ARSLAN: “ÇALIŞANLARIN ÜCRETLERİ ENFLASYONA EZDİRİLMEMELİDİR’

19 Temmuz 2026 16:02, Haberler


ARSLAN: “ÇALIŞANLARIN ÜCRETLERİ ENFLASYONA EZDİRİLMEMELİDİR’

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, 19 Temmuz 2026 tarihinde Konya 2 No’lu Şubemizin 2. Olağan Genel Kurulu’na katılarak çalışma hayatına ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Genel Kurul’a; Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın yanı sıra, Genel Başkan Yardımcımız ve Hizmet-İş Sendikamızın Genel Başkan Vekili Halil Özdemir, HAK-İŞ Kurucu Üyelerinden Hakkı Büyükharput, Hizmet-İş Sendikamızın Genel Başkan Yardımcıları İdris Ersoy ve Celal Yıldız, Hizmet-İş Sendikamızın Genel Merkez Kadın Komite Başkanı Hatice Ayhan, HAK-İŞ İl Başkanlarımız, HAK-İŞ’e üye sendikalarımızın Şube, İl ve Bölge Başkanları, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile delegeler ve basın mensupları katıldı.

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, Genel Kurulun ülkemiz, çalışma hayatı, Konya, Konfederasyonumuz HAK-İŞ ve Sendikamız Hizmet-İş için hayırlara vesile olmasını temenni ederek HAK-İŞ’in kurucu üyelerinden olan Hakkı Büyükharput’u selamladı. Konya’daki sendikal mücadelenin yaklaşık 50 yıllık köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirten Arslan, 1979-1980 yıllarında temelleri atılan örgütlenme çalışmalarının, 1982 yılından itibaren merkez ilçelerden çevre ilçe ve beldelere doğru genişlediğini ifade etti. Konya’daki sendikal mücadelenin bugünlere ulaşmasında emeği bulunan teşkilat mensuplarının katkılarını vurgulayan Arslan, “Konya, HAK-İŞ ve Sendikamız Hizmet-İş’in tarihinde çok önemli bir sorumluluğu başarıyla yerine getirmiştir. Konya, bizim kültürümüzde ve geleneğimizde HAK-İŞ çadırının orta direğidir” dedi.

“HAK-İŞ Demokrasinin ve Millî İradenin Yanında Durmuştur”

Konfederasyonumuz HAK-İŞ’in kuruluşundan bu yana temel ilke ve değerlerinden taviz vermeden yoluna devam ettiğini vurgulayan Arslan, sendikaların demokrasinin vazgeçilmez kurumlarından biri olduğunu belirtti. HAK-İŞ henüz dört yaşındayken 12 Eylül darbesiyle karşı karşıya kaldıklarını hatırlatan Arslan, Konya teşkilatımızın da bu dönemde ağır baskılara maruz kaldığını söyledi. Arslan, HAK-İŞ’in bütün darbe ve antidemokratik girişimlerin karşısında; demokrasinin, millet iradesinin ve hukuk düzeninin yanında kararlılıkla yer aldığını kaydetti. 

“Filistin Bizim Tarihî, İnançsal ve İnsani Sorumluluğumuzdur”

Konya’nın Filistin ve Kudüs mücadelesinde tarihî bir yere sahip olduğunu belirten Arslan, 6 Eylül 1980 tarihinde Konya’da gerçekleştirilen Kudüs’ü Kurtarma Mitingi’ni hatırlattı. Yaklaşık 500 bin kişinin katıldığı mitingin tertip komitesinde görev aldığını anlatan Arslan, Kudüs’e sahip çıkan bu kararlı duruşun 12 Eylül darbecilerinin hedeflerinden biri hâline geldiğini ifade etti.

HAK-İŞ’in kuruluşundan bu yana Filistin meselesini kırmızı çizgisi olarak gördüğünü vurgulayan Arslan, Türkiye’nin Filistin konusunda diğer ülkelerden farklı, tarihî ve insani bir sorumluluğa sahip olduğunu belirtti. Arslan, “Dört asır boyunca farklı dinlerin barış içerisinde yaşamasını sağladığımız bu topraklardan vazgeçemeyiz. Filistin’i unutamayız ve görmezden gelemeyiz. Konya ne ise Gazze odur; Diyarbakır ne ise Han Yunus, Ramallah ve Nablus odur. Şartlar ne olursa olsun Filistin davasına sahip çıkacak ve Filistinli kardeşlerimizin yanında duracağız” dedi. 

“Gazze’de Okullar, Hastaneler, Camiler ve Yerleşim Alanları Hedef Alınıyor”

Filistin meselesinin yalnızca Filistin halkının değil, Türkiye’nin ve bütün insanlığın ortak meselesi olduğunu vurgulayan Arslan, Gazze’de okulların, hastanelerin, camilerin ve yerleşim alanlarının hedef alındığını belirtti.

Uluslararası kurumların ve İslam ülkelerinin Gazze’de yaşanan katliam karşısındaki sessizliğini eleştiren Arslan, HAK-İŞ’in Filistinli sendikaların haklı mücadelesini uluslararası platformlara taşımaya ve her türlü desteği vermeye devam edeceğini kaydetti. Mescid-i Aksa ve Kudüs’ün inanç dünyamızdaki önemine de değinen Arslan, “Filistin’den vazgeçmek; tarihimizi, inançlarımızı ve değerlerimizi inkâr etmek demektir. Bir sivil toplum kuruluşu olarak Gazze’de insanlığın ve insanlık vicdanının yok edilmesine sessiz kalamayız” dedi.

“Ülkemizin Güçlü Olması Mazlumlar İçin de Gereklidir”

Arslan, Filistin’de yaşananların vatanın, bağımsızlığın ve özgürlüğün önemini bir kez daha gösterdiğini belirterek, Türkiye’nin yalnızca kendi geleceği için değil, bölgede yaşanan kan ve gözyaşının sona erdirilmesi için de güçlü olmak zorunda olduğunu ifade etti.

HAK-İŞ’in 2011 yılında gerçekleştirilen Genel Kurulunda aldığı kararı hatırlatan Arslan, “Ülkemizin, bölgemizin ve dünyanın bütün mazlum ve mağdurları HAK-İŞ’ten alacaklıdır. Derisinin rengi, konuştuğu dil, inancı ve yaşadığı coğrafya ne olursa olsun mazlumdan, adaletten ve haktan yana taraf olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. 

“Büyümeden Emekçiler de Hak Ettikleri Payı Almalıdır”

Çalışma hayatının temel sorunlarına değinen Arslan, ücretlerin enflasyon karşısında eridiğini, vergi dilimlerinin çalışanların gelirlerini azalttığını, kira ve temel yaşam maliyetlerindeki artışların emekçileri zorladığını ifade etti.

Türkiye’nin millî gelir, üretim, ihracat ve istihdam rakamlarıyla büyümeye devam ettiğini belirten Arslan, ortaya çıkan refahtan çalışanların hak ettikleri payı alamadığına dikkat çekti. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderilmesi gerektiğini vurgulayan Arslan, vergi yükünün büyük ölçüde ücretlilerin üzerinde kaldığını kaydetti.

Genel Başkanımız Arslan, “Vergi vatandaşlık görevimizdir ve elbette vergimizi vereceğiz. Ancak yük yalnızca çalışanların ve emekçilerin omuzlarına bırakılırsa buna itiraz ederiz. Ülkemizin kaynakları ve imkânları var. Sorun, bu kaynakların adaletli paylaşılmamasıdır” dedi. Emeklilik sistemindeki aylık farklılıklarının da giderilmesi gerektiğini belirten Arslan, sistemde daha uzun süre kalan ve daha fazla prim ödeyen çalışanların daha düşük emekli aylığıyla karşı karşıya kalmasının kabul edilemeyeceğini söyledi. Arslan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı ile Hazine ve Maliye Bakanı’na çalışanların taleplerinin dikkate alınması ve adil gelir dağılımının sağlanması çağrısında bulundu. 

“15 Temmuz’da HAK-İŞ Üyeleri Tarih Yazdı”

15 Temmuz hain darbe ve işgal girişiminin yıl dönümünü hatırlatan Arslan, milletimizin bütün farklılıklarını bir kenara bırakarak devletine, demokrasisine ve millî iradesine sahip çıktığını belirtti. Arslan, “15 Temmuz’da 253 şehit verdik. Şehitlerimizin 7’si, gazilerimizin 50’si HAK-İŞ mensubuydu. Vatanımız, milletimiz ve millî irademiz için canlarını feda eden şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlık ve afiyet diliyorum” ifadelerini kullandı.

“İşçinin Hakkı Siyasi Görüşlerin Üzerindedir”

HAK-İŞ’in hak mücadelesinde siyasi parti ayrımı yapmadığını vurgulayan Arslan, geçmişte Konya, Ankara, Bursa ve Kocaeli başta olmak üzere farklı siyasi partiler tarafından yönetilen belediyelerde gerçekleştirilen grev ve eylemleri hatırlattı.

1995 yılında Konya Büyükşehir Belediyesi ile merkez ilçe belediyelerinde yaklaşık 4 bin işçinin katılımıyla gerçekleştirilen grevin önemli kazanımlarla sonuçlandığını belirten Arslan, çalışanların birlik içerisinde sendikalarının arkasında durmasının toplu iş sözleşmelerindeki başarıyı doğrudan etkilediğini ifade etti. 

“Hedefimiz 500 Bin Ev İşçisini Örgütlemek”

Türkiye’de yaklaşık 16 milyon işçinin yalnızca 2,5 milyonunun sendikalı olduğuna dikkat çeken Arslan, sendikasız çalışanların örgütlenmesinin HAK-İŞ’in öncelikli sorumlulukları arasında bulunduğunu dile getirdi.

Arslan, Türkiye’deki yaklaşık 1 milyon 300 bin ev işçisinden 140 bininin HİZMET-İŞ Sendikamızın çatısı altında örgütlendiğini belirterek, hedeflerinin 500 bin ev işçisine ulaşmak olduğunu ifade etti. Ev işçilerinin yanı sıra konut görevlilerine ve örgütsüz bütün çalışanlara ulaşacaklarını kaydeden Arslan, “Önce örgütleyeceğiz, ardından yasal düzenlemeleri ve taleplerimizi gerçekleştireceğiz. Yetkili olduğumuz iş yerlerinde dahi sendikasız tek bir işçi bırakmamalıyız. Çünkü bizim için bir üye bile çok kıymetlidir” dedi. 

“Sumud, İnsanlık Vicdanını Ayağa Kaldırma Mücadelesidir”

Küresel Sumud Filosu misyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arslan, dünyanın farklı kıtalarından ve yaklaşık 70 ülkeden yüzlerce insan hakları aktivistinin Gazze ablukasını kırmak ve insani yardımları ulaştırmak amacıyla bir araya geldiğini söyledi.

Diplomasinin, uluslararası hukukun ve küresel kuruluşların Gazze’deki katliamı durduramadığını belirten Arslan, Sumud’un hükümetlerden bağımsız bir sivil inisiyatif olarak insanlık vicdanını yeniden ayağa kaldırmayı amaçladığını ifade etti.

Genel Başkanımız Arslan, “Silahımız yoktu; yalnızca insani yardımları Gazze’ye ulaştırmak ve ablukayı kırmak isteyen samimi insanlar vardık. Farklı inançlara, kültürlere ve dillere mensup aktivistler olarak aynı gemilerde Gazze’ye doğru yol aldık. Her türlü işkenceye, tehdide, aşağılamaya ve insanlık dışı muameleye rağmen hiçbir aktivist başını eğmedi ve teslim olmadı” dedi.

Arslan, Türkiye’de Filistin’e yönelik toplumsal duyarlılığın daha da artırılması gerektiğini vurgulayarak, teşkilatımızı Gazze için düzenlenen yardım kampanyalarına daha güçlü destek vermeye çağırdı. Konya’daki sivil toplum kuruluşlarından da Filistin davasına daha etkin bir şekilde sahip çıkmalarını beklediklerini belirten Arslan, HAK-İŞ’in bu konudaki sorumluluklarını kararlılıkla yerine getirmeye devam edeceğini söyledi. 

“HAK-İŞ’in Gücü Türkiye’nin Gücüdür”

HAK-İŞ’in yalnızca bir konfederasyon, olmadığını vurgulayan Arslan, teşkilatımızın bu toprakların tarihini, kültürünü, medeniyetini ve değerlerini taşıdığını belirtti. Arslan, “HAK-İŞ’e sahip çıkmak ülkemize sahip çıkmaktır. HAK-İŞ’in gücü Türkiye’nin gücüdür. Ülkemizin ve çalışanların geleceği için birliğimizi büyütecek, daha güçlü bir HAK-İŞ için hep birlikte çalışacağız” ifadelerini kullandı.

Genel Kurulda Hizmet-İş Sendikamızın Genel Başkan Yardımcısı Celal Yıldız, HAK-İŞ Kurucu Üyelerinden Hakkı Büyükharput, Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel ve Genel Merkez Kadın Komite Başkanımız Hatice Ayhan da birer selamlama konuşması gerçekleştirdi.

HABERE AİT GÖRSELLER :

19 Temmuz 2026 16:02, Haberler


© 2024-2026 HAK-İŞ Konfederasyonu