaptıkları
sözleşmenin ibrazı kaydıyla, Kurumdan alacağı özel bir numara ile asıl
işverenin kayıtlı olduğu dosyadan bildirir.
İşyeri bildirgesinin
verilmemesi veya geç verilmesi, bu Kanunda belirtilen hak ve yükümlülükleri
ortadan kaldırmaz. İşyeri bildirgesinin şekli ve içeriği ile bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
İşveren, işveren vekili,
geçici iş ilişkisi kurulan işveren ve alt işveren
MADDE 12-
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine göre sigortalı
sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği
olmayan kurum ve kuruluşlar işverendir.
İşveren adına ve hesabına,
işin veya görülen hizmetin bütününün yönetim görevini yapan kimse, işveren
vekilidir. Bu Kanunda geçen işveren deyimi, işveren vekilini de kapsar.
İşveren vekili ve 4857 sayılı İş Kanununda tanımlanan geçici iş ilişkisi
kurulan işveren, bu Kanunda belirtilen yükümlülüklerinden dolayı işveren ile
birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
4 üncü maddenin ikinci
fıkrasının (a) bendine tâbi olanlar hakkında, işverenlerin bu Kanunda
belirtilen yükümlülükleri, bunları çalıştıran işçi sendikaları veya işveren
tarafından; 4 üncü maddenin üçüncü fıkrasına tâbi olanlar hakkında,
işverenlerin bu Kanunda belirtilen yükümlülükleri, bunları çalıştıran kamu
idareleri veya eğitim gördükleri okullar tarafından yerine getirilir.
2/7/1941 tarihli ve 4081
sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanuna göre çalıştırılanlar
hakkında, işverenlerin bu Kanunda belirtilen yükümlülükleri, bunları
çalıştırmaya yetkili makam tarafından yerine getirilir.
Ceza infaz kurumları ile
tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde
çalıştırılan hükümlü ve tutukluların işvereni, Ceza İnfaz Kurumları ile
Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, işveren vekilleri ise Ceza İnfaz Kurumları
ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumunun sorumlu müdür ve amirleridir.
Bir işverenden, işyerinde
yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm
veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları
çalıştıran üçüncü kişiye alt işveren denir. Sigortalılar, üçüncü bir kişinin
aracılığı ile işe girmiş ve bunlarla sözleşme yapmış olsalar dahi, asıl
işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren
ile birlikte sorumludur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kısa Vadeli Sigorta Hükümleri
İş kazasının tanımı,
bildirilmesi ve soruşturulması
MADDE 13-
İş kazası;
a) Sigortalının işyerinde
bulunduğu sırada,
b) İşveren tarafından
yürütülmekte olan iş nedeniyle veya görevi nedeniyle, sigortalı kendi adına
ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş veya çalışma konusu
nedeniyle işyeri dışında,
c) Bir işverene bağlı olarak
çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere
gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) Emziren kadın sigortalının,
çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence
sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,
meydana gelen ve sigortalıyı
hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.
İş kazasının 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının;
a) (a) bendi ile 5 inci madde
kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren
tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en geç
kazadan sonraki üç işgünü içinde,
b) (b) bendi kapsamında
bulunan sigortalı bakımından kendisi tarafından, bir ayı geçmemek şartıyla
rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonra üç işgünü
içinde,
c) (c) bendi kapsamında
bulunan sigortalılar bakımından, bunları çalıştıran işveren tarafından, o
yer yetkili kolluk kuvvetlerine veya kendi mevzuatlarına göre yetkili
mercilere derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde,
iş kazası ve meslek hastalığı
bildirgesinin doğrudan ya da taahhütlü posta ile Kuruma bildirilmesi
zorunludur. Bu fıkranın (a) ve (c) bentlerinde belirtilen süre, iş kazasının
işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının
öğrenildiği tarihten itibaren başlar.
Kuruma bildirilen olayın iş
kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için
gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları
tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabilir.
Bu soruşturma sonunda yazılı olarak bildirilen hususların gerçeğe uymadığı
ve olayın iş kazası olmadığı anlaşılırsa, Kurumca bu olay için yersiz olarak
yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe
aykırı bildirimde bulunanlardan, 96 ncı madde hükmüne göre tahsil edilir.
İş kazası ve meslek hastalığı
bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usûlü ile bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Meslek hastalığının tanımı,
bildirilmesi ve soruşturulması
MADDE 14-
Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden
dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı
geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halleridir.
Sigortalının çalıştığı işten
dolayı meslek hastalığına tutulduğunun;
a) Kurumca yetkilendirilen
sağlık hizmet sunucuları tarafından usûlüne uygun olarak düzenlenen sağlık
kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi,
b) Kurumca gerekli görüldüğü
hallerde, işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbî sonuçlarını
ortaya koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin incelenmesi,
sonucu Kurum Sağlık Kurulu
tarafından tespit edilmesi zorunludur.
Meslek hastalığı, işten
ayrıldıktan sonra meydana çıkmış ve sigortalı olarak çalıştığı işten
kaynaklanmış ise, sigortalının bu Kanunla sağlanan haklardan
yararlanabilmesi için, eski işinden fiilen ayrılmasıyla hastalığın meydana
çıkması arasında bu hastalık için Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte
belirtilen süreden daha uzun bir zamanın geçmemiş olması şarttır. Bu
durumdaki kişiler, gerekli belgelerle Kuruma müracaat edebilirler. Herhangi
bir meslek hastalığının klinik ve laboratuvar bulgularıyla belirlendiği ve
meslek hastalığına yol açan etkenin işyerindeki inceleme sonunda tespit
edildiği hallerde, meslek hastalıkları listesindeki yükümlülük süresi
aşılmış olsa bile, söz konusu hastalık Kurumun veya ilgilinin başvurusu
üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayı ile meslek hastalığı
sayılabilir.
Meslek hastalığının 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) ve (c) bentleri ile 5
inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından, sigortalının meslek
hastalığına tutulduğunu öğrenen veya bu durum kendisine bildirilen işveren
tarafından,
b) (b) bendi kapsamındaki
sigortalı bakımından ise kendisi tarafından,
bu durumun öğrenildiği günden
başlayarak üç işgünü içinde, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile
Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen veya yazılı
olarak bildirilen hususları kasten eksik ya da yanlış bildiren işverene veya
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıya,
Kurumca bu durum için yapılmış bulunan masraflar ile ödenmişse geçici iş
göremezlik ödenekleri rücû edilir.
Meslek hastalığı ile ilgili
bildirimler üzerine gerekli soruşturmalar, Kurumun denetim ve kontrol ile
yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri
vasıtasıyla yaptırılabilir.
Hangi hallerin meslek
hastalığı sayılacağı, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve
içeriği, verilme usûlü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve
esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir. Yönetmelikte
belirlenmiş hastalıklar dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı
sayılıp sayılmaması hususunda çıkabilecek uyuşmazlıklar, Sosyal Sigorta
Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Hastalık ve analık hali
MADDE 15-
Sigortalının, iş kazası ve meslek hastalığı dışında kalan ve iş
göremezliğine neden olan rahatsızlıklar, hastalık halidir.
Sigortalı kadının veya
sigortalı erkeğin sigortalı olmayan eşinin gebeliğinin başladığı tarihten
itibaren doğumdan sonraki ilk sekiz haftalık, çoğul gebelik halinde ise ilk
on haftalık süreye kadar olan gebelik ve analık haliyle ilgili rahatsızlık
ve özürlülük halleri analık hali kabul edilir.
İş kazası, meslek
hastalığı, hastalık ve analık hallerinde sağlanan haklar
MADDE 16-
İş kazası veya meslek hastalığı halleri nedeniyle sağlanan haklar şunlardır:
a) Sigortalıya; geçici iş
göremezlik süresince günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi.
b) Sigortalıya; sürekli iş
göremezlik geliri bağlanması.
c) İş kazası veya meslek
hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine; gelir bağlanması.
d) Gelir bağlanmış olan eş ve
çocuklara; evlenme ödeneği verilmesi.
e) İş kazası ve meslek
hastalığı sonucu ölen sigortalı için; cenaze ödeneği verilmesi.
Sigortalıya hastalık veya
analık hallerine bağlı olarak ortaya çıkan iş göremezlik süresince, günlük
geçici iş göremezlik ödeneği verilir.
Sigortalı kadına veya
sigortalı olmayan karısının doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe,
çocuğun yaşaması şartıyla doğumdan sonraki altı ay süresince her ay, doğum
tarihinde geçerli olan asgarî ücretin üçte biri tutarında emzirme ödeneği
verilir.
Emzirme ödeneğine hak kazanan
sigortalılardan 9 uncu maddeye göre sigortalılığı sona erenlerin, bu
tarihten başlamak üzere üçyüz gün içinde çocukları doğarsa, sigortalı kadın
veya karısı analık sigortası haklarından yararlanacak sigortalı erkek, doğum
tarihinden önceki onbeş ay içinde en az üç ay prim ödenmiş olması şartıyla
emzirme ödeneğinden yararlandırılır.
Ödenek ve gelirlere esas
tutulacak günlük kazanç
MADDE 17-
İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde verilecek
ödeneklerin veya bağlanacak gelirlerin hesabına esas tutulacak günlük
kazanç; iş kazasının veya doğumun olduğu tarihten, meslek hastalığı veya
hastalık halinde ise iş göremezliğin başladığı tarihten önceki oniki aydaki
son üç ay içinde 80 inci maddeye göre hesaplanacak prime esas kazançlar
toplamının, bu kazançlara esas prim gün sayısına bölünmesi suretiyle
hesaplanır. Bu surette bulunan günlük kazanç; iş göremezliğin başladığı veya
gelirin bağlanacağı tarihten geriye doğru oniki ay ve daha öncesine ait ise
güncelleme katsayısı ile güncellenerek hesaplanır.
Oniki aylık dönemde çalışmamış
ve ücret almamış olan sigortalı, çalışmaya başladığı ay içinde iş kazası
veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrarsa verilecek ödeneklerin
veya bağlanacak gelirlerin hesabına esas günlük kazanç; çalışmaya başladığı
tarih ile iş göremezliğinin başladığı tarih arasındaki sürede elde ettiği
prime esas günlük kazanç toplamının, çalıştığı gün sayısına bölünmesi
suretiyle; çalışmaya başladığı gün iş kazasına uğraması halinde ise aynı
veya emsal işte çalışan benzeri bir sigortalının günlük kazancı esas
tutulur.
4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) ve (c) bentleri gereği sigortalı sayılanların ödenek veya
gelire esas günlük kazançlarının hesabında:
a) Prim, ikramiye ve bu
nitelikteki arızi ödemeler dikkate alınmış ise ödenek ve gelire esas
alınacak günlük kazanç, ücret toplamının ücret alınan gün sayısına
bölünmesiyle hesaplanacak günlük kazanca, % 50 oranında bir ekleme yapılarak
bulunan tutardan çok olamaz.
b) İdare veya yargı
mercilerince verilen karar gereğince yapılan ücret, ikramiye, zam, tazminat
ve bu mahiyetteki ödemelerden, ödenek ve gelirin hesabına esas alınan üç
aylık dönemden önceki aylara ilişkin olanlar dikkate alınmaz.
Meslek hastalığı, sigortalının
sigortalı olarak çalıştığı son işinden ayrıldığı tarihten bir yıl geçtikten
sonra meydana çıkmış ise, günlük kazancı bu son işinden ayrıldığı tarih esas
alınarak yukarıdaki fıkralara göre hesaplanır.
İş kazası ile meslek hastalığı
sigortasından bağlanacak gelirlere esas tutulacak aylık kazanç, yukarıdaki
hükümlere göre hesaplanacak günlük kazancın otuz katıdır.
Geçici iş göremezlik
ödeneği
MADDE 18-
Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu
alınmış olması şartıyla;
a) İş kazası veya meslek
hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için,
b) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) ve (c) bentleri ile 5 inci madde kapsamındaki sigortalıların
hastalık sebebiyle iş göremezliğe uğraması halinde, iş göremezliğin
başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli
sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla geçici iş göremezliğin üçüncü
gününden başlamak üzere her gün için,
c) Sigortalı kadının analığı
halinde, doğumdan önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta
primi bildirilmiş olması şartıyla, doğumdan önceki ve sonraki sekizer
haftalık sürede, çoğul gebelik halinde ise doğumdan önceki sekiz haftalık
süreye iki haftalık süre ilave edilerek çalışmadığı her gün için,
d) Sigortalı kadının isteği ve
hekimin onayı ile doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışılması halinde, doğum
sonrası istirahat süresine eklenen süreler için,
geçici iş göremezlik ödeneği
verilir.
4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara hastalıkları halinde
geçici iş göremezlik ödeneği, genel sağlık sigortası dahil prim ve her türlü
borçlarının ödenmiş olması şartıyla yatarak tedavi süresince veya yatarak
tedavi sonrası bu tedavinin gereği olarak istirahat raporu aldıkları sürede
ödenir.
İş kazası, meslek hastalığı,
hastalık ve sigortalı kadının analığı halinde verilecek geçici iş göremezlik
ödeneği, 17 nci maddeye göre hesaplanacak günlük kazancının üçte ikisidir.
Ancak geçici iş göremezlik ödeneğinin güncellenmemiş tutarı, sigortalının
ödenek hesabına esas alınan döneme ilişkin kazanç üzerinden vergi, sosyal
sigorta, genel sağlık sigortası ve işsizlik sigortası primleri kesintileri
sonrası hesaplanan günlük net kazancını geçemez.
Sigorta prim ve ödeneklerinin
hesabına esas tutulacak günlük kazançların alt sınırında meydana gelecek
değişikliklerde, yeniden tespit edilen alt sınırın altında bir günlük kazanç
üzerinden ödenek almakta bulunanların veya almaya hak kazanmış veya
kazanacak olanların bu ödenekleri, günlük kazançlarının alt sınırındaki
değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak değiştirilmiş günlük
kazançların alt sınırına göre ödenir.
Bir sigortalıda iş kazası,
meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinden birkaçı birleşirse, geçici
iş göremezlik ödeneklerinden en yükseği verilir.
Geçici iş göremezlik
ödenekleri, toplu iş sözleşmesi yapılan işyerleri ile kamu idarelerinin
işverenleri tarafından Kurumca belirlenen usûl ve esaslara göre Kurum adına
sigortalılara ödenerek, daha sonra Kurum ile mahsuplaşmak suretiyle tahsil
edilebilir.
Geçici iş göremezlik
ödeneklerinin ödeme zamanı ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl
ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Sürekli iş göremezlik
gelirine hak kazanma, hesaplanması, başlangıcı ve birden çok iş kazası ve
meslek hastalığı hali
MADDE 19-
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle
Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları
tarafından verilen raporlarda meslekte kazanma gücü en az % 10 oranında
azalmış bulunduğu belirtilen ve Kurum Sağlık Kurulunca bu durumu onaylanan
sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.
Sürekli iş göremezlik geliri
bağlanmış olan sigortalının yeniden tedavi ettirilmesi halinde meslekte
kazanma gücünü ne oranda yitirdiği, birinci fıkrada belirtilen sağlık
kurullarından alınacak raporlara göre yeniden tespit olunur.
Sürekli iş göremezlik geliri,
sigortalının mesleğinde kazanma gücünün kaybı oranına göre hesaplanır.
Sürekli tam iş göremezlikte sigortalıya, 17 nci maddeye göre hesaplanan
aylık kazancının % 70'i oranında gelir bağlanır. Sürekli kısmî iş
göremezlikte sigortalıya bağlanacak gelir, tam iş göremezlik geliri gibi
hesaplanarak bunun iş göremezlik derecesi oranındaki tutarı kendisine
ödenir. Sigortalı, başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise gelir bağlama
oranı % 100 olarak uygulanır.
4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara, sürekli iş göremezlik
geliri bağlanabilmesi için, kendi sigortalılığından dolayı, genel sağlık
sigortası dahil prim ve her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunan sigortalılardan,
kurumlarınca sürekli iş göremezlik nedeniyle görevlerine son verilenlerden;
a) Malûllük veya yaşlılık
aylığına hak kazanamayan sigortalılara sürekli tam iş göremezlik geliri
bağlanarak sürekli iş göremezlik derecesine göre hesaplanacak sürekli iş
göremezlik gelir tutarı ile sürekli tam iş göremezlik geliri arasındaki
fark, sigortalının görevine son veren kurum tarafından, Kuruma ödenir.
Bunların bu Kanun kapsamında tekrar çalışması halinde, sürekli işgöremezlik
geliri, sürekli iş göremezlik derecesine göre ödenmeye devam edilir.
b) Malûllük veya yaşlılık
aylığına hak kazanan sigortalılara ise sürekli iş göremezlik derecesine göre
gelir bağlanır.
Başka birinin sürekli bakımına
muhtaç olanlar hariç, sürekli iş göremezlik gelirinin güncellenmemiş aylık
tutarı; sigortalının sürekli iş göremezlik geliri hesabına esas alınan
döneme ilişkin kazancı üzerinden vergi, sosyal sigorta, genel sağlık
sigortası ve işsizlik sigortası primleri kesintileri sonrası hesaplanan
aylık net kazancını geçemez.
Yukarıdaki fıkralara göre
hesaplanan gelir, günlük kazanç hesabına giren son ay ile gelir başlangıç
tarihi arasında 55 inci maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre artırılarak
belirlenir.
Sigortalının sürekli iş
göremezlik geliri;
a) Geçici iş göremezlik
ödeneğinin sona erdiği tarihi,
b) Geçici iş göremezlik tespit
edilemeden sürekli iş göremezlik durumuna girilmişse, buna ait sağlık kurulu
raporu tarihini,
takip eden ay başından başlar.
Sürekli iş göremezlik geliri
bağlanmış sigortalılardan, aynı özürlülük veya meslek hastalığı nedeniyle
istirahat raporu alanlara, yazılı istek tarihinden itibaren 18 inci maddeye
göre hesaplanacak bir günlük geçici iş göremezlik ödeneği ile aylık sürekli
iş göremezlik gelirinin otuzda biri arasındaki fark, her gün için geçici iş
göremezlik ödeneği olarak verilir.
Sigortalının yeniden bir iş
kazasına uğraması veya yeni bir meslek hastalığına tutulması halinde,
meydana gelen özürlerin bütünü göz önüne alınarak kendisine, sürekli iş
göremezliğini doğuran son iş kazası veya meslek hastalığı sırasındaki
kazancı üzerinden gelir hesaplanır. Ancak, sigortalının son iş kazası veya
meslek hastalığı sırasındaki günlük kazancına göre bulunacak geliri,
hesaplanan ilk gelirinden az ise sigortalının sürekli iş göremezlik geliri
ilk kazanç üzerinden ödenir.
İş kazası ve meslek hastalığı
sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp
oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve
esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Hak sahiplerine gelir
bağlanması, evlenme ve cenaze ödenekleri
MADDE 20-
İş kazası veya meslek hastalığına bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının
hak sahiplerine, 17 nci madde gereğince tespit edilecek aylık kazancının %
70'i, 55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre güncellenerek 34 üncü madde
hükümlerine göre gelir olarak bağlanır.
İş kazası veya meslek
hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü % 50 veya daha fazla oranda
kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken ölenlerin,
ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olup olmadığına bakılmaksızın
birinci fıkraya göre belirlenen tutar, 34 üncü madde hükümlerine göre hak
sahiplerine gelir olarak bağlanır.
İş kazası veya meslek
hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü % 50 oranının altında kaybetmesi
nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken ölenlerin, ölümün iş
kazası veya meslek hastalığına bağlı olmaması halinde sigortalının almakta
olduğu sürekli iş göremezlik geliri, 34 üncü madde hükümlerine göre hak
sahiplerine gelir olarak bağlanır.
4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların hak sahiplerine gelir
bağlanabilmesi için, kendi sigortalılığından dolayı, genel sağlık sigortası
dahil prim ve her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur.
Gelirin başlangıcı, kesilmesi
ve yeniden bağlanmasında 34 üncü ve 35 inci maddeler uygulanır.
37 nci madde hükümlerine göre
hak sahiplerine cenaze ve evlenme ödeneği verilir.
İş kazası ve meslek
hastalığı ile hastalık bakımından işverenin ve üçüncü kişilerin sorumluluğu
MADDE 21-
İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını
koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana
gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince
yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin
başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak
sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere,
Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde
kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.
İş kazasının, 13 üncü maddenin
ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sürede işveren tarafından Kuruma
bildirilmemesi halinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya
ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, Kurumca işverenden tahsil edilir.
Çalışma mevzuatında sağlık
raporu alınması gerektiği belirtilen işlerde, böyle bir rapora
dayanılmaksızın veya eldeki rapora aykırı olarak bünyece elverişli olmadığı
işte çalıştırılan sigortalının, bu işe girmeden önce var olduğu tespit
edilen veya bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılması sonucu meydana
gelen hastalığı nedeniyle, Kurumca sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik
ödeneği işverene ödettirilir.
İş kazası, meslek hastalığı ve
hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya
ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile
bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı,
zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları
çalıştıranlara rücû edilir.
İş kazası, meslek hastalığı ve
hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından
görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları
fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında
kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya
hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya
ilgililere rücû edilmez. Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu
ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek
ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru
bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak
sahiplerine, Kurumca rücû edilmez.
Sigortalının kendisinden
kaynaklanan sebeplerle tedavi süresinin uzaması, iş göremezliğinin artması
MADDE 22-
Sigortalının aşağıdaki sayılan nedenlerden dolayı iş kazasına veya meslek
hastalığına uğraması, hastalanması, tedavi süresinin uzaması veya iş
göremezliğinin artması hallerinde geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli
iş göremezlik geliri;
a) Ceza sorumluluğu olmayanlar
ile kabul edilebilir bir mazereti olanlar hariç, sigortalının iş kazası,
meslek hastalığı, hastalık ve analık nedeniyle hekimin bildirdiği tedbir ve
tavsiyelere uymaması sonucu tedavi süresinin uzamasına veya iş göremezlik
oranının artmasına, malûl kalmasına neden olması halinde, uzayan tedavi
süresi veya artan iş göremezlik oranı esas alınarak dörtte birine kadarı
Kurumca eksiltilir.
b) Ceza sorumluluğu olmayanlar
hariç, ağır kusuru yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan
veya hastalanan sigortalının kusur derecesi esas alınarak üçte birine kadarı
Kurumca eksiltilir.
c) Kasdî bir hareketi yüzünden
iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan, hastalanan veya Kurumun
yazılı bildirimine rağmen teklif edilen tedaviyi kabul etmeyen sigortalıya,
yarısı tutarında ödenir.
d) Tedavi gördüğü hekimden,
tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir olduğuna dair belge almaksızın
çalışan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği ödenmez, ödenmiş olanlar da
yersiz yapılan ödeme tarihinden itibaren 96 ncı madde hükümlerine göre geri
alınır.
13 üncü maddenin ikinci
fıkrasının (b) bendinde belirtilenler tarafından iş kazasının anılan bentte
belirtilen süre içinde Kuruma bildirilmemesi durumunda, sigortalıya
yapılacak iş göremezlik ödenekleri bildirim tarihinden itibaren ödenir.
Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Süresinde bildirilmeyen
sigortalılıktan doğan sorumluluk
MADDE 23-
Sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde sigortalı işe giriş
bildirgesi ile Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirgenin sonradan verildiği
veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce
meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık halleri sonucu
ilgililerin gelir ve ödenekleri Kurumca ödenir.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen
hallerde, Kurumca yapılan ve ileride yapılması gerekli bulunan her türlü
masrafların tutarı ile gelir bağlanırsa bu gelirin başladığı tarihteki ilk
peşin sermaye değeri tutarı, 21 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı
sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir.
4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olduğu halde, 8 inci maddenin
dördüncü fıkrasında belirtilen süre içerisinde bildirimde bulunmayanlara,
bildirimde bulunulmayan sürede meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı,
hastalık ve analık halleri sonucu ilgililerin gelir ve ödenekleri Kurumca
ödenmez.
Kısa vadeli sigorta
kollarında dikkate alınmayan süreler
MADDE 24-
Kısa vadeli sigorta kolları bakımından;
a) Herhangi bir sebeple silâh
altına alınan sigortalının askerlikte geçen hizmet süresi,
b) Hükümlülükle sonuçlanmayan
tutuklulukta geçen süre,
c) İş kazası, meslek
hastalığı, hastalık ve analık sigortalarından geçici iş göremezlik ödeneği
alan sigortalının iş göremediği süre,
d) Sigortalının greve iştirak
etmesi veya işverenin lokavt yapması hallerinde geçen süre,
18 inci maddede belirtilen
çalışma sürelerine girmediği gibi, iş göremezliğin başladığı veya hastalığın
anlaşıldığı yahut doğumun olduğu tarihten önceki bir yılın hesabında da
dikkate alınmaz.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Uzun Vadeli Sigorta
Hükümleri
Malûl sayılma
MADDE 25-
Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık
hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek
raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, çalışma gücünün
veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %
60'ını kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûllük
sigortası bakımından malûl sayılır.
Ancak, sigortalı olarak ilk
defa çalışmaya başladığı tarihten önce sigortalının çalışma gücünün % 60'ını
kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilirse, sigortalı bu hastalık veya
özürü sebebiyle malûllük aylığından yararlanamaz.
Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Malûllük sigortasından
sağlanan haklar ve yararlanma şartları
MADDE 26-
Malûllük sigortasından sigortalılara sağlanan hak, malûllük aylığı
bağlanmasıdır.
Sigortalıya malûllük aylığı
bağlanabilmesi için sigortalının;
a) 25 inci maddeye göre malûl
sayılması,
b) En az on yıldan beri
sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli
bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise en az beş yıldan
beri sigortalı bulunup toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları
primi bildirilmiş olması,
c) Malûliyeti nedeniyle
sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya
devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması,
halinde malûllük aylığı
bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre
sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası
primi dahil, prim ve her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur.
Malûllük aylığının
hesaplanması, başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması
MADDE 27-
Malûllük aylığı; prim ödeme gün sayısı 9000 günden az olan sigortalılar için
9000 gün üzerinden, 9000 gün ve daha fazla olanlar için ise toplam prim
ödeme gün sayısı üzerinden, 29 uncu madde hükümlerine göre hesaplanır.
Sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise tespit edilen aylık
bağlama oranı 10 puan artırılır.
4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılar için ayrı ayrı
olmak üzere, malûllük sigortasından dosya bazında her yıl bağlanan
aylıkların aylık başlangıç tarihinin ait olduğu yılın Ocak ayı itibarıyla
yıl içine ait artışlar uygulanmaksızın hesaplanacak tutarları, yaşlılık
sigortasından bir önceki yılın son ödeme ayında söz konusu sigortalılar için
ayrı ayrı dosya bazında ödenen en düşük yaşlılık aylığından az olamaz.
Malûllük aylığı, sigortalının;
a) Malûl sayılmasına esas
tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden önce ise yazılı istek tarihini,
b) Malûl sayılmasına esas
tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden sonra ise rapor tarihini,
c) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunanların çalıştıkları işyerine
müracaatları halinde, görevlerinden ayrıldıkları tarihi,
takip eden ay başından
itibaren başlar.
Sigortalı, aylığın başlangıç
tarihinde geçici iş göremezlik ödeneği almakta ise malûllük aylığı geçici iş
göremezlik ödeneği verilme süresinin sona erdiği tarihten sonraki ay
başından başlar. Ancak, bağlanacak malûllük aylığı, sigortalının almakta
olduğu geçici iş göremezlik ödeneğinin aylık tutarından fazla ise aradaki
fark, bu maddenin üçüncü fıkrasına göre tespit edilecek tarihten başlanarak
verilir.
Malûllük aylığı almakta iken
sigortalı olarak yeniden çalışmaya başlayanların veya yabancı bir ülke
mevzuatı kapsamında çalışmaya veya ikamete dayalı sosyal yardım almaya
başlayanların malûllük aylıkları, çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı
sosyal yardım almaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında
kesilir.
Bu Kanuna göre sigortalı
olmayı gerektiren bir işte çalışması nedeniyle malûllük aylıkları
kesilenlerden çalışması sona erip, malûllük aylığı bağlanması için yazılı
istekte bulunanlara, kontrol muayenesine tâbi tutulmak ve malûllüğünün devam
ettiği anlaşılmak şartıyla eski malûllük aylığı, yazılı istekte bulunduğu
tarihten sonraki ay başından itibaren ödenmeye başlanır. Ancak, bu durumdaki
sigortalılar için yazılı istek tarihlerine göre yeniden malûllük aylığı
hesaplanır ve bu aylık önceden bağlanan malûllük aylığından fazla ise
hesaplanan yeni aylık üzerinden ödeme yapılır.
Yaşlılık sigortasından
sağlanan haklar ve yararlanma şartları
MADDE 28-
Yaşlılık sigortasından sigortalıya sağlanan haklar şunlardır:
a) Yaşlılık aylığı bağlanması.
b) Toptan ödeme yapılması.
İlk defa bu Kanuna göre
sigortalı sayılanlara;
a) Kadın ise 58, erkek ise 60
yaşını doldurmuş olmaları ve en az 9000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primi bildirilmiş olması şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır.
b) (a) bendinde belirtilen yaş
şartı;
1) 1/1/2036 ilâ 31/12/2037
tarihleri arasında kadın için 59, erkek için 61,
2) 1/1/2038 ilâ 31/12/2039
tarihleri arasında kadın için 60, erkek için 62,
3) 1/1/2040 ilâ 31/12/2041
tarihleri arasında kadın için 61, erkek için 63,
4) 1/1/2042 ilâ 31/12/2043
tarihleri arasında kadın için 62, erkek için 64,
5) 1/1/2044 ilâ 31/12/2045
tarihleri arasında kadın için 63, erkek için 65,
6) 1/1/2046 ilâ 31/12/2047
tarihleri arasında kadın için 64, erkek için 65,
7) 1/1/2048 tarihinden
itibaren ise kadın ve erkek için 65,
olarak uygulanır.
Sigortalılar, ikinci fıkranın
(a) ve (b) bentlerinde yer alan yaş hadlerine üç yıl eklenmek ve adlarına en
az 5400 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak
şartıyla da yaşlılık aylığından yararlanabilirler.
Sigortalı olarak ilk defa
çalışmaya başladığı tarihten önce 25 inci maddenin ikinci fıkrasına göre
malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya özürü bulunan ve bu
nedenle malûllük aylığından yararlanamayan sigortalılara, en az onbeş yıldan
beri sigortalı bulunmak ve en az 3960 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır.
Kurumca yetkilendirilen sağlık
hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar
ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca
çalışma gücündeki kayıp oranının;
a) % 50 ilâ % 59 arasında
olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri sigortalı olmaları ve
4320 gün,
b) % 40 ilâ % 49 arasında
olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan beri sigortalı olmaları ve
4680 gün,
malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla ikinci fıkranın (a) bendindeki
yaş şartları aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanırlar. Bunlar 94 üncü
madde hükümlerine göre kontrol muayenesine tâbi tutulabilirler.
Bakanlıkça tespit edilen maden
işyerlerinin yeraltı işlerinde sürekli veya münavebeli olarak en az 20
yıldan beri çalışan sigortalılar için ikinci fıkrada belirtilen yaş şartı 55
olarak uygulanır.
50 yaşını dolduran ve erken
yaşlanmış olduğu tespit edilen sigortalılar, yaş dışındaki diğer şartları
taşımaları halinde yaşlılık aylığından yararlanırlar.
Yukarıdaki fıkralarda
belirtilen yaşlılık aylıklarından yararlanabilmek için, 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalının çalıştığı işten
ayrıldıktan, (b) bendinde belirtilen sigortalının sigortalılığa esas
faaliyete son verip vermeyeceğini beyan ettikten, (c) bendinde belirtilen
sigortalıların ise Kurumun aylık bağlanma hakkı olduğuna dair yazısı üzerine
yetkili makamdan emekliye sevk onayı aldıktan ve ilişiği kesildikten sonra
yazılı istekte bulunması şarttır.
4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılara yaşlılık aylığı
bağlanabilmesi için ayrıca, yazılı talepte bulunduğu tarih itibarıyla genel
sağlık sigortası primi dahil kendi sigortalılığı nedeniyle prim ve her türlü
borcunun olmaması zorunludur.
Bu maddenin uygulamasına
ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Yaşlılık aylığının
hesaplanması
MADDE 29-
Yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıların aylığı, aşağıdaki hükümlere
göre belirlenecek ortalama aylık kazancı ile aylık bağlama oranının çarpımı
sonucunda bulunan tutardır.
Ortalama aylık kazanç,
sigortalının her yıla ait prime esas kazancının, kazancın ait olduğu yıldan
itibaren aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen
güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan kazançlar toplamının, itibarî
hizmet süresi ile fiilî hizmet süresi zammı hariç toplam prim ödeme gün
sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanan ortalama günlük kazancın otuz
katıdır.
Aylık bağlama oranı,
sigortalının malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi geçen toplam prim
ödeme gün sayısının her 360 günü için 2015 yılı sonuna kadar % 2,5; 2016
yılı başından itibaren ise % 2 olarak uygulanır. Bu hesaplamada 360 günden
eksik süreler orantılı olarak dikkate alınır. Ancak aylık bağlama oranı %
90'ı geçemez.
28 inci maddenin dördüncü ve
beşinci fıkralarına göre aylığa hak kazanan sigortalılar için hesaplanacak
aylık bağlama oranı, prim ödeme gün sayısı 9000 günden az olanlar için
çalışma gücü kayıp oranının 9000 gün prim ödeme gün sayısı ile çarpımı
sonucu bulunan rakamın % 60'a bölünmesi suretiyle hesaplanan gün sayısına
göre, üçüncü fıkra uyarınca tespit edilen orandır. Prim ödeme gün sayısı
9000 günden fazla olanlar için ise toplam prim ödeme gün sayısına göre aylık
bağlama oranı belirlenir.
Yukarıdaki şekilde hesaplanan
aylığın başlangıç tarihinin yılın ilk altı aylık dönemine rastlaması halinde
55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre Ocak ödeme dönemi için gelir ve
aylıklara uygulanan artış oranı kadar artırılarak, yılın ikinci altı aylık
dönemine rastlaması halinde ise öncelikle Ocak ödeme dönemi, daha sonra
Temmuz ödeme dönemi için gelir ve aylıklara uygulanan artış oranları kadar
artırılarak, sigortalının aylık başlangıç tarihindeki aylığı hesaplanır.
Yaşlılık aylığının
başlangıcı, kesilmesi veya sosyal güvenlik destek primi ödenmesi
MADDE 30-
4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) ve (b) bentlerinde
belirtilen sigortalılardan yaşlılık aylığına hak kazananlara, yazılı istek
tarihinden sonraki,
b) (c) bendinde belirtilen
sigortalılardan yetkili makamdan emekliye sevk onayı aldıktan ve
görevleriyle ilişiği kesildikten sonra Kuruma başvuranlara, ilişiğinin
kesildiği tarihi takip eden,
c) (c) bendinde belirtilen
sigortalılardan her ne şekilde olursa olsun sigortalı olmayı gerektiren
görevinden ayrılmış olanlara ise istek tarihini takip eden,
ay başından itibaren aylık
bağlanır.
Aylığın ödenmesine başlanacağı
tarihte hastalık sigortasından geçici iş göremezlik ödeneği almakta olan
sigortalının yaşlılık aylığı, geçici iş göremezlik ödeneği verilme süresinin
sona erdiği tarihi takip eden ay başından başlar. Ancak, bağlanacak yaşlılık
aylığı geçici iş göremezlik ödeneğinin aylık tutarından fazla ise, aradaki
fark birinci fıkraya göre tespit edilecek tarihten başlanarak verilir.
Yaşlılık aylığı almakta iken
sigortalı olarak yeniden çalışmaya başlayanların veya yabancı bir ülke
mevzuatı kapsamında çalışmaya veya ikamete dayalı sosyal yardım almaya
başlayanların yaşlılık aylıkları, çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı
sosyal yardım almaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında
kesilir. Yaşlılık aylıkları kesilenlerden, bu Kanuna tâbi olarak yeniden
çalışmaya başlayanlardan çalıştıkları süre zarfında 80 inci maddeye göre
belirlenen prime esas kazançları üzerinden 81 inci madde gereğince kısa ve
uzun vadeli sigorta kollarına ait prim alınır. Çalışmaya başlaması nedeniyle
yaşlılık aylıkları kesilenlerden, işten ayrılarak veya işyerini kapatarak
yeniden yaşlılık aylığı bağlanması için yazılı istekte bulunan sigortalıya,
yazılı istek tarihini takip eden ay başından itibaren yeniden yaşlılık
aylığı hesaplanarak bağlanır. Bu durumda olanların yeniden hesaplanan
yaşlılık aylığı, 55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre yeni talep tarihine
kadar yükseltilen eski aylıklarının altında olamaz.
Yaşlılık aylığı almakta iken
bu Kanuna tâbi sigortalı olarak yeniden çalışmaya başlayanlardan veya 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (b) bendine tâbi faaliyete devam edeceğini beyan
edenlerden aylıklarının kesilmemesi için yazılı istekte bulunanların
yaşlılık aylıklarının ödenmesine devam edilir. Bunlardan 80 inci maddeye
göre tespit edilen prime esas kazançlar üzerinden 81 inci maddenin (e) bendi
gereğince sosyal güvenlik destek primi alınır. Sosyal güvenlik destek primi
ödenmiş veya bildirilmiş süreler bu Kanuna göre malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları prim ödeme gün sayısına ilave edilmez, 31 inci ve 36 ncı madde
hükümlerine göre toptan ödeme yapılmaz.
Üçüncü fıkraya göre yaşlılık
aylığı kesilenler, bu Kanuna tâbi olarak yeniden çalıştıkları süre içinde
dördüncü fıkra hükümlerinin uygulanmasını; dördüncü fıkraya göre yaşlılık
aylığı kesilmeden çalışanlar ise çalıştıkları süre içinde haklarında üçüncü
fıkra hükümlerinin uygulanmasını isteyebilirler.
Yaşlılık toptan ödemesi ve
ihya
MADDE 31-
Sigortalı olarak çalıştığı işten ayrılan veya işyerini kapatan ve yaşlılık
aylığı bağlanması için gerekli yaş şartını doldurduğu halde malûllük ve
yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamayan sigortalıya, bu Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında ise kendi adına
bildirilen, (b) bendi kapsamında ise ödediği malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primlerinin her yıla ait tutarı, primin ait olduğu yıldan
itibaren yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar için, her yılın
gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek toptan ödeme şeklinde
verilir.
Bu Kanun veya bu Kanundan önce
yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına göre toptan ödeme yapılarak
hizmetleri tasfiye edilmiş bulunanlardan, yeniden bu Kanuna tâbi olarak
yahut bu Kanunla yürürlükten kaldırılmış kanunlara göre malûllük, yaşlılık
ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olanlar, yazılı olarak müracaat
etmeleri halinde, aldıkları toptan ödemenin ödeme tarihi ile yazılı istek
tarihi arasında geçen yıllar için her yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı
ile güncellenerek bulunan tutarını talep tarihini takip eden ayın sonuna
kadar ödemeleri halinde, bu hizmetler ihya edilerek bu Kanunun
uygulanmasında dikkate alınır.
Ölüm sigortasından sağlanan
haklar ve yararlanma şartları
MADDE 32 -
Ölüm sigortasından sağlanan haklar şunlardır:
a) Ölüm aylığı bağlanması.
b) Ölüm toptan ödemesi
yapılması.
c) Aylık almakta olan eş ve
çocuklara evlenme ödeneği verilmesi.
d) Cenaze ödeneği verilmesi.
Ölüm aylığı;
a) En az beş yıldan beri
sigortalı bulunup, toplam olarak 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primi bildirilmiş,
b) Malûllük veya yaşlılık
aylığı almakta iken veya malûllük veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak
kazanmış olup henüz işlemi tamamlanmamış,
c) Bağlanmış bulunan malûllük
veya yaşlılık aylığı, sigortalı olarak çalışmaya başlamaları sebebiyle
kesilmiş,
durumda iken ölen sigortalının
hak sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanır. Ancak, 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların hak
sahiplerine aylık bağlanabilmesi için ölen sigortalının genel sağlık
sigortası primi dahil kendi sigortalılığından dolayı prim ve her türlü
borcunun olmaması şarttır.
Ölüm sigortasından
bağlanacak aylığın hesaplanması
MADDE 33-
Sigortalının ölümü halinde hak sahiplerine bağlanan aylığın hesaplanmasında;
a) Sigortalının almakta olduğu
veya bağlanmasına hak kazandığı malûllük veya yaşlılık aylığı,
b) Malûllük veya yaşlılık
aylığı bağlandıktan sonra sigortalı olarak çalışmaya başlaması sebebiyle
aylığı kesilen sigortalının ölüm tarihi esas alınarak 27 nci veya 29 uncu
maddelere göre tespit edilecek aylığı,
c) 32 nci maddenin ikinci
fıkrasının (a) bendi kapsamında malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi
ödemiş olan sigortalının prim ödeme gün sayısı, 9000 günden az ise 9000 gün
üzerinden, 9000 gün ve daha fazla ise toplam prim ödeme gün sayısı
üzerinden, 29 uncu madde hükümlerine göre hesaplanan aylığı,
esas alınır.
4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri ile 5 inci madde kapsamındaki
sigortalılar için ayrı ayrı olmak üzere; sigortalıların ölümleri halinde
ölüm sigortasından dosya bazında her yıl bağlanan aylıkların aylık başlangıç
tarihinin ait olduğu yılın Ocak ayı itibarıyla yıl içine ait artışlar
uygulanmaksızın hesaplanacak tutarları, yaşlılık sigortasından bir önceki
yılın son ödeme ayında söz konusu sigortalılar için ayrı ayrı ödenen en
düşük yaşlılık aylığından az olamaz. Sigortalı başka birinin sürekli
bakımına muhtaç durumda malûl sayılarak aylık bağlanmasına hak kazanmış ise,
birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinin uygulanmasında bu durum dikkate
alınmaz.
Ölüm aylığının hak
sahiplerine paylaştırılması
MADDE 34-
Ölen sigortalının 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının;
a) Dul eşine % 50'si; aylık
bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşine ise bu Kanun kapsamında veya yabancı
bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması veya kendi çalışmaları nedeniyle
gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde % 75'i,
b) Bu Kanun kapsamında veya
yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi çalışmaları
nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan;
1) 18 yaşını, lise ve dengi
öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını
doldurmayanların veya,
2) Kurum Sağlık Kurulu kararı
ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malûl olduğu anlaşılanların
veya,
3) Yaşları ne olursa olsun
evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan
kızlarının,
her birine % 25'i,
c) (b) bendinde belirtilen
çocuklardan sigortalının ölümü ile anasız ve babasız kalan veya sonradan bu
duruma düşenlerle, ana ve babaları arasında evlilik bağı bulunmayan veya
sigortalının ölümü tarihinde evlilik bağı bulunmakla beraber ana veya
babaları sonradan evlenenler ile kendisinden başka aylık alan hak sahibi
bulunmayanların her birine % 50'si,
d) Hak sahibi eş ve
çocuklardan artan hisse bulunması halinde, ana ve babaya çalışmaması ve
gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde % 25'i oranında; çalışmayan ana
ve babanın 65 yaşın üstünde olması, gelir veya aylık bağlanmamış olması
halinde ise artan hisseye bakılmaksızın % 25'i,
oranında aylık bağlanır.
Sigortalı tarafından evlât
edinilmiş, tanınmış veya soy bağı düzeltilmiş veya babalığı hükme bağlanmış
çocukları ile sigortalının ölümünden sonra doğan çocukları, bağlanacak
aylıktan yukarıda belirtilen esaslara göre yararlanır.
Hak sahiplerine bağlanacak
aylıkların toplamı sigortalıya ait aylığın tutarını geçemez. Bu sınırın
aşılmaması için gerekirse hak sahiplerinin aylıklarından orantılı olarak
indirimler yapılır.
Hak sahiplerinin
aylıklarının başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması
MADDE 35-
Ölüm sigortasından sigortalının hak sahiplerine bağlanacak aylıklar;
a) Sigortalının ölüm tarihini,
b) Hak sahibi olma niteliğinin
ölüm tarihinden sonra kazanılması halinde, bu niteliğin kazanıldığı tarihi,
takip eden ay başından
itibaren başlatılır. Hak sahiplerine bağlanan aylıklar 34 üncü maddede
belirtilen şartların ortadan kalktığı tarihi takip eden ödeme dönemi
başından itibaren kesilir.
Ancak bu Kanunun 4 üncü
maddesinin üçüncü fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde belirtilenlerden öğrenci
olanların sigortalı sayılmaları, bağlanan aylıkların kesilmesini
gerektirmez.
Aylığın kesilmesine yol açan
sebebin ortadan kalkması halinde, 34 üncü maddede belirtilen şartlar saklı
kalmak kaydıyla, müracaat tarihini takip eden ay başından itibaren yeniden
aylık bağlanır. Ancak evliliğin ölüm nedeniyle sona ermesi durumunda, önceki
aylığın yeniden bağlanması, sonraki eşten dolayı aylık hakkının doğmaması
şartına bağlıdır.
Bu madde gereğince aylığı
kesilen çocuklardan, sonradan Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü
en az % 60 oranında kaybederek malûl olduğu anlaşılanlara, 34 üncü maddede
belirtilen şartları taşımaları halinde, malûllük durumlarının tespitine esas
teşkil eden rapor tarihini takip eden ay başından itibaren, 94 üncü madde
hükmü saklı kalmak kaydıyla aylık bağlanır.
Yeniden bağlanan aylık,
aylığın kesildiği tarihten tekrar bağlandığı tarihe kadar geçen süre için 55
inci maddenin ikinci fıkrasına göre artırılmak suretiyle belirlenir.
Ölüme bağlı toptan ödeme ve
ihya
MADDE 36-
Ölen sigortalının hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanamaması durumunda, ölüm
tarihi esas alınmak kaydıyla 31 inci maddenin birinci fıkrasına göre
hesaplanan tutar, 34 üncü madde hükümleri dikkate alınarak hak sahiplerine
toptan ödeme şeklinde verilir.
Hak sahiplerine yapılacak
toptan ödemenin toplamı, sigortalıya yapılacak toptan ödeme tutarını
geçemez. Bu sınırın aşılmaması için gerekirse hak sahiplerinin hisselerinden
orantılı olarak indirim yapılır.
Toptan ödeme yapıldıktan sonra
artan tutar olursa sigortalının ölümünden sonra doğan veya soy bağı
düzeltilen veya babalığı hükme bağlanan çocuklarına da bu madde hükümlerine
göre toptan ödeme yapılır.
Bu Kanun veya bu Kanundan önce
yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına göre toptan ödeme yapılarak
tasfiye edilmiş süreler, borçlanılarak veya yurt dışı hizmetleri
birleştirilerek ya da sonradan hizmet tespiti nedeniyle hak kazanılan
sürelerin eklenmesi suretiyle ölüm sigortasından yararlanmak için gerekli
prim ödeme gün sayısının tamamlanması halinde, hak sahiplerinin yazılı
isteği üzerine 31 inci maddenin ikinci fıkrasına göre ihya edilebilir.
Yukarıdaki süreler, ihya edilen süreye ilişkin tutar dahil her türlü
borçların ödendiği tarihi takip eden ay başı itibarıyla bu Kanuna göre aylık
bağlanmasında dikkate alınır.
Evlenme ve cenaze ödeneği
MADDE 37-
Evlenmeleri nedeniyle 34 üncü maddeye göre bağlanan gelir veya aylıkları
kesilmesi gereken eş veya çocukların, evlenmeleri ve talepte bulunmaları
halinde almakta oldukları aylık veya gelirlerinin bir yıllık tutarı bir
defaya mahsus olmak üzere evlenme ödeneği olarak peşin ödenir. Evlenme
ödeneği alan hak sahibinin aylığının kesildiği tarihten itibaren bir yıl
içerisinde boşanması halinde, bir yıllık sürenin sonuna kadar gelir veya
aylık bağlanmaz.
Evlenme ödeneği verilmesi
halinde, diğer hak sahiplerinin aylık veya gelirleri evlenme ödeneği verilen
sürenin bitimini takip eden ödeme döneminden itibaren 34 üncü maddeye göre
yeniden belirlenir.
İş kazası veya meslek
hastalığı sonucu veya sürekli iş göremezlik geliri, malûllük veya yaşlılık
aylığı almakta iken veya kendisi için en az 360 gün malûllük, yaşlılık ve
ölüm sigortası primi bildirilmiş olup da ölen sigortalının hak sahiplerine,
asgarî ücretin üç katı tutarında cenaze ödeneği ödenir. Cenaze ödeneği,
sırasıyla sigortalının eşine, yoksa çocuklarına, o da yoksa ana babasına, o
da yoksa kardeşlerine verilir.
Cenaze ödeneğinin yukarıdaki
fıkraya göre ödenememesi ve sigortalının cenazesinin gerçek veya tüzel
kişiler tarafından kaldırılması durumunda, üçüncü fıkrada belirtilen tutarı
geçmemek üzere belgelere dayanan masraflar, masrafı yapan gerçek veya tüzel
kişilere ödenir.
Uzun vadeli sigorta kolları
bakımından sigortalılık süresi
MADDE 38-
Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak
sigortalılık süresinin başlangıcı; sigortalının, mülga 2/6/1949 tarihli ve
5417 sayılı İhtiyarlık Sigortası Kanununa, mülga 4/2/1957 tarihli ve 6900
sayılı Malûliyet, İhtiyarlık ve Ölüm Sigortaları Hakkında Kanuna, 17/7/1964
tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa, 2/9/1971 tarihli ve 1479
sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar
Kurumu Kanununa, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal
Sigortalar Kanununa, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı
Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa ve
8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa,
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki
sandıklara veya bu Kanuna tâbi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarih
olarak kabul edilir. Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri
saklıdır.
Bu Kanunun uygulanmasında 18
yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların
sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir.
Bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.
Aylık ve gelir bağlama
işlemlerinde dikkate alınan sigortalılık süreleri, sigortalılığın başlangıç
tarihi ile sigortalının aylık veya gelir bağlanması için yazılı istekte
bulunduğu, aylık veya gelir bağlanması için istekte bulunmayan sigortalılar
için ise ölüm tarihi arasında geçen süredir. 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılar bakımından sigortalılık
süresi; sigortalılığın başlangıç tarihi ile 48 inci maddeye göre Kurumun
aylık bağlanma hakkı kazandığına dair yazısı üzerine yetkili makamdan
emekliye sevk onayının alındığı ve ilişiğinin kesildiği ayın son günüdür.
Özel kanun hükümleri hariç olmak üzere yetkili makamın emekliye sevk onayı,
talep tarihinden itibaren bir ayı geçemez.
Uzun vadeli sigorta kolları
bakımından üçüncü kişinin sorumluluğu
MADDE 39-
Üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malûl kalan sigortalıya veya ölümü
halinde hak sahiplerine, bu Kanun uyarınca bağlanacak aylığın başladığı
tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı için Kurumca zarara sebep olan
üçüncü kişilere rücû edilir.
Malûllük veya ölüm hali, kamu
görevlilerinin veya er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından
görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları
fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında
kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya
hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan aylıklar için Kurumca,
kurumuna veya ilgililere rücû edilmez.
Fiilî hizmet süresi zammı
MADDE 40-
Aşağıda belirtilen işyerlerinde ve/veya işlerde çalışan sigortalıların,
hizmet sürelerine, bu işyerlerinde ve/veya işlerde geçen çalışma sürelerinin
her 360 günü için karşılarında gösterilen prim gün sayıları, fiilî hizmet
süresi zammı olarak eklenir. 360 günden eksik sürelere ait fiilî hizmet
süresi zammı, 360 gün için eklenen fiilî hizmet süresi ile orantılı olarak
belirlenir.
Aşağıdaki bentlerden birden
fazlasına dahil olanlar için, en yüksek olan bentten fiilî hizmet süresi
zammı uygulanır.
|
Kapsamdaki
Sigortalılar |
Kapsamdaki İşyerleri
ve/veya İşler |
Eklenecek Gün Sayısı |
|
1) Fabrika, atölye,
havuz ve depolarda, trafo binalarında çalışanlar.
|
1) Çelik, demir,
pirinç ve tunç döküm işlerinde.
2) Zehirli, boğucu,
yakıcı, öldürücü ve patlayıcı gaz, asit, boya işleri ile gaz
maskesiyle çalışmayı gerektiren başka işlerde.
3) Patlayıcı maddeler
yapılması işlerinde.
4) Lokomotif ve gemi
kazanlarının onarılması ve temizlenmesi işlerinde.
5) Gemilerin sintine,
Dabilbotom gibi kapalı sarnıçlar içindeki raspa ve boya işlerinde.
6) Oksijen veya
elektrik kaynağı, keski, tabanca ve perçin, takım sertleştirilmesi
ve kum püskürtme suretiyle raspa işlerinde. |
90 gün
|
|
2) Basım ve
gazetecilik işyerlerinde 4857 sayılı İş Kanununa göre çalışanlar.
|
1) Solunum ve cilt
yoluyla vücuda geçen gaz veya diğer zehirleyici maddelerle çalışılan
işyerleri.
2) Fazla gürültülü ve
ihtizaz yapıcı makine ve aletlerle çalışarak iş yapılan işyerleri.
3) Tabii ışığın hiç
olmadığı veya münhasıran suni ışık altında çalışılan işyerleri.
4) Günlük mesainin
yarıdan fazlası saat 20.00’den sonra çalışılarak yapılan işyerleri.
5) Doğrudan doğruya
yüksek hararete maruz bulunarak çalışılan işyerleri.
6) Fazla ve devamlı
fiziki gayret sarf edilerek iş yapılan işyerleri. |
90 gün |
|
3) Gemi adamları, gemi
ateşçileri, gemi kömürcüleri, dalgıçlar. |
Denizde
|
90 gün |
|
4) Yeraltı işlerinde
sürekli veya münavebeli çalışanlar. |
Maden işyerleri |
180 gün |
|
5) Mesleği icabı;
röntgen, radyum ve benzeri iyonizan radyasyonlarında fiilen çalışan
hekim, diş hekimi, teknisyen, sağlık memuru, radyasyon fizikçisi ve
teknisyeni ve iyonizan radyasyonla fiilen
çalışan
bilumum personel ve yardımcıları. |
Röntgen, radyum ve
benzeri iyonizan radyasyon laboratuvarları işlerinde. |
90 gün
|
|
6) Havayollarının
uçucu personeli, lokomotif makinistleri |
Fiilen uçakta ve
lokomotifte
|
90 gün |
|
7) Subay, yedek subay,
astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar. |
Türk Silâhlı
Kuvvetlerinde |
90 gün |
|
8) Asaleti onaylanmış
olmak şartıyla adaylıkta geçirilen süreler dahil polis, komiser
yardımcısı, komiser, baş komiser, emniyet amiri, emniyet müdürleri
ile bu ve daha yukarı maaş ve derecelerdeki emniyet mensupları,
Milli İstihbarat Teşkilatı mensupları. |
Emniyet ve polis
mesleğinde, Milli İstihbarat Teşkilatında |
90 gün |
|
9) 13/6/1952 tarihli
ve 5953 sayılı Kanuna tâbi olarak çalışan sigortalılar ile Basın
Kartı Yönetmeliğine göre basın kartı sahibi olmak suretiyle
gazetecilik yaparken kamu kurumlarına giren ve bu kurumlarda
meslekleriyle ilgili görevde istihdam edilenler. |
5953 sayılı Kanun
kapsamındaki işyerlerinde. |
90 gün |
|
10) İnfaz koruma
memurları, baş memurları ve diğer personel |
Ceza ve tutukevlerinde
fiilen hükümlü ve tutuklularla irtibat içinde olan görevliler. |
90 gün |
|
11) PTT dağıtıcıları
|
Posta dağıtımı
işyerlerinde yaya olarak yapılan işlerde. |
90 gün |
|
12) Türkiye Radyo-
Televizyon Kurumunda haber hizmetini yapan ve haber hizmetlerinde
fiilen çalışan; Daire Başkanı, Başkan Yardımcısı, Müdür, Müdür
Yardımcısı, Şef, Muhabir, Stajyer Muhabir, Başspiker, Redaktör
Spiker, Spiker, Stajyer Spiker, Masa Şefi, Başkameraman, Şef
Kameraman, Kameraman, Kamera Asistanı, Başmontajcı, Şef Montajcı,
Montajcı, Stajyer Montajcı, Redaktör, Mütercim, Fotoğrafçı, Işıkçı,
Sesçi, Başteknisyen, Şef Teknisyen, Teknisyen, Başteleksçi, Şef
Teleksçi, Teleks Operatörü. |
Türkiye Radyo ve
Televizyon Kurumu haber hizmetlerinde. |
90 gün |
|
13) Tarım Bakanlığı
Ziraî Mücadele ve Karantina Teşkilatı ile Veteriner Teşkilatında
vazife gören memur ve hizmetliler. |
Ziraî mücadele ve
ziraî karantina teknik ve idarî işleri ile salgın, bulaşıcı,
paraziter hayvan hastalıkları ile mücadele işlerinde. |
60 gün |
|
14) Devlet Tiyatrosu
sanatkârları, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının şef ve üyeleri. |
Devlet Tiyatroları ile
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasında |
90 gün |
Yukarıdaki hükümlere göre
hesaplanan fiilî hizmet süresi zammı sekiz yılı geçmemek üzere uzun vadeli
sigorta kolları uygulamasında prim ödeme gün sayısına eklenir ve emeklilik
yaş hadlerinden üç yılı geçmemek üzere yarısı indirilir. Yukarıda yer
verilen tablonun (4) numaralı sırasında yer alan ve 180 gün fiilî hizmet
zammı süresi verilen sigortalılar için sekiz yıllık süre sınırı uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar Kurumun önerisi üzerine Bakanlıkça çıkarılacak
yönetmelik ile düzenlenir.
Sigortalıların
borçlanabileceği süreler
MADDE 41-
Bu Kanuna göre sigortalı sayılanların;
a) Kanunları gereği verilen
ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri,
b) Er veya erbaş olarak silâh
altında veya yedek subay okulunda geçen süreleri,
c) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında olanların, personel mevzuatına göre aylıksız
izin süreleri,
d) Sigortalı olmaksızın
doktora öğrenimi veya tıpta uzmanlık için yurt içinde veya yurt dışında
geçirdikleri normal doktora veya uzmanlık öğrenim süreleri,
e) Sigortalı olmaksızın
avukatlık stajını yapanların normal staj süreleri,
f) Sigortalı iken herhangi bir
suçtan tutuklanan veya gözaltına alınanlardan bu suçtan dolayı beraat
edenlerin tutuklulukta veya gözaltında geçen süreleri,
g) Grev ve lokavtta geçen
süreleri ve Kurumca kabul edilecek sektörel veya genel ekonomik kriz
dönemlerinde işvereni tarafından ücretsiz izinli sayılanların, her yıl için
3 ayı geçmemek üzere bu süreleri,
h) Hekimlerin fahrî
asistanlıkta geçen süreleri,
ı) Seçim kanunları gereğince
görevlerinden istifa edenlerin, istifa ettikleri tarih ile seçimin yapıldığı
tarihi takip eden ay başına kadar açıkta geçirdikleri süreleri,
kendilerinin veya hak
sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82 nci maddeye
göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak
üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın % 32'si üzerinden
hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde
ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri
sigortalılıklarına sayılır.
Bir ay içinde ödenmeyen
borçlanmalar için ise yeni başvuru şartı aranır. Primi ödenmeyen borçlanma
süreleri hizmetten sayılmaz. Borçlanma sürelerinin ne şekilde
belgeleneceğini belirlemeye Kurum yetkilidir.
Bu Kanuna göre tespit edilen
sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma
halinde, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar
geriye götürülür. Sigortalılık borçlanması ile aylık bağlanmasına hak
kazanılması durumunda, ilgililere borcun ödendiği tarihi takip eden ay
başından itibaren aylık bağlanır.
Borçlanılan süreler, uzun
vadeli sigorta ve genel sağlık sigortası bakımından;
a) Birinci fıkranın (a), (b),
(d), (e), (f), (g) ve (h) bentleri gereği borçlananlar, borçlandığı
tarihteki 4 üncü maddenin birinci fıkrasının ilgili bendine göre,
b) Birinci fıkranın (c) ve (ı)
bentleri gereği borçlananlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendine
göre,
sigortalılık süresi olarak
değerlendirilir.
Bu Kanunun yürürlük tarihinden
sonraki sürelere ait borçlanmalarda; borçlanılan prime esas gün sayısı
borçlanılan ilgili aylara mal edilir. Seçilen prime esas kazanç, borcun
ödendiği tarihteki prime esas asgarî kazanca oranlanarak, söz konusu oran
ilgili ayın prime esas asgarî kazancı ile çarpılır. Bulunan tutar, ilgili
ayın prime esas kazancı kabul edilir. Ancak hesaplanan prime esas kazanç
hiçbir suretle o ayın prime esas azamî kazancını geçemez.
Bildirim ve itiraz
MADDE 42-
Kurum, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak gelir, aylık veya toptan
ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin tamamlandığı tarihten
itibaren en geç üç ay içinde hesap ve tespit ederek sonuçlarını yazı ile
bildirir. İlgililer, yazıyı aldıkları günden başlamak üzere iki ay içinde
Kuruma veya Kurumca verilen karar üzerine, yetkili mahkemeye başvurarak
Kurum kararına itirazda bulunabilir. Mahkemeye itiraz, kararın uygulanmasını
geciktirmez.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Kamu Görevlilerine İlişkin
Hükümler
Cumhurbaşkanlığı, Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Başbakanlık görevinde bulunanların
aylıkları
MADDE 43-
Cumhurbaşkanı iken bu görevinden herhangi bir nedenle ayrılanlara, istekleri
üzerine, müracaat tarihini takip eden ay başından itibaren, istek tarihinde
Cumhurbaşkanına ödenmekte olan aylık ödeneğin % 40'ı oranında yaşlılık
aylığı bağlanır.
Ancak, herhangi bir nedenle
görevden ayrılan Cumhurbaşkanı, 28 inci maddeye göre yaşlılık aylığına hak
kazanıyorsa, 29 uncu maddeye göre yaşlılık aylığı ayrıca hesaplanır ve
aylıklardan yüksek olanı yaşlılık aylığı olarak bağlanır. 28 inci maddeye
göre aylığa hak kazanamaması halinde birinci fıkraya göre bağlanan aylığın
tümü, 28 inci maddeye göre aylığa hak kazanması halinde ve 29 uncu maddeye
göre hesaplanan aylık, birinci fıkraya göre bağlanan aylıktan düşükse
aradaki fark, Hazineden tahsil edilir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı veya Başbakan iken bu görevinden herhangi bir nedenle ayrılanlara,
istekleri üzerine, müracaat tarihini takip eden ay başından itibaren, istek
tarihindeki Cumhurbaşkanına ödenmekte olan aylık ödeneğin % 40'ı esas
alınarak Cumhurbaşkanına bağlanacak yaşlılık aylığının % 75'i oranında
yaşlılık aylığı bağlanır.
Ancak herhangi bir nedenle
görevden ayrılan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı veya Başbakan, 28 inci
maddeye göre yaşlılık aylığına hak kazanıyorsa, 29 uncu maddeye göre
yaşlılık aylığı ayrıca hesaplanır ve aylıklardan yüksek olanı yaşlılık
aylığı olarak bağlanır. 28 inci maddeye göre aylığa hak kazanılamıyorsa
üçüncü fıkraya göre bağlanan aylığın tümü, 28 inci maddeye göre aylığa hak
kazanılıyor ve 29 uncu maddeye göre hesaplanan aylık, üçüncü fıkraya göre
bağlanan aylıktan düşükse aradaki fark Hazineden tahsil edilir.
Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanı veya Başbakan iken veya bu görevlerden ayrıldıktan
sonra ölenlerin hak sahiplerine, bu maddeye göre hesap edilen aylık 34 üncü
madde hükümlerine göre ölüm aylığı olarak bağlanır.
Bu madde kapsamında bağlanan
gelir ve aylıklar, 55 inci maddenin ikinci fıkrası hükümlerine göre
artırılır.
Bazı kamu görevlilerine
yaşlılık aylığı bağlanacak haller
MADDE 44-
Bu Kanun hükümlerinin uygulanmasında bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılan bazı kamu görevlilerine
yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) 5434 sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 40 ıncı maddesi gereğince yaş haddinden
emekliye ayrılanlara 5400 gün prim ödeme gün sayısı olması halinde,
b) Özel kanunları gereğince
kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilenlere yaş şartı aranmaksızın, prim
ödeme gün sayısı 9000 gün olması halinde,
yaşlılık aylığı bağlanır.
4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlardan subay, astsubay, askerî
memurlarla uzman jandarma ve uzman erbaşlar ahlâk noktasından hükümle veya
yetersizlik ya da disiplin sebeplerinden dolayı sicilleri üzerine veyahut
askerî mahkemelerce verilecek kararlar üzerine kurumlarınca re'sen, bunlar
dışında kalanlar ise ahlâk ve yetersizlik sebeplerinden dolayı yönetmeliğine
göre sicilleri üzerine kurumlarınca re'sen emekliye sevk edilenlere ise, 28
inci maddenin ikinci ve üçüncü fıkrasında belirtilen yaş ve prim ödeme gün
sayısını tamamlamaları halinde yaşlılık aylığı bağlanır.
Birinci fıkranın (a) ve (b)
bentleri gereğince bağlanan yaşlılık aylıkları, 28 inci maddenin ikinci ve
üçüncü fıkrasında aranan yaş ve prim ödeme gün sayısı tamamlanıncaya kadar
bunları çalıştıran kamu idarelerinden tahsil edilir.
Kanunları gereğince
görevden uzaklaştırılanlar, tutuklananlar veya görevine son verilenlerin
sigortalılıkları ve primleri
MADDE 45-
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olan
sigortalılardan görevden uzaklaştırılan, görevi ile ilgili olsun veya
olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınanlardan,
kanunları gereğince eksik aylığa müstahak bulunanların prime esas
kazançlarının yarısı; kanunlarına göre bu müddetler için sonradan
görevlerine iade edilerek tam aylığa hak kazananların ise prime esas
kazançlarının tamamı üzerinden prim alınır.
Görevine son verilenlerden
yargı kararı ile görevlerine iade edilenlerin primleri, göreve son verildiği
tarihten görevine başladığı tarihe kadar kendi kadrosunun veya emsali
kadronun prime esas kazancına göre hesaplanır. Bu durumdakilerin primlerine
ait sigortalı ve işveren hisselerinin gecikme cezası ve gecikme zamları
kurumlarınca ödenir ve bu süreler sigortalılık süresinden sayılır.
Birinci ve ikinci fıkraya göre
sigortalılık durumu değişenler için ek bildirge düzenlenerek Kuruma verilir
ve bu durumda 102 nci madde hükümleri uygulanmaz.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan, ilgili
kanunları gereğince kullandıkları aylıksız izin sürelerinin bitiminden sonra
göreve başlayanlar ile göreve başlaması için tanınan sürelerde bu Kanunun 67
nci maddesinde aranan 30 günlük prim ödeme şartı aranmaz.
Bazı kamu görevlilerinin
prime esas kazançları ve prime esas kazanç üst sınırı
MADDE 46-
Harp okulları ile fakülte ve yüksek okullarda silâhlı kuvvetler hesabına
okuyanların ve astsubay meslek yüksek okulu öğrencilerinin öğrenci
harçlıkları ile ilgisine göre en az aylık alan teğmen veya astsubay çavuşun
prime esas kazançları arasındaki farkın primi; polis akademisi ile fakülte
ve yüksek okullarda Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi
hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden
öğrencilerin öğrenci harçlıkları ile komiser yardımcısı veya polis memuru
prime esas kazançları arasındaki farkın primi, öğrenciler adına kurumlarınca
ödenir.
Fakülte veya yüksek okullarda
kendi hesabına okuduktan sonra subay naspedilen veya yedek subaylık
hizmetini takiben subaylığa geçirilenler ile fakülte ve yüksekokullarda
kendi hesabına okuduktan sonra, komiser yardımcısı veya polis memuru olarak
atananların yüksek öğrenim süresinin fiilî hizmetten sayılması nedeni ile
doğacak borçlanma bedeli, ilgisine göre talep tarihindeki en az aylık alan
teğmenin veya komiser yardımcısının prime esas kazancı üzerinden, sigortalı
prim hissesi kendilerince, işveren prim hissesi de kurumlarınca verilmek
suretiyle borcun tebliğ tarihinden itibaren iki yıl içinde eşit taksitler
halinde ödenir.
Talim ve manevra için rütbe
ile silâh altına alınan 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında olan sigortalılardan rütbelerinin prime esas kazançları,
vazifelerinin prime esas kazancından fazla olanların prime esas kazanç
farklarına ait primleri vazife gördükleri kurumlarınca ve seferberlik ve
harp için silâh altına alınanlardan vazifelerinin prime esas kazançları,
rütbelerinin prime esas kazancından fazla olanların prime esas kazançları
arasındaki farkın primleri de, rütbelerinin prime esas kazancını ödeyen kamu
idaresince kesilerek Kuruma ödenir.
Kamu görevlilerinin kısa ve
uzun vadeli sigorta kollarının uygulaması bakımından prime esas
kazançlarının tespitinde 82 nci maddede belirtilen üst sınır aranmaz. Ancak
yurt dışında geçici ya da sürekli göreve gönderilen kamu görevlilerinin
prime esas kazancı olarak, Türkiye'deki emsali kadrodaki sigortalının prime
esas kazancı ile yurt dışında görevlendirme öncesindeki görevlerinin prime
esas kazancından yüksek olanı esas alınır.
4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunanlara geçici iş göremezlik ödeneği
verildiği sürece, bunların uzun vadeli sigorta kolları primleri ile genel
sağlık sigortası primleri işverenlerince ödenmeye devam edilir.
Vazife malûllüğü, harp
malûllüğü ile harp malûllerine verilecek malûllük zammı ve vazife
malûllerine verilecek sürekli iş göremezlik geliri karşılığı
MADDE 47-
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki kamu görevlileri
için 13 üncü maddede yazılı iş kazası; vazifelerini yaptıkları sırada
vazifelerinden veya vazifeleri dışında kurumların verdiği herhangi bir
kuruma ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumların menfaatini
korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da görevleriyle ilgili olarak işe
gelişi ve işten dönüşü sırasında doğmuş olursa, buna vazife malûllüğü ve
bunlara uğrayanlara da vazife malûlü denir. Bunların sürekli iş göremezlik
gelirleri, 19 uncu madde hükümlerine göre hesaplanır.
Subay (yedek subay dahil),
astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ile Türk Silâhlı Kuvvetlerince
görevlendirilen ve bu Kanun kapsamında bulunan sigortalılardan;
a) Harpte fiilen ateş altında,
b) Harpte, harp bölgelerindeki
harp harekât ve hizmetleri sırasında, bu harekât ve hizmetlerin sebep ve
etkileriyle,
c) Harpte veya harbe hazırlık
devresinde her çeşit düşman silâhlarının etkisiyle,
d) Askerî harekâtı gerektiren
iç tedip ve sınır hareketleri sırasında, bu hareketlerin sebep ve etkisiyle,
e) Barışta veya olağanüstü
hallerde, emir veya görev ile uçuş yapan uçucularla hangi meslek ve sınıftan
olursa olsun emirle görevli olarak uçakta bulunanlardan uçuşun havadaki ve
yerdeki sebepleriyle ve yine emir ve görev ile dalış yapan dalgıçlarla,
hangi meslek ve sınıftan olursa olsun emirle görevli olarak denizaltı
gemisinde veya dalgıç kıtasında bulunanlardan denizaltıcılığın veya
dalgıçlığın çeşitli sebep ve tesirleriyle,
f) Anayasanın 92 nci maddesi
veya Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler uyarınca yabancı
ülkelere Türk Silâhlı Kuvvetleri gönderilmesini gerektiren durumlarda,
birliklerin bulundukları yerlerden hareketlerinden itibaren yurt içinde,
yurt dışında, yabancı ülkelerde veya yurda dönüş sırasında,
bu Kanunun 19 uncu maddesinde
belirtildiği şekilde sürekli iş göremezlik gelirine esas olacak şekilde
meslekte kazanma gücünü kaybeden veya bu Kanunun 25 inci maddesine göre
malûl sayılmayı gerektirecek derecede malûl olanlara, harp malûlü denir.
Bunlardan uzman erbaşlara
bulundukları kademenin üç ilerisindeki kademenin, uzman jandarmalara
bulundukları rütbenin bir üst rütbesinin aynı kademesinin; astsubaylarla
yarbay rütbesine kadar (yarbay hariç) bir üst rütbenin aynı kademesinin,
yarbaylara albay, albaylara kıdemli albay, kıdemli albay ile general ve
amirallere bir üst rütbenin, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(c) bendi kapsamında bulunan sigortalılara ise bir üst derecesine veya
kademesine karşılık gelen prime esas kazancı üzerinden sürekli iş göremezlik
geliri bağlanır.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında bulunan sigortalılardan,
Türk Silâhlı Kuvvetlerince görevlendirilenlere, öğrenim durumlarına göre
14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinde
tespit edilen giriş derece ve kademesinin bir üst derecesindeki aynı
kademesine karşılık gelen prime esas kazanç üzerinden; bunlardan öğrenim
görmemiş olanlara aynı iş göremezlik derecesinden sürekli iş göremezlik
geliri alan ve Devlet Memurları Kanununa ekli gösterge tablosundaki ilkokulu
bitiren sigortalıya bağlanması icap eden derece ve kademesinin bir üst
derecesindeki aynı kademesine karşılık gelen prime esas kazanç üzerinden
sürekli iş göremezlik geliri bağlanır. Bulundukları derecenin bir üst
derecesi olmayanlar için o derecenin üç ilerisindeki kademe göstergesi, üç
ilerisindeki kademe göstergesi olmayanlar için de o derecenin son kademe
göstergesi esas alınır.
Sigortalılardan harp malûlü
olanlara bağlanacak sürekli iş göremezlik geliri, harp malûlü erlere
bağlanacak sürekli iş göremezlik gelirinden az olamaz.
Harp malûllerinin, malûllük
derecesine göre aşağıdaki yazılı göstergelerin, memur aylık katsayısı ile
çarpımı sonucu bulunacak miktar "Harp malûllüğü zammı" olarak sürekli
işgöremezlik gelirlerine ayrıca eklenir.
İş Göremezlik Derecesi
Göstergeler
% 81 ve
üzeri 1100
% 67 ilâ
80 1000
% 51 ilâ
66 900
% 41 ilâ
50 800
% 31 ilâ
40 700
% 21 ilâ
30 600
% 10 ilâ
20 450
Harp malûlü sayılanlardan bir
harekâtın başarıyla sonuçlanmasını şahsen sağladığı ve örnek tutulacak
cesaret ve fedakârlık gösterdiği sıralarda bu malûllüğe uğradıkları usûlüne
göre sıralı üstlerince saptanan Türk Silâhlı Kuvvetleri mensupları ile Türk
Silâhlı Kuvvetlerince görevlendirilen sivil görevlilere, Genelkurmay
Başkanlığının uygun görmesi ve Millî Savunma Bakanının onayı ile harp
malûllüğü zamları % 25 fazlasıyla bağlanır.
5434 sayılı Kanunun harp
malûllüğü hükümlerine ilişkin diğer kanunlarda yapılan atıflar bu maddeye
yapılmış sayılır.
Bu madde gereğince sürekli iş
göremezlik geliri almakta iken veya bağlanması gerekirken ölenlerin hak
sahiplerine harp malûllüğü zammı da dahil olmak üzere prim ödeme gün
sayısına bakılmaksızın ölüm aylığı bağlanır.
Harp malûlü olanlara verilecek
her türlü malûllük zammı tutarının Kurumca belirlenecek peşin sermaye değeri
toplamı en geç bir ay içinde Millî Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı
tarafından Kurumun göstereceği hesaplara yatırılır. Süresinde yatırılmayan
tutarlar için 89 uncu madde hükümleri uygulanır.
Bu madde gereğince kendilerine
sürekli iş göremezlik geliri bağlananların, sigortalı olarak çalışmaya
başlamaları halinde bu gelirleri kesilmez.
Harp malûllerinin hak
sahiplerine bağlanacak ölüm gelirinin tutarı, harp malûllüğü zammı da ayrıca
dikkate alınarak hesap edilir.
Harp malûlleri, vazife
malûlleri ve malûl olanlar istekleri halinde, bu Kanun hükümleri
uygulanmaksızın malûllüklerinin engel olmadığı başka vazife veya sınıflara
nakil suretiyle tayinleri yapılmak üzere, istifa etmiş sayılırlar. Bunların,
istifa etmiş sayılmalarından sonra dahi, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını
isteme hakları saklıdır. Ancak, kurumlarında başka vazife veya sınıflara
nakli mümkün olanlardan, özel kanunlarına göre yükümlülük süresine tâbi
olanlar, bu yükümlülüklerini tamamlamadıkça veya malûliyetlerinin yeni
vazifelerine de mani olduğuna dair bu Kanun hükümlerine göre yeniden rapor
almadıkça bu haklarını kullanamazlar.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılan Türk Silâhlı
Kuvvetleri personelinin harp malûllüğü, iş kazası, meslek hastalığı ve
malûllük sonucu çalışma gücü kaybı ve iş göremezlik derecelerinin tespiti,
Türk Silâhlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği hükümleri esas alınarak
Kurum tarafından belirlenir.
Kamu görevlilerinin
emekliye sevk onayları
MADDE 48-
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanların yaşlılık
veya malûllük aylığı almak üzere görevleriyle ilişiklerinin kesilmesi;
a) Re'sen emekliye sevk
hallerinde, sigortalının çalıştığı göreve atamasındaki usûle göre atamaya
yetkili makamın,
b) İstek üzerine veya yaş
haddi veya malûllük hallerinde atamaya yetkili makamın,
c) Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri, belediye başkanları, belediye meclisi ve il genel meclisi
üyelerinin yaşlılık aylığı taleplerinde, malûliyet ve yaş haddi hallerinde
adlarına prim kesilmiş en son kurumun en yüksek amirinin, bunlardan bu
görevlerinden önce herhangi bir kamu kurumuna tâbi olarak çalışmayanların
son defa görev yaptıkları yer başkanının,
d) Kurumların yönetim kurulu
üyelerinin istek, malûliyet ve yaş haddi hallerinde, atanmalarında atamayı
yapan kurumun en yüksek amirinin,
e) Danıştay Başkanının istek,
malûliyet ve yaş haddi hallerinde Başbakanlık, Sayıştay Başkanının aynı
halleri için Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı,
onayı ile tekemmül eder.
Özel kanun hükümleri hariç
olmak üzere yetkili makamın emekliye sevk onayı, talep tarihinden itibaren
bir ayı geçemez. Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararname ile
atananların görevleriyle ilişiklerinin kesilmesi ilgili bakanın onayı ile
tekemmül eder.
Özelleştirilmeleri sonucu
sermayesindeki kamu payı % 50'nin altına düşen kuruluşlar ile satış veya
devri yapılmış olan kuruluşlarda çalışmakta iken emekliye ayrılanlar için
emekliye sevk onayı aranmaz. Birinci fıkranın (b) bendine göre emekliye
ayrılmak isteyenler için her durumda, istek tarihinden itibaren bir aylık
süre sonunda ilişikleri kesilmiş sayılır.
İtibarî hizmet süreleri ve
itibarî hizmet süresi primi
MADDE 49-
İtibarî hizmet süresi, bu Kanuna göre bağlanacak aylıklar ve yapılacak
toptan ödemelerin hesabında fiilen çalışılmak suretiyle geçen hizmet
sürelerine eklenen süredir. Sigortalıların aşağıda yazılı görevlerde geçen
zamlar hariç, fiilî hizmet sürelerinin her yılı için;
a) Subay (yedek subay dahil),
astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlardan;
1) Harbi doğuran genel ve
kısmî seferberliğe katılanların, harbin ilânından seferberliğin bitim
tarihine,
2) Seferberliği gerektiren iç
tedip hareketlerine fiilen katılan birliklerde görevli olanların,
çarpışmaların başlangıcından seferberliğin sona erdiği tarihe,
3) Harp veya seferberlik ilân
edilmeden, Anayasanın 92 nci maddesi veya Türkiye'nin taraf olduğu
uluslararası sözleşmeler uyarınca, yabancı ülkelere gönderilen Türk Silâhlı
Kuvvetlerinde görev yapanların, yabancı ülkeye gönderildiği tarihten
Türkiye'ye dönüş tarihine,
kadar geçen tutsaklık süreleri
dahil fiilî hizmet sürelerinin,
b) 4 üncü madde gereği
sigortalı sayılanlardan birinci fıkranın (a) bendinin (1), (2) ve (3)
numaralı alt bentlerinde yazılı hareketlere sivil görevli, er veya erbaş
olarak katılanların, bu durumlarda geçen fiilî hizmet sürelerinin, bu
tarihlerden sonra devam eden tutsaklık sürelerinin,
c) Harp halinde düşmana tutsak
düşen veya düşman tarafından enterne edilen sigortalılardan kanunları
gereğince, aylıkları ödenmek suretiyle, sözleşmeli personel hariç olmak
üzere kurumları ile ilgileri kesilmeyenlerin, bu durumlarda geçen fiilî
hizmet sürelerinin,
bir katı, itibarî hizmet
süresi olarak eklenir. Bu nedenlerle eklenecek itibarî hizmet sürelerinin
toplamı, beş yıldan fazla olamaz.
Türk Silâhlı Kuvvetleri, Milli
İstihbarat Teşkilâtı Müsteşarlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Orman Genel
Müdürlüğünde pilot olan ve olmayan uçucu, denizaltıcı, dalgıç, kurbağa adam
ve paraşütçülerin bu görevlerinde geçirdikleri fiilî hizmet sürelerinin her
yılı için altı ay itibarî hizmet süresi eklenir. Bunlardan bu maddenin
birinci fıkrasının (a) bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentlerinde
gösterilenler için itibarî hizmet süresi zamları ayrıca eklenir. Bu
fıkradaki nedenlere bağlı olarak eklenecek itibarî hizmet sürelerinin
hesabında, beş yıllık sınır uygulanmaz.
İtibarî hizmet süreleri, aylık
bağlama oranının hesabında prim ödeme gün sayısına eklenir. Bu süreler
malûllük, yaşlılık ve ölüm aylığı bağlanması için gerekli prim gün sayısı,
yaş ve emekli ikramiyesi hesabında nazara alınmaz.
Her yıl sonunda, sigortalının
fiilî hizmet süresine bu maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c)
bentleri ile ikinci fıkrası hükümleri uyarınca eklenen itibarî hizmet
süresinin her otuz günü için, yılın son ayında sigortalı adına ödenen
sigortalı ve işveren prim toplamı kadar ayrıca itibarî hizmet süresi primi
işverenden tahsil edilir. Süresinde yatırılmayan tutarlar için 89 uncu madde
hükümleri uygulanır.
ALTINCI BÖLÜM
İsteğe Bağlı Sigorta
Hükümleri
İsteğe bağlı sigorta ve
şartları
MADDE 50-
İsteğe bağlı sigorta; kişilerin isteğe bağlı olarak prim ödemek suretiyle
uzun vadeli sigorta kollarına ve genel sağlık sigortasına tâbi olmalarını
sağlayan sigortadır.
İsteğe bağlı sigortalı
olabilmek için Türkiye'de yasal olarak ikamet edenlerde;
a) Bu Kanuna tâbi zorunlu
sigortalı olmayı gerektirecek şekilde çalışmamak veya sigortalı olarak
çalışmakla birlikte, ay içerisinde 30 günden az çalışmak veya son bir yıl
içinde 360 günden az çalışmak ya da tam gün çalışmamak,
b) Kendi sigortalılığı
nedeniyle aylık bağlanmamış olmak,
c) 18 yaşını doldurmuş
bulunmak,
d) İsteğe bağlı sigorta talep
dilekçesiyle Kuruma başvuruda bulunmak,
şartları aranır.
İsteğe bağlı sigorta
başlangıcı ve sona ermesi
MADDE 51-
İsteğe bağlı sigortalılık, müracaatın Kurum kayıtlarına intikal ettiği
tarihi takip eden günden itibaren başlar.
İsteğe bağlı sigortalı olarak
prim ödenen tarihlerde, 4 üncü maddeye göre sigortalı olmayı gerektirecek
çalışması bulunduğu tespit edilenlerin, zorunlu sigortalılıkla çakışan
isteğe bağlı prim ödenen süreleri iptal edilerek, bu süreye ilişkin
ödedikleri primler ilgililere iade edilir.
İsteğe bağlı sigortalılık;
a) İsteğe bağlı
sigortalılığını sona erdirme talebinde bulunanların, primi ödenmiş son günü
takip eden günden,
b) Aylık talebinde
bulunanların, aylığa hak kazanmış olmak şartıyla talep tarihinden,
c) Ölen sigortalının ölüm
tarihinden,
itibaren sona erer.
İsteğe bağlı sigorta primi
ödenmiş süreler, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık
sigortası hükümlerinin uygulamasında dikkate alınır ve bu süreler 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak
kabul edilir.
İsteğe bağlı sigorta
primleri ve ödenmesi
MADDE 52-
İsteğe bağlı sigorta primi, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas
kazancın alt sınırı ile üst sınırı arasında, sigortalı tarafından belirlenen
günlük kazanç ve prim ödeme gün sayısı üzerinden bulunacak kazancın %
32'sidir. Bunun % 20'si malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi, %
12'si genel sağlık sigortası primidir.
İsteğe bağlı sigortalı
olanlar, bakmakla yükümlü olunan kişi olsa dahi, 60 ıncı maddenin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılır ve genel
sağlık sigortası primini de ödemekle yükümlüdürler.
Ait olduğu aydan itibaren en
geç 12 ay içinde 89 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre hesaplanacak gecikme
cezası ve gecikme zammıyla birlikte ödenmeyen süreler, sigortalılık
süresinden sayılmaz. Bu 12 aylık süreden sonra ödenen primler 89 uncu
maddenin üçüncü fıkrası hükümlerine göre iade edilir.
İsteğe bağlı sigortalıların
zorunlu sigortalılık nedeniyle prim borcunun bulunması halinde, isteğe bağlı
sigortaya tâbi ödenen primler öncelikle zorunlu sigortalılık nedeniyle
Kuruma olan borçlarına mahsup edilir.
YEDİNCİ BÖLÜM
Kısa ve Uzun Vadeli Sigorta
Kollarına
İlişkin Ortak Hükümler
Sigortalılık hallerinin
birleşmesi
MADDE 53-
Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde
yer alan sigortalılık nedenlerinden birden fazlasına aynı anda tâbi olmasını
gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (c)
bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi
esas alınarak sigortalı sayılır.
Sigortalının, 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık halleri
ile 5 inci maddenin (a) ve (e) bentlerine tâbi sigortalılık hallerinin
çakışması halinde, 4 üncü madde kapsamında sigortalı sayılır ve birinci
fıkra hükmü uygulanır.
Sigortalının, bu madde hükmüne
göre sigortalı sayılması gereken sigortalılık halinden başka bir
sigortalılık hali için prim ödemiş olması durumunda, ödenen primler birinci
fıkraya göre esas alınan sigortalılık hali için ödenmiş ve esas alınan
sigortalılık halinde geçmiş kabul edilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren ilk defa sigortalı sayılanlardan 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinden birden fazlasına tâbi olarak
çalışmış olanların aylık bağlanma taleplerinde, en son sigortalı sayıldığı
tarihten geriye doğru en fazla sigortalılığın geçtiği sigortalılık hali esas
alınır.
Aylık ve gelirlerin
birleşmesi
MADDE 54-
Bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda;
a) Uzun vadeli sigorta
kollarından;
1) Hem malûllük hem de
yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıya, bu aylıklardan yüksek olanı,
aylıklar eşitse yalnız yaşlılık aylığı,
2) Malûllük veya yaşlılık
aylığı ile birlikte, ölen eşinden dolayı da aylığa hak kazanan sigortalıya
her iki aylığı,
3) Ana ve babasından ayrı ayrı
aylığa hak kazanan çocuklara, yüksek olan aylığın tamamı, az olan aylığın
yarısı,
4) Birden fazla çocuğundan
aylığa hak kazanan ana ve babaya en fazla ödemeye imkân veren ilk iki
dosyadan yüksek olan aylığın tamamı, düşük olan aylığın yarısı,
5) Kız çocuklarının hem
eşinden, hem de ana ve babasından ölüm aylığına hak kazanması halinde,
tercih ettiği aylığı,
bağlanır.
b) Kısa vadeli sigorta
kollarından;
1) Sürekli iş göremezlik
geliriyle birlikte ölen eşinden dolayı da gelire hak kazanan eşe her iki
geliri,
2) Ana ve babadan ayrı ayrı
gelire hak kazananlara, yüksek olan gelirin tamamı, az olanın yarısı,
3) Birden fazla çocuğundan
gelire hak kazanan ana ve babaya, en fazla ödemeye imkân veren ilk iki
dosyadan yüksek olan aylığın tamamı, düşük olan aylığın yarısı,
4) Kız çocuklarının hem
eşinden, hem de ana ve babasından ölüm gelirine hak kazanması halinde tercih
ettiği geliri,
bağlanır.
c) Malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları ile iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından hak kazanılan
aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık veya
gelirlerden yüksek olanın tamamı, az olanın yarısı, eşitliği halinde ise iş
kazası ve meslek hastalığından bağlanan gelirin tümü, malûllük ve yaşlılık
aylığının yarısı bağlanır.
Birinci fıkradaki sıralamaya
göre yapılacak değerlendirmeler sonucunda, bir kişide ikiden fazla gelir
veya aylık birleştiği takdirde, bu gelir ve aylıklardan en fazla ödemeye
imkân veren iki dosya üzerinden gelir veya aylık bağlanır, diğer dosya veya
dosyalardaki gelir ve aylık hakları durum değişikliği veya diğer bir
dosyadan gelir veya aylığa hak kazanıldığı tarihe kadar düşer.
Gelir ve aylıkların
düzeltilmesi, yükseltilmesi, ödenmesi ve yoklama işlemleri
MADDE 55-
Bu Kanuna göre gelir veya aylık bağlanan sigortalı ile hak sahibi kişilerin
durumlarının, kendilerine veya başka hak sahiplerine bağlanmış bulunan gelir
veya aylık tutarının düzeltilmesini gerektirir bir şekilde değişmesi halinde
gelir veya aylık tutarları, değişikliğin meydana geldiği tarihten sonraki
ödeme dönemi başından başlanarak yeni duruma göre düzeltilir.
Bu Kanuna göre bağlanan gelir
ve aylıklar, her yılın Ocak ve Temmuz ödeme tarihlerinden geçerli olmak
üzere, bir önceki altı aylık döneme göre Türkiye İstatistik Kurumu
tarafından açıklanan en son temel yıllı tüketici fiyatları genel
indeksindeki değişim oranı kadar artırılarak belirlenir.
Sigortalıya veya hak
sahiplerine bağlanan gelir veya aylıklar, her ay peşin olarak ödenir. Gelir
ve aylıkların ödeme dönemleri, ödeme tarihleri, ödeme şekli ve ödeme
merkezleri Kurumca belirlenir.
Gelir ve aylık alma
şartlarının devam edip etmediğine yönelik yoklama işlemlerine ilişkin usûl
ve esaslar ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar,
Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelik ile düzenlenir.
Gelir ve aylık
bağlanmayacak haller
MADDE 56-
Ölen sigortalının hak sahiplerinden;
a) Kesinleşmiş yargı kararı
üzerine, kendisinden aylık bağlanacak sigortalıyı veya gelir ya da aylık
bağlanmış olan sigortalıyı, kasten öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenlere
veya bu Kanun gereğince sürekli iş göremez hale veya malûl duruma
getirenlere,
b) Kesinleşmiş yargı kararı
üzerine, kendisinden aylık bağlanacak sigortalıya veya gelir ya da aylık
bağlanmamış olan sigortalıya veya hak sahibine karşı ağır bir suç işlemesi
veya bunlara karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde
yerine getirmemesi nedeniyle ölüme bağlı bir tasarrufla mirasçılıktan
çıkarılanlara,
c) Sonraki eşinden dolayı bu
Kanuna göre gelir veya aylığa hak kazanan dul eşe, önceki eşinden,
gelir veya aylık ödenmez.
Ödenmiş bulunan gelir ve aylıklar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri
alınır.
Eşinden boşandığı halde,
boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların,
bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan
tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır.
Yaş
MADDE 57-
İş kazasıyla meslek hastalığı halinde, hak sahiplerine bağlanacak gelirlerin
hesabında, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığının hekim veya sağlık
kurulu raporu ile ilk defa tespit edildiği tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı
bulunan doğum tarihleri esas alınır.
Malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında,
sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının, mülga 2/6/1949 tarihli ve 5417
sayılı Kanun ve mülga 4/2/1957 tarihli ve 6900 sayılı Kanun ile 17/7/1964
tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli
ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı ve
8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlara, 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı
Kanunun geçici 20 nci maddesine tâbi sandıklara veya bu Kanuna göre ilk defa
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olduğu tarihte, nüfus
kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri, sigortalının bu Kanuna göre ilk
defa çalışmaya başladığı tarihten sonra doğan çocuklarının ise nüfus
kütüğüne ilk olarak yazılan doğum tarihleri esas alınır.
İş kazası, meslek hastalığı,
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından gelir ve aylık tahsisleri ile
sermaye değerinin hesabında, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığının
hekim raporuyla ilk defa tespit edildiği veya sigortalıların bu Kanuna ve bu
Kanunla yürürlükten kaldırılmış kanunlara tâbi olarak ilk defa çalışmaya
başladığı tarihten sonraki yaş düzeltmeleri dikkate alınmaz.
Nüfus kayıtlarında doğum ay ve
günleri yazılı olmayanlar 1 Temmuz’da, doğum ayı yazılı olup da günü yazılı
olmayanlar o ayın birinde doğmuş sayılır.
Türk Silâhlı Kuvvetleri
mensuplarının 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 40
ıncı maddesinde belirlenen yaş hadleri sebebiyle emeklilik işlemleri, doğum
tarihlerinde ay ve gün yazılı olmayanlar ile doğum günleri 1 Eylülden önce
olanlar için 1 Eylül, doğum günleri 1 Eylül ve daha sonra olanlar için
müteakip yılın 1 Eylül tarihinde yapılır.
Sosyal Sigorta Yüksek
Sağlık Kurulu
MADDE 58-
Bu Kanunda yazılı olan görevleri yerine getirmek üzere branşları Kurum
tarafından belirlenecek uzman hekimlerden oluşan Sosyal Sigorta Yüksek
Sağlık Kurulu kurulur. Kurul; Millî Savunma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Yüksek Öğretim Kurulu, en fazla üyeye
sahip işveren, işçi ve kamu çalışanlarını temsil eden konfederasyonlar,
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları
Konfederasyonu, Türk Tabipleri Birliği ile Kurum tarafından
görevlendirilecek birer uzman hekimden oluşur. Aynı usûlle birden fazla
Kurul oluşturmaya Bakanlık yetkilidir.
Kurula, kendi aralarından
seçecekleri üye başkanlık eder. Başkan, yokluğunda yerine bakacak üyeyi
belirler. Kurul, haftada en az bir kez ve en az yedi üye ile toplanır,
kararlar salt çoğunlukla alınır. Kurulda görevlendirilecek olan hekimlerin
hizmet süreleri üç yıl olup, üç yıl sonunda yeniden görevlendirilebilirler.
Bir takvim yılı içerisinde mazeretsiz olarak birbirini izleyen beş veya
toplam on toplantıya katılmayan üyelerin üyelikleri kendiliğinden sona erer.
Bu şekilde üyeliği sona eren üyenin yerine bir başka kişi, aynı usûlle
görevlendirilir.
Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık
Kuruluna iştirak edenlerden; katıldıkları her toplantı günü için uhdesinde
kamu görevi bulunanlara (2000), uhdesinde kamu görevi bulunmayanlara ise
(3000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak
miktarda ve ayda dört toplantıyı geçmemek üzere huzur hakkı ödenir. Kurulun
çalışmaları ile ilgili her türlü giderler Kurumca ödenir. Kurul gerek
gördüğü hallerde dışarıdan uzman kişilerin görüşüne başvurabilir.
Kurul, sigortalılar hakkında
iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik derecesi tespiti
ile çalışma gücünün malûliyeti gerektirecek derecede kaybına ilişkin Kurumca
verilen kararlardan itiraza konu olanları inceleyerek karara bağlar. Kurul,
sigortalı veya hak sahiplerinin talebi üzerine görevlendirdiği uzman bir
hekimi dinlemek zorundadır.
Kurul, bu Kanunda yazılı
görevlerle sınırlı olmak kaydıyla, mahkemelerden intikal eden ve bilirkişi
sıfatıyla rapor düzenlenmesi talep edilen dava dosyaları hakkında, gerekli
incelemeleri yaparak görüş bildirir. Mahkemeler, bahse konu dosyalar için
belirlediği bilirkişi ücretini kurul üyelerine iletilmek üzere Kuruma
gönderir.
Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık
Kurulunun hizmetlerini ifa etmesi için gerekli sekretarya işlemleri Kurumca
yerine getirilir. Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun görev, yetki,
çalışma usûl ve esasları ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve
esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Kurumun denetleme ve
kontrol yetkisi
MADDE 59-
Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin işlemlerin denetimi, Kurumun denetim ve
kontrol ile görevlendirilmiş memurları eliyle yürütülür. Askerî işyerlerine
ait sigorta işlemlerinin denetim ve kontrolü, askerî iş müfettişleri
tarafından da yapılabilir.
Kurumun denetim ve kontrol ile
görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum
alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü
delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit
oluncaya kadar geçerlidir. İşverenler ve sigortalılar ile işyeri sahipleri,
tasfiye ve iflâs idaresinin memurları, işle ilgili gerçek ve tüzel kişiler,
Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarına bilgi verilmek
üzere çağrıldıkları zaman gelmek, gerekli olan defter, belge ve delilleri
getirip göstermek ve vermek, görevlerini yapmak için her türlü kolaylığı
sağlamak ve bu yoldaki isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekle
yükümlüdürler. Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları
görevlerini yaparken, tüm kamu görevlileri gerekli kolaylığı gösterir ve
yardımcı olurlar.
Bu Kanunun uygulanması
bakımından, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları, 4857
sayılı İş Kanununda belirtilen denetim, teftiş ve kontrol yetkisini de
haizdir.
İhaleli işler ile özel bina
inşaatı işyerleri işverenlerine, Kuruma prim borçlarının bulunmadığını
gösteren ilişiksizlik belgesinin verilmesinde, 1/6/1989 tarihli ve 3568
sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Malî Müşavirlik ve Yeminli
Malî Müşavirlik Kanununa göre yetki verilmiş serbest muhasebeci malî
müşavirler ile yeminli malî müşavirler tarafından işyeri kayıtlarının
incelenmesi sonucunda Kuruma bildirildiği tespit edilen işçilik tutarlarının
uygunluğu, Kurumun denetim yetkisi saklı kalmak kaydıyla, esas alınabilir.
Usûl ve esasları Kurumca
belirlenmiş hesaplama yöntemine uygun olarak serbest muhasebeci malî
müşavirler ile yeminli malî müşavirlerce düzenlenen rapor ile Kuruma yeterli
işçilik bildirilmediği anlaşılan işyeri ve işverenlerinin, tespit edilen
fark işçilik tutarı üzerinden hesaplanacak prim, gecikme cezası ve gecikme
zammı tutarını 102 nci maddenin birinci fıkrasının (d) bendi ile (e)
bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca verilecek idarî para cezaları ile
birlikte ödemeleri kaydıyla ilişiksizlik belgesi verilebilir.
Kurumca belirlenen usûl ve
esaslara aykırı hareket ederek Kurum zararına sebebiyet verdiği anlaşılan
serbest muhasebeci malî müşavirler ile yeminli malî müşavirler tarafından
düzenlenen raporlar dikkate alınmaz ve bunların daha sonra düzenleyecekleri
raporlar Kurumca işleme konulmaz. Gerçeğe aykırı rapor düzenleyen serbest
muhasebeci malî müşavirler ile yeminli malî müşavirler, Kurumun bu nedenle
uğradığı zarardan işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu
olup, bunlar hakkında, genel hükümlere göre Kurumun takip hakkı saklıdır.
Meslek mensupları, işverenlerin devamlı işyerlerinin sigortalıları ile
yaptıkları işler ile Kurumda tescil edilmemiş veya tescil edilmiş olmakla
birlikte işçilik bildiriminde bulunulmamış olan yukarıdaki işler hakkında
inceleme yapamazlar.
Kamu idarelerinin denetim ve
kontrolle görevlendirilmiş memurları, kendi mevzuatı gereğince işyerlerinde
yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler sırasında, çalıştırılanların
sigortalı olup olmadığını da tespit ederek, sigortasız çalıştırılanları
Kuruma bildirmek zorundadır. Bu kurumlar ayrıca kendi mevzuatları gereğince
yaptıkları inceleme ve tespitler sırasında bu Kanuna göre sigortalı
sayılanların prime esas kazançlarının veya sigortalı gün sayılarının eksik
bildirilmesi sonucunu doğuran tespitlerini de en geç bir ay içinde Kuruma
bildirirler. Kurum bu bildirimleri esas almak üzere gerekli yasal işlemi
yapar. İlgililerin itiraz hakları saklıdır.
Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Genel Sağlık Sigortası
Hükümleri
BİRİNCİ BÖLÜM
Kapsamdaki Kişiler ve Tescili
Genel sağlık sigortalısı
sayılanlar
MADDE 60-
Yerleşim yeri Türkiye'de olan kişilerden;
a) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının;
1) (a) ve (c) bentleri
gereğince sigortalı sayılan kişiler,
2) (b) bendi gereğince
sigortalı sayılan kişiler,
b) İsteğe bağlı sigortalı olan
kişiler,
c) Yukarıdaki (a) ve (b)
bentlerine göre sigortalı sayılmayanlardan;
1) 18/6/1992 tarihli ve 3816
sayılı Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart
Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yeşil
kart verilen kişiler,
2) Vatansızlar ve
sığınmacılar,
3) 1/7/1976 tarihli ve 2022
sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına
Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişiler,
4) 24/2/1968 tarihli ve 1005
sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden
Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre şeref aylığı alan
kişiler,
5) 28/5/1986 tarihli ve 3292
sayılı Vatani Hizmet Tertibi Aylıklarının Bağlanması Hakkında Kanun
hükümlerine göre aylık alan kişiler,
6) 3/11/1980 tarihli ve 2330
sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre
aylık alan kişiler,
7) 24/5/1983 tarihli ve 2828
sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu hükümlerine göre
korunma, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden ücretsiz faydalanan kişiler,
8) Harp malûllüğü aylığı
alanlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamında aylık alanlar,
9) 18/3/1924 tarihli ve 442
sayılı Köy Kanununun 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre
görevlendirilen kişiler,
d) Oturma izni almış yabancı
ülke vatandaşlarından yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında sigortalı olmayan
kişiler,
e) 25/8/1999 tarihli ve 4447
sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu gereğince işsizlik ödeneğinden
yararlandırılan kişiler,
f) Bu Kanun veya bu Kanundan
önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına göre gelir veya aylık
bağlanmış olan kişiler,
g) Yukarıdaki bentlerin
dışında kalan ve başka bir ülkede sağlık sigortasından yararlanma hakkı
bulunmayan kişiler,
genel sağlık sigortalısı
sayılır.
6 ncı maddenin birinci
fıkrasının (a), (b), (c), (f), (g), (h), (ı), (j) ve (k) bentlerinde
sayılanların öncelikle, genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu
kişi olup olmadığına bakılır. Genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü
olduğu kişi ise tescili yapılmaz. Aksi takdirde birinci fıkra hükümlerinden
durumuna uyan bende göre genel sağlık sigortalısı sayılır. Birinci fıkranın
(f) bendi kapsamında gelir alması nedeniyle genel sağlık sigortalısı
sayılanlar, aynı zamanda diğer bentler gereği de genel sağlık sigortalısı
sayılması halinde (f) bendi dışındaki bentler kapsamında genel sağlık
sigortalısı sayılır.
6 ncı maddenin birinci
fıkrasının (d), (e) ve (l) bentleri kapsamında olanlar, ceza infaz kurumları
ile tutukevleri bünyesinde bulunan hükümlü ve tutuklular, kamu idarelerinin
dış temsilciliklerinde istihdam edilen ve temsilciliğin bulunduğu ülkede
sürekli ikamet izni veya bu devletin vatandaşlığını da haiz bulunan Türk
uyruklu sözleşmeli personelden, bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik kurumunda
sigortalı olduğunu belgeleyenler ile kamu idarelerinin dış
temsilciliklerinde istihdam edilen sözleşmeli personelin uluslararası sosyal
güvenlik sözleşmeleri çerçevesinde ve temsilciliğin bulunduğu ülkenin kamu
düzeninin zorunlu kıldığı hallerde, bulunulan ülkede sosyal sigorta
kapsamında sigortalı olanlar, birinci fıkranın (d) bendi kapsamına girenler
Türkiye'de bir yıldan kısa süreyle yerleşik olması halinde genel sağlık
sigortalısı ve genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi
sayılmazlar.
Birinci fıkranın (d) ve (g)
bentlerinin uygulanmasında evli olanlar için, eşlerden hangisinin bu maddeye
göre genel sağlık sigortalısı, hangisinin bakmakla yükümlü olunan kişi
olacağının tespiti kendi tercihlerine bırakılır. Diğer bentler gereği
eşlerin her ikisinin de genel sağlık sigortalılık şartlarının oluşması
halinde her ikisi de ayrı ayrı genel sağlık sigortalısı sayılır.
Genel sağlık
sigortalılığının başlangıcı, bildirimi ve tescili
MADDE 61-
Genel sağlık sigortalılığı başlangıcının tespiti ve tescil işlemleri
aşağıdaki hükümlere göre yürütülür. 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) ve (b) bentlerinde
sayılanlar; sigortalı veya isteğe bağlı sigortalı olarak tescil edildikleri
tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı sayılır ve ayrıca bir bildirime
gerek olmaksızın tescil edilmiş sayılır.
b) (c) bendinde sayılanlar;
ilgili mevzuatları gereği yeşil kart aldıkları, aylığa hak kazandıkları,
vatansız ve sığınmacı sayıldıkları, korunma, bakım ve rehabilitasyon
hizmetlerinden ücretsiz yararlanmaya başladıkları tarihten itibaren genel
sağlık sigortalısı sayılır ve ilgili kurumların kapsama alınan tarihten
itibaren bir ay içinde verecekleri genel sağlık sigortası giriş bildirgesi
ile tescil edilirler.
c) (d) bendinde sayılanlar;
Türkiye'deki yerleşim süresinin bir yılı geçtiği tarihten itibaren genel
sağlık sigortalısı sayılır ve bu tarihten itibaren bir ay içinde verecekleri
genel sağlık sigortası giriş bildirgesi ile tescil edilirler.
d) (e) bendinde sayılanlar,
işsizlik ödeneğinden yararlanmaya başladıkları tarihten itibaren genel
sağlık sigortalısı sayılır ve Türkiye İş Kurumu tarafından işsizlik
ödeneğinin bağlandığı tarihten itibaren bir ay içinde vereceği genel sağlık
sigortası giriş bildirgesi ile tescil edilirler.
e) (f) bendinde sayılanlar;
gelir veya aylıktan yararlanmaya başladıkları tarihten itibaren genel sağlık
sigortalısı sayılır ve ayrıca bir bildirime gerek olmaksızın tescil edilmiş
sayılır.
f) (g) bendinde sayılanlar;
diğer bentlere göre genel sağlık sigortalısı olmadıkları tarihten itibaren
genel sağlık sigortalısı sayılır ve bu tarihten itibaren bir ay içinde
verecekleri genel sağlık sigortası giriş bildirgesi ile tescil edilirler.
60 ıncı madde gereği genel
sağlık sigortalısı sayılanların çocukları, ana ya da babanın tescil edilmiş
olmasına bakılmaksızın ve ayrıca bir işleme gerek olmaksızın 18 yaşına kadar
genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi olarak sağlık
hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlandırılır. 18 yaşından küçük çocuğun
ana ve babası da yok ise 18 yaşına kadar 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının
(c) bendinin (7) numaralı alt bendi kapsamında primi Devlet tarafından
ödenmek üzere genel sağlık sigortalısı sayılır.
60 ıncı madde gereği genel
sağlık sigortalısı iken durumunda değişiklik olan kişilerden, aynı maddenin
birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendine veya (g) bendi
kapsamına giren kişiler durumlarında değişiklik olduğu tarihten itibaren en
geç bir ay içinde 18/6/1992 tarihli ve 3816 sayılı Kanun gereği yeşil kart
veren kuruma başvurmak zorundadır. Bu kişilere yeşil kart verilmemesi
halinde değişiklik olduğu tarihten başlamak üzere (g) bendi kapsamında genel
sağlık sigortalısı sayılırlar.
Genel sağlık sigortalılığı,
yerleşim yerinin Türkiye olmadığı veya 60 ıncı maddenin üçüncü fıkrası
gereği genel sağlık sigortası kapsamı dışına çıkılan tarihten itibaren sona
erer.
Bu maddede belirtilen genel
sağlık sigortası giriş bildirgesini süresi içinde vermeyenler hakkında 102
nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre idarî para cezası
uygulanır.
Genel sağlık sigortası giriş
bildirgesinin içerik ve şekli ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve
esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Sağlık hizmetleri ve diğer
haklar ile bunlardan yararlanma
MADDE 62-
Bu Kanun gereğince genel sağlık sigortasından sağlanacak sağlık
hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlanmak, genel sağlık sigortalısı ve
bakmakla yükümlü olduğu kişiler için bir hak, Kurum için ise bu hizmet ve
hakların finansmanını sağlamak bir yükümlülüktür.
Sağlık hizmetlerinden ve diğer
haklardan genel sağlık sigortalısı ile bakmakla yükümlü olduğu kişiler
yararlandırılır.
Bu Kanun kapsamındaki kişilere
sağlanacak sağlık hizmetleri ve diğer haklar ile kişilerden alınan primlerin
tutarı arasında ilişki kurulamaz.
İKİNCİ BÖLÜM
Sağlanan Sağlık Hizmetleri ve
Diğer Haklar
Finansmanı sağlanan sağlık
hizmetleri ve süresi
MADDE 63-
Genel sağlık sigortalısının ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlıklı
kalmalarını; hastalanmaları halinde sağlıklarını kazanmalarını; iş kazası
ile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucu tıbben gerekli görülen
sağlık hizmetlerinin karşılanmasını, iş göremezlik hallerinin ortadan
kaldırılmasını veya azaltılmasını temin etmek amacıyla Kurumca finansmanı
sağlanacak sağlık hizmetleri şunlardır:
a) Kişilerin hastalanmalarına
bakılmaksızın kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile insan sağlığına
zararlı madde bağımlılığını önlemeye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri.
b) Kişilerin hastalanmaları
halinde ayakta veya yatarak; hekim tarafından yapılacak muayene, hekimin
göreceği lüzum üzerine teşhis için gereken klinik muayeneler, laboratuvar
tetkik ve tahlilleri ile diğer tanı yöntemleri, konulan teşhise dayalı
olarak yapılacak tıbbî müdahale ve tedaviler, hasta takibi ve rehabilitasyon
hizmetleri, organ, doku ve kök hücre nakline ve hücre tedavilerine yönelik
sağlık hizmetleri, acil sağlık hizmetleri, ilgili kanunları gereğince sağlık
meslek mensubu sayılanların hekimlerin kararı üzerine yapacakları tıbbî
bakım ve tedaviler.
c) Analık sebebiyle ayakta
veya yatarak; hekim tarafından yapılacak muayene, hekimin göreceği lüzum
üzerine teşhis için gereken klinik muayeneler, doğum, laboratuvar tetkik ve
tahlilleri ile diğer tanı yöntemleri, konulan teşhise dayalı olarak
yapılacak tıbbî müdahale ve tedaviler, hasta takibi, rahim tahliyesi, tıbbî
sterilizasyon ve acil sağlık hizmetleri, ilgili kanunları gereğince sağlık
meslek mensubu sayılanların hekimlerin kararı üzerine yapacakları tıbbî
bakım ve tedaviler.
d) Kişilerin hastalanmaları
halinde ayakta veya yatarak; ağız ve diş muayenesi, diş hekiminin göreceği
lüzum üzerine ağız ve diş hastalıklarının teşhisi için gereken klinik
muayeneler, laboratuvar tetkik ve tahlilleri ile diğer tanı yöntemleri,
konulan teşhise dayalı olarak yapılacak tıbbî müdahale ve tedaviler, diş
çekimi, konservatif diş tedavisi ve kanal tedavisi, hasta takibi, travmaya
ve onkolojik tedaviye bağlı protez uygulamaları, ağız ve diş hastalıkları
ile ilgili acil sağlık hizmetleri, 18 yaşını doldurmamış kişilerin
ortodontik diş tedavileri ile 18 yaşını doldurmamış veya 45 yaşından gün
almış kişilerin diş protezlerinin 72 nci maddeye göre belirlenen tutarının %
50'si.
e) Evli olmakla birlikte çocuk
sahibi olmayan genel sağlık sigortalısı kadın ise kendisinin, erkek ise
karısının;
1) Yapılan tıbbî tedavileri
sonrasında normal tıbbî yöntemlerle çocuk sahibi olamadığının ve ancak
yardımcı üreme yöntemi ile çocuk sahibi olabileceğinin Kurumca
yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları sağlık kurulları tarafından tıbben
mümkün görülmesi,
2) 23 yaşından büyük, 39
yaşından küçük olması,
3) Son üç yıl içinde diğer
tedavi yöntemlerinden sonuç alınamamış olduğunun Kurumca yetkilendirilen
sağlık hizmet sunucuları sağlık kurulları tarafından belgelenmesi,
4) Uygulamanın yapıldığı tıbbî
merkezin Kurum ile sözleşme yapmış olması,
5) En az beş yıldır genel
sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olunan kişi olup, 900 gün genel
sağlık sigortası prim gün sayısının olması,
şartlarının birlikte
gerçekleşmesi halinde en fazla iki deneme ile sınırlı olmak üzere yardımcı
üreme yöntemi tedavileri ile bir hastalığın tedavisinin başka tıbbî bir
yöntemle mümkün olmaması ve Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları
sağlık kurulları tarafından tıbben zorunlu görülmesi halinde yardımcı üreme
yöntemi tedavileri.
f) Yukarıdaki bentler
gereğince sağlanacak sağlık hizmetleriyle ilgili teşhis ve tedavileri için
gerekli olabilecek kan ve kan ürünleri, kemik iliği, aşı, ilaç, ortez,
protez, tıbbî araç ve gereç, kişi kullanımına mahsus tıbbî cihaz, tıbbî
sarf, iyileştirici nitelikteki tıbbî sarf malzemelerinin sağlanması,
takılması, garanti süresi sonrası bakımı, onarılması ve yenilenmesi
hizmetleri.
Kurum, finansmanı sağlanacak
sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen
sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini Sağlık
Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkilidir. Kurum, bu amaçla
bilimsel komisyonlar kurar, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği
yapabilir.
60 ıncı maddede sayılan genel
sağlık sigortalısı sayılma şartlarının yitirilmesi halinde, devam etmekte
olan tedavi nedeniyle sağlanacak sağlık hizmetleri kişinin iyileşmesine
kadar sürer.
Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığının görüşü üzerine Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Kurumca sağlanmayacak
sağlık hizmetleri
MADDE 64-
Kurumca sağlanmayacak sağlık hizmetleri şunlardır:
a) Vücut bütünlüğünü sağlamak
amacıyla yapılan ve iş kazası ile meslek hastalığına, kazaya, hastalıklara
veya konjenital nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan durumlarda yapılacak
sağlık hizmetleri dışında estetik amaçlı yapılan her türlü sağlık hizmeti
ile estetik amaçlı ortodontik diş tedavileri.
b) Sağlık Bakanlığınca izin
veya ruhsat verilmeyen sağlık hizmetleri ile Sağlık Bakanlığınca tıbben
sağlık hizmeti olduğu kabul edilmeyen sağlık hizmetleri.
Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak, Kurumca
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Yol gideri, gündelik ve
refakatçi giderleri
MADDE 65-
Hekimin veya diş hekiminin muayene veya tedavi sonrası tıbben göreceği lüzum
üzerine genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık
hizmetinden yararlanmaları için muayene ve tedavi edildikleri yerleşim yeri
dışına yapılan sevkinde, ayakta tedavilerde kendisinin ve bir kişi ile
sınırlı olmak üzere refakatçisinin gidiş ve dönüş yol gideri ve
gündelikleri; yatarak tedavilerde ise gidiş ve dönüş tarihleri için
gündelikleri ile yol gideri Kurumca karşılanır.
Genel sağlık sigortalısı ve
bakmakla yükümlü olduğu kişilerin yatarak tedavileri sırasında, hekimin veya
diş hekiminin tıbben göreceği lüzum üzerine yanında kalan refakatçinin yatak
ve yemek giderleri bir kişi ile sınırlı olmak üzere Kurumca karşılanır.
Yurt içinde veya yurt dışına
yapılan sevkler nedeniyle ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek
giderlerinin tutarı 72 nci maddede belirtilen Sağlık Hizmetleri
Fiyatlandırma Komisyonu tarafından belirlenir.
Sürekli iş göremezlik veya
malûllük durumlarının tespiti, kontrolü veya periyodik sağlık muayenesi
amacıyla yapılan sağlık hizmeti giderleri ile yol ve gündelik giderleri de
bu madde hükümlerine göre ödenir.
Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Yurt dışında tedavi
MADDE 66-
63 üncü maddede sayılan sağlık hizmetlerinin yurt içindeki sağlık hizmet
sunucularından sağlanması esastır. Ancak;
a) 60 ıncı maddenin birinci
fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde sayılan genel sağlık
sigortalılarından; işverenleri tarafından Kurumca belirlenen usûle uygun
olarak veya kamu idareleri için özel mevzuatlarında belirtilen usûle uygun
olarak geçici görevle yurt dışına gönderilenlere, acil hallerde,
b) 60 ıncı maddenin birinci
fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde sayılan genel sağlık
sigortalılarından; işverenleri tarafından Kurumca belirlenen usûle uygun
olarak veya kamu idareleri için özel mevzuatlarında belirtilen usûle uygun
olarak sürekli görevle yurt dışına gönderilenler ile bunların yurt dışında
birlikte yaşadıkları bakmakla yükümlü olduğu kişilere,
c) Sağlık Bakanlığının uygun
görüşü üzerine yurt içinde tedavisi mümkün olmadığı tespit edilen kişilerin,
sağlık hizmetleri yurt dışında
sağlanır.
Ancak, yukarıdaki fıkranın (a)
ve (b) bentleri gereği yurt dışında sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca
karşılanacak bedelleri, yurt içinde sözleşmeli sağlık hizmet sunucularına
ödenen tutarı geçemez. Bu tutarı aşan kısım işverenler tarafından ödenir.
Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri saklıdır.
Bakanlar Kurulu kararı ile
birlik halinde ya da kamu idarelerinin yetkili makamlarınca yurt dışına
askerî veya güvenlik amaçlı görevlendirilenlerin, bu Kanun kapsamına giren
sağlık hizmetlerinin sağlanması ile bu hizmetlere ilişkin giderlerin yurt
içindeki sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularına ödenen tutarı aşan kısmı,
kurumlarınca karşılanır.
Kurum, birinci fıkranın (a) ve
(b) bentleri kapsamındaki kişilerin sağlık hizmetlerini, bu kişilerin geçici
veya sürekli görev süresince genel sağlık sigortası için Kuruma ödenen prim
tutarını geçmemek kaydıyla, ilgili ülkede sağlık sigortası yaptırmak
suretiyle de sağlayabilir.
Birinci fıkranın (c) bendi
gereğince yurt dışına sevk edilen kişilerin sağlık hizmeti bedelinin tümü
ödenir. Ancak bu tutar varsa Kurumun yurt dışında sevke konu tedaviye
ilişkin sözleşmeli olduğu sağlık hizmet sunucularına ödenen tutarı geçemez.
Bu kişilerin 65 inci madde hükümlerine göre yapılacak giderleri ayrıca
karşılanır.
Yukarıdaki haller dışında,
yurt dışında sağlık hizmetlerine ilişkin giderler Kurumca ödenmez.
Bu maddenin uygulanmasında 4
üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olması
nedeniyle genel sağlık sigortalısı sayılanların daimi olarak altı aydan
fazla süreyle yurt dışında görevlendirilmeleri durumu, sürekli görevle yurt
dışına gönderilme sayılır.
Kamu idarelerinde çalışan
sigortalılar dışında 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamındaki sigortalıların geçici veya sürekli görevlendirilmesine ilişkin
usûller ve süreler ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve
esaslar, ilgili Bakanlıkların görüşü alınarak Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Sağlık Hizmetlerinden
Yararlanma Şartları ve Katılım Payı
Sağlık hizmetlerinden
yararlanma şartları
MADDE 67-
18 yaşını doldurmamış olan kişiler, tıbben başkasının bakımına muhtaç olan
kişiler, acil haller, iş kazası ile meslek hastalığı halleri, bildirimi
zorunlu bulaşıcı hastalıklar, 63 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c)
bentleri gereğince sağlanan sağlık hizmetleri, 75 inci maddede sayılan afet
ve savaş ile grev ve lokavt hali hariç olmak üzere sağlık hizmetlerinden ve
diğer haklardan yararlanabilmek için;
a) 60 ıncı maddenin birinci
fıkrasının (f) bendi hariç diğer bentleri gereği genel sağlık sigortalısı ve
bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu
tarihten önceki son bir yıl içinde toplam 30 gün genel sağlık sigortası prim
ödeme gün sayısının olması,
b) 60 ıncı maddenin birinci
fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (b), (d) ve (g)
bentlerine tâbi olan genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu
kişilerin yukarıdaki bentte sayılan şartla birlikte, sağlık hizmeti
sunucusuna başvurduğu tarihte kısa ve uzun vadeli sigorta primleri dahil
genel sağlık sigortası prim borcunun bulunmaması,
şarttır.
Ayrıca genel sağlık
sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık hizmetlerinden ve
diğer haklardan yararlanabilmeleri için sağlık hizmet sunucularına
başvurduklarında acil haller hariç olmak üzere (acil hallerde ise acil halin
sona ermesinden sonra); nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, evlenme cüzdanı,
pasaport veya Kurum tarafından verilen resimli sağlık kartı belgelerinden
birinin gösterilmesi zorunludur.
Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Katılım payı alınması
MADDE 68-
63 üncü maddede sayılan sağlık hizmetlerinden katılım payı alınacak olanlar
şunlardır:
a) Ayakta tedavide hekim ve
diş hekimi muayenesi.
b) Ortez, protez, iyileştirme
araç ve gereçleri.
c) Ayakta tedavide sağlanan
ilaçlar.
Katılım payı, birinci fıkranın
(a) bendindeki sağlık hizmetleri için 2 Yeni Türk Lirası olarak uygulanır.
Katılım payı, (b) ve (c) bendindeki sağlık hizmetleri için gereksiz
kullanımı azaltma, sağlık hizmetlerinin niteliği itibarıyla hayati öneme
sahip olup olmaması, kişilerin prime esas kazançlarının, gelir ve
aylıklarının tutarı ve benzeri ölçütler dikkate alınarak % 10 ilâ % 20
oranları arasında olmak üzere Kurumca belirlenir. Birinci fıkranın (a)
bendindeki sağlık hizmetleri için belirlenen katılım payı tutarı, 4/1/1961
tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden
değerleme oranı kadar her yıl artırılır. Birinci fıkranın (a) bendi gereği
belirlenen katılım payını, birinci basamak sağlık hizmet sunucularında
yapılan muayenelerde almamaya ya da daha düşük tutarlarda belirlemeye Kurum
yetkilidir.
İkinci fıkrada belirtilen
katılım payı tutarı ve oranları, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla
yükümlü olduğu kişilerin sevk zincirine uymadan, diğer basamaktaki sağlık
hizmet sunucularına doğrudan müracaatları halinde % 50 oranında artırılarak
uygulanır.
Genel sağlık sigortalısı ve
bakmakla yükümlü olduğu kişilerin birinci fıkranın (b) bendi gereği
ödeyecekleri katılım payının tutarı, sağlık hizmetinin alındığı tarihteki
asgarî ücretin % 75'ini geçemez.
63 üncü maddenin birinci
fıkrasının (e) bendi gereğince sağlanan ve bir hastalığın tedavisinin başka
tıbbî bir yöntemle mümkün olmaması nedeniyle yapılacak yardımcı üreme
yöntemi tedavisi dışındaki, yardımcı üreme yöntemi tedavisinde katılım payı
ilk denemede % 30, ikinci denemede % 25 oranında uygulanır. Ancak katılım
payında dördüncü fıkra gereği uygulanan üst limit dikkate alınmaz.
60 ıncı maddenin birinci
fıkrasının (c) bendinin (1), (2) ve (3) numaralı alt bentleri gereği genel
sağlık sigortalısı sayılanlar ile bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerin
ödemiş oldukları katılım payları, talepleri halinde, 29/5/1986 tarihli ve
3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu hükümlerine göre
kendilerine geri ödenir.
Katılım paylarını, gelir veya
aylık alan kişilerin gelir veya aylıklarından, çalışanların ücret veya
maaşlarından mahsup edilmek suretiyle tahsile ve katılım paylarının ödenme
usûlünü belirlemeye Kurum yetkilidir. Sözleşmeli sağlık hizmeti
sunucularına, tahsil ettikleri katılım payı düşüldükten sonra kalan tutar
ödenir.
Katılım paylarının
hesaplanmasında 72 nci maddeye göre tespit edilen sağlık hizmeti tutarları
esas alınır. Kurumca belirlenen katılım paylarını tahsil etmeyen sağlık
hizmet sunucularına 102 nci maddenin (j) bendi gereğince idarî para cezası
uygulanır.
Katılım paylarının ödenme
usûlleri ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum
tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Katılım payı alınmayacak
haller, sağlık hizmetleri ve kişiler
MADDE 69-
68 inci maddede sayılan sağlık hizmetlerinden katılım payı alınmayacak
haller, sağlık hizmetleri ve kişiler şunlardır:
a) İş kazası ile meslek
hastalığı halleri ile askerî tatbikat ve manevralarda sağlanan sağlık
hizmetleri.
b) 75 inci maddede yer alan
afet ve savaş hali nedeniyle sağlanan sağlık hizmetleri.
c) Aile hekimi muayeneleri ve
kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri.
d) Sağlık kurulu raporu ile
belgelendirilmek şartıyla; Kurumca belirlenen kronik hastalıklar ve hayati
önemi haiz 68 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sağlık
hizmetleri ile organ nakli.
e) Kontrol muayeneleri.
f) 60 ıncı maddenin birinci
fıkrasının (c ) bendinin (4), (5), (6), (7) ve (8) numaralı alt bentleri
kapsamında sayılanlar, vazife malûlleri ile 4 üncü maddenin üçüncü
fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde sayılanlar.
Bu madde gereğince katılım
payı alınmayacak sağlık hizmetlerini tek tek veya gruplandırarak tespite
Kurum yetkilidir.
Hizmet basamakları ve sevk
zinciri
MADDE 70-
Bu Kanunun uygulanması bakımından sağlık hizmeti sunucuları birinci, ikinci
ve üçüncü basamak olarak Sağlık Bakanlığı tarafından sınıflandırılır. Bu
basamaklar ve sağlık hizmet sunucuları arasında sevk zinciri; tanı, ön tanı,
hekimlerin ve diş hekimlerinin uzmanlıkları dikkate alınmak suretiyle tüm
yurtta veya il ya da ilçe bazında Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurum
tarafından belirlenir. Aile hekimleri birinci basamak hizmet sunucuları
içinde yer alır.
Kurumca sağlık hizmetlerinin
sağlanabilmesi için, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu
kişiler sevk zinciri kurallarına uygun hareket etmek zorundadır.
İş kazası ile meslek
hastalığı, afet ve savaş hali ile acil haller dışında, sevk zincirine
uyulmadan genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler
tarafından sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularına yapılan başvurular sonucu
alınan sağlık hizmetlerinin 72 nci madde gereği belirlenen tutarının % 70'i
Kurumca ödenir. Aradaki fark, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü
olduğu kişiler tarafından ödenir.
Kimlik tespiti ve acil
haller
MADDE 71-
Sağlık hizmeti sunucuları, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü
olduğu kişilere sağlık hizmeti sunumu aşamasında (acil hallerde ise acil
halin sona ermesinden sonra), 67 nci maddenin ikinci fıkrasında sayılan
belgeleri ve bu belgelerin başvuran kişiye ait olup olmadığını kontrol etmek
zorundadır. Bu zorunluluğu yerine getirmeyen sağlık hizmet sunucuları
hakkında 102 nci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi gereği idarî para
cezası uygulanır.
Genel sağlık sigortalısı ve
bakmakla yükümlü olduğu kişilerin kendi adına bir başkasının sağlık hizmeti
almasını veya Kurumdan haksız bir menfaat temin etmesini sağlaması yasaktır.
Bu fiilleri işleyenlerden Kurumun uğradığı zararın iki katı kanunî faiziyle
birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilir ve ilgililer hakkında
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri uygulanır.
Bu Kanunun uygulamasında acil
hallerin ve acil sağlık hizmetlerinin neler olduğuna, hangi yöntem ve
ölçütlerle tespit edileceğine ilişkin hususlar, Sağlık Bakanlığının uygun
görüşü üzerine Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Malî ve Çeşitli Hükümler
Sağlık hizmetlerinin ödenecek
bedellerinin belirlenmesi
MADDE 72-
63 üncü madde hükümlerine göre sağlanan sağlık hizmetlerinin ve 65 inci
madde gereği ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin Kurumca
ödenecek bedellerini; sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, sağlık
hizmetlerinin maliyeti, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış
olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibariyle hayati öneme
sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, teşhis ve tedavi
maliyetini esas alan maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası
bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her bir sağlık hizmeti için belirlemeye
Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu yetkilidir.
Komisyon; Maliye Bakanlığını,
Sağlık Bakanlığını, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığını, Hazine
Müsteşarlığını ve Kurumu temsilen toplam beş üyeden oluşur. Komisyon
kararlarını yılı merkezî yönetim bütçesi yönünden Maliye Bakanlığının
görüşünü almak suretiyle salt çoğunluk ile alır; kararlar Resmî Gazetede
yayımlanır. Komisyonca gerekli görülen hallerde sağlık hizmetlerinin
türlerine göre birden fazla alt komisyon kurulabilir. Komisyonun sekretarya
işlemleri Kurumca yerine getirilir.
Sağlık Hizmetleri
Fiyatlandırma Komisyonuna iştirak edenlere, ayda iki defadan fazla olmamak
üzere katıldıkları her toplantı günü için (3000) gösterge rakamının memur
aylık katsayısı ile çarpılarak bulunacak tutarı üzerinden toplantı ücreti
ödenir. Komisyon çalışmaları ile ilgili her türlü giderler Kurumca ödenir.
Kurum, Komisyon adına
çalışmalarına başlamadan önce Yüksek Öğretim Kurulunun, Türk Tabipleri
Birliğinin, Türk Diş Hekimleri Birliğinin, Türk Eczacıları Birliğinin,
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin, Türkiye Sigorta ve Reasürans
Şirketleri Birliğinin, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonunun, en
fazla üyeye sahip ilk üç işçi ve kamu çalışanları konfederasyonunun, en
fazla üyeye sahip Optisyenlik Derneğinin, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları
Konfederasyonunun, en fazla üyeye sahip özel sağlık kurum ve kuruluşları
dernekleri veya federasyonlarının, en fazla üyeye sahip özel polikliniklerin
dernek veya federasyonlarının, en fazla üyeye sahip özel tıbbî malzeme
üretici veya ithalatçıları dernekleri veya federasyonlarının, en fazla üyeye
sahip tıp uzmanlık derneklerinin ve Komisyonca uygun görülecek diğer kurum
ve kuruluşların görüşlerini alır. İlgili kurumlar bir ay içinde görüşlerini
göndermek zorundadır. Komisyon çalışmalarının başlangıcında, bu kurumların
temsilcilerinin katılımı ile oluşturulacak toplantıda görüşlerini sözlü
olarak da dinler.
Sağlık Hizmetleri
Fiyatlandırma Komisyonunun çalışmasına, görev ve yetkileri ile bu maddenin
uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Komisyon üyesi kurumların
görüşleri alınarak Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Sağlık hizmetlerinin
sağlanma yöntemi ve sağlık giderlerinin ödenmesi
MADDE 73-
Bu Kanuna göre sağlık hizmetleri, Kurum ile yurt içindeki veya yurt
dışındaki sağlık hizmeti sunucuları arasında yapılan sözleşmeler yoluyla
ve/veya bu Kanun hükümlerine uygun olarak genel sağlık sigortalısı ve
bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından
satın aldıkları sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesi suretiyle sağlanır.
Kurum, sağlık hizmet
sunucularının sözleşme başvurularının değerlendirilmesinde,
sonuçlandırılmasında ve uygulanmasında sağlık hizmeti sunucuları arasında;
sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından satın aldıkları sağlık hizmeti
giderlerinin ödenmesi aşamasında ise genel sağlık sigortalıları ve bakmakla
yükümlü olduğu kişiler arasında tarafsızlık, hakkaniyet ve açıklık
ilkelerine uymak ve bunun uygulandığının izlenebileceği bir sistem kurmak ve
tıbbî etik ve deontoloji kurallarına uygunluğu aramak zorundadır.
Kurum, provizyon işlemlerini
yürütmek üzere sağlık hizmeti sunucularının mahallinde provizyon merkezi
açabilir ve personel çalıştırabilir. Sözleşmeli sağlık hizmeti sunucuları,
bu amaçla Kuruma uygun bağımsız mekân tahsis etmek zorundadır.
Sözleşmeli sağlık hizmeti
sunucuları, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerden
sözleşmeli olduğu sağlık hizmetleri için otelcilik hizmetleri ile öğretim
üyesi tarafından sağlanan sağlık hizmetleri dışında, herhangi bir fark
ödemesi talep edemez. Otelcilik hizmeti ile öğretim üyesi tarafından
sağlanan sağlık hizmetleri için genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü
olduğu kişilerden alınabilecek fark ödemesi, 72 nci maddeye göre belirlenen
tutarın iki katını geçemez. Bu farkın alınabilmesi için, kişilerin fark
ödemeyi kabul ettiğinin yazılı olarak belgelenmesi zorunludur. Otelcilik
hizmeti ile öğretim üyesi tarafından sağlanan sağlık hizmetleri dışında veya
belirlenen tavanın üzerinde fark alınması halinde, sözleşmeli sağlık hizmeti
sunucularının sözleşmeleri bir yıl süreyle feshedilir.
Sözleşmesiz sağlık hizmeti
sunucularından acil hallerde alınan sağlık hizmeti bedeli, 72 nci madde
gereği sözleşmeli sağlık hizmeti sunucuları için belirlenen bedeller esas
alınarak genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere fatura
karşılığı ödenir. Sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucuları, acil hallerde genel
sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerden veya Kurumdan
herhangi bir fark talep edemez.
70 inci maddedeki hükümlere
uyulmak şartıyla, sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından sağlık hizmeti
almayı tercih eden genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu
kişilere, 72 nci madde gereği sözleşmeli sağlık hizmeti sunucuları için
belirlenen bedellerin % 70'i fatura karşılığı ödenir. 70 inci madde
hükümlerine uymaksızın sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından sağlık
hizmeti almayı tercih eden genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü
olduğu kişilere, 72 nci madde gereği sözleşmeli sağlık hizmeti sunucuları
için belirlenen bedellerin % 50'si fatura karşılığı ödenir.
Sözleşmesiz sağlık hizmeti
sunucularından satın alınan sağlık hizmeti bedelinin bu maddenin dördüncü ve
beşinci fıkralarına göre Kurumca ödenebilmesi için; Sağlık Bakanlığı veya
ilgili kamu idareleri tarafından ödenecek sağlık hizmetine ilişkin sağlık
hizmeti sunucularına ruhsat veya izin verme uygulamasının olması halinde
ruhsat veya izin alınmış olması, ayrıca Kurumca sözleşmesiz sağlık hizmeti
sunucusunun şartlarının sözleşmeli sağlık hizmeti sunucusunda aranan
şartlara uygun olduğunun kabul edilmesi şarttır.
Sağlık hizmeti sunucuları,
genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık
hizmetlerinden yararlanmaya müstahak olup olmadığını, Kurumun elektronik
veya diğer ortamlarda sağlayacağı yöntemlere uygun olarak kontrol etmek ve
belgelemek zorundadır.
Sağlık hizmeti satın alma
sözleşmelerinin hazırlanması ve akdedilmesi, sağlık hizmeti giderlerinin
ödenmesi ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum
tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Genel sağlık sigortası
gelirlerinin kullanım amacı, kısa ve uzun vadeli sigorta kolları için
yapılan sağlık harcamaları
MADDE 74-
Genel sağlık sigortası prim gelirleri; yönetim giderleri, genel sağlık
sigortasından sağlanan sağlık hizmetleri ve diğer haklar dışında başka bir
amaçla kullanılamaz.
Uzun ve kısa vadeli sigorta
kolları bakımından sürekli iş göremezlik, malûllük, çalışma gücü kaybı
hallerinin tespiti veya bu amaçla yapılan kontroller nedeniyle oluşan sağlık
hizmeti giderleri ile 72 nci maddeye göre, usûl ve esasları Kurumca
belirlenecek gündelik ve yol giderleri, refakatçı giderleri, kısa ve uzun
vadeli sigorta kolları prim gelirlerinden karşılanır.
Doğal afetler veya savaş
hali
MADDE 75-
15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle
Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun kapsamındaki afetler
ile 4/11/1983 tarihli ve 2941 sayılı Seferberlik ve Savaş Hali Kanunu
gereğince ilân edilen savaş halinde genel sağlık sigortalısı ve bakmakla
yükümlü olduğu kişilerin sağlık hizmetleri Kurum tarafından sağlanmaya devam
edilir. Ancak, afet veya savaş hallerine bağlı nedenlerden dolayı Kurumca
yapılan sağlık hizmeti giderleri, giderlerin ödendiği takvim yılı sonu esas
alınarak genel bütçeden Kuruma bir yıl içinde transfer edilir.
İşverenin, genel sağlık
sigortalısının ve üçüncü kişilerin sorumluluğu
MADDE 76-
İşveren, iş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına tutulan genel sağlık
sigortalısına sağlık durumunun gerektirdiği sağlık hizmetlerini derhal
sağlamakla yükümlüdür. Bu amaçla işveren tarafından yapılan ve belgelere
dayanan sağlık hizmeti giderleri ve 65 inci madde hükümlerine göre yapılacak
masraflar Kurum tarafından karşılanır.
Birinci fıkrada belirtilen
yükümlülüklerin yerine getirilmesindeki ihmalinden veya gecikmesinden
dolayı, genel sağlık sigortalısının tedavi süresinin uzamasına veya malûl
kalmasına veya malûllük derecesinin artmasına sebep olan işveren, Kurumun bu
nedenle yaptığı her türlü sağlık hizmeti giderini ödemekle yükümlüdür.
İlgili kanunları gereğince
sağlık raporu alınması gerektiği halde sağlık raporuna dayanmaksızın veya
alınan raporlarda söz konusu işte çalışması tıbbî yönden elverişli olmadığı
belirtildiği halde genel sağlık sigortalısını çalıştıran işverenlere, bu
nedenle Kurumca yapılan sağlık hizmeti giderleri tazmin ettirilir.
İş kazası ile meslek
hastalığı, işverenin kastı veya sigortalının iş sağlığını koruma ve iş
güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi sonucu olmuşsa,
Kurumca yapılan sağlık hizmeti giderleri işverene tazmin ettirilir.
İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.
Hekim veya diş hekimi sağlık
raporu ile belli bir işte çalışamayacağı belgelenen 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kişiler bu işte çalıştırılamaz.
Bu kişileri çalıştıran işverenler, genel sağlık sigortalısının aynı hastalık
sebebiyle Kurumca yapılan masraflarını ödemekle yükümlüdür. Bu kişiler, bir
başka işverene ait işyerinde çalışmış ise, bu durumu bilerek çalıştıran
işveren ile genel sağlık sigortalısı, doğacak masraflardan Kuruma karşı
müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Genel sağlık sigortalısına ve
bunların bakmakla yükümlü olduğu kişiler için Kurumun sağlık hizmeti
sağlamasına veya bu kişilerin tedavi süresinin uzamasına, kastı veya kusurlu
bir hareketi veya ilgili kanunlarla verilmiş bir görevi yapmaması veya
savsaması nedeniyle sebep olduğu mahkeme kararıyla tespit edilen üçüncü
kişilere, Kurumun yaptığı sağlık hizmeti giderleri tazmin ettirilir.
Sözleşmeli sağlık hizmeti
sunucularının duyurulması ve sağlık hizmet sunucusunu seçme serbestisi
MADDE 77-
Bu Kanun gereğince genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu
kişilerin sağlık hizmetinden yararlanmak için başvuracakları yurt içinde
veya yurt dışındaki sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularının unvan, isim ve
adresleri Kurumca elektronik ortamda veya diğer yöntemlerle duyurulur.
Genel sağlık sigortalıları ve
bakmakla yükümlü olduğu kişiler, sağlık hizmeti sunucuları arasından, genel
sağlık sigortasıyla ilgili diğer madde hükümlerine uymak şartıyla istediğini
seçme hakkına sahiptir.
Sağlık hizmeti
sunucularının kayıt ve bildirim zorunluluğu ve kontrol yetkisi
MADDE 78-
Kurum ile sözleşmesi olup olmadığına bakılmaksızın tüm sağlık hizmeti
sunucuları, sağlık hizmeti sunduğu tüm kişilere ait sözleşme hükümlerinde
yer verilen bilgileri, belirlenen yöntemlere ve süreye uygun biçimde
elektronik ortamda veya yazılı olarak Kuruma göndermek zorundadır. Bu
bilgiler gönderilmeksizin talep edilen sağlık hizmeti bedelleri, bilgiler
gönderilinceye kadar ödenmez.
Genel sağlık sigortalısı ve
bakmakla yükümlü olduğu kişinin sağlık bilgilerinin gizliliği esastır.
Sağlık bilgilerinin ne şekilde korunacağı, ulusal güvenlik nedeniyle sağlık
bilgisi paylaşıma açılmayacak kişilerin tespiti ilgili bakanlıkların önerisi
üzerine Bakanlıkça tespit edilir.
Kurum, genel sağlık sigortası
hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili olarak işverenler, sağlık hizmeti
sunucuları ve diğer gerçek ve tüzel kişiler nezdindeki defter, belge ve
bilgileri inceleyebilir, ibrazını isteyebilir.
Kurum, bu Kanunda belirtilen
görevleriyle ilgili olarak sağlık hizmeti sunucularının yürüttüğü hizmet ve
işlemleri kontrol yetkisine sahiptir. Kurum, bu yetkisini görevlendirdiği
personeli vasıtasıyla veya kamu kurumları ve özel kurumlardan hizmet satın
almak suretiyle kullanabilir.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Primlere İlişkin Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Prim Alınması, Prime Esas
Kazanç, Prim Oranları ve Asgarî İşçilik
Prim alınması zorunluluğu
MADDE 79-
Kısa ve uzun vadeli sigortalar ile genel sağlık sigortası için, bu Kanunda
öngörülen her türlü ödemeler ile yönetim giderlerini karşılamak üzere Kurum
prim almak, ilgililer de prim ödemek zorundadır.
Kurumca tahsil edilen genel
sağlık sigortası primleri, tahsil edilmesini müteakip doğrudan Kurum
bütçesinin genel sağlık sigortası kalemine aktarılır.
Prime esas kazançlar
MADDE 80-
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki
sigortalıların prime esas kazançlarının hesabında;
a) Hak edilen ücretler ile
prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay için yapılan
ödemelerin brüt toplamı esas alınır.
b) Ölüm, doğum ve evlenme
yardımları, görev yollukları, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem
tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa
tazminatları, emekli ikramiyesi ile Bakanlıkça tutarları yıllar itibarıyla
belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, özel sağlık sigortalarına ve
bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgarî ücretin % 30'unu
geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları
tutarları, görevin yerine getirilmesi için zorunlu olarak yapılan aynî
yardımlar ile Bakanlıkça belirlenecek diğer aynî yardımların asgarî ücretin
% 30'unu geçmeyen kısmı, prime esas kazanca tâbi tutulmaz.
c) Bu Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tâbi sigortalılara ödenen döner
sermaye katkı payları ve döner sermayelerden başka adla yapılan bu
nitelikteki her türlü ödemeler ile ikramiyeler ve benzeri ödemelerden en
yüksek Devlet memuru aylığının % 200'ünü aşan kısmı prime esas kazanca tâbi
tutulmaz.
Yukarıdaki fıkranın (b) ve (c)
bentlerinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm
ödemeler prime esas kazanca tâbi tutulur. Diğer kanunlardaki prime tâbi
tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanunun
uygulanmasında dikkate alınmaz.
Ücretler hak edildikleri aya
mal edilmek suretiyle prime tâbi tutulur. Diğer ödemeler ise öncelikle
ödendiği ayın kazancına dahil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin üst
sınırı aşan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak oniki
ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas
kazançlarına ilave edilir. Toplu iş sözleşmelerine tâbi işyerleri
işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara
istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut
olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82 nci madde
hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tâbi olduğu en son
ayın kazancına dahil edilir. Bu durumlarda sigorta primlerinin, yukarıda
belirtilen mercilerin kararlarının kesinleşme tarihini izleyen ayın sonuna
kadar ödenmesi halinde, gecikme cezası ve gecikme zammı alınmaz ve 102 nci
madde hükümleri uygulanmaz.
Saatlik, günlük, haftalık veya
aylık olarak belirli bir ücrete dayanmış olmayıp da komisyon ücreti ve kâra
katılma gibi belirsiz zaman ve tutar üzerinden ücret alan sigortalıların
prim ve ödeneklerinin hesabında esas tutulacak günlük kazançları, 82 nci
madde hükmüne göre belirlenen alt sınırdır.
Bir işverene tâbi olarak
çalışan sigortalının belirli ücretinin dışında ayrıca yukarıdaki fıkra
kapsamında ücret alması halinde, prime esas günlük kazancı bunların
toplamından oluşur.
Bu Kanun gereğince primlerin
hesabına esas tutulacak günlük kazanç, sigortalının, bir ay için prime esas
tutulan kazancının otuzda biridir. Ancak günlük kazancın hesabına esas
tutulan ay içindeki bazı günlerde çalışmamış ve çalışmadığı günler için
ücret almamış sigortalının günlük kazancı, o ay için prime esas tutulan
kazancının ücret aldığı gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır.
Sigortalıların günlük
kazançlarının hesabında esas tutulan gün sayıları, aynı zamanda, bunların
prim ödeme gün sayılarını gösterir. Ancak, işveren ve sigortalı arasında
kısmî süreli hizmet akdinin yazılı olarak yapılmış olması kaydıyla, ay
içerisinde günün bazı saatlerinde çalışan ve çalıştığı saat karşılığında
ücret alan sigortalının ay içindeki prim ödeme gün sayısı, ay içindeki
toplam çalışma saati süresinin 4857 sayılı İş Kanununa göre belirlenen
haftalık çalışma süresine göre hesaplanan günlük çalışma saatine bölünmesi
suretiyle bulunur. Bu şekildeki hesaplamada gün kesirleri bir gün kabul
edilir.
İşveren ve sigortalı arasında
çağrı üzerine çalışmaya dayalı yazılı iş sözleşmesinde taraflar arasında
çalışma süresi gün, hafta ve ay olarak belirlenmemiş ise, sigortalının ay
içindeki prim ödeme gün sayısı yukarıdaki fıkra hükmüne göre hesaplanır.
4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların aylık prime esas
kazançları, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt
sınırı ile üst sınırı arasında kalmak şartı ile kendileri tarafından beyan
edilecek günlük kazancın otuz katıdır. Bu sigortalılar tarafından Kurumca
belirlenen sürelerde aylık prime esas kazanç beyan edilir. Ancak beyan
edilen kazançta bir değişiklik olması durumunda, sigortalının yeniden beyan
ettiği kazanç üzerinden hesaplanan prim tahsil edilir.
4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişi, aynı zamanda işveren
ise beyan edeceği aylık kazancı, çalıştırdığı sigortalıların kazancının en
yükseğinden az olamaz. Beyanda bulunmayan sigortalının primleri, prime esas
asgarî aylık kazanç üzerinden hesap ve tahsil edilir. Beyanda bulunmayan
veya beyan ettiği kazancın düşük olduğu tespit edilen sigortalıların prime
esas kazançları, tespit edilen kazanç düzeyine çıkartılarak beyan edilen
kazançla arasındaki farkın primi 89 uncu madde hükümlerine göre gecikme
cezası ve gecikme zammı uygulanmak suretiyle tahsil edilir.
Sigortalı olmayı gerektiren
şekilde birden fazla işte çalışılması halinde, bu Kanun gereğince alınacak
primlerine esas tutulacak aylık ve günlük kazancının tespitinde, yalnızca bu
Kanunun 53 üncü maddesine göre belirlenen 4 üncü maddenin ilgili bendi
kapsamındaki işlerden elde ettiği aylık ve günlük kazanç tutarı ayrı ayrı
dikkate alınır ve primler buna göre hesaplanır.
Yalnızca genel sağlık
sigortasına tâbi olanlar bakımından prime esas aylık kazancın tespitinde; 60
ıncı maddenin birinci fıkrasının (d) ve (g) bentlerinde sayılan kişiler için
82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının iki
katının otuz günlük tutarı, 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde
belirtilen kişiler için asgarî ücret, 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının
(e) bendi ile 5 inci maddenin (f) bendinde belirtilen kişiler için ise prime
esas asgarî kazanç tutarı esas alınır.
Bu maddenin uygulamasına
ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Prim oranları ve Devlet
katkısı
MADDE 81-
Bu Kanun gereğince alınacak sigorta prim oranları aşağıdaki şekildedir:
a) Malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları prim oranı, sigortalının prime esas kazancının % 20'sidir. Bunun
% 9'u sigortalı hissesi, % 11'i işveren hissesidir.
b) Bu Kanunda belirtilen fiilî
hizmet zammı uygulanan işlerde çalışan sigortalılar için uygulanacak
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim oranı, (a) bendinde belirtilen %
20 oranının, her yıl için 40 ıncı maddeye göre eklenen fiilî hizmet gün
sayısının 360'a bölümü sonucu bulunacak oranda artırılması suretiyle
belirlenir. Bu şekilde bulunan oran ile (a) bendinde belirtilen % 20 oranı
arasındaki farka ait primin tamamı işveren tarafından ödenir.
c) Kısa vadeli sigorta kolları
prim oranı, yapılan işin iş kazası ve meslek hastalığı bakımından gösterdiği
tehlikenin ağırlığına göre % 1 ilâ % 6,5 oranları arasında olmak üzere, 83
üncü maddeye göre Kurumca belirlenir. Bu primin tamamını işveren öder.
d) 5 inci maddenin birinci
fıkrasının (b) bendinde belirtilen öğrenciler ile (e) bendinde belirtilen
kursiyerler için prim oranı prime esas kazançlarının % 1'idir. Kursiyerlerin
prime esas günlük kazançlarının hesaplanmasında prime esas günlük kazanç alt
sınırı dikkate alınır. Aday çırak, çırak ve meslekî eğitim gören
öğrencilerin prime esas kazancı ilgili kanunlarında belirtilen şekilde
uygulanır.
e) Yaşlılık aylığı almakta
iken bu Kanuna tâbi bir işte çalışanlara uygulanacak sosyal güvenlik destek
primi oranı (a), (c) ve (f) bentlerinde belirtilen prim oranlarının toplamı
kadardır. Sigortalı ve işveren hissesi bu bentlerde belirtilen oranlardadır.
f) Genel sağlık sigortası
primi, kısa ve uzun vadeli sigorta kollarına tâbi olanlar için 82 nci
maddenin birinci fıkrasına göre hesaplanan prime esas kazancın % 12,5'idir.
Bu primin % 5'i sigortalı, % 7,5'i ise işveren hissesidir. Yalnızca genel
sağlık sigortasına tâbi olanların genel sağlık sigortası primi, prime esas
kazancın % 12'sidir.
g) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılar (a), (c) ve (f) bentlerindeki
prim oranlarının toplamı üzerinden, şayet sosyal güvenlik destek primi
ödemek suretiyle çalışıyorlar ise (e) bendinde belirtilen prim oranlarının
toplamı üzerinden primlerini öderler.
Devlet, sigortalının prime
esas kazancı esas alınarak; malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları için % 5
oranında; genel sağlık sigortası için ise % 3 oranında katkı yapar. Devlet
katkısı, Kurumun ay itibarıyla tahsil ettiği malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları ile genel sağlık sigortası priminin dörtte biri olarak
hesaplanır. Devlet katkısının ödenmesine ilişkin usûl ve esaslar, Bakanlar
Kurulu kararıyla belirlenir.
Günlük kazanç sınırları
MADDE 82-
Bu Kanun gereğince alınacak prim ve verilecek ödeneklerin hesabına esas
tutulan günlük kazancın alt sınırı, asgarî ücretin otuzda biri, üst sınırı
ise günlük kazanç alt sınırının 6,5 katıdır.
Günlük kazançları yukarıdaki
fıkrada belirtilen alt sınırın altında olan sigortalılar ile ücretsiz
çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden, günlük
kazançları üst sınırdan fazla olan sigortalıların günlük kazançları da üst
sınır üzerinden hesaplanır.
İkinci fıkraya göre
sigortalının kazancı alt sınırın altında ise bu kazanç ile alt sınır
arasındaki farka ait sigorta primleri ile ücretsiz çalışan sigortalılara ait
sigorta primlerinin tümünü işveren öder.
Sigortalıların bu Kanunun 53
üncü maddesine göre belirlenen aynı sigortalılık haline tâbi olacak şekilde
birden fazla işte çalışması nedeniyle Kuruma ödenen primler toplamı, bu
sigortalılık hali için belirlenen prime esas kazanç üst sınırı üzerinden
hesaplanacak miktarı aşarsa, aşan kısmın tamamı, sigortalının talebi üzerine
en geç talep tarihini takip eden ay içinde hissesi oranında sigortalıya
defaten geri ödenir. Geri verilen primler için ayrıca gecikme cezası ve
gecikme zammı ile faiz ödenmez.
Kısa vadeli sigorta kolları
prim tarifesi ve işkollarının ve işlerin tehlike sınıf ve derecelerinin
belirlenmesi
MADDE 83-
Kısa vadeli sigorta kolları primi, yapılan işin iş kazası ve meslek
hastalığı bakımından gösterdiği tehlikenin ağırlığına göre tespit edilir. İş
kolları tehlikenin ağırlığına göre sınıflara, bu sınıflar da özel iş
şartlarına ve tehlikeyi önlemek için alınmış olan tedbirlere göre derecelere
ayrılır. Hangi iş kollarının hangi tehlike sınıfına girdiği, tehlike sınıf
ve derecesine ait prim oranlarının ve tehlike derecelerinin belirlenmesinde
uygulanacak esaslar, ilgili bakanlıkların görüşleri de alınarak Bakanlığın
teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulacak bir tarife ile
tespit edilir. Prim tarifesi gerekli görülürse aynı usûlle değiştirilebilir.
Yapılan işin birinci fıkrada
belirtilen tarifeye göre hangi tehlike sınıf ve derecesine girdiği ve
ödenecek kısa vadeli sigorta kolları primi oranı Kurumca belirlenerek
işverene ve 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı
sayılanlara tebliğ edilir. İş kazasını ve meslek hastalığını önleyecek
tedbirler hakkındaki mevzuat hükümlerine uygun bulunmadığı tespit edilen
işler, Kurumca daha yüksek primli derecelere konulabilir.
Kurum, işyerinin tespit
edilmiş bulunan tehlike sınıf ve derecesini yaptıracağı incelemelere
dayanarak kendiliğinden veya işverenin ya da 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların isteği üzerine
değiştirebilir. Kurumca yapılacak değişikliklere ilişkin kararın takvim
yılından en az bir ay önce işverene, işveren tarafından değişiklik isteğinin
de takvim yılından en az iki ay önce Kuruma bildirilmesi şarttır.
Böylece karara bağlanacak
değişiklikler, karar veya istekten sonraki takvim yılı başında yürürlüğe
girer.
İşverenler ile 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlar, tehlike sınıf ve
derecesi ile prim oranı hakkında Kurumca yapılacak yazılı bildirimi aldıktan
sonra bir ay içinde Kuruma itiraz edebilir. Kurum, bu itirazı inceleyerek en
geç üç ay içinde karara bağlayarak sonucunu itiraz edene bildirir.
İlgililer, Kurumun kararı üzerine, kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay
içinde yetkili mahkemeye başvurabilir. Kuruma itiraz edilmesi veya mahkemeye
başvurulması, primlerin takip ve tahsilini durdurmaz.
İşverenin veya 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların itirazı;
işyerinin tehlike sınıfı ve derecesi ile kısa vadeli sigorta kolları prim
oranının tebliğine ilişkin yazının işverence veya 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlar tarafından tebellüğünden
itibaren bir ay içinde yapılmış ise, değiştirilen iş kolu kodu ve tehlike
sınıfı ile tehlike derecesinin hatalı uygulandığı tarihten, bir aylık süre
dışında yapılmış ise, itirazın Kurum kayıtlarına intikali tarihini izleyen
yılbaşından, üçüncü fıkrada belirtilen sürelerin aşılması durumunda ise,
Kurumca yapılacak değişikliğe ilişkin kararın tebliğini izleyen takvim yılı
başından geçerli olarak uygulanır.
Bu değişiklik nedeniyle
tehlike sınıf ve derecesinin yükselmesi halinde, kararın işverene veya 4
üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara
tebliğ edildiği tarih ile yürürlük tarihi arasındaki süreye ilişkin kısa
vadeli sigorta kollarına ait prim farkının tebliği tarihini takip eden bir
ay içerisinde Kuruma ödenmesi halinde, fark prim için gecikme cezası ve
gecikme zammı alınmaz. Aksi takdirde, fark primi 89 uncu madde uyarınca
gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil olunur. Tehlike sınıf ve
derecesinin düşmesi halinde ise, kısa vadeli sigorta kolları sigortası prim
farkı, işverenin varsa borçlarına mahsup edilir, yoksa iade edilir. Bir ay
içinde iade edilmesi halinde faiz ödenmez.
Tehlike sınıf ve
derecelerini etkileyebilecek değişiklikler
MADDE 84-
İşverenler ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı
sayılanlar, tehlike sınıf ve derecesini etkileyebilecek her türlü
değişikliği bir ay içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirim üzerine
Kurum, yaptıracağı incelemeler sonunda tehlike sınıf ve derecesini
değiştirebilir. Tehlike sınıf ve derecesini etkileyebilecek değişiklik bir
ay içinde bildirilirse bu konuda Kurumca verilecek karar, değişikliğin
meydana geldiği tarihten sonraki ay başından başlanarak uygulanır.
Tehlike sınıf ve derecesini
etkileyebilecek değişiklik bir ay içinde bildirilmezse;
a) Tehlike sınıfı
yükseliyorsa, değişikliğin meydana geldiği,
b) Tehlike sınıfı düşüyorsa,
değişikliğin Kurumca öğrenildiği,
tarihler esas alınmak ve bu
tarihlerden sonraki ay başından itibaren uygulanmak üzere, Kurumca karar
alınır ve ilgililere tebliğ olunur.
Asgarî işçilik uygulaması
MADDE 85-
İşverenin, işin emsaline, niteliğine, kapsam ve kapasitesine göre işin
yürütümü açısından gerekli olan sigortalı sayısının, çalışma süresinin veya
prime esas kazanç tutarının altında bildirimde bulunduğunun tespiti halinde,
işin yürütümü açısından gerekli olan asgarî işçilik tutarı; yapılan işin
niteliği, kullanılan teknoloji, işyerinin büyüklüğü, benzer işletmelerde
çalıştırılan sigortalı sayısı, ilgili meslek veya kamu kuruluşlarının görüşü
gibi unsurlar dikkate alınarak tespit edilir. Söz konusu tespitler, Kurumun
denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurları tarafından yapılır.
Kamu idareleri, döner
sermayeli kuruluşlar ile bankalar tarafından ihale mevzuatına göre
yaptırılan işlerden ve özel nitelikteki inşaat işlerinden dolayı bu işleri
yapan işveren tarafından yeterli işçilik bildirilmiş olup olmadığı Kurumca
araştırılır. Bu araştırma sonucunda yeterli işçiliğin bildirilmemiş olduğu
anlaşılırsa, eksik bildirilen işçilik tutarı üzerinden hesaplanan prim
tutarı, 89 uncu madde gereği hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı
ile birlikte bir ay içinde ödenmek üzere işverene tebliğ edilir. Tebliğ
edilen prim ve gecikme cezası ve gecikme zammının ödendiği veya ödeneceğinin
işveren tarafından yazılı olarak taahhüt edilmesi halinde borç kesinleşir.
Kuruma verilecek taahhütnamede üstlenilen ödeme yükümlülüğünün yerine
getirilmemesi halinde, işveren hakkında 88 inci ve 89 uncu maddeler uyarınca
işlem yapılır. Tebliğ edilen prim ve gecikme cezası ve gecikme zammının
ödenmemesi, taahhütname verilmemesi veya Kurumca işyerinin denetlenmesine
gerek görülmesi durumunda Kurumca inceleme yapılır.
Bu maddenin birinci ve ikinci
fıkrasında belirtilen usûllerle Kuruma bildirilmediği tespit edilen asgarî
işçilik tutarı üzerinden Kurumca re'sen tahakkuk ettirilen sigorta primleri,
88 inci ve 89 uncu maddeler dikkate alınarak işverene tebliğ edilir.
İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay
içinde Kuruma itiraz edebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazın
reddi halinde işveren, kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde
yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvurulması, prim borcunun
takip ve tahsilini durdurmaz.
Kurumun denetim ve kontrolle
görevlendirilmiş memurlarınca, Kuruma asgarî işçilik tutarının
bildirilmediği tespit edilen işyerleri hakkında ayrıca 102 nci maddenin
birinci fıkrasının (d) bendi ile (e) bendinin (4) numaralı alt bendi
uyarınca idarî para cezası uygulanır.
Kamu idareleri, döner
sermayeli kuruluşlar ile bankalar, bu maddenin uygulanmasıyla ilgili Kurumca
istenilecek bilgileri ve belgeleri yazılı olarak en geç bir ay içinde
vermeye mecburdur.
Kuruma yeterli işçilik
tutarının bildirilmiş olup olmadığının araştırılmasında, işin yürütümü için
gerekli olan asgarî işçilik tutarının tespitinde dikkate alınacak asgarî
işçilik oranlarının saptanması ve asgarî işçilik oranlarına vaki itirazların
incelenerek karara bağlanması amacıyla Kurum bünyesinde; Kurum teknik
elemanlarından dört üye, Yönetim Kurulunda temsil edilen işçi ve işveren
konfederasyonlarınca görevlendirilecek iki üye, Türkiye Odalar ve Borsalar
Birliğinden bir üye olmak üzere toplam yedi teknik elemandan oluşan, Asgarî
İşçilik Tespit Komisyonu kurulur.
Kurumca gerek görüldüğünde,
aynı esaslara göre birden fazla Asgarî İşçilik Tespit Komisyonu kurulabilir.
Komisyon salt çoğunlukla toplanır ve kararlar en az dört üyenin aynı yöndeki
oyu ile alınır. Kurum dışındaki üyelerin üst üste üç toplantıya, son altı ay
içinde ise beş toplantıya katılmaması halinde, toplantıya katılmayan üyeyi
görevlendiren konfederasyonların yerine, üye sayısı bakımından en yüksek bir
sonraki konfederasyondan üye davet edilir.
Asgarî İşçilik Tespit
Komisyonuna Kurum dışından görevlendirilenlere, katıldıkları her toplantı
günü için (2500) gösterge rakamının memur aylıklarının hesabında kullanılan
katsayı ile çarpılarak bulunacak tutarı üzerinden huzur hakkı Kurumca
ödenir.
Asgarî İşçilik Tespit
Komisyonunun çalışma usûl ve esasları, Komisyonda görev alacak teknik
elemanların nitelikleri, asgarî işçilik tespitinde uygulanacak yöntem,
verilerin belirlenmesi, tamamlanmış veya devam etmekte olan işlerle ilgili
yapılacak yerinde tespit kriterleri ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin
diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
İKİNCİ BÖLÜM
Prim Belgeleri ve Primlerin
Ödenmesi
Prim belgeleri ve işyeri
kayıtları
MADDE 86-
İşveren bir ay içinde 4 üncü ve 5 inci maddeye tâbi çalıştırdığı
sigortalıların ve sosyal güvenlik destek primine tâbi sigortalıların;
a) Ad ve soyadlarını, T.C.
kimlik numaralarını,
b) 80 inci maddeye göre
hesaplanacak prime esas kazançlarını,
c) Prim ödeme gün sayıları ile
prim tutarlarını,
gösteren ve örneği Kurum
tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenen asıl veya ek aylık prim ve
hizmet belgesini, ait olduğu ayı takip eden ayın yirmibeşinci gününün sonuna
kadar Kuruma vermekle veya sigortalı çalıştırmadığı takdirde, bu hususu
sigortalı çalıştırmaya son verdiği tarihten itibaren, onbeş gün içinde
Kuruma bildirmekle yükümlüdür.
İşveren, işyeri sahipleri;
işyeri defter, kayıt ve belgelerini ilgili olduğu yılı takip eden yıl
başından başlamak üzere on yıl süreyle, kamu idareleri otuz yıl süreyle,
tasfiye ve iflâs idaresi memurları ise görevleri süresince, saklamak ve
Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilen memurlarınca istenilmesi
halinde onbeş gün içinde ibraz etmek zorundadır.
İşverenin, sigortalıyı, 4857
sayılı İş Kanununun 7 nci maddesine göre başka bir işverene iş görme edimini
yerine getirmek üzere geçici olarak devretmesi halinde, sigortalıyı devir
alan, geçici iş ilişkisi süresine ilişkin birinci fıkrada belirtilen
belgelerin aynı süre içinde işverene ait işyerinden Kuruma verilmesinden,
işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur.
Ay içinde bazı işgünlerinde
çalıştırılmadığı ve ücret ödenmediği beyan edilen sigortalıların, otuz
günden az çalıştıklarını ispatlayan belgelerin işverence ilgili aya ait
aylık prim ve hizmet belgesine eklenmesi şarttır. Kamu idareleri ile toplu
iş sözleşmesi imzalanan işyerlerinde bu şart aranmaz.
Sigortalıların otuz günden az
çalıştığını gösteren bilgi ve belgelerin aylık prim ve hizmet belgesinin
verilmesi gereken süre içinde Kuruma verilmemesi veya verilen bilgi ve
belgelerin Kurumca geçerli sayılmaması halinde, otuz günden az bildirilen
sürelere ait aylık prim ve hizmet belgesi Kurumca re'sen düzenlenir ve
muhteviyatı primler, bu Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.
Sigortalıyı çalıştıran işveren
ile alt işveren ve iş görme edimini yerini getirmek üzere sigortalıyı geçici
olarak devralan işveren; aylık prim ve hizmet belgesinin Kurumca onaylanan
bir nüshasını sigortalının çalıştığı işyerinde, birden ziyade işyeri olması
halinde ise sigortalının çalıştığı her işyerinde ayrı ayrı olmak üzere,
Kuruma verilmesi gereken sürenin son gününü takip eden günden başlanarak,
müteakip belgenin verilmesi gereken sürenin sonuna kadar, sigortalılar
tarafından görülebilecek bir yere asmak zorundadır.
Fiilen veya işyeri
kayıtlarından tespit edilecek her türlü bilgiden veya kamu kurum ve
kuruluşları tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı
anlaşılan sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken
belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan
verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca re'sen düzenlenir ve muhteviyatı
sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir. İşveren, bu
maddeye göre tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir
ay içinde, ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz, takibi durdurur.
İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay
içerisinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Yetkili mahkemeye
başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz. Mahkemenin Kurum
lehine karar vermesi halinde, 88 inci ve 89 uncu maddelerin prim borcuna
ilişkin hükümleri uygulanır.
Aylık prim ve hizmet belgesi
işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen
sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak
beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile
ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç
toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.
Sigortalının çalıştığı bir
veya birden fazla işte, bu Kanunda yazılı şartları yerine getirmiş olmasına
rağmen, kendisi için verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgesinin
işveren tarafından verilmediği veya verilen aylık prim ve hizmet belgesinde
kazançların veya prim ödeme gün sayılarının eksik gösterildiği Kurumca
tespit edilirse, hastalık ve analık sigortalarından gerekli ödemeler
yapılır.
Bu maddede belirtilen
yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde, 102 nci maddeye göre işlem
yapılır.
Kamu idarelerinde işyerinin
özelliği nedeniyle prim belgelerinin farklı sürelerde verilme zamanını
belirlemeye, Kurum yetkilidir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve
esaslar ile belgelerin içerik ve şekli, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Prim ödeme yükümlüsü
MADDE 87-
Bu Kanunun uygulanmasında kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel
sağlık sigortası ve isteğe bağlı sigorta bakımından;
a) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) ve (c) bentlerine ve 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a)
bendine tâbi olanlar ile bu kapsamda sayılan kişilerden sosyal güvenlik
destek primine tâbi olanlar için bunların işverenleri,
b) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendine tâbi olanlar ile bu kapsamda sayılan kişilerden
sosyal güvenlik destek primine tâbi olanlar, isteğe bağlı sigortalı olanlar
ve 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (d) ve (g) bentlerinde sayılan
kişilerin kendileri,
c) 60 ıncı maddenin birinci
fıkrasının (c) bendinde sayılan kişiler için primi yılı merkezî yönetim
bütçesinden karşılanmak üzere ilgili kamu idareleri,
d) 60 ıncı maddenin birinci
fıkrasının (e) bendinde sayılan kişiler ile 5 inci maddenin (e) ve (f)
bentlerinde belirtilenler için Türkiye İş Kurumu,
e) 5 inci maddenin (b)
bendinde belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde meslekî eğitim
görenler ile meslek liselerinde zorunlu staja tâbi tutulan öğrenciler için
Milli Eğitim Bakanlığı veya bu öğrencilerin eğitim gördükleri okullar,
yüksek öğrenim sırasında zorunlu staja tâbi tutulan öğrenciler için öğrenim
gördükleri yüksek öğretim kurumu,
f) 5 inci maddenin (c) bendine
tâbi olanlar için işverenleri veya kendileri,
prim ödeme yükümlüsüdür.
Primlerin ödenmesi
MADDE 88-
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalıları
çalıştıran işveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine
esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak
sigortalı hissesi prim tutarlarını ücretlerinden keserek ve kendisine ait
prim tutarlarını da bu tutara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar
Kuruma öder.
Hak edilen ancak, ödenmemiş
olan ücretler üzerinden hesaplanacak primler hakkında da birinci fıkradaki
hüküm uygulanır.
60 ıncı maddenin birinci
fıkrasının (b), (c), (d) ve (g) bentleri gereği genel sağlık sigortalısı
sayılanlar için, her ay otuz tam gün genel sağlık sigortası primi ödenmesi
zorunludur.
87 nci maddenin birinci
fıkrasının (b) bendinde belirtilen yükümlüler, her aya ait primlerini takip
eden ayın sonuna kadar Kuruma öderler. Bunlardan sosyal güvenlik destek
primine tâbi olanların primleri, aylıklarından kesilmek suretiyle tahsil
edilir. Bu kişiler primlerini en fazla 360 günle sınırlı olmak üzere peşin
olarak erken ödeyebilir. Erken ödeme halinde erken ödenen her gün için
21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanunun Ek 1 inci maddesine göre erken ödeme indirimi hükümleri uygulanır.
Ancak yapılan erken ödeme indirimi, prime esas kazançtan indirilmez. Erken
ödemede sigortalılık süresi, sigorta priminin ait olduğu her ayın ilk
gününden itibaren, prim ödeme gün sayısına dahil edilir. Erken ödeme yapılan
ve prim ödeme gün sayısına dahil edilmeyen sürede isteğe bağlı
sigortalılığın sona ermesi halinde, sigortalılık süresine sayılmayan günlere
ait primler, ilgililere iade edilir.
4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanların, her ay için otuz tam
gün prim ödemesi zorunludur. Bu kapsamdaki sigortalılardan, bu Kanuna göre
tescilleri yapıldığı halde, beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu
bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarının Kurumca yapılacak
bildirimde belirtilen süre içerisinde ödenmemesi halinde, daha önce prim
ödemesi bulunan sigortalının ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın
sonu itibariyle, prim ödemesi bulunmayan sigortalının ise tescil tarihi
itibariyle sigortalılığı durdurulur. Prim borcunun ait olduğu süreler
sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum
alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez. Ancak,
sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci
maddenin dokuzuncu fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı
üzerinden hesaplanacak borç tutarını, tebliğ tarihinden itibaren üç ay
içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak
değerlendirilir.
4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (c) bendinde belirtilen sigortalıları çalıştıran işverenler,
çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı
üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden
keserek ve kendisine ait prim tutarlarını da bu tutara ekleyerek, en geç
ödemenin yapıldığı tarihi takip eden onbeş gün içinde Kuruma öderler.
87 nci maddenin birinci
fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde belirtilen yükümlüler, her aya ait
primleri ilgili ayı takip eden ayın sonuna kadar Kuruma öderler.
Kuruma fiilen ödenmeyen prim
tutarları, gelir vergisi ve kurumlar vergisi uygulamasında gider yazılamaz.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanların prim
borçları, sattıkları tarımsal ürün bedellerinden borç tutarını geçmemek
şartıyla % 1 ilâ % 3 oranları arasında olmak üzere kesinti yapılmak
suretiyle tahsil etmeye Kurum yetkilidir.
Prim borçları katma değer
vergisi iade alacağından mahsubu suretiyle de ödenebilir. Bu takdirde katma
değer vergisi iade hakkı sahibi kendisinin, mal veya hizmet satın aldığı
veya iştirak veya ortaklık ilişkisi içinde bulunduğu işverenlerin prim
borçları için de mahsup talep edebilir. Bu işverenlerin mahsup talebinde
bulundukları ayda muaccel olan prim borçlarının birinci fıkrada belirtilen
ödeme sürelerini izleyen onbeş gün içinde mahsup suretiyle ödenmesi halinde,
yasal süresi içinde ödendiği kabul edilir. Ancak prim borçlarının katma
değer vergisi iade alacağından mahsup suretiyle ödenmesi talebinde
bulunulduğu halde, süresinde mahsup edilemeyen veya eksik mahsup edilen prim
borçları için birinci fıkrada belirtilen ödeme sürelerini izleyen günden
başlanarak gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanır. Kurum, Maliye
Bakanlığının uygun görüşü ile bu uygulamadan faydalanacak işverenleri;
iştigal konusu, işletme türü ve işletme büyüklüğü itibariyle belirlemeye ve
lehine mahsup talebinde bulunulan işverenlerin prim borcu ödeme süresini
otuz günü aşmamak üzere uzatmaya yetkilidir.
Kurum, prim ve her türlü
alacaklarını, işverenlere olan borçlarından mahsup etmek suretiyle tahsil
etmeye yetkilidir.
Primlerin özel ödeme şekilleri
kullanılmak suretiyle ödenmesi zorunluluğunu getirmeye ve primlerin
yatırılacağı tahsilât kuruluşlarını belirlemeye Kurum yetkilidir.
Kurumun süresi içinde
ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer
maddeleri uygulanır. Kurum, Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun
uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve
mercilere verilen yetkileri kullanır.
Kurumun prim ve diğer
alacaklarının tahsilinde, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun
uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı
biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir. Yetkili iş mahkemesine
başvurulması alacakların takip ve tahsilini durdurmaz.
Kurumun sigorta primleri ve
diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde
ödenmez ise, kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu
görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici
veya yetkilileri, görevleri ile ilgili olarak Kuruma karşı işverenleri ile
birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Kurum, kamu idarelerinde
işyerinin özelliği nedeniyle primlerin farklı zamanlarda ödeme süresini
belirlemeye yetkilidir. Prim alacaklarının tahsili için en geç bir yıl
içinde icra yoluna başvurmayan Kurum yetkili personeli hakkında genel
hükümlere göre kovuşturma yapılır.
Miktarı Kurum Yönetim
Kurulunca belirlenen tutarı geçen ve yurt dışına çıkış yasağı konulacağına
dair ihtar tebliğ edilmesine rağmen, borcunu ödemeyen işverenlerin kendileri
veya kanunî temsilcileri hakkında Kurumun talebi üzerine, 5682 sayılı
Pasaport Kanununun 22 nci maddesi hükümleri uygulanır.
Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar ile haklı sebebin neler olduğu, Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Prim borçlarına halef olma,
gecikme cezası ve gecikme zammı ile iadesi gereken primler
MADDE 89-
Sigortalıların çalıştırıldığı işyeri aktif ve pasif değerleri ile birlikte
başka bir işyeri ile birleşir, devredilir veya intikal ederse, eski
işverenin Kuruma olan sigorta primi ile gecikme cezası ve gecikme zammı ve
faiz dahil tüm borçlarından, aynı zamanda yeni işveren de müştereken ve
müteselsilen sorumludur. Bu hükme aykırı sözleşme hükümleri Kuruma karşı
geçersizdir.
Kurumun prim ve diğer
alacakları süresi içinde ve tam olarak ödenmezse, ödenmeyen kısmı sürenin
bittiği tarihten itibaren ilk üç aylık sürede her bir ay için % 3 oranında
gecikme cezası uygulanarak artırılır. Ayrıca, her ay için bulunan tutarlara
ödeme süresinin bittiği tarihten başlamak üzere borç ödeninceye kadar her ay
için ayrı ayrı Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya ait Yeni
Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma
senetlerinin aylık ortalama faizi bileşik bazda uygulanarak gecikme zammı
hesaplanır. Ancak, ödemenin yapıldığı ay için gecikme zammı günlük
hesaplanır. Bakanlar Kurulu, ilk üç ay için uygulanan gecikme cezası oranını
iki katına kadar artırmaya veya bu oranı % 1 oranına kadar indirmeye,
yeniden kanunî oranına getirmeye ve uygulama tarihini belirlemeye
yetkilidir. Dava ve icra takibi açılmış olsa bile, prim ve diğer Kurum
alacaklarının ödenmemiş kısmı için gecikme cezası ve gecikme zammı tahsil
edilir.
Yanlış veya yersiz alınmış
olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise,
hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara
veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile
birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip
eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için
hesaplanır. Ancak Borçlar Kanununun 65 inci maddesi hükmü saklıdır.
Prim iadesi nedeniyle
sigortalıların, isteğe bağlı sigortalıların, genel sağlık sigortalılarının
aylık, gelir, ödenek ve sağlık hizmetlerinden yararlanma şartlarını
yitirmeleri durumunda, bu Kanuna göre ödenen aylık, gelir ve ödenekler ile
sağlanan sağlık hizmetleri durdurulur. Yanlış veya yersiz yapılan masraflar
96 ncı madde hükümlerine göre ilgililerden geri alınır.
İlişiksizlik belgesinin
aranması
MADDE 90-
Kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar ve bankalar, ihale yolu ile
yaptırılan her türlü işleri üzerine alanları ve bunların adreslerini onbeş
gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür.
İşverenlerin hak edişlerinin,
Kuruma ihale konusu işin yapıldığı süreye ilişkin prim ve her türlü
borçlarının olmaması kaydıyla ödenmesi, kesin teminatlarının ise ihale
konusu işle ilgili olarak Kuruma borçlarının bulunmadığının tespit
edilmesinden sonra iadesi esastır.
Hak edişlerin ödenmesi ve prim
borçlarının teminata karşılık tutulmasına ilişkin işlemlerin usûl ve
esasları, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir.
Valilikler, belediyeler, il
özel idareleri ve ruhsat vermeye yetkili diğer merciler tarafından, geçici
iskân veya yapı kullanma izin belgesi verilmeden önce ilgililerden yapılan
inşaat dolayısıyla; diğer kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar ve
bankaların, Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenecek işlemlerinde Kuruma
borçlarının bulunmadığına dair Kurumca düzenlenmiş bir belgenin istenmesi
zorunludur.
Bu maddede belirtilen
yükümlülükler yerine getirilmeden hak ediş ödenmesi, kesin teminatın iade
edilmesi veya geçici iskân izin belgesi ve yapı kullanma izin belgesi
verilmesi veya diğer işlemlerin gerçekleştirilmesi hallerinde, ilgililer
hakkında genel hükümlere göre idarî ve cezaî işlem yapılır.
Afet durumunda belgelerin
verilme süresi ve primlerin ertelenmesi
MADDE 91-
İşyerleri yangın, su baskını, yer kayması, deprem gibi afete uğrayan, tabii
afet nedeniyle tarımsal faaliyetinden dolayı zarar gören işverenler ile 4
üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılar, bu
durumu belgelemeleri kaydıyla olayın meydana geldiği tarihten itibaren üç ay
içinde talepte bulunmaları ve prim ödeme aczine düştüklerinin, yapılacak
inceleme sonucu anlaşılması halinde, afet tarihinden önce ödeme süresi
dolmuş mevcut prim borçları ile afetin meydana geldiği tarihten itibaren
tahakkuk edecek üç aylık prim borçları, olayın meydana geldiği tarihten
itibaren bir yıla kadar Kurumca ertelenebilir.
Birinci fıkrada belirtilen
durumlarda, afetin meydana geldiği ayda verilmesi gereken aylık prim ve
hizmet belgeleri, afetin meydana geldiği ayı takip eden üç ay içinde Kuruma
verildiği takdirde, süresinde verilmiş sayılır.
15/5/1959 tarihli ve 7269
sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle
Yapılacak Yardımlara Dair Kanun uyarınca genel hayatı etkilediğine karar
verilen afetler nedeniyle, afet bölgesinde doğrudan veya dolaylı olarak
zarar gören işverenlerle sigortalı ve hak sahiplerinin bu Kanuna göre
vermekle yükümlü oldukları belgelerin verilme süresi ile ödenmesi gereken
primlerin ve diğer Kurum alacaklarının ödeme sürelerini bu Kanundaki
sürelere bağlı olmaksızın, afet bölgesindeki şartları ve gelişmeleri göz
önünde tutarak belirlemeye ve ertelemeye Kurum yetkilidir.
Prim borcunun ertelendiği
sürede zamanaşımı işlemez ve ertelenen kısmına gecikme cezası ve gecikme
zammı uygulanmaz.
BEŞİNCİ KISIM
Ortak ve Çeşitli Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Ortak Hükümler
Sigortalılığın zorunlu
oluşu, sona ermesi ve sosyal güvenlik sicil numarası
MADDE 92-
Kısa ve uzun vadeli sigortalar ile genel sağlık sigortası kapsamındaki
kişilerin sigortalı olması zorunludur. Bu Kanunda yer alan sigorta hak ve
yükümlülüklerini ortadan kaldırmak, azaltmak veya başkasına devretmek için
sözleşmelere konulan hükümler geçersizdir.
Bu Kanuna göre alınacak
sigorta primleri ve idarî para cezalarının ödenmesi için, Kurumca işverene
yapılacak bildirim üzerine prim borçları ve idarî para cezaları ödenmezse,
Kurumca düzenlenen prim borcunu ve idarî para cezasını gösteren belgeler
resmî dairelerin usûlüne göre düzenledikleri belgeler hükmündedir.
Sigortalılık, bu Kanunda
sayılan sigortalı sayılma şartlarının kaybedilmesi veya ölüm halinde sona
erer.
Sigortalılar, isteğe bağlı
sigortalılar ile bunların hak sahiplerinin; genel sağlık sigortalıları ve
bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerin tescil ve diğer tüm işlemlerinde
sosyal güvenlik sicil numarası olarak Türk vatandaşları için T.C. kimlik
numarası, yabancı uyruklu kişiler için ise Kurumca verilecek sosyal güvenlik
sicil numarası kullanılır.
Devir, temlik ve Kurum
alacaklarında zamanaşımı
MADDE 93-
Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve
ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin
uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik
edilemez.
Kurumun prim ve diğer
alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından
başlayarak on yıllık zamanaşımına tâbidir. Kurumun prim ve diğer alacakları,
hizmet tespiti veya asgarî işçilik uygulaması nedeniyle doğmuş ise
zamanaşımı süresi; mahkeme kararının kesinleşme tarihinden, Kurum veya diğer
kamu idarelerinin denetim ve kontrolle görevlendirilen memurları tarafından
yapılan tespitler sonucunda doğmuş ise rapor tarihinden veya bu idareler
tarafından düzenlenen belgelerden doğmuş ise belgenin Kuruma intikal ettiği
tarihi takip eden yıl başından itibaren beş yıl olarak uygulanır. Ancak, bu
durumda zamanaşımı süresi on yıldan az olamaz. Bu alacaklar için gecikme
cezası ve gecikme zammı, alacağın ait olduğu ayın veya dönemin sonundan
itibaren uygulanır.
Bu Kanuna dayanılarak Kurumca
açılacak tazminat ve rücû davaları, on yıllık zamanaşımına tâbidir.
Zamanaşımı tarihi; rücû konusu gelir ve aylıklar bakımından Kurum onay
tarihinden, masraf ve ödemeler için ise masraf veya ödeme tarihinden
itibaren başlar.
Zamanaşımından sonra yapılan
ödemeler kabul edilir. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine
tâbi sigortalıların zamanaşımı nedeniyle prim ödenmeyen süreleri,
sigortalılık süresinden sayılmaz ve bu süreye ilişkin sigortalılık hak ve
yükümlülükleri düşer.
Kontrol muayenesi
MADDE 94-
Kurum yürütülen soruşturma kapsamıyla sınırlı olmak üzere;
a) Sağlık hizmeti alan genel
sağlık sigortalısından veya bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerden,
sağlık hizmetinin gerçekten alınıp alınmadığını,
b) Sigortalının, isteğe bağlı
sigortalının veya bunların hak sahiplerinin malûllük, iş göremezlik
raporlarında belirtilen rahatsızlıklarının mevcut olup olmadığını,
tespit amacıyla kontrol
muayenesi ve tetkik yaptırılmasını talep edebilir.
Malûllük aylığı veya sürekli
iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalılar, malûllük durumlarında artma
veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğunu ileri sürerek aylık ve
gelirlerinde değişiklik yapılmasını isteyebilecekleri gibi; Kurum da harp
malûlleri ve vazife malûlleri hariç, malûllük aylığı veya sürekli iş
göremezlik geliri bağlanmış sigortalılar ile aylık veya gelir bağlanan ve
çalışma gücünün en az % 60'ını yitiren malûl çocukların kontrol muayenesine
tâbi tutulmasını talep edebilir.
Kurumca yaptırılan kontrol
muayenesinde veya sigortalının isteği üzerine ya da işe alıştırma sonunda
yapılan muayenesinde yeniden tespit edilecek malûllük durumuna göre,
malûllük aylığı veya sürekli iş göremezlik geliri, yeni malûllük durumuna
esas tutulan raporun tarihini takip eden ödeme dönemi başından başlanarak
artırılır, azaltılır veya kesilir.
Çalışma gücünün en az % 60'ını
yitiren malûl çocuklara bağlanmış bulunan gelir ve aylıklar, kontrol
muayenesi sonunda tespit edilecek malûllük durumuna göre, rapor tarihinden
sonraki ödeme dönemi başından itibaren kesilir.
Kurumun yazılı bildiriminde
belirtilen tarihten sonraki ödeme dönemi başına kadar kabul edilebilir bir
özürü olmadığı halde kontrol muayenesini yaptırmayan sigortalının malûllük
aylığı veya sürekli iş göremezlik geliri ile çalışma gücünün en az % 60'ını
yitiren malûl çocukların kendilerine bağlanmış olan gelir veya aylığı,
kontrol muayenesi için belirtilen tarihten sonraki ödeme dönemi başından
itibaren kesilir.
Ancak, kontrol muayenesini
Kurumun yazılı bildiriminde belirtilen tarihten başlayarak üç ay içinde
yaptıran ve malûllük veya sürekli iş göremezlik halinin devam ettiği tespit
edilen sigortalının veya aylık ya da gelir bağlanmış olan malûl çocuğun
kesilen aylık veya geliri, kesildiği tarihten başlanarak yeniden bağlanır.
Kontrol muayenesini Kurumun
yazılı bildiriminde belirtilen tarihten üç ay geçtikten sonra yaptıran ve
malûllük veya sürekli iş göremezlik halinin devam ettiği tespit edilen
sigortalının malûllük aylığı veya yeni sürekli iş göremezlik derecesine göre
hesaplanacak geliri, gelir veya aylık bağlanan çalışamayacak durumda malûl
çocukların ise almakta oldukları gelir veya aylık, rapor tarihinden sonraki
ay başından başlanarak yeniden bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Sağlık raporlarının usûl ve
esaslarının belirlenmesi
MADDE 95-
Bu Kanun gereğince, yurt
dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş
göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve
meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas
teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları
vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri
belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî
belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade ederek belirlenen
bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir.
Usûlüne uygun sağlık kurulu
raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin
incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, iş kazası veya
meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya
meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun
düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca
verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek
Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulamasına
ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı
yönetmelikle düzenlenir.
Yersiz ödemelerin geri
alınması
MADDE 96-
Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya
aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık
sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya
yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü
ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu
davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en
fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı
tarihlerden,
b) Kurumun hatalı
işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru
en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ
edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, üç
aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre
sonundan,
itibaren hesaplanacak olan
kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu
alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri
alınır.
Alacakların yersiz ödemelere
mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan
borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri
kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere
mahsubunda da uygulanır.
Yersiz ödemenin gelir ve
aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı
itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve
aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.
Yersiz ödemelerin tespiti ile
geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum
tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Zamanaşımı, hakkın düşmesi
ve avans
MADDE 97-
Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazası, meslek hastalığı ve
ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların, hakkın kazanıldığı
tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar. Bu
durumda olanların gelir ve aylıkları, beş yıl geçtikten sonra, yazılı istek
tarihini takip eden ay başından itibaren başlar.
Kuruma müracaat etmemenin
haklı bir sebebe dayandığını genel hükümlere göre ispat edenler hakkında,
yukarıdaki hükümler uygulanmaz.
Kısa vadeli sigorta
kollarından ve ölüm sigortasından kazanılan diğer haklar, hakkın doğduğu
tarihten itibaren beş yıl içinde istenmezse düşer.
Bu Kanuna göre bağlanan gelir
ve aylıklarını tahakkuk ettirildiği tarihlerden itibaren aralıksız altı ay
sonuna kadar tahsil etmeyenlerin gelir ve aylıkları, gelir ve aylık bağlanma
şartlarının devam edip etmediğinin tespiti amacıyla durdurulur.
Genel sağlık sigortalısı ve
bakmakla yükümlü olduğu kişilerin alacakları, hakkı doğuran olayın
öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrar,
hakkı doğuran olay tarihinden itibaren ise beş yıl sonunda düşer.
Sigortalılar ile bunların hak
sahiplerinin, genel sağlık sigortalıları ile bakmakla yükümlü olduğu
kişilerin, bu Kanunun uygulanması bakımından hak ettikleri alacaklarının
süresi içinde ödenememesi halinde, avans verilmesine Kurum yetkilidir.
Sağlık hizmeti sunucularına,
tahakkuk etmiş alacakları faturaların teslim tarihinden itibaren en geç
yetmişbeş gün içinde ödenir. İşlemlerin gecikmesi halinde tahakkuk eden
tutarın % 75'i ilâ % 90'ı arasındaki tutar, son ödeme tarihini takip eden
ilk iş gününde alacaklarından kesilmek üzere avans olarak ödenir.
Ücretlerden kesinti
yapılmaması, özel sigortalara ilişkin hükümler ve sosyal güvenlik
sözleşmelerinin yürütülmesi
MADDE 98-
İşveren, sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası için kendisine düşen
yükümlülükler nedeniyle, sigortalıların ücretlerinden kesinti yapamaz. Bu
Kanunda hüküm bulunmayan hallerde özel sigortalara ilişkin hükümler, bu
Kanun hükümlerinin uygulanmasında dikkate alınmaz.
Bu Kanun gereğince sağlık
hizmetlerinden yararlananların ödemekle yükümlü oldukları katılım payları,
özel sigorta şirketleri tarafından teminat veya ödeme konusu yapılamaz.
Uluslararası sosyal güvenlik
sözleşmeleri kapsamında yapılacak her türlü işlemler ve hesaplaşmalar, Kurum
tarafından yürütülür. İlgili sözleşmelerde irtibat kurumuna yapılan atıflar,
Kuruma yapılmış sayılır.
İKİNCİ BÖLÜM
Çeşitli Hükümler
Sosyal güvenlikle ilgili
düzenlemeler ve bildirimler
MADDE 99-
Sosyal güvenlik hak ve yükümlülükleri ile ilgili yapılacak her türlü kanunî
düzenlemeler bu Kanunda yapılır.
Bu Kanun gereğince yapılacak
bildirimler hakkında, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu
hükümleri uygulanır.
Bilgi ve belge isteme
hakkı, bilgi ve belgelerin Kuruma verilme usûlü
MADDE 100-
Kurum, bu Kanun hükümlerine ilişkin yapılan soruşturmalar hakkında
Cumhuriyet savcılıklarından, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek
kişilerden bilgi ve belge isteyebilir.
Kurum, bu Kanun gereği
verilecek her türlü belge veya bilginin internet, elektronik ve benzeri
ortamda gönderilmesi hususunda, gerçek ve tüzel kişileri zorunlu tutmaya
yetkilidir.
Belge veya bilgileri internet,
elektronik ve benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulan gerçek ve tüzel
kişilerin, Kurumun bilgi işlem sistemlerinin herhangi bir nedenle hizmet
dışı kalması sonucu belge ve bilgiyi, bu Kanunda öngörülen sürenin son
gününde Kuruma gönderememesi ve muhteviyatı primleri de yasal süresi içinde
ödeyememesi halinde, sorunların ortadan kalktığı tarihi takip eden üçüncü
işgününün sonuna kadar belge veya bilgiyi gönderir ve muhteviyatı primleri
de aynı sürede Kuruma öder ise bu yükümlülükleri Kanunda öngörülen sürede
yerine getirmiş kabul edilir.
Bu maddenin uygulanması ile
ilgili usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Uyuşmazlıkların çözüm yeri
MADDE 101-
Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin
uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür.
ALTINCI KISIM
İdarî Para Cezaları ve
Fesih Hükümleri
Kurumca verilecek idarî
para cezaları
MADDE 102-
Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda suç oluştursa dahi
ayrıca bu Kanunun;
a) 8 inci maddenin birinci
fıkrası ile 61 inci maddede belirtilen bildirgeleri; Kurumca belirlenen
şekle ve usûle uygun vermeyenler veya Kurumca internet, elektronik veya
benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda
göndermeyenler veya bu Kanunda belirtilen süre içinde vermeyenlere, her bir
sigortalı için aylık asgarî ücret tutarında, idarî para cezası uygulanır.
b) 11 inci maddede belirtilen
bildirgeyi, Kurumca belirlenen şekle ve usûle uygun vermeyenler veya Kurumca
internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu
halde, anılan ortamda göndermeyenler veya bu Kanunda belirtilen süre içinde
Kuruma vermeyenlere;
1) Kamu idareleri ile bilanço
esasına göre defter tutmak zorunda olanlar için asgarî ücretin üç katı
tutarında,
2) Diğer defterleri tutmak
zorunda olanlar için asgarî ücretin iki katı tutarında,
3) Defter tutmakla yükümlü
olmayanlar için bir aylık asgarî ücret tutarında,
idarî para cezası uygulanır.
c) 86 ncı maddenin birinci
fıkrası uyarınca verilmesi gereken belgeleri, Kurumca belirlenen şekilde ve
usûlde vermeyenler ya da Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda
göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler veya
belirlenen süre içinde vermeyenlere her bir fiil için;
1) Belgenin asıl olması
halinde aylık asgarî ücretin üç katını geçmemek kaydıyla belgede kayıtlı
sigortalı sayısı başına, aylık asgarî ücretin beşte biri tutarında,
2) Belgenin ek olması halinde,
aylık asgarî ücretin üç katını geçmemek kaydıyla her bir ek belgede kayıtlı
sigortalı sayısı başına, aylık asgarî ücretin sekizde biri tutarında,
3) Ek belgenin 86 ncı maddenin
beşinci fıkrasına istinaden Kurumca re'sen düzenlenmesi durumunda, aylık
asgarî ücretin yarısı tutarında,
4) Belgenin mahkeme kararı,
Kurum veya diğer kamu idarelerinin denetim ve kontrolle görevlendirilmiş
memurlarınca yapılan tespitler sonucunda veya bu idareler tarafından
düzenlenen belgelerden hizmetleri veya kazançları Kuruma bildirilmediği veya
eksik bildirildiği anlaşılan sigortalılarla ilgili olması halinde, belgenin
asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği
dikkate alınmaksızın, aylık asgarî ücretin üç katı tutarında,
idarî para cezası uygulanır.
d) 59 uncu madde uyarınca
Kurumun defter ve belge incelemeye yetkili denetim ve kontrolle
görevlendirilmiş memurları tarafından veya 59 uncu maddenin beşinci
fıkrasında belirtilen serbest muhasebeci malî müşavirler ile yeminli malî
müşavirlerce düzenlenen raporlara istinaden, Kuruma bildirilmediği tespit
edilen eksik işçilik tutarının mal edildiği her bir ay için, aylık asgarî
ücretin üç katı tutarında idarî para cezası uygulanır.
e) 86 ncı maddenin ikinci
fıkrasındaki yükümlülüğü Kurumca yapılan yazılı ihtara rağmen onbeş gün
içinde mücbir sebep olmaksızın yerine getirmeyenlere;
1) Bilanço esasına göre defter
tutmakla yükümlü iseler, aylık asgarî ücretin oniki katı tutarında,
2) Diğer defterleri tutmakla
yükümlü iseler, aylık asgarî ücretin altı katı tutarında,
3) Defter tutmakla yükümlü
değil iseler, asgarî ücretin üç katı tutarında,
4) Defter ve belgelerin ibraz
edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla;
defter ve belgelerin tümünü verilen süre içinde ibraz etmekle birlikte,
kullanılmaya başlanmadan önce tasdik ettirilmesi zorunlu olduğu halde
tasdiksiz tutulmuş olan defterler, kanunî tasdik süresi geçtikten sonra
tasdik ettirilmiş olan defterlerin tasdik tarihinden önceki kısmı, işçilikle
ilgili giderlerin işlenmemiş olduğu tespit edilen defterler, sigorta
primleri hesabına esas tutulan kazançların kesin olarak tespitine imkân
vermeyecek şekilde usûlsüz, karışık veya noksan tutulmuş defterler, herhangi
bir ay için sigorta primleri hesabına esas tutulması gereken kazançların ve
kazançlarla ilgili ödemelerin (sigorta primine esas kazancın ödemeye bağlı
olduğu durumlar dahil) o ayın dahil bulunduğu hesap dönemine ait defterlere
işlenmemiş olması halinde, o aya ait defter kayıtları, Vergi Usul Kanunu
gereğince bilanço esasına göre defter tutulması gerekirken işletme hesabı
esasına göre tutulmuş defterler geçerli sayılmaz ve bu geçersizlik
hallerinin her biri için, aylık asgarî ücretin yarısı tutarında,
5) İşverenler tarafından ibraz
edilen aylık ücret tediye bordrosunda; asgarî olarak işyerinin sicil
numarası, bordronun ilişkin olduğu ay, sigortalının adı, soyadı,
sigortalının sosyal güvenlik sicil numarası, ücret ödenen gün sayısı,
sigortalının ücreti, ödenen ücret tutarı yer alır. Ücretin alındığına dair
sigortalının imzasını ihtiva etmeyen (makbuz mukabilinde veya banka
kanalıyla yapılan ödemeler hariç) ücret tediye bordroları geçerli sayılmaz
ve bu geçersizlik hallerinin her biri için aylık asgarî ücretin yarısı
tutarında,
idarî para cezası uygulanır.
Verilen süre dışında ibraz edilen defter ve belgelerin tümünün veya bir
bölümünün geçersiz olması durumunda, tutulan defter türü de dikkate alınarak
bu bendin sadece (1), (2) ve (3) numaralı alt bentlerine göre idarî para
cezası uygulanır.
f) 86 ncı maddenin altıncı
fıkrasında ve 85 inci maddenin beşinci fıkrasında belirtilen yükümlülükleri
belirtilen sürede yerine getirmeyenlere, aylık asgarî ücretin iki katı
tutarında idarî para cezası uygulanır.
g) 8 inci maddenin üçüncü ve
altıncı fıkralarında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen kurum ve
kuruluşlar ile tüzel kişilere ve 8 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki
yükümlülüğü yerine getirmeyen sigortalılara, aylık asgarî ücret tutarında
idarî para cezası uygulanır.
h) Sağlık hizmeti sunulmadığı
halde sağlık hizmetini fatura edenler; faturayı veya faturaya dayanak
oluşturan belgeleri gerçeğe aykırı olarak düzenleyenler; 64 üncü madde
gereğince kapsam dışı tutulan sağlık hizmetlerini kapsam içinde olan sağlık
hizmetleri gibi gösterenler; sağlık hizmetlerine hak kazanmayan kişilere
sundukları sağlık hizmetlerini fatura edenler hakkında bu fiilleri nedeniyle
Kurumun yersiz ödediği tutarın beş katı idarî para cezası uygulanır.
ı) 71 inci maddede yer alan
kimlik tespiti yükümlülüğünü yapmayan ve bu nedenle Kurumun zarara
uğramasına sebebiyet veren sağlık hizmeti sunucularından, uğranılan zararın
beş katı idarî para cezası uygulanır.
j) Kurumun mahsup suretiyle
tahsilini yaptığı haller hariç olmak üzere, alınması gereken katılım
paylarını tahsil etmeyen sağlık hizmeti sunucularına, fiilin her tekrarında
tahsil edilmeyen katılım payının on katı tutarında idarî para cezası
uygulanır.
k) 63 üncü madde gereği
Kurumca sağlanan yardımcı üreme yöntemlerinin tıbbî etik dışında uygulanması
halinde, bu fiili işleyen sağlık hizmeti sunucularına Kurumca vak’a için
yapılan tedavi masrafının beş katı tutarında idarî para cezası uygulanır.
l) Kurumun denetim ve
kontrolle görevlendirilmiş memurlarının, bu Kanunun uygulanmasından doğan
inceleme ve soruşturma görevlerini yerine getirmeleri sırasında işverenler,
sigortalılar, işyeri sahipleri ve bu işle ilgili diğer kişiler, görevlerini
yapmasına engel olamazlar. Engel olanlar hakkında eylemleri başka bir suç
oluştursa dahi, aylık asgarî ücretin iki katı tutarında idarî para cezası
uygulanır.
Mahkeme kararına, Kurum veya
diğer kamu idarelerinin denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarınca
yapılan tespitlere ya da kamu idarelerinden alınan belgelere istinaden
düzenlenenler hariç olmak üzere, bildirgenin yasal süresi geçtikten sonra
ilgililerce kendiliklerinden verilmesi halinde, bu maddenin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde öngörülen cezalar % 50 oranında uygulanır.
İdarî para cezası uygulanması
8 inci, 11 inci ve 86 ncı maddelerde belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi
yükümlülüğünü kaldırmaz.
İdarî para cezaları ilgiliye
tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma
ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süre içinde Kuruma
itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler,
kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde yetkili sulh
ceza mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış
olması halinde, idarî para cezası kesinleşir.
İdarî para cezalarının, Kuruma
itiraz edilmeden veya yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğ tarihinden
itibaren onbeş gün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil
edilir. Peşin ödeme idarî para cezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkını
etkilemez. Ancak Kurumca veya mahkemece Kurum lehine karar verilmesi
halinde, daha önce tahsil edilmemiş olan ceza tutarının dörttebirlik kısmı,
89 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü de dikkate alınarak tahsil edilir.
Mahkemeye başvurulması idarî
para cezasının takip ve tahsilini durdurmaz. Tebliğ tarihinden itibaren
onbeş gün içinde ödenmeyen idarî para cezaları, 89 uncu madde hükmü
gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil
edilir.
İdarî para cezaları on yıllık
zamanaşımı süresine tâbidir. Zamanaşımı süresi, fiilin işlendiği tarihten
itibaren başlar.
İdarî para cezaları hakkında,
bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı
Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır.
İdarî yaptırımlar ve fesih
MADDE 103-
Kurumca yapılan inceleme neticesinde haksız menfaat temin etmek maksadıyla;
a) Sağlık hizmeti sunulmadığı
halde sağlık hizmetini fatura ettiği,
b) Faturayı veya faturaya
dayanak oluşturan belgeleri, gerçeğe aykırı olarak düzenlediği,
c) 64 üncü madde gereğince
kapsam dışı tutulan sağlık hizmetlerini, kapsam içinde olan sağlık
hizmetleri gibi gösterdiği,
d) Sağlık hizmetlerine hak
kazanmayan kişilere, sağlık hizmeti sunarak Kuruma fatura ettiği,
tespit edilen sağlık hizmeti
sunucuları hakkında genel hükümlere göre takip yapılır. Bu fiiller nedeniyle
Kurumun yersiz ödediği tutar 96 ncı maddeye göre geri alınır. Ayrıca bu
fiilî işleyen sağlık hizmeti sunucularının varsa Kurum ile yaptıkları
sözleşmeleri; ilk fiilde bir ay, ilk fiilden itibaren iki yıllık dönem
içerisindeki tekrarı halinde üç ay, aynı dönem içerisinde ikinci kez tekrarı
halinde ise bir yıl süreyle feshedilir.
Yukarıdaki fıkranın (d) bendi
hariç olmak üzere anılan fiillerin sözleşmesiz sağlık hizmet sunucuları
tarafından işlenmesi halinde, bir yıl süreyle acil durumlar hariç ödeme
yapılmaz. Sağlık hizmet sunucusu bu süre içerisinde bu durumu sağlık hizmeti
alan tüm kişilere yazılı olarak bildirmek zorundadır. Bildirilmeyen
kişilerin fatura bedelleri Kurum tarafından ödenerek, sağlık hizmet
sunucusundan iki katı olarak tahsil edilir.
71 inci maddede yer alan
kimlik tespiti yükümlülüğünü yapmayan ve bu nedenle bir başka kişiye sağlık
hizmeti sunulması nedeniyle Kurumun zarara uğramasına sebebiyet veren sağlık
hizmeti sunucularından uğranılan zarar geri alınır.
YEDİNCİ KISIM
Yürürlükten Kaldırılan,
Değiştirilen, Son ve Geçici Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Değiştirilen ve Yürürlükten
Kaldırılan
Hükümler
Diğer kanunlardaki atıflar
MADDE 104-
Bu Kanunla yürürlükten kaldırılmayan hükümleri saklı kalmak kaydıyla,
17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983
tarihli ve 2925 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı ve 8/6/1949
tarihli ve 5434 sayılı kanunlara yapılan atıflar ile diğer kanunlarda sosyal
sigorta haklarına, yardımlarına ve yükümlülüklerine, sigortalılığa ve hak
sahipliği şartlarına, sağlık hizmetlerinin veya tedavi bedellerinin
ödenmesine ilişkin yapılan atıflar bu Kanunun ilgili maddelerine yapılmış
sayılır.
27/7/1967 tarihli ve 926
sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununda kadrosuzluk tazminatının
ödenmesine ilişkin T.C. Emekli Sandığına yapılmış olan atıf ile diğer
kanunlarda T.C. Emekli Sandığına, Sosyal Sigortalar Kurumuna, Bağ-Kur'a
yapılmış atıflar Kuruma yapılmış sayılır.
Değiştirilen, eklenen ve
uygulanmayacak hükümler
MADDE 105-
a) 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı
Kanununun:
1) 89 uncu maddesinin birinci
fıkrasında geçen "aylık bağlamaya esas" ibaresi "ek 70 inci maddeye göre
hesaplanacak" şeklinde değiştirilmiştir.
2) Ek 19 uncu maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"EK MADDE 19- Vazife malûlü
erlerle, bunların dul ve yetimlerine ödenecek aylık veya gelirlerin alt
sınırı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 27 nci veya 33
üncü maddeleri hükümlerine göre belirlenir."
3) Ek 48 inci maddesinin son
fıkrasının başına "Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında yaşlılık aylığına
hak kazananlar hakkında, aynı Kanunun geçici 2 nci maddesinin (d) bendinin
uygulanmasında:" ibaresi eklenmiştir.
4) Ek 68 inci maddesine
birinci fıkra olarak "Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında yaşlılık aylığına
hak kazananlar hakkında, aynı Kanunun geçici 2 nci maddesinin (d) bendinin
uygulanmasında:" ibaresi eklenmiş; aynı maddede geçen "ödenir" ve "ödeme
yapılır" ibareleri "hesaplanır" şeklinde değiştirilmiş; aynı maddenin
dördüncü fıkrasında geçen "Bu tazminatlar ilgililere ödendikçe iki ay içinde
faturası karşılığında Hazineden tahsil olunur." cümlesi ile aynı maddenin
beşinci ve son fıkrası madde metninden çıkarılmış ve aynı maddenin diğer
fıkraları (a), (b), (c), (d) ve (e) bentleri olarak düzenlenmiştir.
5) Ek 70 inci maddesinin
birinci fıkrasında geçen "Sandık iştirakçilerine ödenmekte olan;" ve
"emeklilik keseneğine ve Kurum karşılığına tâbi tutulur." ibareleri
sırasıyla "Emekli ikramiyesinin hesabında;" ve "dikkate alınır" şeklinde;
aynı maddenin son fıkrası da “Personel kanunlarında yer alan aylığa ilişkin
gösterge ve ek göstergeler esas alınarak bulunan tutarlar da emekli
ikramiyesi hesabında dikkate alınır." olarak değiştirilmiştir.
6) Ek 73 üncü maddesine
birinci fıkra olarak "Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında yaşlılık aylığına
hak kazananlar hakkında, aynı Kanunun geçici 2 nci maddesinin (d) bendinin
uygulanmasında:" ibaresi eklenmiş; aynı maddenin birinci fıkrasında geçen
"toptan ödeme yapılabilmesi için" ibaresi "toptan ödeme hesaplanabilmesi
için" şeklinde; ikinci fıkrasında geçen "emeklilik" kelimesi "hesaplama"
şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddenin fıkraları (a), (b) ve (c) bentleri
olarak düzenlenmiştir.
b) 17/10/1983 tarihli ve 2925
sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununun:
1) 21 inci maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 21- Yaşlılık aylığı
bağlanmasına hak kazanan sigortalıya, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Kanununun 29 uncu maddesinde belirtilen esaslara göre aylık
bağlanır."
2) 30 uncu maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 30- Bu Kanunun
gerektirdiği her türlü yardım ve ödemeler için sigortalılardan % 12,5'i
genel sağlık sigortası primi olmak üzere % 32,5 oranında prim alınır."
3) 39 uncu maddesinin (a)
bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"a) Sosyal Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası Kanununun 13, 14, 19, 20, 21, 22, 25, 26, 27, 28, 33, 34,
35, 36, 54, 55, 57, 58, 59, 60, 61, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72,
73,76, 77,78, 89, 94, 95, 96, 97, 100 ve 101 inci maddeleri ile 41 inci
maddenin (b) bendi, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun Geçici 82 nci
maddesi,”
c) 29/5/1986 tarihli ve 3294
sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununun 2 nci maddesinin
ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Ancak, Sosyal Sigortalar ve
Genel Sağlık Sigortası Kanununun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendinde sayılan genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu
kişilerin aynı Kanun gereği ödedikleri katılım payları ile diğer sağlık
hizmetlerinin karşılanmayan kısmı, bu Kanun kapsamındadır. Ancak yıl içinde
ödenen tutarlar, takip eden yılda Hazine tarafından Fona geri ödenir."
d) 10/2/1954 tarihli ve 6245
sayılı Harcırah Kanununun 18 inci maddesinin başlığı ve birinci fıkrasının
birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Ehliyet tespiti, imtihan ve
hava değişimi için başka yere gönderilenler:
Memurlar, yardımcı hizmetler
sınıfına dahil personel ve kurumlarda yalnız ödenek mukabili çalışanlardan,
memuriyet mahalli dışına;"
e) 8/5/1985 tarihli ve 3201
sayılı Yurtdışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurtdışında Geçen
Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında
Kanunun:
1) 1 inci maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 1- Türk vatandaşlarının
yurt dışında 18 yaşını doldurduktan sonra, Türk vatandaşı iken geçen ve
belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda
her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını
olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına
prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal
güvenlikleri bakımından değerlendirilir."
2) 2 nci maddesinin (a)
bendinin sonuna "Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı" ibaresi ve aynı maddeye
aşağıdaki (e) ve (f) bentleri eklenmiştir.
“e) Kurum; Sosyal Güvenlik
Kurumu Başkanlığını,
f) Bakanlık; Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığını,"
3) 3 üncü maddesi başlığı ile
birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Başvurulacak kuruluş
MADDE 3- Sigortalılar ile yurt
dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin
Türk vatandaşı olan hak sahipleri Kuruma müracaat etmek suretiyle bu Kanunla
getirilen haklardan yararlanırlar."
4) 4 üncü maddesi başlığı ile
birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Borçlanma tutarı ve borçlanma
tutarının iadesi
MADDE 4- Borçlanılacak her bir
gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki prime esas
asgarî ve azamî günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın % 32'sidir.
Borçlanılan süreler, yurda kesin dönüş yapılmış olması şartıyla aylık
tahsisi için yazılı talepleri halinde Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Kanununun 41 inci maddesinin son fıkrası hükümlerine göre
değerlendirilir. Borçlanmaya ilişkin Kurumca tahakkuk ettirilen borç tutarı,
tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenir. Ödeme yapılan gün
sayısı prim ödeme gün sayısına ve prime esas kazanca dahil edilir. Tahakkuk
ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde
ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranır.
Borçlanmadan sonradan
vazgeçenler ile yapılan borçlanma sonrasında aylık bağlanması için gerekli
şartları yerine getiremeyenlere ve bunların hak sahiplerine talepleri
üzerine yaptıkları ödemeler, faiz uygulanmaksızın iade edilir.
Yurt dışında iken borçlanma
isteğinde bulunacak sigortalı veya hak sahipleri Yeni Türk Lirası olarak
bildirilecek borç tutarını döviz cinsinden, Türkiye'de ise Yeni Türk Lirası
olarak öderler."
5) 5 inci maddenin birinci
fıkrası "Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten
ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan
tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas
alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır." şeklinde
değiştirilmiş; aynı maddenin üçüncü fıkrasının sonuna "Bu durumda olanlar
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılır." cümlesi
eklenmiş; maddeye "Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki
hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk
defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate
alınmaz." fıkrası eklenmiştir.
6) 6 ncı maddenin (A)
fıkrasının son paragrafı "Yukarıdaki şartları yerine getirenlerden tahsise
hak kazananların aylıkları, yazılı istek tarihini takip eden ay başından
itibaren başlatılmak üzere Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanunu hükümlerine göre bağlanır." şeklinde değiştirilmiş,
Aynı maddenin (B) fıkrası; "B)
Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt
dışında yabancı ülke mevzuatına tâbi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal
sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanlar ile Türkiye'de sigortalı
çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya
ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir.
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek
primi hakkındaki hükümleri, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle
aylık bağlananlar için uygulanmaz.
Yurt içinde veya yurt dışında
çalışması sona erenlerin veya ikamete dayalı bir ödenek alanlardan
ödenekleri sona erenlerin, aylıklarının tekrar ödenmesi için yazılı talepte
bulunmaları halinde, talep tarihini izleyen ay başından itibaren aylıkları
tekrar ödenmeye başlanır." şeklinde değiştirilmiştir.
f) 8/5/1985 tarihli ve 3201
sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (b) bendine “Sosyal Güvenlik Kanunları;”
ibaresinden sonra gelmek üzere “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanunu,” ibaresi eklenmiştir.
g) 27/4/2005 tarihli ve 5335
sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ile 10/7/1987 tarihli ve 285 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinin onbirinci fıkrası hariç olmak üzere,
diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.
h) 27/7/1967 tarihli ve 926
sayılı Kanunun ek 18 inci maddesinin (b) fıkrası "b) (a) fıkrasına göre
bulunacak tutar, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun
yürürlük tarihinden önce göreve başlayanların emekliliklerinde, Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 2 nci maddesinin (d)
bendine göre hesaplanacak kısmî aylığın hesabında dikkate alınır." şeklinde
değiştirilmiştir.
Yürürlükten kaldırılan
hükümler
MADDE 106-
1) 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun, geçici 20
inci, geçici 81 inci, geçici 82 nci ve geçici 87 nci ve geçici 89 uncu
maddeleri hariç diğer maddeleri,
2) 2/9/1971 tarihli ve 1479
sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar
Kurumu Kanununun, 1 ilâ 23 üncü, geçici 10 uncu ve geçici 11 inci maddeleri
hariç diğer maddeleri,
3) 29/8/1977 tarihli ve 2108
sayılı Muhtar Ödenek ve Sosyal Güvenlik Yasasının 4 üncü ve 5 inci
maddeleri,
4) 17/10/1983 tarihli ve 2926
sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu,
5) 24/5/1983 tarihli ve 2829
sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin
Birleştirilmesi Hakkında Kanun,
6) 17/10/1983 tarihli ve 2925
sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununun 1 ilâ 5 inci, 13 ilâ 17
nci maddeleri,
7) 14/7/1965 tarihli ve 657
sayılı Devlet Memurları Kanununun 107 nci, 188 inci, 209 uncu ve ek 22 nci
maddeleri,
8) 8/6/1949 tarihli ve 5434
sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun, 12 ilâ 19 uncu
maddeleri, 23 üncü maddesi, 30 ilâ 39 uncu maddeleri, 41 ilâ 55 inci
maddeleri, 57 ilâ 59 uncu maddeleri, 61 ilâ 64 üncü maddeleri, 66 ilâ 71
inci maddeleri, 72 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 73
ilâ 77 nci maddeleri, 80 inci maddesi, 82 inci maddesinin (a), (b), (c) ve
(ç) bentleri, 83 ilâ 88 inci maddeleri, 90 ıncı ve 91 inci maddeleri, 93 ilâ
100 üncü maddeleri, 102 nci maddesi, 105 ilâ 107 nci maddeleri, 112 ilâ 124
üncü maddeleri, 127 ilâ 129 uncu maddeleri, 131 ilâ 135 inci maddeleri, ek 2
ilâ ek 4 üncü maddeleri, ek 8 ve ek 9 uncu maddeleri, ek 11 inci maddesi, ek
13 ilâ ek 18 inci maddeleri, ek 21 ilâ ek 23 üncü maddeleri, ek 25 ilâ ek 27
nci maddeleri, ek 29 ve ek 30 uncu maddeleri, ek 31 inci maddesinin (a) ve
(b) bentleri, ek 32 ilâ 34 üncü maddeleri, ek 37 nci maddesi, ek 39 uncu
maddesi, ek 41 ilâ ek 47 nci maddeleri, ek 48 inci maddesinin son fıkrası
hariç diğer fıkraları, ek 49 uncu maddesi, ek 56 ve ek 57 nci maddeleri, ek
59 uncu maddesi, ek 69 uncu maddesi, ek 72 nci maddesi, ek 74 ve ek 75 inci
maddeleri, ek 80 inci maddesi, geçici 8 inci maddesi, geçici 15 inci
maddesi, geçici 16 ncı maddesi, geçici 54 üncü, geçici 65 inci, geçici 85
inci, geçici 86 ncı, geçici 88 inci, geçici 96 ilâ geçici 98 inci, geçici
103, geçici 104, geçici 109 ilâ geçici 113 üncü, geçici 115 ilâ geçici 118
inci, geçici 120 nci, geçici 121 inci, geçici 139 ilâ geçici 141 inci,
geçici 146 ncı, geçici 147 nci, geçici 150 ilâ geçici 151 nci, geçici 153
üncü, geçici 157 nci, geçici 159 uncu, geçici 161 ilâ geçici 166 ncı, geçici
170 inci, geçici 171 inci, geçici 173 üncü, geçici 176 ncı, geçici 180 inci,
geçici 182 ilâ geçici 186 ncı, geçici 190 ilâ geçici 192, geçici 195 ilâ
geçici 200 üncü, geçici 203 üncü, geçici 204 üncü, geçici 207 nci ve geçici
208 inci, geçici 210 ilâ geçici 212 nci, geçici 218 ilâ geçici 220 nci, ek
geçici 1 inci, ek geçici 2 nci, ek geçici 7 nci, ek geçici 8 inci, ek geçici
11 inci, ek geçici 19 uncu, ek geçici 20 nci, ek geçici 22 nci ve ek geçici
23 üncü maddeleri,
9) 1/10/1992 tarihli ve 3841
sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi, 24/11/1994 tarihli ve 4049 sayılı
Kanunun geçici 1 inci maddesi ve 13/6/2001 tarihli ve 4677 sayılı Kanunun
geçici 1 inci maddesi,
10) 14/1/1988 tarihli ve 311
sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri ile İlgili Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 3 üncü
maddesi,
11) 25/8/1999 tarihli ve 4447
sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 56 ncı maddesinin (C) fıkrası,
12) 19/3/1969 tarihli ve 1136
sayılı Avukatlık Kanununun 186 ilâ 188 inci ve 191 inci maddeleri,
13) 18/1/1972 tarihli ve 1512
sayılı Noterlik Kanununun 201 ilâ 203 üncü maddeleri,
14) 7/5/1987 tarihli ve 3359
sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 3 üncü maddesinin (d) bendi ile
geçici 3 üncü maddesi,
15) 22/1/1990 tarihli ve 399
sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233
Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten
Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin 32 nci maddesindeki "resmî
ve özel sağlık kuruluşlarında ayakta ve yatarak tedavileri ile" ibaresi,
16) 4/6/1937 tarihli ve 3201
sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun 89 uncu maddesi,
17) 4/2/1924 tarihli ve 406
sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun ek 23 üncü maddesi,
18) 1/11/1983 tarihli ve 2937
sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununun
18 inci maddesi,
19) 12/4/1991 tarihli ve 3713
sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (f)
bendi ile (g) bendinde yer alan "ve tedavileri yaptırılır" ibaresi,
20) 23/4/1981 tarihli ve 2453
sayılı Yurt Dışında Görevli Personele Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık
Bağlanması Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan
"ile yaralanan veya sakat kalanların tedavi giderleri" ibaresi,
21) 15/5/1959 tarihli ve 7269
sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle
Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü ve dördüncü
fıkraları,
22) 1/7/1976 tarihli ve 2022
sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına
Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 7 nci maddesi,
23) 24/2/1968 tarihli ve 1005
sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden
Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin ikinci fıkrası,
24) 10/2/1954 tarihli ve 6245
sayılı Harcırah Kanununun 18 inci maddesinin (c) bendi ile 20 nci maddesi,
25) 8/5/1985 tarihli ve 3201
sayılı Kanunun 7 nci , 11 inci, geçici 1 ilâ geçici 4 üncü maddeleri ile
aynı kanunda geçen "döviz" ibareleri,
26) 18/6/1992 tarihli ve 3816
sayılı Kanunun birinci maddesinde yer alan "Genel Sağlık Sigortası
uygulamasına geçilinceye kadar" ibaresi,
yürürlükten kaldırılmıştır.
Yönetmelikler
MADDE 107-
Bu Kanunda bahsi geçen yönetmelikler bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren
bir yıl içerisinde çıkarılır. Kurum, bu Kanunun diğer maddelerinin
uygulanmasına ilişkin usûl ve esasları yönetmelik ile düzenleme yetkisine
sahiptir.
İKİNCİ BÖLÜM
Geçici ve Son Hükümler
Malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 1-
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, 506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanunu ile 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa tâbi
olanlar her türlü hak ve yükümlülükleri ile bu Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve
Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve bu Kanunla mülga 2926
sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa
tâbi olanlar her türlü hak ve yükümlülükleri ile bu Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, 5434 sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tâbi olanlar her türlü hak ve
yükümlülükleri ile bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c )
bendi kapsamında kabul edilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce çalışmaya başlayıp bu tarihten sonra aylık talebinde
bulunanlardan, birinci fıkrada belirtilen sigortalılık hallerinden birden
fazlasına tâbi olanlara yaşlılık aylığına hak kazanma şartlarından
hangisinin uygulanacağı, en son sigortalı sayıldığı tarihten geriye doğru
son yedi yıllık fiilî hizmet süresi içinde en fazla hizmetin geçtiği
sigortalılık hali, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise son
sigortalılık durumu esas alınarak belirlenir.
17/7/1964 tarihli ve 506
sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı,
bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı ve 8/6/1949 tarihli ve
5434 sayılı kanunlara göre bağlanan veya talepte bulunulan; aylık, gelir,
tazminat, harp malûllüğü zammı ve diğer ödenekler ile 8/2/2006 tarihli ve
5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin
verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle
artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla
yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarih itibarıyla 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı ve 2/9/1971 tarihli ve 1479
sayılı kanunlara göre ödenmekte olan sosyal yardım zammı ile telafi edici
ödeme tutarları, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli
Sandığı Kanunu gereğince emekli aylığı almakta olanlara ödenmekte olan makam
ve yüksek hâkimlik tazminatı, görev ve temsil tazminatı ile ek ödemeler ve
yardımlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ödenen tutarlar esas
alınarak, ilgililerin gelir ve aylıklarına ilave edilerek ödenir.
Bağlanmış aylık ve gelirler,
55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre artırılır.
Sosyal yardım zammının
ilavesinde tamamı dağıtılacak şekilde, hak sahiplerinin gelir ve
aylıklardaki hisseleri esas alınır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce ölen, ancak bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili Kanun
hükümlerine göre ölüm aylığının bağlanabilmesi için yeterli prim ödeme gün
sayısı olmayan sigortalının hak sahiplerinin, bu Kanun hükümlerine göre ölüm
aylığına hak kazanması halinde ölüm aylığına bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren hak kazanılmış sayılır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce 5434 sayılı Kanuna tâbi olanlardan 44 üncü maddenin ikinci
fıkrası kapsamında emekliye sevk edilenler hakkında yaş haddi, 8/6/1949
tarihli ve 5434 sayılı Kanunun geçici 205 inci maddesi esas alınarak
uygulanır.
3 üncü maddenin (29) uncu
bendinde belirtilen güncelleme katsayısında yer verilen ortalama günlük
prime esas kazançtaki değişim oranı, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonraki
ilk yıl için, o yıl gerçekleşen asgarî ücretteki artış oranı olarak kabul
edilir.
Bu Kanundan önce yürürlükte
bulunan sosyal güvenlik kanunlarına tâbi geçen çalışmalar için bağlanacak
aylıkların hesabı
GEÇİCİ MADDE 2-
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479
sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983
tarihli ve 2926 sayılı, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlara ve
17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine tâbi
sandıklara tâbi olanlara bağlanacak yaşlılık aylıkları aşağıdaki şekilde
hesaplanır:
a) Sigortalının veya
iştirakçinin bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sürelerdeki
prim ödeme gün sayılarına veya fiilî hizmet süresine ait aylık; bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önceki kanun hükümlerine göre, aylık talep
tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı veya fiilî hizmet süresi üzerinden,
bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla hesaplanacak aylığının bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihe kadarki prim ödeme gün sayısı veya fiilî hizmet
süresi ile orantılı bölümü, aylık başlangıç tarihine kadar geçen yıllar
için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile çarpılarak hesaplanır.
b) Sigortalının veya
iştirakçinin bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen sürelerdeki
prim ödeme gün sayılarına ait aylığı, aylık talep tarihindeki toplam prim
ödeme gün sayısı üzerinden 29 uncu madde hükümlerine göre hesaplanacak
aylığının, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonraki prim ödeme gün sayısına
orantılı bölümü kadardır.
c) Aylık, (a) ve (b)
bentlerine göre hesaplanan kısmî aylıkların toplamından oluşur. Aylıklar
ayrıca 29 uncu maddenin son fıkrasına göre artırılarak belirlenir.
d) 8/6/1949 tarihli ve 5434
sayılı Kanunun ek 48 inci maddesi ile ek 68 inci, ek 73 üncü ve 27/7/1967
tarihli ve 926 sayılı Kanunun ek 18 inci maddesi ve ilgili diğer maddeleri
esas alınarak hak edilen makam veya yüksek hâkimlik, temsil veya görev
tazminatları ve ek göstergeler, bu maddenin (a) bendinde belirtilen kısmî
aylıkların hesabında dikkate alınır. Ancak (a) bendine göre yapılacak
hesaplama açısından bu hükmün uygulanması sonucu daha yüksek ek göstergeye
hak kazanılmış olması, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun ek 70 inci
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmasında esas alınacak ek
göstergelerin yükseltilerek uygulanması hakkını doğurmaz.
e) Bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarih itibarıyla 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 82
nci maddesinin (a) bendine göre gösterge sistemi içinde hesaplanacak kısmî
aylıklara esas gösterge, sigortalıların ortalama yıllık kazanç hesabına
giren takvim yılı sayısı esas alınmak suretiyle hazırlanacak olan gösterge
ve üst gösterge tespit tabloları esas alınarak belirlenir. Bu Kanunun
yürürlük tarihinden sonra 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Kanuna göre yurt
dışı hizmet borçlanması yapan sigortalıların bu sürelerinin, bu Kanuna göre
hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; şayet
borçlanma yapılan sürelerden önce sigortalılıkları varsa en son sigortalılık
haline göre, şayet sigortalılıkları yoksa, bu Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak
kabul edilir.
Bu Kanunun yürürlük tarihine
kadar geçen sürelere ilişkin aylığın hesabında esas alınan asgarî aylık
tutarı ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 82 nci maddesinin
ikinci fıkrasına göre belirlenen eski tam aylık tutarı, toplam prim ödeme
gün sayısı içinde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar geçen prim ödeme gün
sayısının oranına tekabül eden tutar üzerinden esas alınır.
Yurt dışı hizmet borçlanması
yapanların aylıkları da yukarıda belirtilen fıkralara göre hesaplanır.
Malûllük ve ölüm aylıkları,
yukarıdaki fıkralarda belirtilen hükümler esas alınarak, 27 nci veya 33 üncü
madde hükümlerine göre hesaplanır.
Önceki mevzuat hükümlerinin
uygulanması, Devlet katkısı ve geçici iş göremezlik ödeneği
GEÇİCİ MADDE 3-
Bu Kanuna göre çıkarılması gereken yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar,
mevcut tüzük ve yönetmeliklerin, bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri
uygulanmaya devam edilir.
47 nci maddenin son fıkrasında
sözü edilen Türk Silâhlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği hükümleri,
bu Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren en geç iki yıl içinde, Kurumun da
görüşü alınarak, bu Kanun hükümlerine uyumlu hale getirilir.
Malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları ile genel sağlık sigortası primine Devlet katkısının oranı ile
bu katkının hesaplanmasında esas alınan oranı, söz konusu sigorta kollarının
açıklarının azalmasına paralel olarak azaltmaya, Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Sigortalılardan 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanların, bu Kanuna göre
istirahatli bulunup, geçici iş göremezlik ödeneği alamadıkları sürelere ait
ücretleri ve çalışırken aldıkları aylıkları ile geçici iş göremezlik
ödenekleri arasındaki farklar ilgili mevzuatında değişiklik yapılıncaya
kadar çalıştıkları kurumlarınca ödenmeye devam edilir.
8/2/2006 tarihli ve 5454
sayılı Kanunun 1 inci maddesi hükümleri bu Kanun kapsamında gelir ve aylık
bağlanan kişiler için uygulanır.
5434 sayılı Kanuna ilişkin
geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 4-
Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce sakatlık kontenjanından göreve
başlayan ve T.C. Emekli Sandığına tâbi bir göreve devam edip bu Kanunun
malûlen emeklilik şartlarını taşımayanlardan onbeş yıl hizmeti bulunanlara,
istekleri halinde yaşlılık aylığı bağlanır.
Kamu görevlilerinin emeklilik
ikramiyeleri, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanun hükümlerince
hesaplanarak bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir yıl süreyle,
8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi ve bu Kanunla mülga
24/5/1983 tarihli ve 2829 sayılı Kanun ile personel kanunlarına göre Kurumca
ödenir ve ilgili kurumlardan tahsilât, anılan maddedeki usûlle yapılır. Bir
yıllık sürenin dolmasından itibaren emekli ikramiyeleri 8/6/1949 tarihli ve
5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi hükümlerine göre kamu görevlisinin son
defa çalıştığı kurumunca, çalıştığı son kurumun özelleştirilmesi halinde ise
Hazinece ödenir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihe kadar 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun mülga 12 nci maddesi
uyarınca isteğe bağlı iştirakçi olarak T.C. Emekli Sandığı ile
ilişkilendirilenler ile aynı tarihe kadar isteğe bağlı iştirakçi olmak üzere
başvuruda bulunanlardan gerekli koşulları sağladıkları anlaşılanların bu
Kanuna göre isteğe bağlı sigortalı olmaya devam etmeleri durumunda emekli
ikramiyeleri hakkında anılan madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
49 uncu maddede düzenlenen
itibarî hizmet süreleri, emeklilik ikramiyelerinin hesabında dikkate
alınmaz.
8/6/1949 tarihli ve 5434
sayılı Kanuna göre aylığa hak kazanamayıp bu Kanunda yapılan düzenlemelere
göre aylığa hak kazananların prime esas kazancı olarak, bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihteki emsali sigortalının prime esas kazancı kabul edilir.
Bu durumdakilerin aylık veya
gelirleri, yukarıdaki fıkraya göre hesap edilecek prime esas kazanca, bu
Kanuna göre hak edilen aylık ve kazancın hesap edilmesine ilişkin
maddelerinin uygulanması suretiyle bulunur.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihte kamu idarelerinde hizmet akdi ile veya sözleşmeli olarak
çalışanlardan; ilgili kanunları gereği 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanun
ile ilgilendirilenler aynı statüde çalışmaya devam ettikleri sürece bu
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre sigortalı
sayılırlar. Ancak, bunların prime esas kazançları ile emekli ikramiyeleri,
bu Kanunun yürürlük tarihinden önce uygulanan hükümlere göre tespit olunmaya
devam olunur.
8/6/1949 tarihli ve 5434
sayılı Kanunun mülga geçici 191 inci ve mülga geçici 192 nci maddeleri
uyarınca, istekleri üzerine 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi
kurumlarda sözleşmeli olarak çalışmakta iken anılan Kanun Hükmünde
Kararnamenin 12 nci ve geçici 1 inci maddelerine göre zorunlu olarak,
özelleştirilen kurumlarda sözleşmeli olarak çalıştırılmakta iken 28/5/1986
tarihli ve 3291 sayılı Kanunun Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen 16
ncı ve 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun ek 71 inci maddeleri uyarınca
ve sözleşmeli olarak çalıştıkları kurumun özel kanunundaki hükümler
nedeniyle T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilmiş olanların söz konusu
hizmetleri, bu Kanuna tâbi olarak geçmiş sayılır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanuna tâbi olan
iştirakçilerin, bu Kanuna göre belirlenen prime esas kazanç matrahı ile
8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre keseneğe tâbi kazançları
arasındaki matrah farkına ait sigorta primi iki yıl süre ile kurumlarınca
karşılanır.
8/9/1999 tarihi ile bu Kanunun
yürürlük tarihi arasında T.C. Emekli Sandığı iştirakçisi olanlardan,
8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 32 nci maddesine göre fiilî hizmet
sürelerine zam yapılanların yaş hadlerinden, eklenilen sürenin, üç yıldan
çok olmamak üzere, yarısı indirilir.
Kamu görevlilerinden personel
kanunlarına göre aylıksız izinli sayılanlardan, aylıksız izinli olarak geçen
süreleri esnasında isteğe bağlı sigortalılık primi ödemeyenlerin, istekleri
halinde başvuru tarihindeki prime esas kazanç tutarı üzerinden % 32 oranında
hesap edilecek primleri defaten ödemeleri halinde, aylıksız geçen izin
süreleri hizmet sürelerine eklenir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce ek göstergeli veya daha yüksek ek göstergeli görevlere atanan
T.C. Emekli Sandığı iştirakçilerinin bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra
bu görevlerde geçen süreleri, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun ek 68
inci maddesi ile ek 73 üncü maddesinde belirtilen sürelerin doldurulmasında
dikkate alınır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihte, Emniyet Hizmetleri sınıfında çalışmakta olanlarla daha önce bu
sınıflarda çalışmış bulunan personelden halen 4 üncü madde kapsamında
çalışmaya devam edenlerin istekleri halinde; 4 üncü maddenin üçüncü
fıkrasının (e) bendinde belirtilen okullarda geçen başarılı eğitim süreleri,
ilgilinin talep tarihindeki en az aylık alan komiser yardımcısının prime
esas kazancı üzerinden sigortalı prim hissesi kendilerince, işveren
prim hissesi de kurumlarınca verilmek suretiyle borcun tebliğ edildiği
tarihten itibaren dört yıl içinde eşit taksitler halinde ödenir.
Bu Kanunun yürürlük tarihinden
önce, seçimler neticesinde belediye başkanı olarak görev yapmış olup, bu
Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli
Sandığı Kanunu haricindeki diğer sosyal güvenlik kanunlarına göre malûllük
veya yaşlılık aylığı almakta olanlardan; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti
Emekli Sandığı Kanununun mülga 39 uncu maddesine göre aylık bağlanması
şartlarını haiz olanlara, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren, bu
kişilerden bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla 5434 sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun mülga 39 uncu maddesine göre aylık
bağlanması şartlarını haiz olmayanlara ise bu şartları haiz oldukları
tarihten itibaren 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun
ek 68 inci maddesinde belirtilen şartlar da dikkate alınarak, emsali
belediye başkanının almakta olduğu makam tazminatı ve buna bağlı olarak
temsil veya görev tazminatı tutarı, bu Kanunun geçici 1 inci maddesi
çerçevesinde almakta oldukları malûllük veya yaşlılık aylıklarına ilave
edilmek suretiyle ödenir. Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce seçimler
neticesinde belediye başkanı olarak görev yapmış olup, bu Kanuna göre
sigortalı iken malûllük veya yaşlılık aylığı bağlananlardan; 5434 sayılı
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun mülga 39 uncu maddesine göre
aylık bağlanması şartlarını haiz olanlara bu Kanunun geçici 2 nci maddesi
hükümleri de dikkate alınarak bu fıkrada belirtilen şartlar dahilinde söz
konusu tazminatlar aylıklarına ilave edilmek suretiyle ödenir. Bu Kanunun
yürürlük tarihinden önce seçimler neticesinde belediye başkanı olarak görev
yapmış olanlardan ölenlerin bu Kanunun 32 nci maddesinde belirtilen şartlara
sahip olmaları halinde, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı
Kanununun ek 68 inci maddesinde belirtilen şartlar da dikkate alınarak, hak
sahiplerine bu Kanunun 34 üncü, geçici 1 inci ve geçici 2 nci maddeleri
hükümlerine göre söz konusu tazminatlar bu Kanunun yürürlük tarihinden önce
ölenler için bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren, bu Kanunun yürürlük
tarihinden sonra ölenler için ise ölüm tarihinden itibaren ölüm aylıklarına
eklenmek suretiyle ödenir. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce
seçimler neticesinde belediye başkanı olarak görev yapmış olanlardan;
malûllük aylığı almakta olanlar ile malûllük aylığına hak kazanacaklar 5434
sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun mülga 39 uncu maddesinde
belirtilen aylık bağlamaya ilişkin şartlar dikkate alınmaksızın yukarıda
belirtilen tazminat haklarından yararlandırılır.
Toptan ödeme ve ihya geçiş
hükümleri
GEÇİCİ MADDE 5-
Bu Kanuna göre yapılacak toptan ödemelerin, bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önceki hizmet sürelerine ait bölümü, bu Kanunla bazı maddeleri
yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerine göre bu Kanunun yürürlük
tarihi itibarıyla hesaplanarak, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile
toptan ödemenin yapılmasına ilişkin yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar
için her yılın güncelleme katsayısı ile çarpılarak bulunan tutar, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten sonraki süreler için bu Kanuna göre hesaplanan
toptan ödeme tutarına ilave edilerek ödenir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce toptan ödeme yapılarak tasfiye edilen hizmetlerin 31 inci, 36
ncı ve 41 inci maddelere göre ihyasında veya borçlanılmasında, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunla bazı maddeleri yürürlükten
kaldırılan ilgili kanunun hükümlerine göre hesaplanan tutarı, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarih ile ihya talebine ilişkin yazılı istek tarihi
arasında geçen yıllar için, her yılın güncelleme katsayısı ile çarpılarak
bulunan değeri dikkate alınır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun mülga 87 nci
maddesinde sayılan sebepler nedeniyle görevlerinden ayrılan, kurumlarınca
malûllük ve yaş haddi dahil re'sen emekliye sevk edilen ve ölenlerden;
kesenek iadesi veya toptan ödeme yapılmak suretiyle hizmetleri tasfiye
edilmiş veya bu süreleri hariç tutularak aylık bağlanmış veya bu sürelerle
birlikte aylığa hak kazanmış olanların, kendileri veya dul ve yetimlerinin
bu Kanunun 31 inci ve 41 inci maddelerinde belirtilen esaslara göre
hesaplanacak olan meblağı, aynı maddedeki şartlarla Kuruma ödemeleri
halinde, paranın ödendiği tarihi takip eden ay başından itibaren kendilerine
veya bu tarihte aylığa müstahak dul ve yetimlerine aylık bağlanır veya
bağlanmış aylıkları düzeltilir. Ancak bu kişilere emekli ikramiyesi ödenmez.
Kesenek veya toptan ödemeleri
zamanaşımına uğramış olması nedeniyle hizmetleri tasfiye edilmiş olanların,
tasfiye edilmiş süreleri bu Kanuna göre birleştirilecek hizmetlerden kabul
edilir.
506 sayılı Kanuna ilişkin
geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 6-
17/7/1964 tarihli ve 506
sayılı Kanuna göre 1/4/1981 tarihinden önce malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında, bu Kanunun 38 inci maddesinin
ikinci fıkrasındaki sigortalılık süresinin 18 yaşın doldurulduğu tarihten
başlayacağına ilişkin hükmü uygulanmaz.
506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanununun mülga ek 24 üncü maddesinde sayılan kurum ve kuruluşlarca, Kuruma
ödenmeyen sosyal yardım zamları, Hazine tarafından ilgili kurum ve
kuruluşlardan tahsil edilmek üzere Kuruma ödenir.
17/7/1964 tarihli ve 506
sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmış olan işyeri tescilleri, bu Kanun
hükümlerine göre yapılmış sayılır. Kamu idarelerinden bu şekilde işyeri
tescili bulunmayanlar, 11 inci maddede belirtilen işyeri bildirgesini bu
Kanunun yürürlük tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma vermek
zorundadır. İşyeri bildirgesinin bu süre içinde Kuruma verilmemesi
durumunda, 102 nci maddenin (b) bendi gereğince idarî para cezası uygulanır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanununun mülga 86 ncı maddesi hükmüne göre topluluk sigortasına tâbi
olanların ödedikleri iş kazası, meslek hastalığı, hastalık, analık,
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri genel sağlık sigortası dahil
bu Kanuna göre ödenmiş sayılır. Bu süreler yatırıldıkları sigorta kolları
bakımından başlangıç süresi ve prim ödeme gün sayısı olarak kabul edilir.
Bu Kanunun yürürlük tarihi
itibarıyla 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 86 ncı maddesine
göre malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları bakımından topluluk sigortasına
devam edenler, bu Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında durumları
değerlendirilerek, durumlarına uyan bent kapsamında sigortalı sayılırlar.
Bunların kendileri veya işverenleri tarafından verilmesi gereken belgeler en
geç üç ay içinde Kuruma verilmek zorundadır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanununun mülga 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre Sosyal Sigortalar
Kurumuna devir olan sandıklardan 23/1/1968 tarihli ve 991 sayılı Kanunun
geçici 2 nci maddesine göre bağlanmış emekli, adi malûllük veya vazife
malûllüğü aylıkları ile 23/1/1968 tarihli ve 991 sayılı Kanunun geçici 1
inci maddesinin birinci fıkrasına göre Kurumca bağlanan aylıklarla dul ve
yetim aylıkları (aylık alan tek kişi de olsa) toplamı, net asgarî ücretin %
70'inden aşağı olamaz.
Aylık bağlama şartları
bakımından bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında sigortalı sayılarak aylık bağlanacaklar için;
a) 28 inci maddenin ikinci
fıkrasının (a) bendinde belirtilen 9000 günlük süre ilk defa;
1) 1/1/2007 ilâ 31/12/2007
tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 7100 gün olarak,
2) 1/1/2008 tarihinden
itibaren sigortalı sayılanlar için ise her takvim yılı başında 7100 güne 100
gün eklenmek suretiyle 9000 günü geçmemek üzere,
b) 28 inci maddenin üçüncü
fıkrasında belirtilen 5400 günlük süre ilk defa;
1) 1/1/2007 ilâ 31/12/2007
tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 4600 gün olarak,
2) 1/1/2008 tarihinden
itibaren sigortalı sayılanlar için ise her takvim yılı başında 4600 güne 100
gün eklenmek suretiyle 5400 günü geçmemek üzere,
c) 28 inci maddenin dördüncü
fıkrasında belirtilen 3960 günlük süre ilk defa;
1) 1/1/2007 ilâ 31/12/2007
tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 3700 gün olarak,
2) 1/1/2008 tarihinden
itibaren sigortalı sayılanlar için ise her takvim yılı başında 3700 güne 100
gün eklenmek suretiyle 3960 günü geçmemek üzere,
d) 28 inci maddenin beşinci
fıkrasının (a) bendinde belirtilen 4320 günlük süre ilk defa;
1) 1/1/2007 ilâ 31/12/2007
tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 3700 gün olarak,
2) 1/1/2008 tarihinden
itibaren sigortalı sayılanlar için ise her takvim yılı başında 3700 güne 100
gün eklenmek suretiyle 4320 günü geçmemek üzere,
e) 28 inci maddenin beşinci
fıkrasının (b) bendinde belirtilen 4680 günlük süre ilk defa;
1) 1/1/2007 ilâ 31/12/2007
tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 4100 gün olarak,
2) 1/1/2008 tarihinden
itibaren sigortalı sayılanlar için ise her takvim yılı başında 4100 güne 100
gün eklenmek suretiyle 4680 günü geçmemek üzere,
uygulanır.
506, 1479, 5434, 2925, 2926
sayılı kanunlara ilişkin ortak geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 7-
17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983
tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı,
8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlar ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı
Kanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık
başlangıçları ve hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet
süreleri, borçlandırılan süreler ve sigortalılık süreleri bu Kanun
kapsamında geçmiş sayılır.
Kamu görevlilerinden
borçlandırıldıkları paralardan ödenmeyen kısmı var ise, prime esas kazanç
tutarlarından sigortalı hissesi oranında işverenleri tarafından
aylıklarından tahsil edilerek Kuruma ödenir.
Türk vatandaşı olarak
borçlanma talebinde bulunan ve kendilerine emekli aylığı bağlanan
sigortalıların sonradan ıskat dışında başka bir devlet vatandaşlığını
kazanmaları halinde de aylıkları ödenir.
Aylıkların hesabında 41 inci
maddeye ve 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Kanuna göre yapılan
borçlanmaların bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki sürelere ait
kazançları, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerine göre
değerlendirilir. Ancak, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamında bulunan sigortalılar için bu Kanunun yürürlük tarihinden
önceki dönemlere ait süreler, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra
borçlanılması halinde de 41 inci madde ve 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı
Kanun hükümleri uygulanır.
1479 sayılı Kanuna ilişkin
geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 8-
2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği
taşıdığı halde, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kayıt ve
tescilini yaptırmamış olanların sigortalılık hak ve yükümlülüğü, bu Kanunun
yürürlük tarihinden itibaren iki yıl içinde kayıt ve tescil yaptırmadıkları
takdirde düşer.
Bu Kanunun yürürlük tarihinden
önce 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Kanuna tâbi iken, daha sonradan T.C.
Emekli Sandığı iştirakçisi olup vergi yükümlülüğü devam etmesi nedeniyle
2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Kanuna tâbi sayılan kişilerin bu Kanunun
yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içinde müracaatları halinde T.C. Emekli
Sandığı iştirakçisi sayıldığı tarihten itibaren Bağ-Kur sigortalılığı sona
erdirilerek bunlar hakkında 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanun hükümleri
uygulanır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce 1479 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi gereğince İcra ve İflas
Kanununa göre başlatılmış olan icra takipleri anılan kanun hükümlerine göre
takip edilerek sonuçlandırılır.
Emeklilik yaşına ilişkin
bazı geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 9-
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olup da 8/9/1999
tarihinden bu Kanunun yürürlük tarihine kadar ilk defa sigortalı sayılanlar;
kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmak ve 7000 gün malûllük, yaşlılık
ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla veya kadın ise 58, erkek ise
60 yaşını doldurmak ve 25 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 4500 gün
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık
aylığından yararlanırlar.
4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamında olup da 8/9/1999 tarihinden bu Kanunun
yürürlük tarihine kadar ilk defa sigortalı sayılanlar; kadın ise 60, erkek
ise 62 yaşını doldurmak ve en az onbeş tam yıl malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primi ödemek şartıyla kısmî yaşlılık aylığından yararlanırlar.
17/10/1983 tarihli ve 2925
sayılı Kanun kapsamında sigortalı olup da 8/9/1999 tarihinden bu Kanunun
yürürlük tarihine kadar ilk defa sigortalı sayılanlar; kadın ise 58, erkek
ise 60 yaşını doldurmak ve onbeş yıldan beri sigortalı olup 3600 gün
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemek şartıyla yaşlılık
aylığından yararlanırlar.
Bu Kanunun yürürlük tarihinden
önce bazı hükümleri yürürlükten kaldırılan 506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanununa göre sigortalı sayılanlardan;
a) En az 20 yıldan beri
Bakanlıkça tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı işyerlerinde sürekli
çalışan ve bu işlerde en az 5000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları
primi ödeyen sigortalılara yazılı talepleri halinde 28 inci maddenin ikinci
fıkrasının (a) bendindeki yaş şartları aranmaksızın yaşlılık aylığı
bağlanır.
b) En az 25 yıldan beri
Bakanlıkça tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı işyerlerinde yeraltı
münavebeli işlerinde çalışan ve bu işlerde en az 4000 gün malûllük, yaşlılık
ve ölüm sigortaları primi ödeyen sigortalılara da 28 inci maddenin ikinci
fıkrasının (a) bendindeki yaş şartları aranmaksızın 8100 gün prim ödemiş
sigortalılar gibi yaşlılık aylığı bağlanır.
c) 50 yaşını dolduran ve
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi çalışmalarının en az 1800
gününü Bakanlıkça tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı işlerinde
geçirmiş olan sigortalılara da birinci fıkrada belirtilen diğer şartlarla
yaşlılık aylığı bağlanır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce sigortalı olanların, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra
dördüncü fıkrada belirtilen şekilde geçen prim ödeme gün sayılarına, her bir
yıl için 90 gün fiilî hizmet süresi zammı eklenir.
506 sayılı Kanunun
malûllük, sakatlık hükümleri ile sosyal güvenlik destek primi ödemesi geçiş
hükümleri
GEÇİCİ MADDE 10-
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olup bu Kanunun
yürürlük tarihinden önce ilk defa sigortalı olanlardan, sigortalı olarak ilk
defa çalışmaya başladığı tarihten önce 506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanununun mülga 53 üncü maddesine göre malûl sayılmayı gerektirecek derecede
hastalık veya özürü bulunan ve bu nedenle malûllük aylığından yararlanamayan
sigortalılar, yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı
bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi
ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.
Bu Kanunun yürürlük tarihinden
önce sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış
durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun
mülga 60 ıncı maddesinin (C) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87 nci
maddesine göre işlem yapılır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlananlardan
yaşlılık aylığı bağlananların aylıklarının kesilmesi ve tekrar bağlanmasında
bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümler geçerlidir.
Birinci ve ikinci fıkraya göre
bağlanan aylıkların aylık bağlama oranı, 5400 gün üzerinden hesaplanan
orandan az olamaz.
27 nci maddenin ikinci
fıkrasındaki malûllük aylığı alt sınırı ile 33 üncü maddesinin ikinci
fıkrasındaki ölüm aylığı alt sınırı 17/10/1983 tarihli ve 2925 ve bu Kanunla
mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanunlara göre bağlanacak malûllük
ve ölüm aylıklarında, aynı kanunlar gereği bağlanan yaşlılık aylığı ile
kıyaslanarak uygulanır.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen
alt sınır aylıklarının hesabında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun
mülga 92 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenen yarım aylıklar ile
aynı Kanunun mülga 96 ncı maddesinin beşinci fıkrası hükmüne göre alt sınır
aylığı uygulanmayan aylıklar ile sosyal güvenlik sözleşmeleri gereğince
bağlanan kısmî aylıklar dikkate alınmaz.
27/4/2005 tarihli ve 5335
sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde belirtilenler hariç olmak üzere bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önce mevcut sosyal güvenlik kurumlarından
yaşlılık veya emekli aylığı alıp, bu tarih itibarıyla bu Kanuna tâbi
çalışmayı sürdürecekler hakkında 30 uncu madde hükümleri uygulanır.
Sigortalı tesciline,
sigorta sicil numarasına ve dış temsilciliklerdeki görevlilere ilişkin geçiş
hükümleri
GEÇİCİ MADDE 11-
Bu Kanun yürürlüğe girmeden önce mevcut sosyal güvenlik kurumlarında tescili
yapılan sigortalılar ile bunların hak sahipleri için ortak bilgi bankası
oluşturulur. Bu sigortalılar ile sisteme yeni katılacak sigortalıların
tescilinde, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaraları sosyal güvenlik sicil
numarası olarak esas alınır. Ayrıca vergi mükellefi olan sigortalıların
vergi numaraları da sosyal güvenlik sicil numaraları ile birlikte kayıt
altına alınır ve işlemlerde birlikte kullanılır.
Sigortalıların eski sigorta
sicil numaraları, bu Kanuna göre tescil edilecekleri tarihe kadar
kullanılmaya devam edilir.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri kapsamında olan sigortalıların, bu
Kanunun 17 nci maddesine göre hesaplanacak günlük kazançlarında; bu Kanunun
yürürlük tarihinden sonraki sürelere ait prime esas kazanç hesabında dikkate
alınan unsurlar, bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki sürelere ait prime
esas kazanç hesabında da dikkate alınır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihte dış temsilciliklerde görevli sigortalı veya genel sağlık sigortalısı
personelden, temsilciliğin bulunduğu ülkede sürekli ikamet iznini veya bu
devletin vatandaşlığını da haiz olanlar, uluslararası sosyal güvenlik
sözleşmelerindeki hükümler saklı kalmak üzere ve Dışişleri Bakanlığının
olumlu görüşünün alınması şartıyla bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik
kurumları ile irtibatlandırılabilirler.
Genel sağlık sigortası
geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 12-
Bu Kanunun uygulamasında sağlık hizmeti sunucularının sigortalılık kontrolü
ve diğer provizyon işlemlerini elektronik ortamda yapmaya başlaması için
gerekli altyapının kurulmasına kadar, sağlık bilgilerinin yazılı olarak
tutulmasına başlanır ve sağlık belgesinin veya sağlık karnesinin Kurumca
verilmesine devam edilir.
Mevcut sosyal güvenlik
kurumlarının, kamu idarelerinin sağlık hizmetlerinin sağlanmasına ilişkin
görevleri, yürürlükten kaldırılan kanunlardaki hak ve yükümlülükler
çerçevesinde ilgili kayıt ve işlemler Kurum tarafından devralınan tarihe
kadar devam eder. Ancak bu süre altı ayı geçemez.
Kişilerin yürürlükten
kaldırılan kanun hükümleri gereğince hak ettikleri sağlık hizmetleri, bu
Kanun hükümleri gereğince kapsama alınmamış ise tedavi tamamlanıncaya kadar
yürürlükten kaldırılan kanun hükümlerine göre Kurumca sağlanmaya devam
edilir. 67 nci madde gereği hesaplanan 30 günün hesabında kişilerin lehine
olan durum uygulanır. Genel sağlık sigortalısının ve bakmakla yükümlü olduğu
kişilerin, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce başlayan, ancak, bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra faturalandırılan tedavi giderleri
Kurum tarafından karşılanır.
60 ıncı maddenin birinci
fıkrasının (d) ve (g) bentleri gereğince sigortalı sayılanlar, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç iki yıl içinde bildirimlerini
yapmak zorundadır. Ancak, aile hekimliği uygulamasına başlanan illerde, bu
kişiler iki yıllık süreye bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı ve bakmakla
yükümlü olduğu kişi olarak kapsama alınır.
Aile hekimleri tarafından
başlatılan sevk zincirine uygun olarak alınan sağlık hizmetlerinde 68 inci
maddenin ikinci fıkrasında belirtilen katılım payları, üç yıl süreyle % 50
oranında azaltılarak uygulanabilir.
70 inci maddenin birinci
fıkrası gereği yapılacak belirlemeler, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren en geç bir yıl içinde tamamlanır. Bu süre içerisinde 70 inci
maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanmasını il ve ilçe bazında
ertelemeye, Sağlık Bakanlığı yetkilidir.
İlgili kanunları gereği tedavi
yardımları karşılanan kişiler, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte herhangi
bir işleme gerek kalmaksızın, bu Kanun açısından genel sağlık sigortalısı
veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi sayılır. Bu
kişilerin durumlarında değişiklik oluncaya kadar, sağlık hizmetlerinden
yararlanma koşulları açısından bu Kanun hükümleri uygulanmaz. Bu kişilerin
sigortalı ve sigortalının bakmakla yükümlü olduğu kişilere ilişkin bilgileri
ilgili kurumlar tarafından bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren en geç üç
ay içinde Kuruma bildirilir.
211 sayılı Türk Silâhlı
Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun, bu Kanuna aykırı hükümleri, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl süreyle uygulanır.
17/10/1983 tarihli ve 2925
sayılı Kanun kapsamında sigortalılık hali devam eden sigortalılar ile
bunların sağlık yardımına müstahak eş ve çocukları, genel sağlık sigortası
hükümlerine göre sağlanan sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan
yararlanma hakkına sahiptir.
Bu Kanunun 67 nci maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi gereği aranan şart, bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten sonra tahakkuk eden prim borçları için uygulanır.
4046 sayılı Kanunun
uygulanmasına ilişkin geçiş esasları
GEÇİCİ MADDE 13-
24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanunun 21 inci maddesi kapsamında iş
kaybı tazminatı alanlar 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında sigortalı ve genel sağlık sigortalısı sayılır, ancak iş kazası ve
meslek hastalığı sigortasına tâbi değildir.
Sigortalıların sigortalı
olduklarını ayrıca Kuruma bildirme sorumlulukları yoktur.
Türkiye İş Kurumu tarafından