ARSLAN, L20 ZİRVESİNE KATILDI

29 Temmuz 2025 17:29, Haberler


ARSLAN, L20 ZİRVESİNE KATILDI

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, 28-29 Temmuz 2025 tarihlerinde Güney Afrika George’de “Yeni Bir Toplumsal Sözleşme Aracılığıyla Dayanışma, Eşitlik ve Sürdürülebilirliğin Teşvik Edilmesi” temasıyla gerçekleştirilen L20 Zirvesine katıldı. Genel Başkanımız Arslan’a Dış İlişkiler Birim Amirimiz Merita Yıldız eşlik etti.

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, moderatörlüğü Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) Genel Sekreteri Luc Triangle tarafından gerçekleştirilen “Jeopolitik Zorluklar ve Güçlendirilmiş Çok Taraflılığın Gerekliliği. G20'nin Rolü Nedir” konulu oturumda panelist olarak konuşmalarını gerçekleştirdi.

Arslan, ITUC Genel Sekreteri Triangle’nin moderatörlüğünde ve Güney Afrika Konfederasyonları ev sahipliğinde gerçekleştirilen oturumda söz almaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.

Arslan, küresel düzeyde eşitsizliklerin derinleştiği, toplumsal dayanışmanın zayıfladığı ve uluslararası hukuk ilkelerinin görmezden gelindiği tehlikeli bir dönemeçten geçtiğimizi anımsatarak, “Çatışmaların derinleştiği, savaşların uzadığı, barış umutlarının her geçen gün daha fazla tahrip edildiği bir dönemdeyiz. Dünya liderlerinin bu krizlere verdiği tepkiler ise ya sessizlik ya da silahlanma oluyor.  Her ikisi de biz emekçiler için kabul edilemez” dedi.

Gazze’de İnsanlık Dramı Yaşanıyor

Sessizliğin en acı örneklerinden birinin, şu anda gözlerimizin önünde Gazze’de yaşandığına dikkat çeken Arslan, “Siyonist İsrail Devleti tarafından, 664 gündür Gazze halkına karşı sistemli, bilinçli ve orantısız bir yıkım uygulanmaktadır. Hastaneler, bombalanmış, mülteci kampları yerle bir edilmiş, büyük kısmı çocuk 60 bin sivil katledilmiştir. Okullar, ibadethaneler, fırınlar, su tesisleri, hatta BM binaları bile saldırılardan korunamamıştır. Siyonist İsrail'in saldırıları ve insani yardım girişini kısıtlayan sıkı kuşatması altındaki Gazze, açlığın yayıldığı, su, ilaç, tıbbi gereçler ve hijyen malzemesinin bulunamadığı bir insani felaket yaşıyor. Gazze'de açlıktan ölenlerin sayısı maalesef 88'i çocuk olmak üzere 147 kişiye ulaşmıştır” şeklinde konuştu.

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, pek çok hükümet ve uluslararası örgütün bu vahşet karşısında sessizliğini koruduğu bir dönemde Güney Afrika Cumhuriyeti’nin, Siyonist İsrail hakkında Gazze'deki Filistin halkına soykırım yaptığı gerekçesiyle dava açma cesaretini ortaya koymasının onurlu bir duruş olduğunu vurguladı.

Arslan, Lahey’de toplanan NATO Zirvesi’nde ülkelerin 2035 yılına kadar milli gelirlerinin yüzde 5’ini savunma ve güvenlik harcamalarına ayırma kararının, sağlık, eğitim ve sosyal harcamalar için ayırılan kaynakları azaltmadan gerçekleştirilmesi gerektiğini belirterek, “Eğer sağlık bütçesini kesiyorsanız, sosyal güvenliği yok sayıyorsanız, eğitimi, istihdamı, konutu ve çevreyi ihmal ediyorsanız; siz aslında bir evin elektriğini, suyunu, gazını kesip sonra da kapısına kameralı bir alarm sistemi kuruyorsunuz demektir” şeklinde konuştu.

Arslan’dan İnsan Onuruna Yaraşır Yaşam Vurgusu

Sadece savunma harcamalarını büyüterek, halkın yaşamının güvence altına almanın yeterli olmayacağına değinen Arslan, kamu sağlığına, sosyal güvenliğe, eğitime, istihdama ve çevreye yeterli yatırım yapılmasının önemli olduğunu belirtti. Arslan, “Gerçek güvenlik, ancak toplumun tamamının insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdüğü bir düzende mümkündür” dedi.

“Afetler, Savaşlar, İnsani Krizler Karşısında Tepkilerimizi Kurumsallaştırmalıyız”

Emek örgütlerinin bu konuda pek çok çözüm üretebileceğini ve HAK-İŞ’in bu konuda hayata geçirdiği çalışmalardan örnek veren Genel Başkanımız Arslan, “Her şeyden önce, güvenlik kavramını genişletmeli ve afetler, savaşlar, insani krizler karşısında tepkilerimizi kurumsallaştırmalıyız” dedi.

“Adaletsizliklere Karşı Sessiz Kalamayız”

Arslan, “Uluslararası Hukuku yerle bir eden saldırganlıklara, savaşlara ve adaletsizliklere karşı sessiz kalamayız. Güvenlik yalnızca askerî tehditlere karşı savunma değildir. Bir toplumun salgın hastalıklara, doğal afetlere, savaşlara ve zorunlu göçlere hazırlıklı olması da gerçek güvenliğin parçasıdır. Bu nedenle sendikal hareket, afet anında müdahale edebilen, insani yardım organize edebilen ve uluslararası dayanışma kurabilen kurumsal yapılara sahip olmalıdır” dedi.

HAK-İŞ olarak sadece bir emek örgütü değil, aynı zamanda bir insan hakları örgütü olduğumuzu hatırlatan Arslan, “İnsanlık adına, emek adına nerede bir sorun varsa bizi ilgilendiriyor. HAK-İŞ bununla ilgili bir şey söylemeli, çözümler üretmeli ve bu çözümleri gerçekleştirmek için mücadele etmeli, diye düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

“HAK-İŞ Olarak Çalışmalarımız Kurumsallaşmış, Örgütlü Bir Sendikal Refleksin Sonucudur”

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, HAK-İŞ olarak, Afet İşleri Komitemizle, Filistin ve Kudüs’e Destek Komitemizle ve uluslararası sendikal platformlardaki çalışmalarımızla bu yönde somut adımlar attığımızı anımsatarak, Deprem, sel gibi kriz anlarında üyelerimize ve ihtiyaç sahiplerine gıda, barınma ve hukuki destek sağladığımızı belirtti. Arslan, Filistin’de yaşanan soykırıma karşı kurduğumuz komiteyle sadece basın açıklamaları yapmadığımızı aynı zamanda 1,2 milyon doları aşan insani yardım kampanyaları düzenleyerek, Gazze’de bir aşevi kurduğumuzu ve doğrudan katkı sağladığımızı vurguladı. Arslan, “Bu çalışmalar rastlantısal değil; kurumsallaşmış, örgütlü bir sendikal refleksin sonucudur”

“Güçlü Bir Emek Hareketi Kapsayıcı Olursa Gerçek Dönüşümü Sağlayabilir”

HAK-İŞ olarak en temel sorumluluklarımızdan birinin de emeğin gücünün, toplumun tüm kesimlerine adil ve kapsayıcı biçimde ulaştırmak olduğunun altını çizen Arslan, güçlü bir emek hareketinin ancak kapsayıcı olursa gerçek dönüşüm yaratabileceğini hatırlattı. Arslan, “Toplumun tüm kesimlerini kapsayan sosyal adalet politikaları üretmeli ve bu çerçevede gençlerin, kadınların ve engellilerin güçlendirilmesini sendikal öncelik hâline getirmeliyiz. Kadınların karar alma mekanizmalarına katılımı, gençlerin sendikal yapılarla erken yaşta buluşması, engellilerin erişilebilir ve eşit iş ortamlarında yer alması sadece sosyal politika değil, aynı zamanda bir adalet meselesidir” dedi.

Türkiye’de 60 Binden Fazla Ev İşçisini Mücadelemize Ortak Ettik

Genel Başkanımız Arslan, görünmeyen emeği görünür kılmak, güvencesiz çalışmayı örgütlü mücadeleyle aşmanın sendikal sorumluluklarımızdan olduğunu belirterek, bu bağlamda, Türkiye’de yüzde 95’i kadın olan kayıt dışı çalışan ev işçilerinin kayıtlı sisteme alınıp sendikal haklarından yararlanmaları için başlattığımız kampanyanın bütün hızıyla devam ettiğini, 60 binden fazla ev işçisini mücadelemize ortak ettiğimizi kaydetti.

ITUC, ETUC gibi uluslararası sendikal yapıların, çok taraflı platformlarla halk arasında köprü kuran en meşru demokratik araçlar olduğuna değinen Arslan, “Derinleşen küresel demokrasi açığı karşısında sendikalar, yalnızca emekçinin değil, halkın vicdanının da temsilcisidir. Bu nedenle G20 ile sendikal hareket arasındaki bağ, katılımcı ve adil bir küresel yönetişim adına hayati önemdedir” dedi.

“Adaleti İnşa Etmek İçin, Emeğin Sesine Kulak Verilmelidir”

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, G20 ve L20 çalışmalarında sendikalarında ortak akıl zemininde hareket eden sistemin birer paydaşı olmasının önemine değinerek, “G20 kararları, ILO normlarıyla çatışmamalı; sosyal koruma, adil gelir dağılımı, yeşil dönüşüm ve güvenli göç gibi alanlarda L20’nin somut önerileriyle beslenmelidir. Aksi hâlde alınan her karar, halktan uzak, adaletten yoksun kalacaktır. Bütün sorunları çözemeyebiliriz. Ama bütün sorunları çözebilecek küresel mekanizmaları kurup daha etkili çıktılar almak için birlikte çalışmalıyız. Eğer barış istiyorsak, adaleti inşa etmeliyiz. Adaleti inşa etmek içinse, emeğin sesine kulak verilmelidir” dedi.

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, konuşmasının ardından Filistin Sendikalar Konfederasyonu (PGFTU) Genel Başkanı Shaer Sayed’in İsrail’in Gazze’ye insani yardım geçişini engelleyen tutumuna karşı ortak deklarasyon talebini ve Kadın Komitesi Başkanı Aysa Hamuda’nın mektubunu L20 Zirvesi katılımcılarına iletti.

Sadece İnsan Olmak İstiyoruz!

Hamuda Mektubunda; “Gazze 2 buçuk yıldır ölümle savaşıyor. Her biçimde, her türlü acıyla, insanın anlayış sınırlarını aşan yollarla. Açlıkla kan arasında, soğukla yerinden edilme arasında, uzuv kaybıyla sevdiklerini yitirme arasında. Gazze kan ağlıyor, Gazze kanıyor. Sessizlik içinde kanıyor ve kimse duymuyor. Kendime soru soruyorum: hala burada mıyım, biz hala bu dünyanın bir parçası mıyız? Yoksa Filistin hafızasından silindi mi? İmkansızı istemiyoruz. Sadece insan olmak istiyoruz, yaşamak, gülmek öğrenmek, inşa etmek, hayal kurmak, sevilmek ve sevmek istiyoruz. Bugün Filistin uçmaya çalışan yaralı bir kuş ama kanatları kanıyor ve kimse görmüyor. Ey dünya ey evren ey insanlıktan söz edenler” dedi.

Filistin Sendikalar Konfederasyonu (PGFTU) Genel Başkanı Shaer Saed’in L20 toplantısında Gazze’ye yönelik özellikle insani yardımların geçişini engelleyen İsrail’in tutumuyla ilgili ortak deklarasyonun yayınlanmasını istediğini dile getiren Arslan, Gazze’ye İnsani yardımların geçmemesi durumunda Filistin de çocuklar yaşlılar ve bebeklerin açlıktan ölmeye devam edeceğini belirtti.

Arslan, L20 Zirvesinde İkili Görüşmeler Gerçekleştirdi

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, 28-29 Temmuz 2025 tarihlerinde gerçekleştirilen L20 Zirvesi kapsamında Uluslararası sendikal heyetler ile ikili görüşmeler gerçekleştirdi.

Arslan, Güney Kore Sendikalar Konfederasyonu (FKTU) Başkanı Dongmyeong Kim, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Direktörü Gilbert Houngbo, Japonya Sendikalar Konfederasyonu (RENGO) Uluslararası İlişkiler Sekreteri Rio Saito, Çin Sendikalar Konfederasyonu (ACFTU) Başkan Yardımcısı Chen Gang ve heyeti, Endonezya Sendikalar Konfederasyonu Başkanı William Yani ile ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Genel Başkanımız Arslan’a Dış İlişkiler Birim Amirimiz Merita Yıldız Eşlik Etti

HABERE AİT GÖRSELLER :

29 Temmuz 2025 17:29, Haberler


© 2024-2025 HAK-İŞ Konfederasyonu