EMEKÇİNİN SESİ, 1 MAYIS HAFTASINDA GAZİANTEP’TEN
YÜKSELDİ
İŞ MEVZUATININ GÜNCEL SORUNLARI’NI GAZİANTEP’TEN DİLE
GETİRDİK
HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, 1 Mayıs
Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü etkinlikleri kapsamında
ülkemizin dört bir yanında gerçekleştirdiğimiz basın açıklamalarıyla sesimizi
tüm dünyaya duyurmaya devam ediyoruz. HAK-İŞ olarak, 1 Mayıs haftası kapsamında
gerçekleştirdiğimiz etkinliklerimizin beşincisini Gaziantep’te gerçekleştirdik.
“Emekçinin Sesi Bu Kez Gaziantep’ten Yükseldi”
Genel Başkan Yardımcımız Mehmet Ali Kayabaşı
Başkanlığında 29 Nisan 2025 tarihinde HAK-İŞ Gaziantep İl Başkanlığı önünde
toplanan HAK-İŞ üyesi emekçiler ile birlikte “İş Mevzuatının Güncel Sorunları”
konulu taleplerimizi dile getirdik. Toplantıya, HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcımız
Mehmet Ali Kayabaşı’nın yanı sıra Genel Sekreter Yardımcımız Hamdi Abdullah
Koçoğlu, HAK-İŞ Gaziantep İl Başkanımız Halil İbrahim Tanrıöver,
Sendikalarımızın Genel Başkanları ve Yönetim Kurulu Üyeleri çevre illerinden
İl, Bölge ve Şube Başkanlarımız, üyelerimiz ve teşkilat mensuplarımız ile basın
mensupları katıldı.
Kayabaşı, Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın
öncülüğünde, HAK-İŞ Konfederasyonu’nun her yıl olduğu gibi bu yıl da
emekçilerin sesini tüm dünyaya duyurmak adına kararlı ve tarihi bir adım
attığına değinerek, Genel Başkanımız Arslan’ın büyük HAK-İŞ teşkilatına ve Gaziantep
halkına selamlarını iletti.
Genel Başkan Yardımcımız Mehmet Ali Kayabaşı,
HAK-İŞ olarak bu yıl 1 Mayıs Uluslararası Birlik Dayanışma ve Mücadele Günü’nü
1 haftalık ekinlik şeklinde gerçekleştirdiğimize dikkat çekerek,” Konfederasyonumuz
Genel Başkanının liderliğinde konfederasyonumuz yönetim kurulunca almış
olduğumuz karar doğrultusunda biz bu sene 1 Mayıs'ı farklı bölgelerde farklı
temalarla kutlayalım istedik. Bugün de sizlerle beraber Gaziantep'te hep
birlikte iş mevzuatının güncel sorunlarıyla ilgili basın açıklamamızı idrak
edeceğiz. Buraya katılımlarıyla bizleri onurlandıran kıymetli teşkilatımızın
değerli mensuplarına, teşekkür ediyoruz. Günümüz kutlu ve bereketli olsun”
dedi.
HAK-İŞ Olarak Rize’de 16 milyon Sigortalının Sorunlarını
Hep Birlikte Haykıracağız
HAK-İŞ olarak bu yıl da geçtiğimiz yıllardaki
gibi yine meydanlarda olduğumuzu ifade eden Kayabaşı, “Yine 16 milyon sigortalı
işçinin tamamının müşterek sorunlarını sahada hep birlikte haykıracağız. Bu yıl
Konfederasyonumuzun yönetim kurulunun almış olduğu kararla kitlesel 1 Mayıs
kutlamamız da Rize'deki emekçi kardeşlerimizle beraber olacağız” dedi.
Çalışma Hayatında Yeni Düzenlemelere İhtiyaç Var
Kayabaşı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun yürürlüğe
girmiş olduğu 2003 yılı itibariyle emek hareketi adına olumlu gelişmelerin
olduğunu ancak zaman içerisinde ülkemizdeki endüstri ilişkiler sistemindeki
değişimler ile birlikte güncel sorunlara çözüm oluşturabilecek, sorunlarımızı
ortadan kaldırabilecek yeni düzenlemelere ihtiyaç olduğunu vurguladı.
“Çalışma Hayatı Sorunları TBMM Sağlık, Aile,
Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunda Görüşülmeli”
Çalışma hayatına ilişkin getirilecek kanuni
düzenlemelerin plan ve bütçe komisyonunda torba kanun olarak görüşülmesinin
birtakım sorunlara yol açtığını ifade eden Kayabaşı, bu sistemin yerine çalışma
hayatını doğrudan ilgilendiren konuların, çalışma hayatının esas komisyonu olan
TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunda görüşülmesinin amaca
uygun olacağını dile getirdi.
“Mutlak Bir İş Güvencesi İstiyoruz”
Genel Başkan Yardımcımız Kayabaşı özellikle İş Kanunu
içerisinde iş güvencesi ile alakalı maddelerin değiştirilmesi gerektiğine
dikkat çekerek, bu sorunun da bir an önce çözüme kavuşturulmasını ve mutlak iş
güvencesinin sağlanması gerektiğini ifade etti. Kayabaşı, “İş kanunu içerisinde
iş güvencesiyle alakalı var olmuş olan maddeler çok kısıtlayıcı, yalnızca otuzdan
fazla işçinin çalışmış olduğu iş yerlerinde iş güvencesinin olduğunu görüyoruz.
Sosyal Güvenlik verilerine bakıldığında otuzdan fazla işçinin çalışmış olduğu
iş yerlerinin yüzde 20 gibi bir seviyede olduğunu görebiliyoruz. Dolayısıyla bu
kısmi iş güvencesinin şu anda belki de 16 milyon sigortalı işçinin müşterek en
büyük problem olduğunu ifade ediyoruz. Bu sebeple HAK-İŞ olarak herkesin
yararlanacağı mutlak bir iş güvencesi istiyoruz” şeklinde konuştu.
Sendikal nedenle fesihte mutlak işe iade
kuralının bulunmamasının, sendikal örgütlenmeyi olumsuz anlamda etkilediğinin
altını çizen Kayabaşı, “Sendikal neden ile feshi ispat edebilen işçi
arkadaşlarımız adına açtığımız davalarda 12 aylık ücreti tutarındaki tazminatı
işverenler ödemek suretiyle sendikal tazminattan kurtulmuş oluyorlar. Fakat biz
6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu çıkarılırken şunu ifade
ettik, iş yeri sendika temsilcilerine sağlanmış olan işçinin işten çıkarıldığı
süre ile işin iadesine karar verilmiş olduğu süredeki tüm ücretin tamamının
işveren tarafından ödenmesini gerektirecek bir düzenleme gelmesi halinde
sendikal örgütlenme önündeki engelleri ortadan kaldırmış olacağız dedik. Maalesef
burada sendikal nedenle feshin sadece 12 aylık ücret tutarında tıpkı bir kıdem
tazminatı gibi bir tazminata bağlanmış olması da bizlerin alanda yaşamış olduğu
en büyük sorunlardan birisidir. Sendikal nedenle fesihte mutlak işe iade
kuralının bulunması yönünde düzenleme yapılmasını talep ediyoruz” dedi.
Kayabaşı, Grev ve Eylemleri Devam Eden İşçilere
Selam Yolladı
İşe iade davasıyla alakalı süreçlerin uzun ve
işçiler adına can yakıcı süreçler olduğunu dile getiren Kayabaşı, şu anda ekmeği
ve emeği için grev ve eylemleri devam eden haksızlığa uğramış işçi
kardeşlerimize selam yolladı. Kayabaşı, “Geçerli neden olmaksızın iş akdi fesih
edilen Van'daki arkadaşlarımıza, Diyarbakır'daki arkadaşlarımıza, Hatay
Yolbulan’da grevi devam eden emekçi kardeşlerimize, İzmir Lezita’da grevdeki
kardeşlerimize ve Ülkemizin dört bir yanında emeği için mücadeleye devam eden
işçi kardeşlerimize buradan selamlarımızı yolluyor. Kendileri ile
dayanışmalarımızı ifade ediyoruz” dedi.
İşe İade Davalarında İşçilerin Mağdur
Edilmemesini İstiyoruz
Genel Başkan Yardımcımız Kayabaşı, işverenlerin
örgütlü olunan işyerlerinde işçilerin iş sözleşmelerini fesih etmesinin kötü
niyetli bir yaklaşım olduğunu belirterek, davaların uzun sürmesi sebebiyle
mağduriyetlerin katlandığını ifade etti. Kayabaşı, “İşe iade davası açmış olan
işçilerle alakalı farklı bir usulün belirlenmesini ve bu davalarla alakalı özel
bir yargılama metodu getirilerek buradaki yargılama sürelerinin kısaltılması
yönündeki taleplerimizi tekrarlıyoruz” şeklinde konuştu.
Yetki Tespiti Davaları
Genel Başkan Yardımcımız Kayabaşı, yetki davaları
ile ilgili yaşanan sorunlara değinerek, işverenlerin yetki tespitlerine somut
delil olmadan itirazlarda bulunduğunu, bu durumda da yetki tespit süreçlerinin
uzun olması nedeniyle işçilerin toplu iş sözleşmelerinden yararlanamadığı
süreleri yaşamak zorunda kaldıklarını ifade etti. Kayabaşı, yetki davalarında yetkisiz
mahkemelerde dava açılmasının önüne geçilmesi adına, çağrıda bulunarak, “Gerek
kanun koyucudan gerekse yargı mercilerinden caydırıcı bir tutum takınmalarını
talep ediyoruz” şeklinde konuştu.
İş kolu tespitinin iptali davalarının yetki
tespiti davaları gibi uzun süre sonunda sonuçlandığını vurgulayan Kayabaşı,
“Yargılamanın uzun olması, işçi sendikalarının faaliyetlerine zarar
vermektedir. Taraf teşkilinin sağlanmasından kesin kararın verilmesine kadar
uzun süreler geçmektedir. HAK-İŞ olarak yapılacak yeni düzenlemeler ile bu
mağduriyetlerin önüne geçilmesini talep ediyoruz” dedi.
Belli Konulardaki Davaların Atlamalı Temyiz Yolu
İle Direkt Yargıtay’a Götürülmesi Yargılama Sürelerini Kısaltacaktır
Önem, nitelik ve aciliyetine bakılarak, bazı dava
ve uyuşmazlıkların istinaf incelemesine tabi tutulmaksızın atlamalı temyiz
yoluyla götürülmesinin yargılama sürelerini kısaltacağını dile getiren
Kayabaşı, bu doğrultuda yasal değişikliklerin yapılması halinde yargılamanın daha
kısa sürede ve sağlıklı tecellisinin mümkün olabileceğini ifade etti.
İşçilerin Yargıya Erişimi Konusunda Yaşanılan
Sıkıntıların Çözüme Kavuşturulması Gerekmektedir
Kayabaşı, işçi alacaklarına ilişkin açılan
davalarda, işçilerin alacaklarını alamamış olmasının yanında bu alacakları için
yargı yoluna başvurduklarında önlerine çıkan harçlar ve dava masrafları nedeniyle
mağduriyet yaşadıklarını belirterek, “İşçilik alacakları yönünden mağdur olan
işçiler dava sürecindeki harç ve masraflar nedeniyle daha da mağdur olmaktadır.
İşçi alacaklarına ilişkin davalarda işçilerin yargıya erişimini kolaylaştırmak
adına yargılama harçlarından muaf tutulması veya makul sayılabilecek miktarda
belirlenmesi gerekmektedir” dedi.
İşkolları Yönetmeliğinde Tek Taraflı Değişiklik Yapması Sendikal Düzeni Değiştirmiştir
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından işkolları
yönetmeliğinin tek taraflı olarak değiştirilmesinin işçi konfederasyonları
açısından sosyal diyalog mekanizmalarını çalıştırmayı engellediğini ifade eden
Kayabaşı, “İşkollarının yönetmelikle belirleniyor ancak bu süreçlerde
6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi
Kanunu'nun ilgili maddesinde yönetmelikle alakalı konfederasyonların görüşü
alınarak yönetmelik yapılacağı yönünde bir düzenleme var.
Fakat son günlerde maalesef bir bakıyoruz ki işkolları yönetmeliğinde değişiklik olmuş. Bu işkolları yönetmeliğindeki değişiklik sendikaların örgütlülüğüyle alakalı geleceğe dair bütün planları değiştiriyor. Gelişmiş toplumlarda hukuk devletinin bir gereği olarak, yönetmelik değişikliği esas olarak sosyal tarafların katılımı ile yapılır. Bu kapsamda iş kolları yönetmeliği ile alakalı yapılan değişikliklerin konfederasyonların görüşü alınmak üzere yeniden geriye çekilmesini konfederasyonların ortak mutabakatıyla iş kolları yönetmeliği ile alakalı düzenlemelerin yapılmasını talep ediyoruz” dedi.
Kayabaşı Taleplerimizi Sıraladı
İş mevzuatının iş gücü piyasasının değişen şartlarına göre bütünsel bir yaklaşımla revize edilmesi gerekliliğini ifade eden Kayabaşı, taleplerimizi sıraladı. Kayabaşı, “HAK-İŞ olarak iş kanunu ile istihdam arasındaki ilişkinin doğru kurulmasını, iş güvencesi hükümlerinin kapsamının genişletilmesini, esnek çalışmaya ilişkin hükümlerin güvence boyutunun sağlam temellere oturtulmasını, denetim zaaflarını giderecek mekanizmaların güçlendirilmesini, işe iade hükümlerinin ve çalışma sürelerinin revize edilmesini, kanuni süreleri aşan fazla çalışmanın önlenmesini, işçilerin sendikalarda örgütlenme ve kolektif sözleşme yapma imkanını yok etmeyecek şekilde bütünsel bir anlayışla yeniden düzenlemelerin yapılmasını temenni ediyoruz” dedi.
HAK-İŞ Gaziantep İl Başkanımız
Halil İbrahim Tanrıöver de bir selamlama konuşması gerçekleştirerek, “1 Mayıs
Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Gününü HAK-İŞ ailesi olarak coşku ve
kararlılıkla karşılamak için toplandık. Bu yıl HAK-İŞ Konfederasyonu olarak 1
Mayıs'ı yalnızca bir güne sığdırmadık. 1 Mayıs haftası boyunca ülkemizin dört
bir yanında sesimizi, taleplerimizi daha güçlü bir şekilde dile getirdiğimiz
etkinliklerle gerçekleştiriyoruz. Biliyoruz ki emeğin hakkı güçlü bir dayanışma
ve kararlı bir mücadele ile alınır” dedi.
© 2024-2025 HAK-İŞ Konfederasyonu