KAYIT DIŞI İSTİHDAMLA MÜCADELE “EV İŞÇİLERİ” ÇALIŞTAYI
SONUÇ BİLDİRİSİ YAYINLANDI
HAK-İŞ Konfederasyonu
tarafından düzenlenen Kayıtdışı İstihdamla Mücadele “Ev İşçileri” Panel ve
Çalıştayı, 10-11 Ocak 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirildi.
Çalıştayda, ev işçilerinin
yaşadığı sorunlar ve çözüm önerileri; alanında uzman akademisyenler,
bürokratlar ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katılımıyla kapsamlı
şekilde ele alındı.
Kayıt Dışı İstihdamla Mücadele “Ev
İşçileri” Çalıştayı Sonuç Bildirisinde şu değerlendirmelerde bulunuldu:
KAYIT DIŞI İSTİHDAMLA MÜCADELE
“EV İŞÇİLERİ” ÇALIŞTAY PROGRAMI
SONUÇ BİLDİRİSİ
Antalya, 10-11 Ocak 2026
HAK-İŞ Konfederasyonumuz tarafından “Kayıt Dışı İstihdamla Mücadele-Ev İşçileri Çalıştayı”, 10–11 Ocak 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilmiştir.
Programa; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Prof. Dr. Vedat IŞIKHAN’ın teşrifleri bizleri memnun etmiştir.
Programa Genel Başkanımız Mahmut Arslan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Genel Başkan Yardımcılarımız Devlet Sert, Halil Özdemir, Genel Sekreterimiz Eda Akbulut, Genel Sekreter Yardımcılarımız Fatma Zengin, Hamdi Abdullah Koçoğlu, Çalışma Genel Müdürü Oğuz Tuncay, Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü İhsan Esen, Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikalar Kurulu Üyesi Tarkan Zengin, Antalya Vali Yardımcısı Erol Tanrıkulu, AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, HAK-İŞ Antalya İl Başkanımız Muhammed Talha Kandil, HAK-İŞ’li Ev İşçileri, akademisyenler, bürokratlar, daire başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve basın mensupları katıldı.
Program, Saygı
Duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından “Konfederasyonumuzun 50. Yıl Filmi”
ve “Ev İşçileri Filmi” gösterimleri ile başlamıştır.
Programın
açılış konuşmalarını Hizmet-İş Sendikası Kadın Komitesi Başkanı Hatice AYHAN ve
HAK-İŞ Kadın Komitesi Başkanı Fatma ZENGİN gerçekleştirmiştir. Konfederasyonumuz Genel Başkanı Sayın Mahmut
ARSLAN ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Prof. Dr. Vedat IŞIKHAN
katılımcılara hitap etmiştir.
Genel
Başkanımız Sayın Mahmut ARSLAN konuşmasında, HAK-İŞ’in sorumluluk ve risk
aldığını, bu kapsamda ev işçilerinin sendikal kapsama alınması, İş Kanunu
kapsamına dahil edilmesi, sosyal güvenlik sisteminin tam olarak uygulanacağı
bir modelin hayata geçirilmesi, toplu sözleşme haklarının verilmesi, kayıt dışı
istihdamın ortadan kaldırılması gibi temel bakış açılarını esas alan bir
yaklaşım sergilediğini belirtti. Ev
işçileri örgütlenmesi konusunda zorluklarla karşılaşıldığını buna rağmen büyük
bir mücadele verildiğini ve bugün 100 bini geçen bir başarı hikayesini hep
birlikte gerçekleştirdiğimizi belirtti.
Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Prof. Dr. Vedat IŞIKHAN konuşmasında, HAK-İŞ’in ev
işçileri konusunda verdiği mücadeleyi Bakanlık olarak da destekleyeceklerini;
bu noktada üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye ve atılabilecek tüm
adımları birlikte atmaya devam edeceklerini ifade etmiştir. Ayrıca, konuya
hassasiyetle yaklaşan başta HAK-İŞ Konfederasyonumuz olmak üzere, bu alana
katkı sağlayacak herkesle sosyal diyalog ilkesi çerçevesinde istişarelerin
sürdürüleceğini belirtmiştir.
Programın birinci gününde Çalışma Genel Müdür
Yardımcısı Ziya Kürşat BABAYİĞİT moderatörlüğünde “Ev İşçileri Açısından Mevzuatın
Yetersizlikleri ve Hukuki Boşluklar” konu başlığında panel gerçekleştirilmiştir. Bu panelde; “Ev işçileri için sosyal koruma: ILO standartları ve iyi uygulama
örnekleri çerçevesinde Türkiye için öneriler”, “İş Kanunu Kapsamında Ev
İşçileri: Tanınma, Haklara Erişim ve Denetim Sorunları”, “Sosyal Güvenlik
Mevzuatı Açısından Ev İşçiliği: Ek 9 Uygulaması, Kapsam Dışı Kalma Sorunu”, “Ev
İşçileri ve Ev İşçisi Çalıştıran İşverenlerin Deneyimleri, Beklentileri ve
Çalışma Koşulları” konularında sunumlar gerçekleştirilmiştir.
Programın birinci gününde HAK-İŞ Genel
Sekreteri Eda AKBULUT’un moderatörlüğünde, “Ev İşçilerinin Örgütlenmesi:
Zorluklar ve Yeni Temsil Modelleri” konu başlığında panel
gerçekleştirilmiştir. Bu panelde “Tanımlanamayan
Emek: Ev İşçiliğinin Kamusal Alanda Temsili ve Görünürlüğü”, “Sendikalaşmanın
Önündeki Hukuki ve Fiili Engeller: Üyelik Sorunları ve Yasal Çerçeve” , “Ev
İşçileri İçin Toplu Temsil ve Pazarlık Hakkı: Kurumsal Zemin ve Model Arayışı”
konularında sunumlar gerçekleştirilmiştir.
HAK-İŞ olarak
gerçekleştirdiğimiz panellerde moderatör olarak katkı veren Çalışma Genel Müdür
Yardımcısı Ziya Kürşat BABAYİĞİT, HAK-İŞ Genel Sekreteri Eda AKBULUT’a,
panellerde sunum yapan Prof. Dr. Banu METİN, Prof. Dr. Ahmet SARITAŞ, İrem ARF, Ebru Özberk ANLI, Kerem DEĞİRMENCİ, Av. Kürşat KAYA, Dr. Sefa KARAGÖZ ve Ayfer
YİĞİTBAŞ’a teşekkür ediyoruz. Programın
birinci günü panel oturumlarıyla sona ermiştir.
Programın
ikinci gününde “Kayıtlı İstihdamın Önündeki Engellerin Tespiti ve Mevzuat
Çözüm Önerileri”, “Örgütlenme ve Eğitim Boyutu”, “İş Sağlığı ve Güvenliği –
Şiddet ve Tacizle Mücadele” konu başlıklarında 3 farklı çalıştay gerçekleştirilmiştir.
HAK-İŞ olarak
gerçekleştirdiğimiz çalıştaylara katkı veren Moderetör hocalarımız Prof.
Dr. Oğuz KARADENİZ, Prof. Dr. Banu METİN, Prof. Dr. Erdal Tanas KARAGÖL, Doç.
Dr. Kürşat TUTAR’a, raportörlerimize ve katılımcılara teşekkür ediyoruz.
1. “Kayıtlı İstihdamın Önündeki Engellerin Tespiti ve Mevzuat Çözüm Önerileri” çalıştay grubunda şu sonuçlara ulaşılmıştır.
ü
Ev işçilerinin sosyal güvence kapsamına tam
olarak dahil edilebilmesi için İş Kanunu ve diğer ilgili mevzuatlarda gerekli
düzenleyici çalışmalar yapılmalıdır.
ü
Ev işçilerinin sigortalı ve sendikalı olmasına
ilişkin toplumsal farkındalık düzeyi artırılmalıdır.
ü
SGK tarafından yürütülen bilgilendirme
çalışmalarının yaygınlaştırılması için sendikalar da farkındalık çalışmalarına
destek vermelidir.
ü
Sosyal yardım alan ev işçilerinin bir geçiş
süreci boyunca korumalı ve takip eden yıllarda ele alınmalıdır.
ü
Sosyal yardımlar kayıtlı istihdamı destekleyecek
şekilde devam ettirilmelidir.
ü
Günlük çalışanlar için dijital hizmet çeki
uygulaması hayata geçirilmelidir.
ü
Aylık çalışan ev işçileri bakımından mevcut prim
teşvikleri yetersiz kaldığından ev işçisi çalıştıran haneler için özel prim
indirimi uygulanmalıdır.
ü
Ev işçileri haftanın farklı günlerinde farklı
işverenler yanında çalışmaktadır. 10 gün ve üzeri sigortalılık imkânı
bulunmasına rağmen, fiilî çalışma düzeni nedeniyle bu süreye ulaşılamamaktadır.
Bu nedenle 10 günden az çalışan ayrımı kaldırılmalıdır.
ü
Ev hizmetlerinde çalışma biçiminin parçalı
yapısı nedeniyle haftalık izin ve dinlenme hakkına ulaşamayan ev işçileri
açısından; ay içinde 20 gün ve üzeri fiilen çalışanların prim gün sayılarının
30 gün kabul edilmesi, sosyal güvenlik ve dinlenme hakları bakımından eşitlikçi
ve koruyucu bir düzenleme olarak değerlendirilmelidir.
ü
Özel istihdam büroları, şirketler aracılığıyla
yapılan işe alım süreçlerinde hak kayıpları yaşanabilmektedir. Bu nedenle denetlenebilir
ve sürdürülebilir bir sigortalılık sistemi geliştirilmelidir.
ü
Ev işçilerinin ücret, iş tanımı ve sosyal
güvence koşullarının standartları belirlenmelidir.
ü
Ev işçilerinin yıpranma payı mevcut prim
sistemine yeterince yansımamaktadır. Geçmişte tarım işçilerinde uygulanan
yıpranma benzeri prim modelleri ev işçileri açısından değerlendirilmelidir.
ü
Ev işçileri, kısa vadeli sigorta ödemesi yapmış
olsa da hastalık ve analık halindeki ödeneklerden faydalanamamaktadır. Bu
nedenle ev hizmetlerinin sigortalılık sistemi yeniden ele alınmalıdır.
ü
Sigortalanma sürecinde, kupon sistemi ve
e-Devlet üzerinden yürütülecek dijital uygulamalar kayıt dışılığın
azaltılmasına katkı sağlayacak bir model ile ele alınmalıdır.
ü
Sosyal Güvenlik Kurumunun aktüeryal dengesini
gözeten, denetlenebilir ve teşvik içeren bir yapı kurulmalıdır.
ü
Sosyal diyalog çerçevesinde ev hizmetlerinde
çalışanların sigortalılık ve sendikalaşma önündeki engeller kaldırılmalıdır.
ü
Ev işçilerinin kayıtlı çalışmaları halinde yetim
veya ölüm aylığı kesilmesine veya azaltılmasına yol açan düzenlemeler hayata
geçirilmelidir.
ü
İşçi kooperatiflerinin kurulmasının önü
açılmalıdır.
ü Ev hizmetleri alanında sosyal güvenliği genişletecek politikalar bütüncül bir çerçevede ele alınmalıdır.
ü Sendikalaşmanın
ekonomik boyutu kadar, sosyal ve toplumsal boyutunun önemi konusunda da ev
işçilerine yönelik farkındalık çalışmaları ve bilgilendirme faaliyetleri
yürütülmelidir.
ü Ev
işçiliğinin nitelikli bir meslek olduğu ve toplumsal yaşama önemli bir değer
kattığı yönünde toplumsal bilinç oluşturulmalıdır.
ü Meslek
hastalıkları ve iş kazaları konusunda ev işçilerinin yasal hakları bulunduğu
anlatılmalı, bu konularda ev işçilerine ve işverenlere yönelik eğitim
programları düzenlenmelidir.
ü Her
yaştan ev işçisine ulaşabilmek ve sendikal örgütlenmeye katılımlarını artırmak
için farklı söylem, yöntem ve teşvik mekanizmaları geliştirilmelidir.
ü Ev
işçileri açısından iş tanımının netliği, örgütlenme hakkı, güven içinde çalışma
ve onurlu bir yaşam hakkının temel ve vazgeçilmez haklar olduğu yönünde güçlü
bir farkındalık ve bilinç oluşturulmalıdır.
ü Göçmen
ev işçilerinin yaşadığı özgün sorunlar politika ve örgütlenme çalışmalarında
mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.
ü Ev
işçilerinin sendikalaşmaları için hızlı ve doğrudan iletişim kurabilmek
amacıyla kısa mesaj (SMS) ve benzeri dijital iletişim araçları aktif bir
şekilde kullanılmalıdır.
ü Görsel
basın ve medya yoluyla tanıtım ve bilgilendirme faaliyetleri
yaygınlaştırılmalıdır.
ü Dizilerde,
filmlerde ve kısa videolarda ev işçilerinin toplum için önemli bir emek değeri
ürettiğini ve saygın bir meslek olduğunu vurgulayan içerikler hazırlanmalıdır.
ü Farklı
iş birlikleri geliştirmek amacıyla dernekler, sivil toplum örgütleri,
uluslararası kuruluşlar ve üniversiteler aracılığıyla ev işçilerine yönelik
çalışmalar yürütülmelidir.
ü Ev
işçilerine yönelik bilgilendirme ve eğitim faaliyetleri yalnızca çalışanlarla
sınırlı kalmamalı; eşlerine, çocuklarına ve diğer aile bireylerine de yönelik
olarak planlanmalı ve uygulanmalıdır.
ü Ev
işçileriyle etkili bir iletişim kurabilmenin en önemli yolu, onların kullandığı
dili, kavramları ve ifade biçimlerini esas alarak yüz yüze iletişim kurmaktan
geçmektedir.
ü Ev
işçileriyle ilgili olarak düzenlenecek işveren buluşmalarında, İŞKUR’un
aracılık ve eşleştirme modeli esas alınarak uygulamalar geliştirilmelidir.
ü Haklar,
sorumluluklar, sağlık ve hijyen, iş sağlığı ve güvenliği, mesleki eğitim,
iletişim, sendika bilinci, toplumsal bilinç, KVKK, psiko-sosyal destek ve
rehberlik, meslek etiği konularında eğitimler düzenlenmelidir.
ü Kayıtlı
istihdamın teşviki ve sigortalı çalışmanın yaygınlaştırılması konusunda da
eğitimler verilmelidir.
ü Temel
haklar ve sorumluluklar konusunda bilgilendirme yapılabilmesi amacıyla çevrim
içi (online) bir eğitim sistemi geliştirilmelidir.
ü Sendikal örgütlenme anayasal hak olarak güvence altına alınmalıdır.
ü Ev
işçileri, “istisna” kapsamından çıkarılarak 6331 sayılı Kanun’da açık biçimde
tanımlanmalı ve koruma altına alınmalıdır.
ü Ev
işçiliği özel riskli iş kolları arasında değerlendirilmelidir.
ü Ev
işçilerine, işin gerektirdiği koşullar nedeniyle iş sağlığı ve güvenliği
açısından korunmalarını sağlamak amacıyla, yıpranma ödeneği gibi bir destek
sunulmalıdır.
ü “Ev
İşçileri İçin İSG Rehberi ve Uyum Modeli” geliştirilmelidir.
ü Çalışma
süreleri yazılı iş sözleşmesi ile kayıt altına alınmalı, e-Devlet üzerinden
bildirim yapılmalıdır.
ü Saat
bazlı ve günlük çalışma kayıt sistemi (mobil uygulama veya SMS onayı)
geliştirilmelidir.
ü Dinlenme
süreleri ve haftalık izinler, SGK bildirimi ve ücret ödeme dökümleriyle çapraz
denetlenmelidir.
ü Yerel
yönetimler ve sosyal hizmet birimleri denetim sürecine dahil edilmelidir.
ü Yalnız
çalışan ev işçileri için acil durum destek hattı (7/24) kurulmalıdır.
ü Psikososyal
destek, belediyeler ve ALO 170 üzerinden ücretsiz destekler sunulmalıdır.
ü Eldiven,
maske, önlük gibi kişisel koruyucu donanım (KKD) ve iş sağlığı ve güvenliği
(İSG) ekipmanlarının temini, işverenin yükümlülüğü olarak tanımlanmalıdır.
ü Kimyasal
ürünlerin güvenli kullanımı için basit, görsel ve çok dilli kullanım rehberleri
hazırlanmalıdır.
ü Belediyeler
ve İŞKUR aracılığıyla ücretsiz KKD destek paketleri sağlanmalıdır.
ü Bel
ve kas iskelet hastalıkları meslek hastalığı olarak tanınmalıdır.
ü Ev
işçilerine özgü İSG Bildirim ve İzleme Sistemi kurulmalıdır.
ü Aile
hekimleri ve hastaneler, ev işçilerinin meslek hastalıklarını bildirim
yükümlülüğü kapsamında raporlamalıdır.
ü Sendikalar,
STK’lar ve SGK arasında veri paylaşımı sağlanmalıdır.
ü “Görünmez
kazalar” için anonim bildirim mekanizması oluşturulmalıdır.
ü Evlerin
özel alan olması dikkate alınarak dolaylı denetim modeli uygulanmalıdır.
ü Denetimler;
sözleşme, ödeme, sigorta ve eğitim kayıtları üzerinden yapılmalıdır.
ü Ev
işçilerine yönelik zorunlu temel İSG eğitimi oluşturulmalıdır.
ü Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinasyonunda “Ev İşçileri İSG Ulusal Kurulu”
oluşturulmalıdır.
ü Sağlık
Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, belediyeler ve sendikalar sürece
dahil edilmelidir.
ü Yerel
düzeyde İl İstihdam Kurullarında İSG Koordinasyon masaları oluşturulmalıdır.
ü Ev
işçileri için etik davranış ve şiddete sıfır tolerans ilkesi belirlenmelidir.
ü Gizli
başvuru ve hızlı koruma mekanizmaları kurulmalıdır.
ü Öz
güven geliştirici ve basit düzeyde mobbing eğitimleri verilmelidir.
ü Ev
işçisinin özel alan, iletişim ve dinlenme hakkı yasal güvence altına
alınmalıdır.
ü Ev
işçilerinin çalışma koşullarının izlenmesi, insan onurunu zedelemeyecek şekilde
yapılmalıdır.
ü İletişim
ve hareket özgürlüğünün kısıtlanması engellenmemelidir.
ü Göçmen
ev işçileri için özel koruma prosedürleri geliştirilmelidir.
ü Ev
işçilerine yönelik düzenli olarak psikolojik tarama testleri yapılmalıdır.
ü ILO’nun
C-189 ve C-190 sayılı sözleşmeleri ülkemiz tarafından onaylanmalı ve bu
sözleşmelerin mevzuata uyumu sağlanmalıdır.
ü Tek
kapı prensibiyle çalışan Ev İşçileri Destek Hattı kurulmalıdır.
ü Polis,
barolar, sosyal hizmetler ve STK’lar arasında resmî yönlendirme protokolü
oluşturulmalıdır.
ü Sendikalar
hukuki ve psikolojik destek sunmalıdır.
ü Kayıt
dışılıkla mücadele, şiddetle mücadelenin ön koşulu olarak ele alınmalıdır.
ü Zorunlu
kayıt, sigorta ve sözleşme sistemi yaygınlaştırılmalıdır.
ü STK
ve sendikalar aracılığıyla güvenli başvuru kanalları oluşturulmalıdır.
ü 7/24
şiddetle mücadele Whatsapp hatları olmalıdır.
ü Göç
İdaresi tarafından oluşturulan iletişim hatlarının bilinirliği artırılmalıdır.
ü Göçmen
ev işçileri sınır dışı edilme korkusu nedeniyle şiddet ve taciz konularını
bildirmekten çekinmemeli, bunun için bildirim; ikamet ve çalışma izninden
bağımsız ele alınmalıdır.
ü Ev
işçileri konusunda göçmenleri haklarını korumak amacıyla kurulan STK’lar ile işbirlikleri
kurulmalıdır.
ü Göçmen
ev işçilerinin çalışma izinleri kolaylaştırılmalıdır.
ü Göçmenlerle
ilgili doğru bilinen yanlışlar konusunda kamuoyunda bilinçlendirme çalışmaları
yapılmalıdır.
Kamuoyuna saygıyla
duyurulur.
© 2024-2026 HAK-İŞ Konfederasyonu