ULUDAĞ’IN GÖLGESİNDE HAK-İŞ’TEN TARİHİ 1 MAYIS
HAK-İŞ BURSA’DA SEL OLDU ALANLARA SIĞMADI
HAK-İŞ
olarak, 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nde yoğun
yağmur altında Bursa’da tek yürek olduk. Uludağ’ın gölgesinde tarihi bir 1
Mayıs gerçekleştirdik. “Birlik, Mücadele, Dayanışma, Savaşa Hayır” temasıyla,
taleplerimizi güçlü bir şekilde dile getirdik.
Emeğin
ve alın terinin şehri, sanayinin kalbi Bursa’da gerçekleştirdiğimiz 1 Mayıs
Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü programına, Genel Başkanımız
Mahmut Arslan, Genel Başkan Yardımcılarımız Yunus Değirmenci, Devlet Sert,
Halil Özdemir, Genel Sekreterimiz Eda Akbulut, Genel Sekreter Yardımcımız Hamdi
Abdullah Koçoğlu, Sudan İşçi Sendikaları Konfederasyonu (SWTUF) Genel Başkanı
Abdülkadir Sırrulhatme, Filistin Büyükelçisi Nasri Abu Jaish, HAK-İŞ’e üye
sendikalarımızın Genel Başkan ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile Türkiye’nin dört
bir yanından gelen binlerce HAK-İŞ emekçisi katıldı.
HAK-İŞ
olarak 1 Mayıs’ta, “Ücretlerden Alınan Vergi Oranları Düşürülmeli”, “Sendikal
Örgütlenmenin Önündeki Engeller Kaldırılmalı”, “Refahın Adil Paylaşımı ve
Vergide Adalet Sağlanmalı”, “Mevsimlik Geçici ve Kampanya İşçilerinin Sorunları
Çözülmeli”, “Adil Bir Emeklilik Sistemi Sağlanmalı”, “Mutlak iş Güvencesi
İstiyoruz”, “Soykırıma Hayır, Filistin’e Destek”, “Filistin Bizim Kırmızı
Çizgimizdir”, “Gazze’ye Selam, Direnişe Devam” , “SUMUD’a selam Direnişe Devam”
BAE Sudan’dan Elini Çek, HAK-İŞ Sudan ile Dayanışma İçinde” taleplerimizi
içeren büyük afişler miting alanını süsledi.
Binlerce
HAK-İŞ emekçisi tarafından alanda atılan “Yaşasın HAK-İŞ, Yaşasın 1 Mayıs”,
“Vergide Adalet”, “Savaşa Hayır”, “HAK-İŞ Nerede Biz Oradayız”, “Filistin’e
Selam Direnişe Devam “, SUMUD’a Selam Direnişe Devam” “HAK-İŞ SWTUF Omuz Omuza”
, “HAK-İŞ Burada Sudan’ın Yanında”, “Yaşasın Sudan Dayanışmamız”, “Zulme Karşı
Direneceğiz”, sloganları tüm Türkiye’de yankılandı. Miting öncesinde, Kayseri Talas Belediyesi üyelerimizden oluşan Grup Şantiye Konseri gerçekleştirildi.
Genel
Başkanımız Arslan, alanda bekleyen kalabalık tarafından büyük bir coşkuyla
karşılandı. Program, iş kazaları, deprem, salgın, doğal afet ve vatan
savunmasında kaybettiğimiz şehitlerimiz için saygı duruşu ve ardından İstiklal
Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Vatan
uğrunda kahramanca can veren tüm şehitlerimiz, iş kazalarında hayatını
kaybedenler ile Filistin ve Gazze’de, İran ve Lübnan’da Siyonist İsrail ve
işbirlikçi ABD tarafından katledilen masumlar için dualar okundu.
“Türkiye’nin Her Köşesine ve
Dünya Emekçilerine Buradan Selam Olsun”
Genel Başkanımız Arslan,
Bursa’nın tarihsel mirasına vurgu yaparak, kadim şehirde emek mücadelesinin
sesini yükseltmenin önemine dikkat çekti. Arslan, 1 Mayıs’ın sadece bir takvim
günü değil, emeğin ortak hafızası ve geleceğe yönelik ortak iradesi olduğunu
ifade etti. Türkiye’nin tüm meydanlarında aynı anda yükselen bu sesin,
dayanışmanın en güçlü göstergesi olduğunu belirten Arslan, emekçilerin birlik
içinde hareket ettiği sürece bütün engellerin aşılacağını vurguladı.
“Grev Yapan ve Eylemde Olan
Kardeşlerimize Selam Olsun”
Genel Başkanımız Mahmut Arslan,
Türkiye’nin dört bir yanında ekmeği, hakkı ve geleceği için grevde olan,
direniş çadırlarında mücadele eden emekçilere selam gönderdi. Başta tekstil
işçileri olmak üzere haksızlığa karşı direnen tüm işçilerin mücadelesinin
onurlu bir duruş sergilediğini vurgulayan Arslan, HAK-İŞ’in her zaman
emekçilerin yanında olduğunu ifade etti. Arslan, “Mücadeleniz kutlu olsun”
diyerek, dayanışmanın büyütülmesi çağrısında bulundu.
“1 Mayıs’ı 1 Güne Sığdırmak
İsteyenlere Pabuç Bırakmayacağız”
Genel Başkanımız Mahmut Arslan,
1 Mayıs’ın yalnızca bir güne indirgenemeyecek kadar köklü ve güçlü bir mücadele
geleneği olduğunu vurgulayarak, HAK-İŞ olarak bu anlamlı günü bir haftaya
yayılan etkinliklerle kutladığımızı ifade etti. Arslan, emeğin sesinin
Türkiye’nin tüm meydanlarında yükselmeye devam edeceğini belirtti.
Arslan, 1 Mayıs’ın ideolojik
kalıplara hapsedilmesine de karşı çıktığımızı ifade ederek, bugünün tüm
emekçilerin ortak değeri olduğunu vurguladı. Türkiye’nin her meydanının 1 Mayıs
alanı olduğunu dile getiren Arslan, birlik, kardeşlik ve dayanışma içerisinde
kutlanan bir 1 Mayıs anlayışını büyütmeye devam edeceğimizi söyledi. 1977
yılında yaşanan 1 Mayıs olaylarına da değinen Arslan, hayatını kaybeden
emekçileri rahmetle andığımızı belirterek, “1 Mayıs 1977’nin failleri
bulunmalıdır” çağrısını yineledi. Arslan, bu karanlık olayın aydınlatılmasının
hem adalet hem de emek mücadelesinin hafızası açısından büyük önem taşıdığını
ifade etti.
“Mazlum Coğrafyalardaki
Kardeşlerimizin Mücadelesi Bizim Mücadelemizdir”
Genel Başkanımız Mahmut Arslan,
Filistin, Sudan, Doğu Türkistan, Arakan ve diğer mazlum coğrafyalarda yaşanan
zulümlere dikkat çekti. Bu bölgelerde yaşanan insanlık dramlarının sadece o
coğrafyaların sorunu olmadığını ifade eden Arslan, HAK-İŞ’in bu mücadeleleri
kendi mücadelesi olarak gördüğünü belirtti. “Onların davası bizim davamızdır”
anlayışıyla hareket ettiğimizi vurgulayan Arslan, uluslararası dayanışmanın
sözde değil, fiili olarak sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
“Yeryüzünün Bütün Mazlumlarına
Borcumuz Var”
HAK-İŞ’in sendikal
mücadelesinin evrensel bir sorumluluk taşıdığını belirten Arslan, mazlumun
kimliğine bakılmaksızın yanında olunması gerektiğini ifade etti. Dil, din, ırk,
derisinin rengi ve coğrafya ayrımı gözetmeden mazlumların yanında olmanın bir
tercih değil, bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Arslan, bu anlayışın HAK-İŞ’in
temel duruşunu oluşturduğunu belirtti. Bu sorumluluğun sadece sözle değil,
somut adımlarla yerine getirildiğini ifade eden Arslan, uluslararası sendikal
iş birliklerinin bu anlayışın bir sonucu olduğunu söyledi.
“Zulme Karşı Direnmezsek
Onurumuzu Da Kaybederiz”
Emek mücadelesinin sadece
ekonomik taleplerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda bir onur mücadelesi
olduğunu ifade eden Arslan, işten çıkarmalara, sendikal baskılara ve hak
ihlallerine karşı kararlılıkla mücadele edeceğimizi belirtti. Mücadeleden
vazgeçmenin sadece hak kaybı değil, aynı zamanda insan onurunun zedelenmesi
anlamına geleceğini ifade eden Arslan, tüm emekçileri ortak mücadele etrafında
birleşmeye davet etti. Arslan, “Zulme karşı direnmezsek onurumuzu da
kaybederiz” dedi.
“Vergi Sistemi Adaletsiz Bu
Düzen Mutlaka Değişmeli”
Genel Başkanımız Arslan, vergi
sistemine ilişkin değerlendirmelerinde mevcut yapının emekçiler aleyhine
işlediğinin altını çizdi. Türkiye’de ücretlilerin vergi yükünün giderek
arttığını ve gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleştiğini ifade eden Arslan,
“Çok kazanandan az, az kazanandan çok vergi alınan bir sistem sürdürülemez. Bu
taksimi Kurt Yapmaz Kuzulara Şah Olsa” dedi.
Arslan, özellikle yılın ilk
aylarından itibaren çalışanların üst vergi dilimlerine girdiğini ve bunun net
ücretleri ciddi biçimde düşürdüğünü belirtti. Bu durumun emekçilerin alım
gücünü zayıflattığını ve yaşam standartlarını olumsuz etkilediğini ifade eden
Arslan, vergi sisteminin sosyal devlet ilkesi doğrultusunda yeniden
düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.
Avrupa ülkelerindeki
uygulamalara dikkat çeken Arslan, aile yapısının dikkate alındığı, çocuk
sayısına göre vergi indirimi sağlanan ve temel tüketim harcamalarının vergiden
düşülebildiği modellerin Türkiye’de de hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Daha adil, kademeli ve çalışanı koruyan bir vergi sisteminin kurulmasının artık
bir zorunluluk olduğunu belirtti.
“Emeklilik Sistemi
Adaletsizliği Derinleştiriyor Bu Yapı Değişmeli”
Genel Başkanımız Arslan
emeklilik sistemindeki çarpıklıklara ilişkin, mevcut yapının çalışanlar
açısından ciddi mağduriyetler oluşturduğunu ifade etti. Aynı sistem içerisinde
daha uzun süre çalışanların daha düşük maaşlarla emekli edilmesinin kabul edilemez
olduğunu belirten Arslan, bu durumun sosyal güvenlik sistemine olan güveni
sarstığını vurguladı.
Arslan, özellikle aylık bağlama
oranlarının düşüklüğüne dikkat çekerek, çalışanların yıllarca prim ödemesine
rağmen hak ettikleri geliri elde edemediklerini ifade etti. Emeklilikte yaşanan
bu adaletsizliğin giderilmesi için sistemin yeniden yapılandırılması
gerektiğini belirten Arslan, emeklilerin yaşam standartlarının
iyileştirilmesinin sosyal devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu
söyledi.
“Asgari Ücret Konusunda
Türkiye’de Adeta Bir Komedi Oynanıyor”
Asgari ücret belirleme sürecine
ilişkin eleştirilerde bulunan Arslan, mevcut komisyon yapısının işlevsiz hale
geldiğini ifade etti. Yıllardır süren aynı sistemin emekçilerin beklentilerini
karşılamadığını belirten Arslan, “Bir ay boyunca kamuoyu meşgul ediliyor,
sonunda yine işverenlerin dediği oluyor” sözleriyle sürecin adaletsizliğine
dikkat çekti.
Arslan, mevcut yapının
değiştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, işçi temsilcilerinin etkin olduğu,
kapsayıcı, şeffaf ve hakkaniyetli yeni bir modelin oluşturulması çağrısında
bulundu. Asgari ücretin milyonlarca insanın yaşam standardını belirlediğini ifade
eden Arslan, bu sürecin ciddiyetle ele alınması gerektiğini söyledi.
“Sendikal Örgütlenmenin
Önündeki En Büyük Engel İş Güvencesinin Olmamasıdır”
Genel Başkanımız Mahmut Arslan,
sendikal örgütlenmenin önündeki en büyük engelin iş güvencesi eksikliği
olduğunu belirterek, mevcut sistemin çalışanları örgütlenmekten alıkoyduğunu
ifade etti. Arslan, işçilerin sendikaya üye olduklarında işten çıkarılma riskiyle
karşı karşıya kaldığını vurgulayarak, bu durumun sendikal hakların
kullanılmasını zorlaştırdığını dile getirdi.
Türkiye’de milyonlarca işçinin
sendikasız olduğunu hatırlatan Arslan, güçlü bir emek hareketi için gerçek ve
etkin bir iş güvencesi sisteminin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Sendikal hakların ancak güvence altına alındığında anlam kazanacağını ifade
eden Arslan, bu alanda acil düzenleme çağrısında bulundu.
“Kayıt Dışı İstihdam Emek
Piyasasında Büyük Bir Yaradır”
Genel Başkanımız Mahmut Arslan,
kayıt dışı istihdamın hem emekçiler hem de ülke ekonomisi açısından ciddi bir
sorun olduğunu belirterek, milyonlarca çalışanın sosyal güvenceden yoksun
şekilde hayatını sürdürmek zorunda kaldığını ifade etti. Kayıt dışı çalışmanın
iş kazalarında artışa, sosyal güvenlik sisteminde zafiyete ve haksız rekabete
yol açtığını vurgulayan Arslan, bu yapının sürdürülemez olduğunu dile getirdi.
Özellikle ev işçileri başta
olmak üzere kayıt dışı çalışan kesimlerin örgütlenmesine dikkat çeken Arslan,
HAK-İŞ’in bu alandaki öncü rolüne vurgu yaptı. Türkiye’de yaklaşık 1,5 milyon
ev işçisinin bulunduğunu hatırlatan Arslan, HAK-İŞ olarak bugüne kadar 125 bin
ev işçisinin sendikalı hale getirilmesini sağladığımızı ifade etti. Bu
başarının büyütülmesi gerektiğini belirten Arslan, kayıt dışı çalışan tüm
emekçilerin sendikal haklara kavuşması ve güvenceli çalışma koşullarına
ulaşması için mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.
“Kıdem Tazminatında 50 Yıl
Geçmiş, Biz Hâlâ Eski Haklarımızı Arıyoruz”
Genel Başkanımız Mahmut Arslan,
12 Eylül 1980 darbesinin çalışma hayatında açtığı derin tahribata dikkat
çekerek, kıdem tazminatı başta olmak üzere birçok temel hakkın bu süreçte
sınırlandırıldığını ifade etti. Darbe öncesi dönemde toplu sözleşmelerle daha
geniş hakların elde edilebildiğini hatırlatan Arslan, 12 Eylül sonrası
getirilen tavan uygulamaları ve sınırlamaların emekçilerin kazanımlarını ciddi
şekilde gerilettiğini vurguladı.
Arslan, bugün gelinen noktada
emekçilerin yaklaşık yarım asır önce sahip olduğu hakları yeniden talep etmek
zorunda kalmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, “50 yıl geçmiş, biz hâlâ
eski haklarımızı arıyoruz” ifadeleriyle mevcut durumun aksaklıklarını dile
getirdi. Kıdem tazminatının işçinin alın terinin ve emeğinin güvencesi olduğunu
vurgulayan Arslan, bu hakkın zayıflatılmasına yönelik her türlü girişime karşı
kararlılıkla duracağımızı dile getirdi.
“696 Sayılı KHK Önemli Bir
Kazanımdır Ancak Eksikler Giderilmelidir”
Genel Başkanımız Mahmut Arslan,
kamuda taşeron sistemine son verilmesi ve 696 sayılı KHK ile yüz binlerce
işçinin kadroya alınmasının emek hareketi açısından tarihi bir dönüm noktası
olduğunu ifade etti. Arslan, “Kamuda taşeron sistemini çöpe attık” sözleriyle
bu dönüşümün önemine dikkat çekerken, “Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde bu
talebimizin karşılık bulması bizim için önemli bir kazanım olmuştur”
ifadeleriyle teşekkürlerini iletti. KİT’lerde çalışan ve hâlâ kadro kapsamı
dışında kalan işçilerin bulunduğuna dikkat çeken Arslan, bu kesimlerin de
kadroya alınması gerektiğini belirtti.
“Geçici ve Mevsimlik İşçilerin
Sorunları Kalıcı Olarak Çözülmelidir”
Genel Başkanımız Arslan, kamuda
çalışan geçici ve mevsimlik işçilerin yaşadığı yapısal sorunlara dikkat
çekerek, bu kesimin yıllardır güvencesiz çalışma koşullarıyla karşı karşıya
olduğunu ifade etti. Özellikle yılın belirli dönemlerinde çalıştırılan ancak
yılın geri kalanında sosyal güvenceden yoksun bırakılan bu çalışanların
durumunun kabul edilemez olduğunu vurguladı. Başta ÇAYKUR olmak üzere birçok
kamu kurumunda çalışan mevsimlik işçilerin 12 ay boyunca istihdam edilmesi ve
kesintisiz sosyal güvenlik haklarına kavuşması gerektiğini belirten Arslan, bu
alanda kalıcı ve kapsamlı bir düzenleme yapılmasının zorunlu olduğunu ifade
etti.
“Tayin ve Becayiş Hakları Yasal
Güvence Altına Alınmalıdır”
Genel Başkanımız Mahmut Arslan,
kadroya geçen işçilerin en önemli sorunlarından birinin tayin ve becayiş
hakları olduğunu belirterek, bu konuda anayasal çerçevede yeni düzenlemelere
ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına da işaret
eden Arslan, bu doğrultuda hükümetin gerekli yasal adımları atması gerektiğini
vurguladı. Arslan, “Tayin ve becayiş haklarının kanunla düzenlenmesi gerekiyor”
diyerek, çalışanların aile birliğini koruyacak ve sosyal yaşamlarını
sürdürebilecekleri bir sistemin hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekti.
“İş Kazaları Kader Değil
Önlenebilir”
İş kazalarında yaşanan
kayıplara dikkat çeken Arslan, bu ölümlerin büyük ölçüde önlenebilir olduğunu
ifade etti. Denetimlerin artırılması ve iş güvenliği önlemlerinin
güçlendirilmesi gerektiğini belirten Arslan, emekçilerin yaşam hakkının her
şeyin üzerinde olduğunu vurguladı.
“Staj ve Çıraklık Mağdurlarının
Sorunları Çözülmelidir”
Genel Başkanımız Mahmut Arslan,
staj ve çıraklık sürecinde çalışan ancak hak kaybı yaşayan gençlerin
mağduriyetlerine dikkat çekerek, bu sorunun çözülmesi gerektiğini ifade etti.
Arslan, HAK-İŞ olarak staj ve çıraklık mağdurlarının yanında olduğumuzu ve
yaşanan adaletsizliklerin giderilmesi için sürecin takipçisi olacağımızı
belirtti.
“Savaşa Hayır Barışa Evet
Demeye Devam Edeceğiz”
Bölgesel çatışmalara değinen
Arslan, savaşların en büyük bedelini emekçilerin ödediğini ifade etti. Filistin
ve Sudan başta olmak üzere birçok bölgede yaşanan saldırılara karşı güçlü bir
duruş sergilediklerini belirten Arslan, barış ve adalet çağrısını yineledi.
“Ülkemizin Geleceğinden
Umudumuzu Asla Kesmeyeceğiz”
Genel Başkanımız Mahmut Arslan,
Türkiye’nin içinde bulunduğu zorlu coğrafi ve siyasi koşullara dikkat çekerek,
ülkemizin adeta bir ateş çemberiyle kuşatıldığı bir dönemde dahi umudun
korunması gerektiğini vurguladı. Bölgedeki savaşlar, çatışmalar ve istikrarsızlıkların
Türkiye üzerinde oluşturduğu baskılara rağmen ülkenin bu süreçleri aşacak güce
sahip olduğunu ifade eden Arslan, bu zorlu tabloya rağmen kararlılıkla yol
alınması gerektiğini belirtti.
Arslan, birlik, beraberlik ve
dayanışma ruhu korunarak hareket edildiği sürece hiçbir zorluğun
aşılamayacağını ifade ederek, emekçilerin inancı, azmi ve mücadelesiyle
Türkiye’nin yarınlarının daha güçlü şekilde inşa edileceğini söyledi. Ülkenin
sahip olduğu potansiyelin doğru değerlendirildiğinde tüm sorunların üstesinden
gelinebileceğini vurgulayan Arslan, “Başka ülkemiz yok” anlayışıyla hareket
edilmesi gerektiğini dile getirdi.
“Sudan’ın Yanındayız Küresel
Dayanışmayı Büyütüyoruz”
Genel Başkanımız Mahmut Arslan,
Sudan’da yaşanan insani krize ve Hızlı Destek Kuvvetleri’nin sivillere yönelik
özellikle Al-Faşir’de gerçekleştirdiği katliamlara dikkat çekerek, Sudan
halkının ağır bir zulümle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Kadınlara yönelik
saldırılar, hastanelerin hedef alınması ve sivillerin katledilmesi gibi
insanlık dışı uygulamaların kabul edilemez olduğunu vurgulayan Arslan, bu
süreçte Sudan işçi hareketinin dimdik ayakta kaldığını belirtti.
“SUMUD Filosu Mazlumların
Umudunu Taşıyor”
Genel Başkanımız Mahmut Arslan,
Gazze’deki ablukanın kırılması ve insani yardımların ulaştırılması amacıyla
yola çıkan SUMUD Filosunun mazlumların umudunu taşıdığına dikkat çekti.
SUMUD’un sadece bir yardım hareketi değil, aynı zamanda adalet ve özgürlük
mücadelesinin sembolü olduğunu vurgulayan Arslan, “Bu mücadelede yer alan Fatma
Zengin kardeşimize buradan selam gönderiyoruz, Allah yardımcısı olsun”
sözleriyle Genel Sekreter Yardımcımız ve filoda yer alan aktivistler ile
dayanışma mesajını yineledi. Arslan, HAK-İŞ’in uluslararası alanda mazlumların
yanında yer almaya devam edeceğini belirterek, SUMUD’un Filistin için yakılan
güçlü bir meşale olduğunu ifade etti.
1 Mayıs alanımızda Genel Sekreter Yardımcımız Fatma Zengin’in SUMUD Filosu’ndan paylaştığı video mesaj yayınlandı.
Zengin, “Sizleri Global Sumud gemisinden selamlıyorum. 1
Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’müzü kutluyorum. Dünyanın
neresinde bir mazlum ve mağdur varsa HAK-İŞ’ten alacağı vardır. Dünyanın
neresinde bir mazlum varsa HAK-İŞ’in ona borcu vardır. Bizler adaletin çığlığı
olmak için yola çıktık” dedi.
Bursaspor Başarısı; “Yiğit
Düştüğü Yerden Kalkar”
Genel Başkanımız Mahmut Arslan,
Bursa’nın simgelerinden Bursaspor’a da değinerek, kulübün yaşadığı zorluklara
rağmen yeniden ayağa kalkma iradesini takdir ettiklerini ifade etti. “Yiğit
düştüğü yerden kalkar” sözleriyle taraftarın ve şehrin güçlü duruşuna dikkat
çeken Arslan, Bursa’nın bu mücadele ruhuyla yeniden hak ettiği yerlere
ulaşacağına inandıklarını belirtti.
Sırrulhatme, “HAK-İŞ’in
Kardeşlik ve Dayanışma Duruşu Sudanlı İşçilerin Umudunu Büyütüyor”
Sudan İşçi Sendikaları
Konfederasyonu (SWTUF) Genel Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme, HAK-İŞ
Konfederasyonu ile kurdukları güçlü ve samimi ilişkilerin sadece sendikal iş
birliği değil, aynı zamanda ortak değerler ve insani dayanışma temelinde
yükseldiğini vurguladı. Sudanlı işçiler adına yapılan değerlendirmede,
HAK-İŞ’in özellikle Sudan’ın içinden geçtiği zorlu süreçte sergilediği kararlı
ve ilkeli duruşun büyük anlam taşıdığı ifade edilerek, bu desteğin uluslararası
sendikal dayanışmanın en somut ve kıymetli örneklerinden biri olduğu
belirtildi.
“Zor Zamanlarda Sergilenen
Dayanışma Gerçek Kardeşliğin En Güçlü Göstergesidir”
Sırrulhatme, savaşın yıkıcı
etkilerine rağmen işçi hareketinin direncini koruduğunu ve bu süreçte HAK-İŞ’in
verdiği desteğin moral ve güç kaynağı olduğunu dile getirdi. İşçilerin yaşadığı
tüm zorluklara rağmen umutlarını yitirmediğini vurgulayan Sırrulhatme, HAK-İŞ’in
ortaya koyduğu kardeşlik hukukunun ve uluslararası dayanışma anlayışının, Sudan
işçilerinin geleceğe daha güçlü bakmasına katkı sunduğu ifade etti.
Sırrulhatme, iki konfederasyon arasındaki iş birliğinin geliştirilerek
sürdürülmesinin, hem bölgesel hem de küresel ölçekte işçi hakları mücadelesine
önemli katkılar sağlayacağı kaydedildi.
“Asil Duruşu İçin HAK-İŞ’e
Teşekkür”
Sırrulhatme,
“Misafirperverlikleri ve asil kardeşçe duruşları için HAK-İŞ Konfederasyonu’na
şükranlarımızı yineliyoruz. Her iki ülkedeki işçi davalarına hizmet edecek ve
ortak sendikal çalışmaları güçlendirecek daha fazla iş birliği ve koordinasyon
içerisinde olmayı temenni ediyoruz” dedi.
Bayhan: “1 Mayıs’a Ev Sahipliği
Yapmaktan Gurur Duyuyoruz”
HAK-İŞ Bursa İl Başkanımız
Talat Bayhan, “Emeğin hak ettiği değeri gördüğü adaletin ve eşitliğin olduğu 1
Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma günümüz kutlu olsun” dedi.
Bayhan, HAK-İŞ Bursa İl Başkanlığı olarak 1 Mayıs’a ev sahipliği yapmaktan
gurur duyduklarını ifade ederek, 1 Mayıs’ı Bursa’da gerçekleştirme iradesini
gösteren Genel Başkanımız Mahmut Arslan ve Yönetim Kurulumuza teşekkürlerini
iletti.
Konuşmaların ardından Genel
Başkanımız Mahmut Arslan, HAK-İŞ Yönetim Kurulu üyelerimiz ve üye sendika
başkanlarımız ile birlikte platformdan karanfiller dağıtıldı, güvercinler
uçuruldu.
Mitingimizin sonunda
taleplerimizi içeren 1 Mayıs Bildirimiz okundu.
© 2024-2025 HAK-İŞ Konfederasyonu