ÖZDEMİR,
“GENEL BAŞKANIMIZ ARSLAN’A BU KUTLU DAVADA BAŞARILAR DİLİYORUZ ALLAH YOLUNU
AÇIK ETSİN DESTEKLERİMİZ ONLARLA”
Genel Başkan Yardımcımız
Özdemir, Genel Başkanımız Arslan’ın insanlığın vicdanını harekete geçirmek
üzere yola çıkan Global SUMUD Filosuna katıldığını belirterek, “Genel Başkanımız
Arslan’a bu kutlu davada başarılar diliyoruz Allah yolunu açık etsin.
Desteklerimiz onlarla” dedi.
Konfederasyonumuz HAK-İŞ
ve Pamukkale Üniversitesi iş birliğiyle, 15 Mayıs 2026 tarihinde “Ev
Hizmetlerinde Çalışanların Çalışma Yaşamındaki Konumu: Örgütlenme, Sosyal
Güvenlik ve İş Sağlığı Güvenliği Paneli” düzenlendi. Panele, Konfederasyonumuz
HAK-İŞ’i temsilen Genel Başkan Yardımcımız Halil Özdemir, Pamukkale
Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ender
Coşkun, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Bilim Dalı Başkanı
Prof. Dr. Handan Kumaş, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Başkanı
Prof. Dr. Oğuz Karadeniz, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü
Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Kamil Orhan, HAK-İŞ Denizli İl Başkanımız Mahammed
Ali Oğuz, çevre illerden HAK-İŞ İl Başkanlarımız, üye sendikalarımızın
şube/il/bölge başkanları, akademisyenler, ev işçileri, öğrenciler ve basın mensupları katıldı.
“Genel Başkanımız Mahmut
Arslan, SUMUD Filosu İle Gazze Yolunda”
Genel Başkanımız Mahmut
Arslan’ın selamlarını katılımcılara ileten Özdemir, Genel Başkanımızın programa
katılmayı planladığını ancak Global SUMUD Filosu’na katılarak Gazze’ye doğru
yola çıktığını söyledi. Özdemir, HAK-İŞ’in sadece ücret ve toplu sözleşme
mücadelesi veren bir yapı olmadığını vurgulayarak, “HAK-İŞ sadece bir sendika
değildir. HAK-İŞ bir davanın adıdır, HAK-İŞ bir mücadelenin adıdır” dedi. Genel
Başkanımız Mahmut Arslan’ın Gazze’ye gidişini, Hz. İbrahim’in ateşini
söndürmeye giden karınca örneğiyle anlatan Özdemir, “Karınca ateşi söndürmeye
değil, safını belli etmeye gidiyordu. Genel Başkanımız da mazlumdan, mağdurdan,
ezilenden yana olduğunu göstermek için gidiyor. Bu kutlu davada başarılar
diliyoruz. Allah yolunu açık etsin, hayırlısıyla gidip gelmeyi nasip etsin” dedi.
“HAK-İŞ Filistin’de de,
Deprem Bölgesinde de, 15 Temmuz’da da Vardır”
HAK-İŞ’in yalnızca
üyelerinden aidat alan ve bununla yetinen bir sendikal anlayışa sahip
olmadığını belirten Özdemir, HAK-İŞ’in dünyanın neresinde bir mazlum ve mağdur
varsa orada sorumluluk üstlendiğini söyledi. Özdemir, “Biz Filistin’de varız,
deprem bölgesinde varız, 15 Temmuz’da varız. 15 Temmuz’da şehitlerimiz ve
gazilerimiz var. Deprem bölgesinde yüz milyonlarca liralık yardımımız var.
HAK-İŞ’in arama ve kurtarma timi var. Bir yerde yangın varsa, felaket varsa
HAK-İŞ aynı gün oradadır” dedi. Bu anlayışın Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın
öncülüğünde geliştiğini dile getiren Özdemir, sosyal sendikacılığın yalnızca
işyeriyle sınırlı olmadığını, toplumun bütün sorun alanlarında sorumluluk
almayı gerektirdiğini belirtti.
“Ev İşçilerinin Yaşadığı
Sorunlara Dikkat Çekmek Hepimizin Ortak Sorumluluğudur”
Genel Başkan Yardımcımız Halil
Özdemir, ev işçilerinin Türkiye’nin kanayan yaralarından biri olduğunu
belirterek, “Yıllarca ezilen, mağdur edilen, sesi duyulmayan ve yüzde 90’dan
fazlası kadın olan ev işçilerinin sorunlarına derman olmak için bizleri burada
ağırlayan Pamukkale Üniversitemize teşekkür ediyorum. Bu konuyu gündemde
tutmak, ev işçilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekmek hepimizin ortak
sorumluluğudur” dedi.
“Ev İşçileri Görünmeyen
Büyük Bir Fedakârlığın Sahibidir”
Ev işçileri konusunun da
Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın öncülüğünde HAK-İŞ’in gündemine alındığını
ifade eden Özdemir, ev işçilerinin yıllardır görünmeyen, duyulmayan ve hakları
teslim edilmeyen bir emek mücadelesi verdiğini söyledi. Özdemir, “Ev işçileri
öyle büyük bir fedakârlık yapıyor ki; annesi evde hasta yatarken kendisi başka
bir hastaya bakıyor. Çocuğunu evde bırakıp başkasının çocuğuna bakıyor. Bütün
bunları evine rızık götürmek, ailesinin geçimini sağlamak için yapıyor. Ama ne
yazık ki bu fedakârlığı çoğu zaman kimse görmüyor” dedi.
“Ev İşçileri Kayıt Dışı,
Güvencesiz ve Korumasız Çalışıyor”
Ev işçilerinin mevcut
çalışma şartlarına dikkat çeken Özdemir, önemli bir bölümünün hiçbir kayıt
olmadan, kurumsal bir yapıdan uzak, parçalı ve düzensiz şekilde çalıştığını
söyledi. Özdemir, ev işçilerinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında
değerlendirilmediğini belirterek, “Türkiye’de çalışanların büyük çoğunluğu İş
Kanunu’na tabi iken ev işçileri bu kapsamın dışında kalıyor. Yaptıkları işlerin
resmi bir tanımı yok. İş sağlığı ve güvenliğinden mahrum çalışıyorlar. Sosyal
güvenlik sisteminden yeterince faydalanamıyorlar” ifadelerini kullandı. Ev
işçilerinin çalışma hayatında ağır risklerle karşı karşıya kaldığını dile
getiren Özdemir, yakın zamanda Aydın’ın Efeler ilçesinde çalışırken beşinci
kattan düşerek hayatını kaybeden Dilek Tuğran’ı hatırlattı.
“Ev İşçilerinin Şikâyet
Edecek Bir Kapısı Yok”
Ev işçilerinin yalnızca
ekonomik değil, sosyal ve psikolojik açıdan da büyük sorunlar yaşadığını
vurgulayan Özdemir, ev işçilerinin kötü muameleye, şiddete, tacize ve mobbinge
maruz kalabildiğini söyledi. Özdemir, “İş güvenceleri yok, sendikal hakları yok,
dertlerini anlatacakları bir kapıları yok. Yaşadıklarını çoğu zaman içlerine
atıyorlar. Şiddete uğruyorlar, kötü muamele görüyorlar ama geçim derdi
nedeniyle yeniden aynı işe devam etmek zorunda kalıyorlar” diye konuştu.
“Taşeron Mücadelesinde
Nasıl Başardıysak, Ev İşçilerinde De Başaracağız”
HAK-İŞ’in geçmişte taşeron
işçiler için verdiği mücadeleyi de hatırlatan Özdemir, HAK-İŞ’in taşeron
işçilerin sorunlarını gündeme taşıdığı dönemde de birçok kişinin bu mücadeleye
inanmadığını söyledi. Özdemir, “Bir zamanlar taşeron işçiler modern köle gibi
çalıştırılıyordu. Kıdem tazminatı yoktu, yıllık izin yoktu, fazla mesai hakkı
yoktu. Genel Başkanımız ‘Bu insanlara sahip çıkmamız gerekiyor’ dediğinde
birçok kişi bunun mümkün olmadığını düşünüyordu. Ama biz mücadeleye başladık.
Sonra taşeron işçilerin sendikalı olma hakkını kazandık, toplu iş sözleşmesi
hakkını kazandık, ardından kadro mücadelesinde büyük başarılar elde ettik”
dedi. Hastanelerde ve belediye şirketlerinde çalışan işçilerin bugün sendikal
haklarını kullanabilir hale gelmesinde HAK-İŞ’in öncü mücadelesinin bulunduğunu
ifade eden Özdemir, aynı kararlılığın ev işçileri için de sürdüğünü söyledi.
“Kapıcıların ve Taşeron
İşçilerin Mücadelesinde De HAK-İŞ Vardı”
HAK-İŞ’in geçmişte
kapıcıların örgütlenmesinde de öncü rol üstlendiğini belirten Özdemir,
kapıcıların yasal güvenceye kavuşması ve sigortalı çalışmasının arkasında
HAK-İŞ’in mücadelesi olduğunu söyledi. Özdemir, “Kapıcıları ilk örgütleyen
HAK-İŞ’tir. Kapıcılarla ilgili yasal düzenlemelerin yapılmasında HAK-İŞ’in
emeği vardır. Taşeron işçilerin kadro almasının başında da HAK-İŞ vardır. Ev
işçileri de yarın kanun kapsamına girecek, sigortalı olacak, güvenceye
kavuşacak. Bunun da başında HAK-İŞ olacaktır” dedi. HAK-İŞ’in bu mücadeleyi
herhangi bir menfaat beklentisiyle yürütmediğini vurgulayan Özdemir, ev
işçilerinden aidat alınmadığını, ancak sendikanın bütün imkânlarından
faydalandırıldıklarını belirtti. Özdemir, “Bizim tek talebimiz, onların bu
zulümden kurtulmasıdır. Ev işçilerimiz ‘Allah razı olsun’ desin, bu bize yeter”
ifadelerini kullandı.
“Ev İşçileri İçin Yasal
Düzenleme Bir An Önce Hayata Geçirilmelidir”
Ev işçileri
örgütlenmesinin HAK-İŞ için büyük bir sorumluluk olduğunu belirten Özdemir, bu
çalışmanın Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın öncülüğünde kararlılıkla sürdüğünü
ifade etti. Türkiye’de yaklaşık 1,5 milyon ev işçisi bulunduğuna dikkat çeken
Özdemir, bu alandaki sorunların çözümü için örgütlü gücün artırılması
gerektiğini vurguladı.
Ev işçilerinin 4857 sayılı
İş Kanunu kapsamına alınması gerektiğini belirten Özdemir, iş ve meslek
tanımlarının yapılması, iş güvencesi, iş sağlığı ve güvenliği ile sosyal
güvenlik haklarının tam olarak tanımlanmasının zorunlu olduğunu söyledi.
Özdemir ayrıca, ev hizmetleri yönetmeliğinin hazırlanması, mesleki eğitimlerin
düzenli hale getirilmesi, şiddet, mobbing ve tacize karşı etkin koruma
mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini ifade etti.
ILO’nun 189 sayılı Ev
İşçileri Sözleşmesi’nin onaylanmasının önemine de dikkat çeken Özdemir, ev
işçilerinin sendikal haklara kavuşması, toplu iş sözleşmesi yapabilmesi, ev
hizmetleri ile bakım hizmetleri ayrımının netleştirilmesi ve Türkiye şartlarına
uygun kooperatif modellerinin geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
Ev işçilerinin
sorunlarının artık görmezden gelinemeyeceğini vurgulayan Özdemir, “Ev
işçileriyle ilgili mevzuatın bir an önce hazırlanarak hayata geçirilmesi
gerekiyor. Türkiye’nin bu kanayan yarasını başımızı başka tarafa çevirerek yok
sayamayız” dedi. Özdemir, HAK-İŞ’in yalnızca bir sendika değil, mazlumun,
mağdurun ve ezilenin yanında duran bir dava ve mücadele hareketi olduğunu
kaydetti.
“Çalışanların Vergi,
Enflasyon ve Emeklilik Sorunları Çözülmelidir”
Konuşmasında Türkiye’de
çalışanların genel sorunlarına da değinen Özdemir, sosyal güvenlik kurumuna
kayıtlı milyonlarca çalışanın enflasyon, vergi dilimleri, gelir adaletsizliği
ve emeklilik sistemindeki sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Çalışanların
maaşlarının yılın ilerleyen aylarında enflasyon ve vergi dilimleri nedeniyle
eridiğini ifade eden Özdemir, işçilerin alın terinin korunması gerektiğini
vurguladı. HAK-İŞ’in vergi adaleti konusundaki mücadelesinin kararlılıkla
sürdüğünü belirten Özdemir, çalışanların üzerindeki vergi yükünün azaltılması
ve vergi dilimlerinin adil bir şekilde düzenlenmesi gerektiğini söyledi.
Emeklilik sistemindeki
adaletsizliklere de dikkat çeken Özdemir, daha fazla çalışıp daha fazla prim
ödeyen işçilerin daha düşük emekli maaşı almasına neden olan uygulamaların
düzeltilmesi gerektiğini ifade etti. Özdemir, HAK-İŞ’in yalnızca ev işçilerinin
değil, tüm çalışanların, emeklilerin, mazlumların ve mağdurların sorunlarıyla
ilgilendiğini belirterek, “Taşeronu nasıl çözdüysek, ev işçilerinin sorunlarını
da çözeceğiz. Kapıcıların sorunlarını nasıl çözdüysek, diğer mağdur kesimlerin
sorunlarını da çözeceğiz” dedi.
Coşkun: “Bu Alan Son
Derece Kıymetli Bir Çalışma Alanıdır”
Pamukkale Üniversitesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ender Coşkun, Panelin
fakültede gerçekleştirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek,
katılımcıları ağırlamaktan mutluluk duyduklarını ifade etti. Pamukkale
Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü’nün çalışma
hayatı, iş yaşamında hakların korunması ve sosyal politika alanında önemli
çalışmalar yürüttüğünü belirten Coşkun, bu kapsamda HAK-İŞ ile gerçekleştirilen
organizasyonun son derece kıymetli olduğunu söyledi.
“Ev İşçilerinin
Örgütlenmesi Büyük Önem Taşıyor”
Ev hizmetlerinde
çalışanların sorunlarının toplumun geniş kesimlerini ilgilendirdiğini belirten
Coşkun, herkesin hayatında bu alanda çalışan bir tanıdığı bulunduğunu söyledi.
Ev işçilerinin yaşadığı sorunların bazen görüldüğünü, bazen ise görmezden gelindiğini
ifade eden Coşkun, bu sorunların çözümü için örgütlenmenin ve kurumsal
yapıların güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. HAK-İŞ ve Hizmet-İş’in ev
işçileri alanındaki çalışmalarını kıymetli bulduğunu belirten Coşkun, yüz bini
aşkın ev işçisine ulaşılmasının önemli bir başarı olduğunu, bu sayının
ilerleyen süreçte daha da artacağına inandığını ifade etti.
Ayhan: “Genel Başkanımızın
SUMUD Filosu’ndaki Duruşunu Gururla Takip Ediyoruz”
HAK-İŞ Kadın Komitesi
Başkan Yardımcımız ve Hizmet-İş Sendikamızın Genel Merkez Kadın Komite Başkanı
Hatice Ayhan, SUMUD Filosu’nda bulunan Genel Başkanımız Mahmut Arslan’a ve
HAK-İŞ Kadın Komite Başkanımız Fatma Zengin’e selam ve dualarını iletti. Ayhan,
HAK-İŞ’in mazlumun, hakkın ve adaletin yanında duran bir emek hareketi olduğunu
ifade etti. Ayhan, Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın insanlık adına ortaya
koyduğu tarihi duruşu gururla takip ettiklerini belirterek, HAK-İŞ’in yalnızca
çalışma hayatında değil, mazlum ve mağdurların yanında olma noktasında da
sorumluluk üstlendiğini vurguladı.
“Ev İşçiliği Kadın
Emeğinin ve Sosyal Adaletin Önemli Bir Başlığıdır”
Ev işçilerinin sesi olmak,
görünmeyen emeği görünür kılmak ve hak temelli mücadeleyi büyütmek için bir
araya geldiklerini belirten Ayhan, ev işçiliğinin yalnızca çalışma hayatının
değil; kadın emeğinin, sosyal adaletin, insan onurunun ve kayıt dışılıkla mücadelenin
de önemli başlıklarından biri olduğunu söyledi. HAK-İŞ/Hizmet-İş olarak üç yılı
aşkın süredir ev işçileri alanında kararlı bir örgütlenme çalışması
yürüttüklerini kaydeden Ayhan, bu çalışmanın sahada büyük emek ve sabır
gerektirdiğini ifade etti.
Karadeniz: “Mazlumun
Yanında Olmak Kolay Değildir”
Pamukkale Üniversitesi
Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Oğuz
Karadeniz, HAK-İŞ Konfederasyonu’na bu anlamlı etkinliğe ortak olduğu için
teşekkür ederek, mazlumun, güçsüzün, hukukun ve adaletin yanında olmanın
önemine dikkat çekti. Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın Sumud Filosu’na
katılarak kutlu bir yolculuğa çıktığını belirten Karadeniz, “Yolu ve bahtı açık
olsun. Tarih, bu insanlık dramı karşısında kimin ne yaptığını yazacaktır” dedi.
“Ev İşçileri Emeğin En
Görünmez Kesimidir”
Ev hizmetlerinde
çalışanların yıllarca emeğin en görünmez alanında yer aldığını belirten
Karadeniz, bu alanda örgütlenmenin zor ancak son derece önemli olduğunu ifade
etti. Ev işçilerinin büyük bölümünün kayıt dışı çalıştığını belirten Karadeniz,
kayıt altına alınmanın ve örgütlenmenin sosyal güvenceye erişim açısından
kritik olduğunu söyledi. HAK-İŞ’in ev işçileri alanında çok önemli bir çalışma
yürüttüğünü vurgulayan Karadeniz, “HAK-İŞ, ev hizmetlerinde çalışanların önemli
bir bölümünü örgütleyerek dünyaya örnek olacak bir başarı ortaya koydu” dedi.
Örgütlenmenin çalışanlara güç kazandırdığını ifade eden Karadeniz,
“Örgütlendiğiniz zaman haklarınızı daha güçlü savunursunuz. Kayıt altına
girdiğiniz zaman görünür olursunuz” diye konuştu.
Ev Hizmetlerinde
Çalışanların Sorunları Ele Alındı
Moderatörlüğünü Pamukkale
Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Bilim Dalı Başkanı
Prof. Dr. Handan Kumaş gerçekleştirdiği panelde; ev hizmetlerinde çalışanların
sendikal temsili, kolektif haklara erişimi, görünürlük mücadelesi, sosyal
güvenlik kapsamındaki sorunları, iş sağlığı ve güvenliği bakımından karşı
karşıya kaldıkları riskler ve bu alanda geliştirilmesi gereken koruyucu
politikalar değerlendirildi.
Programda panelist olarak,
Hizmet-İş Sendikamızın Genel Merkez Gençlik Komite Başkanı ve Toplu İş
Sözleşmesi Uzmanı Asaleddin Yıldız, Pamukkale Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve
Endüstri İlişkileri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Oğuz Karadeniz ve Pamukkale
Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Öğretim Görevlisi
Prof. Dr. Kamil Orhan yer aldı.
© 2024-2026 HAK-İŞ Konfederasyonu