BBP BAŞKANI DESTİCİ’DEN HAK-İŞ’E ZİYARET
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici ve beraberindeki heyet 7 Ağustos 2025 tarihinde Konfederasyonumuz HAK-İŞ’i ziyaret ederek, Genel Başkanımız Mahmut Arslan ile bir araya geldi.
Genel Başkanımız Mahmut Arslan ve BBP Başkanı Destici görüşmesinde Genel Sekreterimiz Eda Akbulut, Genel Sekreter Yardımcılarımız Fatma Zengin ve Hamdi Abdullah Koçoğlu ile BBP Partisi heyeti hazır bulundu. Genel Başkanımız Mahmut Arslan, Büyük Birlik Partisi ve beraberindeki heyeti HAK-İŞ’te ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu söyledi. Çalışma hayatı ile ilgili her konuda Büyük Birlik Partisi’nin, işçilerin talepleri doğrultusunda üzerine düşen görevi fazlasıyla yerine getirdiğini belirten Arslan, partili belediye başkanları ile uyumlu çalıştıklarını ifade ederek desteklerinden dolayı Mustafa Destici’ye teşekkür etti.
Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokolü sürecinde BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’nin önemli desteklerinin olduğunu ifade eden Arslan; “Toplu iş sözleşmesinin, masada uzlaşmayla sonuçlanması konusunda yol gösterici oldular. Hükümetle, Sayın Bakan'la görüşerek, buradaki beklentilerimizi kendileriyle paylaşarak bize ciddi katkılar yaptılar” dedi.
“Millet İradesinin Yok Sayıldığı Her Yerde HAK-İŞ Bunun Karşısında Olmuştur”
Eylül ayında 50. Yılını kutlayacak olan Konfederasyonumuz HAK-İŞ’in kurulduğu günden beri millet iradesinin yok sayıldığı her yerde mücadele ettiğinin altını çizen Genel Başkanımız Mahmut Arslan; “Kuruluş ilkelerimizin en temelinde millet iradesi var. Millet iradesinin kim tarafından hangi amaçla olursa olsun yok sayıldığı her yerde HAK-İŞ bunun karşısında yer almıştır. 12 Eylül Darbesi, 28 Şubat darbesi, 15 Temmuz ve bundan sonra demokrasiye, millet iradesine, milletin seçtiklerine karşı ortaya konacak her türlü duruşa karşı HAK-İŞ net bir şekilde millet iradesinin yanında yer almıştır. Bundan sonra da böyle olacak” diye konuştu.
“Bölgede Oyun Kurucu Güçlü Bir Türkiye İstiyoruz”
HAK-İŞ olarak işçilerin sorunlarının yanı sıra Türkiye’nin sorunlarıyla yakından ilgilendiklerini sözlerine ekleyen Arslan, bölgede oyun kurucu bir ülke olmak istediklerini belirtti. “Sorunlarından arındırılmış, var olan sorunlarını ortadan kaldırmış bölgede oyun kurucu etkin güçlü bir Türkiye istiyoruz. Bunun için de HAK-İŞ olarak hep şunun altını çiziyoruz. HAK-İŞ’in gücü Türkiye'nin gücü, Türkiye'nin gücü HAK-İŞ’in gücü. Biz bir sendikal hareket olarak elbette ki çalışanların sorunlarına yönelik çözümler üretiyoruz, taleplerimizi ortaya koyuyoruz, eleştirilerimizi yapıyoruz. Varsa iyi yapılanları takdir ediyoruz. Ama aynı zamanda da milleti, devletin ve ülkenin geleceği konusunda da hassasiyetlerimiz var. Ülkenin bütünlüğünü yok saymadan birlik ve beraberliğimizi ve üniter yapımızı, millet iradesini, demokrasimizi, Cumhuriyetimizi daha güçlü bir demokratik süreçle zenginleştirerek Türkiye'nin bölgesinde etkin, güçlü, oyun kurucu ve etrafındaki mazlum ve mağdur milletlere de rol model olmuş onların sorunlarını çözecek bir Türkiye hayalimiz var.” İfadelerini kullandı.
“Kamu Çerçeve Protokolü Zorlu Bir Süreçti”
Kamu Çerçeve Protokolü sürecine değinen Genel Başkanımız Arslan; sürecin zorlu olduğunu zaman zaman ortaya konulan çözümlerin işçinin talepleri ile örtüşmediğini ifade ederek Türkiye’nin kaynak değil paylaşım sorunu olduğunu vurguladı.
Arslan; “Türkiye’nin kaynakları var. Türkiye uzun yıllardır büyümeye devam ediyor. 2024 yılında büyüme rakamlarımız kişi başına gayri safi milli hasıladan aldığımız pay, dolar bazında 15 bin dolar. Bütün olumsuzluklara rağmen 17 bin dolar düzeyinde bir milli gelir söz konusu. Bu aslında orta gelir grubunun üzerine çıktığımız bir Türkiye'den bahsediyoruz. Enflasyon göreceli olarak düşüyor. Faizler düşmeye devam ediyor. İstihdam gerçekten artıyor. İşsizlik oranları minimum seviyede. Bütün bu rakamlara baktığımız zaman Türkiye'de iyi şeyler oluyor. Fakat onun karşılığında çalışanların arzu ettiği bir paylaşım ne yazık ki gerçekleşmiyor. Burada kaynak sorunu değil bir paylaşım sorunu var. İsviçre Bankası'nın yapmış olduğu 2024-25 yılı araştırmasında dünyada son yılda dolar milyoneri sayısının en hızlı arttığı ülke Türkiye. Yine bir başka araştırmada son on yılda servetini servetle taçlandıranların en yüksek oranına ulaştığı ülke Türkiye. O yüzden aslında kaynaklarımız var, imkanlarımız var ama büyük bunlardan eşit ve adil düzeyde paylaşım hakkımız var. Yine OECD'nin rakamlarına göre 2024 dünyadaki OECD ülkeleri içerisinde gelir dağılımı en kötü aşağıda dördüncü ülkeyiz. Bu Türkiye'ye yakışmıyor. Türkiye'nin imkanlarına uygun değil. Bizim imkanlarımız, kaynaklarımız, iş gücümüz, ihracatımız artıyor, üretim artıyor, bütün olumsuzluklara rağmen. O zaman bu kaynakları nereye gidiyor? Bizim istediğimiz de bu. Yoksa olmayan kaynakları olmayan imkanlarını zorlamak yerine adil bir paylaşım, hakkaniyetli bir bölüşüm olsun herkes fedakârlık yapsın, ülkeyi, geleceğe hazırlayalım, kalkındıralım, güçlendirelim. Böyle bir hayalimiz var. Onun için KÇP sürecinde de bunları konuştuk. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve muhataplarımızın zaman zaman uzlaşamadığımız noktalardaki süreçleri sonunda uzlaşmayla sonuçlandırmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruzduyuyoruz" ifadelerini kullandı.
“Bu Birliktelik Türk Endüstri İlişkisi İçin Çok Kıymetli”
Toplu sözleşme sürecinde rekabet eden iki konfederasyonun ortak çalışmasının önemli bir başarı olduğunu vurgulayan Genel Başkanımız Mahmut Arslan, Türk endüstri ilişkileri için bu birlikteliğin çok kıymetli olduğunu ifade etti. Arslan; “Burada da en önemli başarımız. Rekabet eden iki Konfederasyonun aşkın ortak çalışması. Bu çok kıymetli. Belki siyasette gerçekleştiremediğimiz rekabet eden birbirlerinin rakibi olan iki kuruluşun ortak bir noktada buluşması, ortak taslak hazırlaması, ortak toplu sözleşme sürecini yürütmesi ve ortak imza atmış olması çok önemli. Aramızdaki rekabete rağmen çalışanların ortak çıkarları için bir arada olduk, birlikte yürüdük, birlikte müzakere ettik ve birlikte toplu iş sözleşmesi imzaladık. Bu ve benzeri birçok konuda özellikle TÜRK- İŞ'le DİSK’le işveren sendikası konfederasyonuyla pek çok ortak çalışmalar yaptık. Bence Türk çalışma hayatı için Türk endüstri ilişkileri için bu birliktelik çok kıymetliydi. Biz buna özen gösterdik. Bu birliktelikte inşallah çalışma hayatında yaşadığımız zorluklar, toplu iş sözleşmesiyle yetki konusunda, üyelik konusundaki sorunlarımızı da Türkiye'ye yakışır bir şekilde çözmek zorundayız. Türkiye bu süreçte bence çalışanların çalışma hayatının aktörlerinin daha da güçlendiği bir Türkiye demokrasiyle güçlenilecektir. Sendikalar demokrasinin en temel unsurlarından birisidir. Sendikalarımız ne kadar güçlüyse demokrasimiz de o ölçüde güçlü olacaktır. Böyle bekliyoruz, böyle istiyoruz. Umarım bunları da gerçekleştireceğiz” şeklinde konuştu.
Destici; “Yeni KÇP Sözleşmesinin Hayırlı Olmasını Diliyorum”
BBP Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici ise yaptığı konuşmada ülkemizde sendikalaşma oranına dikkat çekti. Ülkemizde sendikal örgütlenmenin artması için yapılan her girişimin yanında olduklarını ifade eden Destici, Kamu Çerçevesi Protokolünün başarıyla yönetildiğini ve yeni sözleşmenin hayırlı olmasını diledi.
HAK-İŞ’in milli iradeye yönelik yapılan her saldırıda net bir duruş sergilediğini sözlerine ekleyen Destici, Gazze’de yaşanan katliama dikkat çekerek İslam ülkelerini ve Arap dünyasının ortak bir duruş sergilemesi gerektiğinin altını çizdi. Destici, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ziyaret, karşılıklı hediyeleşme ile son buldu.
© 2024-2025 HAK-İŞ Konfederasyonu