1 MAYIS COŞKUSU MANİSA’DAN YANKILANDI

20 Nisan 2026 14:31, Haberler


1 MAYIS COŞKUSU MANİSA’DAN YANKILANDI

 

ARSLAN “VERGİ VERMEK BİZİM GÖREVİMİZDİR ANCAK BU YÜK ADİL DAĞITILMALIDIR”

 

1 Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü etkinlikleri kapsamında emekçinin sesi Manisa’dan yankılandı. Genel Başkanımız Mahmut Arslan, Manisa’da “Adil Ücret ve Refahın Adil Paylaşımı” başta olmak üzere çalışma hayatı ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

 

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, 20 Nisan 2026 tarihinde Manisa 15 Temmuz Demokrasi Meydanı önünde toplanan HAK-İŞ üyesi emekçilere hitap etti Genel Başkanımız Arslan’a, Genel Sekreterimiz Eda Akbulut, HAK-İŞ Manisa İl Başkanımız Okan Polat, Konfederasyonumuza üye sendikalarımızın genel başkan yardımcıları ve çevre illerden gelen İl, Bölge ve Şube Başkanlarımız, üyelerimiz ve teşkilat mensuplarımız eşlik etti. Konuşmalar sırasında, “Nehirden Denize Özgür Filistin, Yaşasın 1 Mayıs Yaşasın HAK-İŞ, Manisa Burada Başkanının Yanında, Kahrolsun ABD Kahrolsun İsrail, Filistin’e Selam Direnişe Devam, Sumuda Selam Direnişe Devam, Vergide Adalet İstiyoruz, Adil Ücret İstiyoruz” sloganları atıldı. “Soykırıma Hayır, Yaşasın 1 Mayıs, Vergide Adalet İstiyoruz, Eşit İşe Eşit Ücret, Ücrette Adalet, Gazze’ye Selam, Direnişe Devam” yazılı dövizler taşındı. 

 

“Türkiye’nin Bütün Alanlarının Bir Mayıs Meydanı Olduğunu Haykırıyoruz”

 

Genel Başkanımız Arslan, 1 Mayıs’ın Türkiye’de uzun yıllar kaos ve gerginliklerle anıldığını hatırlatarak, HAK-İŞ’in bu anlayışı değiştiren bir irade ortaya koyduğunu belirtti. Arslan, “Bir Mayıs’ı sadece belirli alanlara sıkıştıran anlayışa karşı Türkiye’nin bütün alanlarının bir Mayıs meydanı olduğunu haykırıyoruz” ifadelerini kullanarak, 1 Mayıs’ın tek bir merkeze indirgenemeyeceğini vurguladı. 2010 yılından itibaren 1 Mayıs’ı Türkiye’nin farklı şehirlerinde kutlama kararı aldığımızı hatırlatan Arslan, 2026 yılı ana kutlamasının birlik ve kardeşlik ruhuyla Bursa’da gerçekleştirileceğini, hafta boyunca ise 7 bölgemizdeki farklı illerde 1 Mayıs’ın ruhuna uygun talep ve beklentilerimizin dile getirileceğini belirtti. Arslan, HAK-İŞ’in bu anlayışını “Bu Türkiye’ye yakışan ülkemize armağan ettiğimiz önemli bir sorumluluğumuzdur” ifadelerini kullandı.

 

“Türkiye Büyüyor Ama Emekçilerin Milli Gelirden Aldığı Pay Düşüyor”

 

Türkiye ekonomisindeki büyüme verilerine dikkat çeken Arslan, üretim, ihracat ve istihdamda artış yaşandığını ancak bu büyümenin emekçilere aynı oranda yansımadığını belirtti. Arslan, “Türkiye büyüyor, zenginleşiyor ama emekçilerin milli gelirden aldığı pay düşüyor” diyerek mevcut tablonun sorunlar içerdiğini ifade etti. OECD ve Avrupa Birliği ülkeleriyle kıyaslama yapan Arslan, Türkiye’de emekçilerin milli gelirden aldığı payın yüzde 30-35 seviyelerinde kaldığını, bu oranın gelişmiş ülkelerde yüzde 55-65 bandında olduğunu ifade etti.

 

“Biz Olmayanı Değil Olanın Adil Paylaşımını İstiyoruz”

 

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, gelir dağılımındaki adaletsizliğe de dikkat çekerek, Türkiye’nin kaynaklarının yeterli olduğunu ancak bu kaynakların adil paylaşılmadığını vurguladı. Arslan, “Türkiye’nin imkanları var, zenginliği var ama bizim bu zenginlikten aldığımız pay azalıyor” ifadelerini kullanarak, taleplerinin yeni bir kaynak oluşturmak değil mevcut kaynakların hakkaniyetli dağıtılması olduğunu belirtti. Son yıllarda dolar milyonerlerinin sayısındaki artışa dikkat çeken Arslan, emekçilerin gelir payının aynı dönemde gerilemesinin ciddi bir çelişki olduğunu ifade etti.

 

“Vergi Vermek Bizim Görevimizdir Ancak Bu Yük Adil Dağıtılmalıdır”

 

Vergi sistemine yönelik değerlendirmelerde bulunan Arslan, mevcut yapının adil olmadığını belirterek, yükün büyük ölçüde ücretlilerin üzerinde olduğunu ifade etti. Arslan, “Vergi vermek bizim görevimizdir ancak bu yük adil dağıtılmalıdır” dedi. Ücretlilerin yıl içinde hızla üst vergi dilimlerine girdiğini belirten Arslan, “Ocak ayında aldığımız ücret yıl sonunda vergi nedeniyle ciddi şekilde eriyor” ifadelerini kullandı.

 

Kayıt dışı kazançların, finans sektörünün ve bazı özel şirketlerin yeterince vergilendirilmediğini vurgulayan Arslan, vergi sisteminde köklü bir adalet reformu çağrısında bulundu. Ülkemizdeki geliri en yüksek yüzde 10’luk dilimin Türkiye’nin yüzde 50’sinden gelirinin fazla olduğunu vurgulayan Arslan, “Adil ve hakkaniyetli bir vergi sistemi kurmalıyız” dedi.

 

“Emeklilerimizin Durumu Gerçekten Büyük Bir Faciadır”

 

Emeklilik sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arslan, mevcut yapının ciddi mağduriyetler ürettiğini belirtti. Arslan, “2025 yılında emekli oluyorsunuz. 2026’da emekli olursanız maaşınız düşüyor. Sistemde daha fazla kalıyorsunuz. Daha fazla prim ödeyip daha düşük maaş almak kabul edilemez” diyerek sistemdeki sorunlara dikkat çekti. Emekli maaşlarının yaşam maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını ifade eden Arslan, emeklilerin insanca yaşayabileceği bir gelir düzeyine kavuşturulması gerektiğini vurguladı. Arslan, “Biz ülkemizi seviyoruz. Vatanımızı seviyoruz. İş yerimizi seviyoruz. Devletimizi seviyoruz. Biz adil ve hakkaniyetli bir emeklilik ücreti istiyoruz. Bu da bizim hakkımız” dedi.

 

“Sosyal Destekler Artırılmalı Sosyal Harcamalar Yükseltilmelidir”

 

Mevcut sosyal harcama düzeyinin yetersiz olduğunu ifade eden Arslan, özellikle yoksullar, işsizler ve dar gelirli kesimlerin korunması için sosyal desteklerin artırılmasının zorunlu olduğunu belirtti. Arslan, “Hiçbir geliri olmayan ya da belirli bir gelir düzeyinin altında yaşayan vatandaşlarımız için tamamlayıcı gelir desteği mekanizmaları hayata geçirilmelidir” ifadelerini kullandı. Aile yapısının korunması ve nüfus politikalarına da değinen Arslan, gençlerin evlenme ve çocuk sahibi olma süreçlerinde ciddi ekonomik engellerle karşı karşıya olduğunu belirterek,

“Doğum yapan annelere en az iki yıl süreyle gelir kaybını telafi edecek bir gelir güvencesi sağlanmalı, çalışan aileler için kreş destekleri yaygınlaştırılmalı ve sosyal yardımlar daha etkin hale getirilmelidir” dedi. Arslan ayrıca, sosyal desteklerin sadece yardım boyutuyla değil, aynı zamanda istihdamı teşvik eden ve aile bütünlüğünü koruyan bütüncül politikalarla ele alınması gerektiğini vurguladı.

 

“Sendikalaşmanın Önündeki Engeller Kaldırılmalıdır”

 

Türkiye’de sendikalaşma oranlarının düşük olduğuna dikkat çeken Arslan, işçilerin sendikal haklarını kullanırken ciddi baskılarla karşılaştığını ifade etti. Arslan, ülkemizde 100 işçiden sadece 15’inin sendikalı olduğunu belirtti. Arslan, “işverenler başını kaldıranın başına vuruyor. İşçiler sendika ile iş arasında tercih yapmak zorunda bırakılıyor. İşçiler boynunu bükerek sendikasından koparılıyor” dedi.

 

Toplu sözleşme sisteminin de kapsayıcılıktan uzak olduğunu belirten Arslan, Avrupa’daki uygulamalara dikkat çekerek, toplu sözleşmelerin sektör genelini kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini söyledi.

 

“Asgari Ücret Türkiye’de Genel Ücret Haline Gelmiştir”

 

Asgari ücretin Avrupa’da yüzde 10 düzeyinde olmasına rağmen Türkiye’de genel ücret haline geldiğini belirten Arslan, TÜİK rakamlarına bakıldığında ülkemizde asgari ücretle çalışanların oranının yüzde 50 ve üzeri olduğunu belirterek bunun ciddi bir yapısal sorun olduğunu ifade etti. Arslan, “Asgari ücret bir alt sınırdır ancak Türkiye’de temel ücret haline gelmiştir” dedi.

 

Asgari ücretin belirlenme sürecinde de sorunlar olduğunu ifade eden Arslan, dünyadaki örneklerden yola çıkılarak sosyal tarafların etkin katılımıyla sürecin yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguladı. Asgari Ücret Tespit Komisyonun yapısında da Türkiye emek hareketinin bir kesiminin yok sayılmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Arslan, bu sorun çözülünceye kadar taleplerimizi haykırmaya devam edeceğimizi ifade etti.

 

“696 Sayılı KHK İle Elde Edilen Kazanımların Eksikleri Tamamlanmalıdır”

 

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, kamu çalışma hayatında önemli bir dönüm noktası olan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye de değinerek, “696 sayılı KHK’nın çıkmasının mimarı Sayın Cumhurbaşkanımız ve HAK-İŞ’tir, birlikte önemli bir başarı hikayesine imza attık” dedi. Bu düzenleme ile taşeron sistemine karşı önemli kazanımlar elde edildiğini hatırlatan Arslan, buna rağmen bazı alanlarda sorunların devam ettiğini belirterek, “KİT’lerde çalışan kardeşlerimizin kadro sorunu başta olmak üzere eksik kalan tüm düzenlemelerin tamamlanması için mücadelemizi sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

 

İlave Tediyeler ve Belediyelerde KÇP’nin Uygulanması

 

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, belediyelerde çalışan işçilerin mali ve sosyal haklarına ilişkin yaşanan sorunlara dikkat çekerek, “6772 sayılı Kanun kapsamında ödenmesi gereken ilave tediyelerde yaşanan aksaklıklar kabul edilemez” dedi. Belediye şirketlerinde çalışan işçilerin hak kayıplarına uğradığını belirten Arslan, “Yargı kararlarıyla engellenen ödemelerin önünün açılması ve çalışanların haklarının eksiksiz verilmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı. Kamu Çerçeve Protokolü’nün (KÇP) belediyeler ve bağlı şirketleri kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini vurgulayan Arslan, bu konuda HAK-İŞ’in kararlı mücadelesini sürdüreceğini belirtti.

 

“İş Kazalarındaki Tablo Kader Değil, Önlenebilir”

 

İş kazalarında yaşanan can kayıplarına dikkat çeken Arslan, bu durumun kabul edilemez olduğunu ifade etti. Arslan, “Bu tablo kader değildir, önlenebilir” diyerek etkin denetim ve zihniyet değişiminin gerekliliğine işaret etti. Arslan, İnsan hayatını merkeze alan bir çalışma hayatı anlayışının oluşturulması gerektiğini vurguladı.

 

“Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da Yaşanan Saldırılar Hepimizin Yüreğini Yakmıştır”

 

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan menfur saldırıya da değinerek, “Bu elim olay hepimizin yüreğini yakmıştır” dedi. Kahramanmaraş’ta hayatını kaybeden öğretmenimize ve öğrencilerimize Allah’tan rahmet, ailesine ve milletimize başsağlığı dileyen Arslan, bu tür olayların bir daha yaşanmaması için toplumsal sorumluluğa dikkat çekerek, “Bu sadece güvenlik meselesi değil, aileden eğitime, medyadan sivil topluma kadar herkesin sorumluluk alması gereken bir konudur” ifadelerini kullandı.

 

“Gazze’de Yaşananlar Bir İnsanlık Meselesidir”

 

Filistin’de kan ve gözyaşının her geçen gün artarak devam ettiğini ifade eden değinen Arslan, HAK-İŞ’in bu konudaki duruşunun tarihsel ve insani bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Arslan, “Gazze’de olup bitenler sadece bölgesel değil, insanlık meselesidir” dedi. Uluslararası dayanışmanın artırılması gerektiğini belirten Arslan, Filistin halkının yanında olmaya devam edeceğimizi vurguladı.

 

“Gazze Ablukasını Kırmak İçin Sumud Filosu Yola Çıkmıştır”

 

Genel Başkanımız Arslan, HAK-İŞ’in Filistin konusundaki kararlı duruşunu vurgulayarak, Gazze’ye yönelik uluslararası dayanışmanın somut bir adımı olan Global SUMUD misyonuna dikkat çekti. SUMUD filosunun farklı ülkelerden katılan aktivistlerle Gazze ablukasını kırmak amacıyla yola çıktığını belirten Arslan, Yüzden fazla gemiyle yola çıkan bu iradenin, insanlığın ortak vicdanı olduğunu ifade etti.

 

Arslan, daha önce gerçekleştirilen misyonların uluslararası kamuoyunda ciddi bir farkındalık oluşturduğunu hatırlatarak, “Eğer bugün Gazze’de kısmi de olsa bir geri adım varsa bunun arkasında bu dayanışma ruhu vardır” ifadelerini kullandı. Tüm kamuoyuna çağrıda bulunan Arslan, “Gazze için ses vermeye, destek olmaya ve dayanışmayı büyütmeye devam etmeliyiz” dedi.

 

Polat: “Manisa’da 1 Mayıs Haftası Etkinliklerine Ev Sahipliği Yapmaktan Gurur Duyuyoruz”

 

HAK-İŞ Manisa İl Başkanımız Okan Polat, HAK-İŞ’in yarım asrı aşan mücadelesine dikkat çekerek, “50 yılı aşkın süredir emeğin, emekçinin ve alın terinin yanında dimdik duran bir anlayışın temsilcisiyiz” dedi. 

 

1 Mayıs Haftası kapsamındaki ilk basın açıklamasının Manisa’da yapılmasından duydukları memnuniyeti dile getiren Polat, “1 Mayıs’ı emeğin onurunu, birlik ve dayanışmanın gücünü hep birlikte haykırdığımız önemli bir gün olarak görüyoruz. Bu kapsamda ilk basın açıklamamızın Manisa'da yapılıyor olmanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

20 Nisan 2026 14:31, Haberler


© 2024-2025 HAK-İŞ Konfederasyonu