ARSLAN’DAN
ASGARİ ÜCRET VURGUSU
“HER
YIL ARALIK AYINDA TEKRAR EDİLEN BİR TİYATRO VAR”
Genel
Başkanımız Mahmut Arslan, 5 Kasım 2025 tarihinde “HAK-İŞ 6. Uluslararası Emek
Fotoğrafları Ödül Töreni”ne katılarak asgari ücret konusu hakkında önemli
açıklamalarda bulundu. Arslan, asgari ücret tespit çalışmalarında “Her Yıl
Aralık Ayında Tekrar Edilen Bir Tiyatro Var” dedi.
“Her
Yıl Aralık Ayında Tekrar Edilen Bir Tiyatro Var”
Genel
Başkanımız Mahmut Arslan, HAK-İŞ konfederasyonu olarak kuruluşumuzdan bugüne
asgari ücret tespit komisyonunun yapısına itirazlarımız olduğunu vurgulayarak,
yapının sağlıklı ve demokratik olmadığını ve temsiliyetten ve çoğulculuktan
uzak olduğunu ifade etti.
Genel
Başkanımız Arslan, asgari ücretin aslında ülkemizde minimum ücreti belirlemek
adına değil, çalışanların yarısının ücretini belirlemek üzere
gerçekleştirildiğini hatırlatarak, “60 yıla yakın bir geçmişte o kriterlerle
bugünün modern Türkiye'sinin asgari ücretini, minimum ücreti belirleme imkânı
elimizden gitmiş durumda. Her aralık ayı baştan sona asgari ücret tartışmaları
ile geçiyor. Her seferinde biz şunu söylüyoruz, her yıl tekrar edilen bir
tiyatro var. Bu tiyatroda rol alan bir kısım aktörler var, rollerini
oynuyorlar, yılın sonunda asgari ücret belirleniyor, aynı tartışmalar devam
ediyor. Hep şunu söyledik, bu asgari ücret tespit komisyonunun yapısından
sağlıklı bir asgari ücreti çıkarmak mümkün değil. O nedenle tartıştığımız şeyi
önce yapısal olarak bir tartışmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.
HAK-İŞ
olarak, her dönem muhataplarımızla görüşmeler gerçekleştirilerek soruna çözüm
arayışı içerisinde olduğumuzu belirten Arslan, 2025 yılı için bir an evvel
yasal düzenlemeler yapılarak, sürecin hızlandırılıp sistemin arzu ettiğimiz
noktaya getirilmesi gerektiğini belirtti.
“Bu
Yıl Mevcut Durumla Gidilirse Türk Endüstri İlişkiler Sistemi Tarihi Bir Yara
Alır”
Asgari
ücret tespit komisyonunda yer alan konfederasyonunda itirazları ile komisyona
katılmama kararının tarihi bir gelişme olduğunu ifade eden Arslan, “Orada tek
başına işçileri temsil eden Türk-İş bile artık o temsilin gerçekten asgari
ücretin sağlıklı bir şekilde tespit edilmesini sağlamadığını gördü ve dediler
ki biz bu yapı değişmeden bu komisyona katılmayacağız. Bu yıl için tehlike
şurada. Eğer hükümet, parlamento bu konuda bir yasal düzenlemeyi yapamazsa,
aralık ayında sayın bakan sadece TİSK'le oturup asgari ücreti belirlemeye karar
verirse ve bu noktada çalışılırsa Türkiye'ye büyük bir haksızlık yapılır. Türk
Endüstri İlişkiler Sistemi tarihi bir yara alır. Bunu telafi etmek de, bunu
düzeltmek de gerçekten çok daha zorlaşır” dedi.
“Asgari Ücreti Belirleme Yetkisi İşçi ve İşveren Temsilcilerinde Olmalı”
Genel
Başkanımız Mahmut Arslan, asgari ücreti belirleme de dünyadaki iyi örneklere
bakılarak yeni bir uygulama yapılabileceğinin altını çizerek, “Dünyanın en
gelişmiş ülkelerinde, demokrasilerinde asgari ücret tespit komisyonu işçi ve
işverenler tarafından belirleniyor. Bizim ülkemizde ne yazık ki hükümet en
önemli aktör. Tabii ki asgari ücret tespit komisyonu çağrı yapabilir ama asgari
ücreti belirleme yetkisi işçi ve işveren temsilcilerinde olmalı” dedi.
“Objektif Kriterlerden Yararlanılmalı”
Asgari
ücreti belirlemede objektif kriterlerinde tam olarak yansıtılmamasının büyük
bir sorun olduğunu dile getiren Arslan, objektif kriterler konusunda ciddi
tartışmaların olduğunu, TÜİK'in rakamlarının hala tartışılıyor olduğunu ve
TÜİK'teki sepetin içinde işçilerin, asgari ücretlilerin ihtiyaçlarını öne
çıkaracak, onlara önemli bir misyon yükleyecek bir yapı şeklinde
olmadığını, dolayısıyla TÜİK'in
verileriyle asgari ücretlinin ihtiyaçları arasında büyük bir uçurum var
olduğunu vurgulayarak, “Sadece TÜİK'in rakamlarını esas alan bir kriter,
yetersiz kalıyor. Onun için genel sekreterliğinin inşa edilmesi, aynı zamanda
her konfederasyondan alanında uzman en az üç bilim insanının orada yer almasına
ve bu kriterlerin objektif olmasına özen gösterilmesi gerekiyor. HAK-İŞ olarak,
Ekonomik Sosyal Konsey üyesi işçi konfederasyonların da işin içinde olduğu ve
aynı zamanda işverenlerin de karşılıklı içinde olduğu bir yapıyı bence
Türkiye'nin hak ettiğini düşünüyoruz” dedi.
“Ülkemizin Gücü HAK-İŞ’in Gücü”
Her sorunda olduğu gibi Türkiye'nin sosyal diyalog mekanizmalarını sağlıklı bir şekilde işletmesi gerektiğini altını çizen Arslan, “Tıpkı toplu sözleşmelerde, kamu çerçeve protokolünde, başka güçlü ve ikili sosyal diyalog mekanizmalarında masada olarak müzakere ederek ve birbirimizi ikna ederek, çatışmaya, kavgaya, yer olmadan sorunları çözme becerisini bizim ülkemiz kazanması gerekiyor. Bu zor mu? Elbette zor. Ama imkânsız değil. HAK-İŞ olarak biz bunun imkânsız olmadığını düşünüyoruz. Kaygılarımız var. Eleştirilerimiz var. İtirazlarımız var. Ama bu ülkeye olan sevgimiz, bu ülkeye olan bağlılığımız ve sadakatimizden dolayı asla kimse bizi sorgulayamaz. Çünkü biz ülkemizi seviyoruz. Ülkemizin gücünü HAK-İŞ’in gücü olarak görüyoruz. O zaman ülkesini seven insanlar, işçiler, emekçiler ülkesi adına kaygılarını, endişelerini ifade edecekler. Bunun düzelmesi için çaba sarf edecekler ve bir arada ortak bir noktada buluşacağız. Bunu başarmamız gerekiyor” dedi.
© 2024-2025 HAK-İŞ Konfederasyonu