ÖZDEMİR, “GENEL BAŞKANIMIZ ARSLAN’A BU KUTLU DAVADA BAŞARILAR DİLİYORUZ ALLAH YOLUNU AÇIK ETSİN DESTEKLERİMİZ ONLARLA”

15 Mayıs 2026 14:31, Haberler


ÖZDEMİR, “GENEL BAŞKANIMIZ ARSLAN’A BU KUTLU DAVADA BAŞARILAR DİLİYORUZ ALLAH YOLUNU AÇIK ETSİN DESTEKLERİMİZ ONLARLA”

Genel Başkan Yardımcımız Özdemir, Genel Başkanımız Arslan’ın insanlığın vicdanını harekete geçirmek üzere yola çıkan Global SUMUD Filosuna katıldığını belirterek, “Genel Başkanımız Arslan’a bu kutlu davada başarılar diliyoruz Allah yolunu açık etsin. Desteklerimiz onlarla” dedi.

Konfederasyonumuz HAK-İŞ ve Pamukkale Üniversitesi iş birliğiyle, 15 Mayıs 2026 tarihinde “Ev Hizmetlerinde Çalışanların Çalışma Yaşamındaki Konumu: Örgütlenme, Sosyal Güvenlik ve İş Sağlığı Güvenliği Paneli” düzenlendi. Panele, Konfederasyonumuz HAK-İŞ’i temsilen Genel Başkan Yardımcımız Halil Özdemir, Pamukkale Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ender Coşkun, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Handan Kumaş, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Oğuz Karadeniz, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Kamil Orhan, HAK-İŞ Denizli İl Başkanımız Mahammed Ali Oğuz, çevre illerden HAK-İŞ İl Başkanlarımız, üye sendikalarımızın şube/il/bölge başkanları, akademisyenler, ev işçileri, öğrenciler  ve basın mensupları katıldı.

“Genel Başkanımız Mahmut Arslan, SUMUD Filosu İle Gazze Yolunda”

Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın selamlarını katılımcılara ileten Özdemir, Genel Başkanımızın programa katılmayı planladığını ancak Global SUMUD Filosu’na katılarak Gazze’ye doğru yola çıktığını söyledi. Özdemir, HAK-İŞ’in sadece ücret ve toplu sözleşme mücadelesi veren bir yapı olmadığını vurgulayarak, “HAK-İŞ sadece bir sendika değildir. HAK-İŞ bir davanın adıdır, HAK-İŞ bir mücadelenin adıdır” dedi. Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın Gazze’ye gidişini, Hz. İbrahim’in ateşini söndürmeye giden karınca örneğiyle anlatan Özdemir, “Karınca ateşi söndürmeye değil, safını belli etmeye gidiyordu. Genel Başkanımız da mazlumdan, mağdurdan, ezilenden yana olduğunu göstermek için gidiyor. Bu kutlu davada başarılar diliyoruz. Allah yolunu açık etsin, hayırlısıyla gidip gelmeyi nasip etsin” dedi.

“HAK-İŞ Filistin’de de, Deprem Bölgesinde de, 15 Temmuz’da da Vardır”

HAK-İŞ’in yalnızca üyelerinden aidat alan ve bununla yetinen bir sendikal anlayışa sahip olmadığını belirten Özdemir, HAK-İŞ’in dünyanın neresinde bir mazlum ve mağdur varsa orada sorumluluk üstlendiğini söyledi. Özdemir, “Biz Filistin’de varız, deprem bölgesinde varız, 15 Temmuz’da varız. 15 Temmuz’da şehitlerimiz ve gazilerimiz var. Deprem bölgesinde yüz milyonlarca liralık yardımımız var. HAK-İŞ’in arama ve kurtarma timi var. Bir yerde yangın varsa, felaket varsa HAK-İŞ aynı gün oradadır” dedi. Bu anlayışın Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın öncülüğünde geliştiğini dile getiren Özdemir, sosyal sendikacılığın yalnızca işyeriyle sınırlı olmadığını, toplumun bütün sorun alanlarında sorumluluk almayı gerektirdiğini belirtti.

“Ev İşçilerinin Yaşadığı Sorunlara Dikkat Çekmek Hepimizin Ortak Sorumluluğudur”

Genel Başkan Yardımcımız Halil Özdemir, ev işçilerinin Türkiye’nin kanayan yaralarından biri olduğunu belirterek, “Yıllarca ezilen, mağdur edilen, sesi duyulmayan ve yüzde 90’dan fazlası kadın olan ev işçilerinin sorunlarına derman olmak için bizleri burada ağırlayan Pamukkale Üniversitemize teşekkür ediyorum. Bu konuyu gündemde tutmak, ev işçilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekmek hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi.

“Ev İşçileri Görünmeyen Büyük Bir Fedakârlığın Sahibidir”

Ev işçileri konusunun da Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın öncülüğünde HAK-İŞ’in gündemine alındığını ifade eden Özdemir, ev işçilerinin yıllardır görünmeyen, duyulmayan ve hakları teslim edilmeyen bir emek mücadelesi verdiğini söyledi. Özdemir, “Ev işçileri öyle büyük bir fedakârlık yapıyor ki; annesi evde hasta yatarken kendisi başka bir hastaya bakıyor. Çocuğunu evde bırakıp başkasının çocuğuna bakıyor. Bütün bunları evine rızık götürmek, ailesinin geçimini sağlamak için yapıyor. Ama ne yazık ki bu fedakârlığı çoğu zaman kimse görmüyor” dedi.

“Ev İşçileri Kayıt Dışı, Güvencesiz ve Korumasız Çalışıyor”

Ev işçilerinin mevcut çalışma şartlarına dikkat çeken Özdemir, önemli bir bölümünün hiçbir kayıt olmadan, kurumsal bir yapıdan uzak, parçalı ve düzensiz şekilde çalıştığını söyledi. Özdemir, ev işçilerinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilmediğini belirterek, “Türkiye’de çalışanların büyük çoğunluğu İş Kanunu’na tabi iken ev işçileri bu kapsamın dışında kalıyor. Yaptıkları işlerin resmi bir tanımı yok. İş sağlığı ve güvenliğinden mahrum çalışıyorlar. Sosyal güvenlik sisteminden yeterince faydalanamıyorlar” ifadelerini kullandı. Ev işçilerinin çalışma hayatında ağır risklerle karşı karşıya kaldığını dile getiren Özdemir, yakın zamanda Aydın’ın Efeler ilçesinde çalışırken beşinci kattan düşerek hayatını kaybeden Dilek Tuğran’ı hatırlattı.

“Ev İşçilerinin Şikâyet Edecek Bir Kapısı Yok”

Ev işçilerinin yalnızca ekonomik değil, sosyal ve psikolojik açıdan da büyük sorunlar yaşadığını vurgulayan Özdemir, ev işçilerinin kötü muameleye, şiddete, tacize ve mobbinge maruz kalabildiğini söyledi. Özdemir, “İş güvenceleri yok, sendikal hakları yok, dertlerini anlatacakları bir kapıları yok. Yaşadıklarını çoğu zaman içlerine atıyorlar. Şiddete uğruyorlar, kötü muamele görüyorlar ama geçim derdi nedeniyle yeniden aynı işe devam etmek zorunda kalıyorlar” diye konuştu.

“Taşeron Mücadelesinde Nasıl Başardıysak, Ev İşçilerinde De Başaracağız”

HAK-İŞ’in geçmişte taşeron işçiler için verdiği mücadeleyi de hatırlatan Özdemir, HAK-İŞ’in taşeron işçilerin sorunlarını gündeme taşıdığı dönemde de birçok kişinin bu mücadeleye inanmadığını söyledi. Özdemir, “Bir zamanlar taşeron işçiler modern köle gibi çalıştırılıyordu. Kıdem tazminatı yoktu, yıllık izin yoktu, fazla mesai hakkı yoktu. Genel Başkanımız ‘Bu insanlara sahip çıkmamız gerekiyor’ dediğinde birçok kişi bunun mümkün olmadığını düşünüyordu. Ama biz mücadeleye başladık. Sonra taşeron işçilerin sendikalı olma hakkını kazandık, toplu iş sözleşmesi hakkını kazandık, ardından kadro mücadelesinde büyük başarılar elde ettik” dedi. Hastanelerde ve belediye şirketlerinde çalışan işçilerin bugün sendikal haklarını kullanabilir hale gelmesinde HAK-İŞ’in öncü mücadelesinin bulunduğunu ifade eden Özdemir, aynı kararlılığın ev işçileri için de sürdüğünü söyledi.

“Kapıcıların ve Taşeron İşçilerin Mücadelesinde De HAK-İŞ Vardı”

HAK-İŞ’in geçmişte kapıcıların örgütlenmesinde de öncü rol üstlendiğini belirten Özdemir, kapıcıların yasal güvenceye kavuşması ve sigortalı çalışmasının arkasında HAK-İŞ’in mücadelesi olduğunu söyledi. Özdemir, “Kapıcıları ilk örgütleyen HAK-İŞ’tir. Kapıcılarla ilgili yasal düzenlemelerin yapılmasında HAK-İŞ’in emeği vardır. Taşeron işçilerin kadro almasının başında da HAK-İŞ vardır. Ev işçileri de yarın kanun kapsamına girecek, sigortalı olacak, güvenceye kavuşacak. Bunun da başında HAK-İŞ olacaktır” dedi. HAK-İŞ’in bu mücadeleyi herhangi bir menfaat beklentisiyle yürütmediğini vurgulayan Özdemir, ev işçilerinden aidat alınmadığını, ancak sendikanın bütün imkânlarından faydalandırıldıklarını belirtti. Özdemir, “Bizim tek talebimiz, onların bu zulümden kurtulmasıdır. Ev işçilerimiz ‘Allah razı olsun’ desin, bu bize yeter” ifadelerini kullandı.

“Ev İşçileri İçin Yasal Düzenleme Bir An Önce Hayata Geçirilmelidir”

Ev işçileri örgütlenmesinin HAK-İŞ için büyük bir sorumluluk olduğunu belirten Özdemir, bu çalışmanın Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın öncülüğünde kararlılıkla sürdüğünü ifade etti. Türkiye’de yaklaşık 1,5 milyon ev işçisi bulunduğuna dikkat çeken Özdemir, bu alandaki sorunların çözümü için örgütlü gücün artırılması gerektiğini vurguladı.

Ev işçilerinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamına alınması gerektiğini belirten Özdemir, iş ve meslek tanımlarının yapılması, iş güvencesi, iş sağlığı ve güvenliği ile sosyal güvenlik haklarının tam olarak tanımlanmasının zorunlu olduğunu söyledi. Özdemir ayrıca, ev hizmetleri yönetmeliğinin hazırlanması, mesleki eğitimlerin düzenli hale getirilmesi, şiddet, mobbing ve tacize karşı etkin koruma mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini ifade etti.

ILO’nun 189 sayılı Ev İşçileri Sözleşmesi’nin onaylanmasının önemine de dikkat çeken Özdemir, ev işçilerinin sendikal haklara kavuşması, toplu iş sözleşmesi yapabilmesi, ev hizmetleri ile bakım hizmetleri ayrımının netleştirilmesi ve Türkiye şartlarına uygun kooperatif modellerinin geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

Ev işçilerinin sorunlarının artık görmezden gelinemeyeceğini vurgulayan Özdemir, “Ev işçileriyle ilgili mevzuatın bir an önce hazırlanarak hayata geçirilmesi gerekiyor. Türkiye’nin bu kanayan yarasını başımızı başka tarafa çevirerek yok sayamayız” dedi. Özdemir, HAK-İŞ’in yalnızca bir sendika değil, mazlumun, mağdurun ve ezilenin yanında duran bir dava ve mücadele hareketi olduğunu kaydetti.

“Çalışanların Vergi, Enflasyon ve Emeklilik Sorunları Çözülmelidir”

Konuşmasında Türkiye’de çalışanların genel sorunlarına da değinen Özdemir, sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı milyonlarca çalışanın enflasyon, vergi dilimleri, gelir adaletsizliği ve emeklilik sistemindeki sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Çalışanların maaşlarının yılın ilerleyen aylarında enflasyon ve vergi dilimleri nedeniyle eridiğini ifade eden Özdemir, işçilerin alın terinin korunması gerektiğini vurguladı. HAK-İŞ’in vergi adaleti konusundaki mücadelesinin kararlılıkla sürdüğünü belirten Özdemir, çalışanların üzerindeki vergi yükünün azaltılması ve vergi dilimlerinin adil bir şekilde düzenlenmesi gerektiğini söyledi.

Emeklilik sistemindeki adaletsizliklere de dikkat çeken Özdemir, daha fazla çalışıp daha fazla prim ödeyen işçilerin daha düşük emekli maaşı almasına neden olan uygulamaların düzeltilmesi gerektiğini ifade etti. Özdemir, HAK-İŞ’in yalnızca ev işçilerinin değil, tüm çalışanların, emeklilerin, mazlumların ve mağdurların sorunlarıyla ilgilendiğini belirterek, “Taşeronu nasıl çözdüysek, ev işçilerinin sorunlarını da çözeceğiz. Kapıcıların sorunlarını nasıl çözdüysek, diğer mağdur kesimlerin sorunlarını da çözeceğiz” dedi.

Coşkun: “Bu Alan Son Derece Kıymetli Bir Çalışma Alanıdır”

Pamukkale Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ender Coşkun, Panelin fakültede gerçekleştirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, katılımcıları ağırlamaktan mutluluk duyduklarını ifade etti. Pamukkale Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü’nün çalışma hayatı, iş yaşamında hakların korunması ve sosyal politika alanında önemli çalışmalar yürüttüğünü belirten Coşkun, bu kapsamda HAK-İŞ ile gerçekleştirilen organizasyonun son derece kıymetli olduğunu söyledi.

“Ev İşçilerinin Örgütlenmesi Büyük Önem Taşıyor”

Ev hizmetlerinde çalışanların sorunlarının toplumun geniş kesimlerini ilgilendirdiğini belirten Coşkun, herkesin hayatında bu alanda çalışan bir tanıdığı bulunduğunu söyledi. Ev işçilerinin yaşadığı sorunların bazen görüldüğünü, bazen ise görmezden gelindiğini ifade eden Coşkun, bu sorunların çözümü için örgütlenmenin ve kurumsal yapıların güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. HAK-İŞ ve Hizmet-İş’in ev işçileri alanındaki çalışmalarını kıymetli bulduğunu belirten Coşkun, yüz bini aşkın ev işçisine ulaşılmasının önemli bir başarı olduğunu, bu sayının ilerleyen süreçte daha da artacağına inandığını ifade etti.

Ayhan: “Genel Başkanımızın SUMUD Filosu’ndaki Duruşunu Gururla Takip Ediyoruz”

HAK-İŞ Kadın Komitesi Başkan Yardımcımız ve Hizmet-İş Sendikamızın Genel Merkez Kadın Komite Başkanı Hatice Ayhan, SUMUD Filosu’nda bulunan Genel Başkanımız Mahmut Arslan’a ve HAK-İŞ Kadın Komite Başkanımız Fatma Zengin’e selam ve dualarını iletti. Ayhan, HAK-İŞ’in mazlumun, hakkın ve adaletin yanında duran bir emek hareketi olduğunu ifade etti. Ayhan, Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın insanlık adına ortaya koyduğu tarihi duruşu gururla takip ettiklerini belirterek, HAK-İŞ’in yalnızca çalışma hayatında değil, mazlum ve mağdurların yanında olma noktasında da sorumluluk üstlendiğini vurguladı.

“Ev İşçiliği Kadın Emeğinin ve Sosyal Adaletin Önemli Bir Başlığıdır”

Ev işçilerinin sesi olmak, görünmeyen emeği görünür kılmak ve hak temelli mücadeleyi büyütmek için bir araya geldiklerini belirten Ayhan, ev işçiliğinin yalnızca çalışma hayatının değil; kadın emeğinin, sosyal adaletin, insan onurunun ve kayıt dışılıkla mücadelenin de önemli başlıklarından biri olduğunu söyledi. HAK-İŞ/Hizmet-İş olarak üç yılı aşkın süredir ev işçileri alanında kararlı bir örgütlenme çalışması yürüttüklerini kaydeden Ayhan, bu çalışmanın sahada büyük emek ve sabır gerektirdiğini ifade etti.

Karadeniz: “Mazlumun Yanında Olmak Kolay Değildir”

Pamukkale Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Oğuz Karadeniz, HAK-İŞ Konfederasyonu’na bu anlamlı etkinliğe ortak olduğu için teşekkür ederek, mazlumun, güçsüzün, hukukun ve adaletin yanında olmanın önemine dikkat çekti. Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın Sumud Filosu’na katılarak kutlu bir yolculuğa çıktığını belirten Karadeniz, “Yolu ve bahtı açık olsun. Tarih, bu insanlık dramı karşısında kimin ne yaptığını yazacaktır” dedi.

“Ev İşçileri Emeğin En Görünmez Kesimidir”

Ev hizmetlerinde çalışanların yıllarca emeğin en görünmez alanında yer aldığını belirten Karadeniz, bu alanda örgütlenmenin zor ancak son derece önemli olduğunu ifade etti. Ev işçilerinin büyük bölümünün kayıt dışı çalıştığını belirten Karadeniz, kayıt altına alınmanın ve örgütlenmenin sosyal güvenceye erişim açısından kritik olduğunu söyledi. HAK-İŞ’in ev işçileri alanında çok önemli bir çalışma yürüttüğünü vurgulayan Karadeniz, “HAK-İŞ, ev hizmetlerinde çalışanların önemli bir bölümünü örgütleyerek dünyaya örnek olacak bir başarı ortaya koydu” dedi. Örgütlenmenin çalışanlara güç kazandırdığını ifade eden Karadeniz, “Örgütlendiğiniz zaman haklarınızı daha güçlü savunursunuz. Kayıt altına girdiğiniz zaman görünür olursunuz” diye konuştu.

Ev Hizmetlerinde Çalışanların Sorunları Ele Alındı

Moderatörlüğünü Pamukkale Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Handan Kumaş gerçekleştirdiği panelde; ev hizmetlerinde çalışanların sendikal temsili, kolektif haklara erişimi, görünürlük mücadelesi, sosyal güvenlik kapsamındaki sorunları, iş sağlığı ve güvenliği bakımından karşı karşıya kaldıkları riskler ve bu alanda geliştirilmesi gereken koruyucu politikalar değerlendirildi.

Programda panelist olarak, Hizmet-İş Sendikamızın Genel Merkez Gençlik Komite Başkanı ve Toplu İş Sözleşmesi Uzmanı Asaleddin Yıldız, Pamukkale Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Oğuz Karadeniz ve Pamukkale Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Kamil Orhan yer aldı.

HABERE AİT GÖRSELLER :

15 Mayıs 2026 14:31, Haberler


© 2024-2026 HAK-İŞ Konfederasyonu