HAK-İŞ'TEN EŞİT ÜCRET GÜNÜ PROGRAMI
Genel Başkanımız Mahmut Arslan, Uluslararası Eşit Ücret Günü dolayısıyla düzenlediğimiz "Refahın Güvencesi Eşit Ücret, Eşit Ücretin Güvencesi Sendikalaşma" konulu toplantıya katıldı.
HAK-İŞ Kadın Komitesi tarafından düzenlenen programa, Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın yanı sıra, Genel Sekreterimiz Eda Akbulut, Genel Sekreter Yardımcımız Fatma Zengin ve Hamdi Abdullah Koçoğlu, üye sendikalarımızın Genel Başkan ve yöneticileri, akademisyenler ve basın mensupları katıldı.
Genel Başkanımız Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in ücret eşitsizliğiyle mücadelede toplu iş sözleşmeleri aracılığıyla önemli çalışmalar gerçekleştirdiğini ve bu meselenin Konfederasyonumuz için hayati bir öneme sahip olduğunu vurguladı.
“18 Eylül Uluslararası Eşit Ücret Günü ile İlgili Daha Kapsamlı Çalışmalar Yapacağız”
Arslan, çalışma hayatında kadınların daha çok desteklenmesi gerektiğini belirterek, 18 Eylül Uluslararası Eşit Ücret Günü nedeniyle daha kapsamlı çalışmalar yapılacağını ifade etti.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile ILO (The International Labour Organization)’un eşit ücret üzerine yapmış olduğu araştırmayı önemli bulduğunu belirten , “TÜİK'le ILO arasında yapılan araştırmayı çok önemsedim açıkçası. Sadece toplu sözleşmenin rutin hükümlerine, genel politikaya, İş Kanunu’nun ücret konusundaki ilkelerimize, kanunlara, ILO sözleşmesini 1967 yılında imzalamamıza bakarak bu sorunun ortadan kalktığı gibi bir kanaate varmamak gerektiğini gördüm. O nedenle HAK-İŞ olarak, sendikalarımızla bundan önce yaptığımıza benzer bir çalışmaya ihtiyacımız var. Biz C190'ın Türkiye tarafından onaylanmadığından yola çıkarak sanki bu onaylanmış gibi mevzuatımıza düzenlemeler getirdik. Tabi bu toplu sözleşmelerin hepsinde kabul ettirdiğimiz anlamı gelmiyor. Ama HAK-İŞ olarak 6 aydan fazla çalıştık. Müthiş geri dönüşler sağladık. O nedenle yeni bir çalışmaya da başlamamız gerekiyor” dedi.
“OECD Verileri Umut Verici”
Eşit ücret konusunda OECD verilerine de değinen Genel Başkanımız Mahmut Arslan, Türkiye’de kadın erkek arasındaki ücret açığının her türlü zorluğa rağmen yüzde 10 olmasının umut verici olduğunu ifade etti.
Arslan, OECD araştırmasına göre Türkiye’de kadınların aynı işte çalışan erkeklerden yüzde 10 daha az ücret aldığını, gelişmiş ülkelerde de bu oranın yüzde 6 civarında olduğunu belirterek, mevzuatta eşitsizlik bulunmadığını, asıl sorunun uygulamadan kaynaklandığına dikkat çekti.
“Kadınların Kendilerine Biçilmiş Rollere Teslim Olmaması Gerekiyor”
Eşit ücretle mücadele konusunda kadınların toplum tarafından kendilerine biçilen rolleri kabullenmemesi gerektiğini belirten Arslan, özellikle kayıt dışı istihdamın önüne geçilmesinin eşit ücretle de mücadelede önemli bir adım olacağını belirtti.
Arslan, “Şimdi bugün öyle bir nokta var ki kadınlar diyor ki biz her işi yaparız. Ancak kadınların belki bizim fark etmekte zorlandığımız, kadın olmaktan dolayı bir kısım mağduriyetler yaşadığını fazla dikkate almamışız. Belki bundan sonra bunun üzerinde çalışmak gerekiyor. Bu bir süreç” dedi. Türkiye’de en önemli sorun alanlarından birinin kayıt dışı istihdam olduğunu ve bunun ortadan kaldırılması için mücadele etmek gerektiğini ifade eden Arslan, “HAK-İŞ olarak yaptığımız öncü bir mücadele var. Türkiye'de bir ilk başlattık ve bugün ciddi bir başarı hikayemiz var. 65 bin ev işçisini iki yıllık bir kampanya dönemi içerisinde sendikamızın üyesi yapma başarısını gösterdik. Ayrımcılığın en temel alanlardan bir tanesi kayıt dışı sektörde ve ev işçiliği yapan kadınlarda söz konusu” dedi.
“Eşit İşe Eşit Ücret Konusundaki Açığımızın Farkındayız”
Konfederasyonumuz HAK-İŞ’e bağlı sendikaların imzaladığı toplu sözleşmelerde eşit ücret konusuna özellikle dikkat edildiğinin altını çizen Arslan, HAK-İŞ olarak sadece örgütlü olan iş yerlerinde değil tüm emekçilerin hakları için çalışmamız gerektiğinin altını çizdi.
Arslan, “Eşit işe eşit ücret konusundaki eksikliğimizin farkındayız. Bunun için çalışmaya başladık. HAK-İŞ sadece örgütlü, sadece toplu sözleşme kapsamındaki emekçilerin örgütü olamaz. Biz her zaman şunu söylüyoruz, ülkemizin, bölgemizin ve küremizin bütün mağdur ve mazlumlarına HAK-İŞ’in borcu var. Bu mağdur insanlara, ayrımcılığa uğramış insanlara, haksızlığa uğramış, ücret adaletsizliğine uğramış herkesin HAK-İŞ’ten alacağı var” dedi.
“ILO’nun Taleplerinden Rahatsız Olmamalıyız”
Arslan, ILO’nun çalışma hayatı için gerçekleştirdiği projelerin önemli olduğunu vurgulayarak, “Uluslararası çalışma örgütünün bizden istedikleri, bizim insanımızın hak ettikleridir.
ILO'nun var olan kabul edilmiş sözleşmelerini bir an evvel onaylayarak ILO'nun ortaya koyduğu çerçeveyi ülkemiz adına gururla, onurla bunun mevzuat değişikliklerini yaparak aslında biz ülkemizi o birinci sınıf demokrasilerin, birinci sınıf ülkelerin statüsüne kavuşturabiliriz. ILO bizim adımıza bu taleplerini ülkemizden istiyor. Bunun farkında olmamız gerekiyor. Ben bütün kamu yöneticilerine, bakanlıklara bunu anlatıyorum. ILO'nun taleplerinden rahatsız olmayın. ILO'nun talepleri bizim taleplerimiz. İnsan onuruna yaraşır bir iş talebi. Ama esas olarak iş yerinde çalışan işçilerin kadın veya erkek olması fark etmiyor. Tacize uğramasına karşı, şiddete uğramasına karşı yapılmış bir sözleşme bu kadar geniş milyonları içine alacak bir sözleşmeye bizim teşekkür etmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Toplu Sözleşmelerde Gerekli Düzenlemeleri Yapmamız Gerekiyor”
Ücret eşitliği kapsamında mağduriyetlerin giderilmesi için HAK-İŞ Konfederasyonu olarak özellikle toplu sözleşmelerde gerekli düzenlemelerin yapıldığını dile getiren Arslan, ücret eşitliğinin HAK-İŞ’in önemli bir misyonu olduğunu vurguladı.
Arslan, “Ayrımcılığa karşı kadınların desteklenmesi, kadınların pozitif ayrımcılığa tabi tutulması bir ayrımcılık olarak görülmemesi gerekiyor. Hem iş yerlerinde yaptığımız sözleşmeler hem HAK- İş'te yaptığımız sözleşmelerle bu yanlışlıklara fırsat vermemek üzere bir kısım düzenlemeleri de yapmamız gerekiyor. Ama anlaşılıyor ki hala yapmamız gerekenler var. HAK-İŞ bunları yapmak zorunda. Biz bunlarla ilgilenmek, bunları çözmek zorundayız. Çünkü HAK-İŞ başka bir misyonu temsil ediyor” dedi.
“Farkında Olmadığımız Ayrımcılıklarla Yüzleşmemiz Gerekiyor”
Kadınların çalışma hayatında yaşadığı zorluklara dikkat çeken mut Arslan, farkında olmadığımız ayrımcılıklarla yüzleşmemiz gerektiğini vurguladı. Arslan, “Özel sektörde bunların çok daha ağırlarını yaşıyoruz. Bankacılık sektöründe her zaman gündemde; işe başlayacak kadınlarla özel sözleşme yapıyor. Evlenmeyeceksin. Evliysen doğum yapmayacaksın, çocuk sahibi olmayacaksın diye sözleşme yapılıyor. İmza atılıyor. Burada da bazı yargı kararlarında maalesef işvereni de haklı görüyor. Onun için bu kadar ayrımcılığın çok fazla yayıldığı bir ülkede biz sanki olmadığını düşünüyoruz. Toplu sözleşmemiz var, sendikalar var, toplu sözleşmeler var ama buna rağmen farkında olmadığımız ayrımcılıklarla yüzleşmemiz gerekiyor” dedi.
“HAK-İŞ Uluslararası Alanda Öncelik ve Liderlik Yapmalıdır”
HAK-İŞ’in uluslararası misyonuna dikkat çeken Mahmut Arslan, Konfederasyonumuz HAK-İŞ’in her türlü ayrımcılığa karşı mücadele etmeye devam edeceğini vurguladı. Arslan, “HAK-İŞ, uluslararası alanda da liderlik yapmalıdır. Onun için bu konularda bizim ortaklarımızın, birlikte çalıştığımız ITUC ve diğer uluslararası sendikal hareketin yanında hatta önünde olmak zorundayız. Çünkü insanı merkeze alan bir örgütten bahsediyoruz. İnsanı herhangi bir farklılıklarıyla ayrımcılığa tabi tutmayan herkesi kucaklayan bir HAK-İŞ’ten bahsediyoruz” dedi.
Avrupalı ve Amerikalı bazı sendikaların özellikle bu göçmenler ve Filistin konusundaki ikiyüzlülüklerine ve çifte standarda dikkat çeken Arslan, “HAK-İŞ, bunların ötesinde bir durum ortaya çıkarmak zorunda ve bunu hayata geçirmek zorundayız. ITUC ve ETUC'un ilkelerini de biz savunmak zorunda kalıyoruz” dedi.
“Bütün Darbeler Demokrasimize Yönelmiş Ağır Bir Silahtır”
Genel Başkanımız Mahmut Arslan, 17 Eylül tarihinin Demokrasi kahramanlarımız olan Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın idamlarının 64. Yıldönümü olduğunu anımsatarak, Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ı ve bütün demokrasi kahramanlarımızı rahmetle andı. Arslan, darbelerin demokrasimize yönelmiş ağır bir silah olduğunu belirterek, “Bütün darbeler demokrasimize yönelmiş, ağır saldırılardır. Millet iradesini yok sayan, milletin seçtiklerini cezalandıran ve kendi kurdukları anlayışları darbe zoruyla, silah zoruyla topluma dayatan bu darbecilerin artık bir daha darbe yapamayacağı noktaya gelmeleri gerekiyor” dedi.
Arslan, bu konuda HAK-İŞ tarihi bir sorumluluk aldığını anımsatarak, “Ülkenin olağanüstü dönemlere götürülmek istendiği her an bu konfederasyon demokrasiye sahip çıkmıştır. Bakınız bu ekmeğimiz, suyumuz, ücretimiz hatta ondan daha önemli. Demokrasiye sahip çıkmak, millet iradesine sahip çıkmak, bunun için mücadele etmek, ter akıtmak, bedel ödemek, yargılanmayı göze almak kolay bir iş değil. İşte bu HAK-İŞ demek bu. Onun için HAK-İŞ’li olmakla gurur duyuyoruz. HAK-İŞ mensubu olmaktan onurluyuz” dedi.
Zengin; “Çalışma Hayatında Kadınlar Şiddete Ayrımcılığa Maruz Kalıyor”
Genel Sekreter Yardımcımız ve Kadın Komitesi Başkanımız Fatma Zengin, kadınların çalışma hayatında şiddete ve ayrımcılığa maruz kaldığını ifade etti. Konuşmasında ücret ayrımcılığına dikkat çeken Zengin, kadınların evlilik ya da çocuk sahibi olma olasılığının iş verenler tarafından olumsuz karşılandığını ve bu durumun kariyerlerinde terfi etmelerine engel olduğunu belirtti.
“Programda Dünya Genelinde Eşit Ücret Günü ve Önemi Konulu Sunum Yapıldı”
Kadınların yaşadığı mağduriyetler nedeniyle meydana gelen ücret açığına dikkat çekilen programda Ebru Özberk Anlı tarafından “Dünya Genelinde Eşit Ücret Günü ve Önemi” konulu bir sunum yapıldı.
Sunumunda eşit değerde işe eşit ücretin bir hak olduğunu vurgulayan Anlı, ülkemizde olduğu gibi bütün ülkelerde ücret açığının devam ettiğini vurguladı. Dünya genelinde kadın erkek arasında ücret açığının yüzde 22.6 olduğunu ifade eden Ebru Özberk Anlı, bu açığın kapanması için en az 100 yıl gerektiğine dikkat çekti. Kadınların doğum gibi nedenlerle kariyerlerine ara vermek durumunda kaldıklarını ve bu nedenle kıdem tazminatlarında eşitlik sağlanamadığını ifade eden Anlı, ücret eşitliğinin giderilmesi için sendikalara önemli önerilerde bulundu.
© 2024-2025 HAK-İŞ Konfederasyonu