ARSLAN’DAN ALTINDAĞ BELEDİYESİNDE GREV YAPAN İŞÇİLERE ZİYARET
“HODRİ MEYDAN, MÜCADELEMİZİ SONUNA KADAR SÜRDÜRECEĞİZ”
Genel Başkanımız Mahmut Arslan, Hizmet-İş Sendikamızın Altındağ Belediyesi önünde 15 gündür grev yapan işçileri ziyaret ederek, destek açıklamasında bulundu. Arslan, Altındağ Belediyesi’nde görev yapan emekçilerin bir yılı aşkın süredir karşı karşıya kaldığı baskı, hak gaspları ve hukuksuzluklara dikkat çekerek, “Biz buradayız, mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.
Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın 5 Mayıs 2025 tarihinde Altındağ Belediyesi önünde gerçekleştirdiği basın açıklamasına, Hizmet-İş Sendikamızın Yönetim Kurulu üyeleri, şube başkan ve yöneticileri, işten atılan ve grevdeki üyelerimiz destek verdi. İşçilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen basın açıklamasında, “HAK-İŞ nerede, biz oradayız”, “Zulme Karşı Direneceğiz”, “İşçi Sendika Omuz Omuza”, “Baskılar Bizi Yıldıramaz”, “Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz’’ sloganları atıldı.
“Bir yıldır Altındağ Belediyesi'nde emek, alın teri, işimiz, aşımız için mücadele eden, Sendikamız Hizmet-İş ile de yol yürüyen, bugün on beş gündür greve devam eden, her türlü baskıya direnen değerli emekçi kardeşlerimi, sizleri Konfederasyonumuz ve Sendikamız adına saygıyla, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum” diyerek sözlerine başlayan Genel Başkanımız Mahmut Arslan, Altındağ Belediyesi’nde yaşanan süreç hakkında bilgi verdi.
“İşçileri Maraba, Sendikayı Rakip Olarak Gören Bir Anlayış Var”
Sendikamız Hizmet-İş’in Altındağ Belediyesi’nde 25 yıldır örgütlü olduğunu hatırlatan Arslan, bugünkü yönetimle daha önce üç dönem çalışıldığını dile getirerek, işçileri maraba, sendikayı rakip olarak gören bir anlayışın hakim olduğunu ifade etti. Arslan, “31 Mart seçimleri öncesinde Altındağ Belediye Başkanı Asım Balcı döneminde imzalanan ek protokol, seçimlerin ardından gelen yeni yönetim tarafından uygulanmadı. İmzaladığımız, hukuken geçerli olan ve çalışanlarımızın nefes alması için düzenlediğimiz bu protokolü yeni yönetim gelir gelmez reddetti” dedi.
“Altındağ Belediyesi’nde Yetkili Sendika Biziz”
Sendika olarak uzlaşma sağlamak adına tüm yolları denediğimizi ifade eden Arslan, “Protokolün uygulanması gerektiğini ısrarla ve altını çizerek söyledik, ancak reddettiler. Bunun yerine kendi düzenlemelerini dayattılar. Çalışanlarımız ve üyelerimiz buna karşı çıktı, ancak ne biz nede üyelerimiz geri adım atmadı. Biz de üyelerimizin iradesine saygı gösterdik. 2025-2026 yılı toplu iş sözleşmesi imzalama yetkisini Bakanlıktan aldık. Ekim ayında başlayan görüşmelerde masada kalma çabalarımız sürekli baskılarla karşılandı. Her müzakerede barış içerisinde sözleşmeyi imzalamak istedik ama belediye, ‘Ya şartlarımızı kabul edersiniz ya da işçileri istifa ettiririz. Ettirmezsek işten çıkarırız’ dedi” şeklinde konuştu.
“Bizim Kimse ile Siyasi Kavgamız Yok!”
Genel Başkanımız Arslan, sendikamız Hizmet-İş’in Türkiye’nin en büyük işçi sendikası olduğuna işaret ederken, “Hizmet-İş Sendikası olarak, Ankara Büyükşehir, Altındağ, Mamak, Keçiören, Sincan, Akyurt, Çubuk gibi birçok belediyede yetkili sendikayız. Bu belediyelerin bazıları AK Partili, bazıları CHP’li. Bizim kimseyle siyasi kavgamız yok. Biz sadece işçinin hakkını savunuyoruz” dedi.
‘Tehdit ve Şantajlarla Bir Yere Varılmaz’
Toplu İş Sözleşme süreçlerinde belediyenin tavrı hakkında açıklamalarda bulunan Genel Başkanımız Mahmut Arslan; “İşveren ile müzakereler devam ederken belediye yönetimi uzlaşmaz ve dayatmacı bir tavır sergiledi. Düşünebiliyor musunuz? Pazarlıklar sürerken birileri çıkıp ‘Buranın kralı benim’ diyor. Tehditlerle, şantajlarla, gerçek dışı ifadelerle bir yere varılamaz. İşçilerimize dediler ki; ya sendikadan istifa edersiniz ya da işten çıkarılırsınız. Sendikaya sahip çıktıkları için 48 arkadaşımızı işten attılar. Bu arkadaşlarımız hakkında hiçbir disiplin süreci yok, savunmaları bile alınmadı” diye konuştu.
“Eylem Çadırımızı Yıkarak, Türk Bayrağını Çiğnediler”
Yapılan eylemler sırasında işverene ve işyerine zarar verilmemesi için titizlikle hareket edildiğini kaydeden Arslan, “Belediyeye, çimlere, ağaçlara zarar vermedik. Amacımız sadece işimizi geri almak. Bunun için burada çadır kurduk. Ama grev çadırımıza da saldırdılar. Yönetime destek veren bazı gruplar eylem alanımıza saldırdı, Şube Başkanımıza yumruk attılar. Türk bayrağını çiğnediler. Bunu kamuoyu da medya da gördü. Savcılığa suç duyurusunda bulunduk, yargı harekete geçmeli” dedi.
“Siyasetle Sorunumuz Yok, Ama Ekmeğimizle Oynayan Herkesle Sorunumuz Var”
Genel Başkanımız Mahmut Arslan, Altındağ Belediyesi yönetiminin işçilerin maaşlarını düşürmek için düzenlemeler yaptığını da ifade ederek, “32 bin TL maaş alan arkadaşlarımızın maaşını 28 bine indirmek istiyorlar. İkramiye gün sayımızı 52’den, 36’ye çekmek istiyorlar. Sosyal yardımlar, ikramiyeler, yakacak ve ulaşım kaldırılıyor. Bize yıllık ancak yüzde 7 oranında zam öneriyorlar. Bunlar sendikalı işçi değil, köle istiyor. Şairimizin dediği gibi; ‘Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa.’ Kazanılmış hakları geri almak isteyenlere karşı sessiz kalmayacağız. Kazanacağız! Belediyede yaşanan sorunların çözülmesi için siyasi yetkililerle görüştük. Sayın Asım Balcı döneminde sorun yaşamadık. Şimdi yaşanan hukuksuzlukları ilettik. Ancak çözüm bekliyoruz. Kimse ile sorunumuz yok, ama ekmeğimizle oynayan herkesle sorunumuz var” diye konuştu.
“Van ve Diyarbakır’da Direnişteki Kardeşlerimize Selam Olsun”
Altındağ direnişinin Türkiye’nin dört bir yanındaki diğer grevlerle ortak bir mücadele olduğunu belirten Arslan, “Van’da bir yıldır, Diyarbakır’da on aydır eylemde olan kardeşlerimize selam olsun. Bu mücadele hepimizin. Nerede ekmeğimize uzanılıyorsa, biz oradayız. Bu grev sadece maaş için değil, onur içindir. Bu arkadaşlarımız HAK-İŞ’in kahramanlarıdır. Grev devam edecek, mücadelemiz sonuna kadar sürecek” dedi.
“Sosyal Devlet, Güçsüzü Koruyan Devlettir”
Arslan, bazı çevrelerin sendikaya yönelik iftiralar attığını da belirterek, “Biz işçinin hakkını savunuyoruz. Bu arkadaşlarımız daha önceki dönemde de AK Parti döneminde işe alındılar. Oylarını da bu yönetime verdiler ama şimdi işten atıldılar. AK Parti yetkililerine tekrar çağrıda bulunuyoruz, bu hukuksuzluğa ve emek düşmanlığına karşı tedbir alın. Gelin masaya oturalım, huzurlu bir sözleşme imzalayalım. Altındağ’ın ve Ankara’nın huzura ihtiyacı var. Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Sosyal devlet, işçi ile işveren arasında işçiden yana tavır alır. Haklarımızı savunmak bizim en temel hakkımızdır” diye konuştu. Arslan, sosyal devlet anlayışının temel ilkelerine dikkat çekerek, “Sosyal devlet, güçsüzü koruyan devlettir. Mahkemeler de böyledir. Hakimler, işçinin lehine yorum yapar. Bu, sosyal devletin temel ilkelerindendir” dedi.
“Hukuksuzlukları Yapan Belediyelerin Değil, Emekçilerin Yanında Yer Almalıdır”
Arslan, yaşanan hukuksuzluklara ve emekçilerin karşı karşıya kaldığı adaletsizliklere karşı devletin müdahale etmesi gerektiğinin altını çizerek, “Biz devletimizden sosyal devletin sorumluluğunu yerine getirmesini, yaşanan bu haksızlıklara, hukuksuzluklara, yanlışlara karşı müdahale etmesini bekliyoruz. Ancak ne yazık ki Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımızın, bütün bu zulümleri işleyen belediye başkanının yanında yer almak yerine emek mücadelesi verenlerin yanında yer almalıydı. Sayın Bakanımız önce çadırımızda emekçilerin haklı mücadelesini, haklı taleplerini görüp tebrik etmeliydi. Sonra başka yerlere gitmeliydi. Oysa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, hukuksuzlukları yapan belediyeler değil, emekçilerin yanında yer almalıdır” diye konuştu.
“Haksız Bir Eylem Yapmıyoruz, Anayasal Haklarımızı Kullanıyoruz”
Yapılan tüm şikayetlerin sendikamız tarafından ilgili makamlara iletildiğini belirten Arslan, “Sayın Bakan’a çağrımızdır: Hâlâ bu belediyenin hukuksuzluğuna ilişkin rapor yayınlanmadı. Bunu açıklayın. Çalışanların ne istediğini bilin. Onlarla konuşun. Sürecin takipçisiyiz. Bunu asla beklemiyorduk ve bu yaklaşımın düzeltilmesini istiyoruz. Sayın Bakan'ı yanıltanlardan, kendisine yanlış bilgi verenlerden ve onu yanlış yönlendirenlerden hesap sorulmasını bekliyoruz. Bu bizim en doğal talebimizdir. O yüzden değerli arkadaşlarım; devletimizin, yürütmenin ve yargının adalet terazisinde bu meseleleri değerlendirmesini istiyoruz. Biz hakkımız olmayanı istemiyoruz. Haksız bir talepte bulunmuyoruz. Haksız bir eylem yapmıyoruz, anayasal haklarımızı kullanıyoruz” dedi.
“Bu Mücadele Bitmeden Buradan Ayrılmayacağız”
Altındağ Belediye yönetimine seslenen Arslan, Altındağ halkının verdiği oyların istismar edilmemesi gerektiğini belirterek, “Siz yolcusunuz, biz hancıyız. Mazlumun dini sorulmaz, duası yüceltir, bedduası bela getirir. İşten çıkarılanların geri alınması ve sendikal baskının sona ermesi için çağrımızı yineliyoruz. Bu mücadele bitmeden buradan ayrılmayacağız. Sendikal tercihlerin demokratik bir şekilde belirlenmesi gerekiyor. Hükümete ve Çalışma Bakanlığı’na açık bir çağrı yapıyoruz, bu iş için bakanlık bünyesinde bir sandık kurulsun. İşçilere sorulsun: ‘Sendikayı istiyor musunuz?’ Eğer ‘istemiyoruz’ diyorlarsa tasımızı tarağımızı toplar gideriz. Ama ‘istiyoruz’ diyorlarsa herkes buna saygı duyacak. Ekmekleriyle, aşlarıyla tehdit edilen işçiler yalnız değil. Bunun hesabı hem bu dünyada hem de öteki dünyada sorulacaktır. Bu mazlumların vebali altında kalırsınız. Buradan basın ve kamuoyuna ilan ediyoruz, Mücadelemiz sonuna kadar devam edecektir” şeklinde konuştu.
© 2024-2025 HAK-İŞ Konfederasyonu