ARSLAN, “HAK-İŞ’İN GÜCÜ TÜRKİYE’NİN GÜCÜDÜR”

17 Ekim 2020 11:44, Haberler


ARSLAN, “HAK-İŞ’İN GÜCÜ TÜRKİYE’NİN GÜCÜDÜR”


Genel Başkanımız Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in Türkiye demokrasisinin en büyük güvencesi olduğunu belirterek, “ HAK-İŞ’in gücü Türkiye'nin gücüdür. HAK-İŞ, Türkiye’nin yerli ve milli bir örgütüdür. Bunun içinde bedel ödemiş bundan sonra da ödemeye hazırdır” dedi. 

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, 17 Ekim 2020 tarihinde Konfederasyonumuza bağlı Hizmet-İş Sendikamızın İstanbul 12 No’lu Şubesi’nin 1. Olağan Genel Kurulu’na telekonferans yöntemiyle katıldı. Genel Kurula HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı ve Hizmet-İş Sendikası Genel Başkanvekili Av. Hüseyin Öz, HAK-İŞ İstanbul İl Başkanı Mustafa Şişman, Hizmet-İş Sendikası Yönetim Kurulu üyeleri, Hizmet-İş İstanbul Şube Başkanları, Konfederasyonumuza bağlı sendikalarımızın İstanbul İl Başkanları, işyeri sendika temsilcileri, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve basın mensupları katıldı.

“HAK-İŞ Türkiye Demokrasisinin En Büyük Güvencesidir”

HAK-İŞ’in 28 Şubat sürecinde demokratik yollarla iktidara gelmiş bir hükümetin sadece demokratik yollarla gideceğini savunduğunu dile getiren Arslan, “Bazıları, demokratik yollarla gelmiş bir hükümeti yıkmak için çete kurdu. Ne olursa olsun direndik, 28 Şubat sürecinin antidemokratik sürecinin insanlarımıza dayattığı her uygulamaya karşı çıktık. 27 Nisan e-bildirisine karşı çıktık, 15 Temmuz’da vatanımıza göz dikenlere direndik. HAK-İŞ Türkiye demokrasisinin en büyük güvencesidir. HAK-İŞ’in gücü Türkiye'nin gücüdür. HAK-İŞ, Türkiye’nin yerli ve milli bir örgütüdür. Bunun içinde bedel ödemiş bundan sonra da ödemeye hazırdır. HAK-İŞ olarak medeniyetimizin, değerlerimizin, inançlarımızın, kültürümüzün, geleneklerimizin asırlar boyu bize ait olan bütün değerleri içine sindiren ve bu değerleri esas kabul eden aynı zamanda evrensel sendikal hakları da bunun içine giydiren, ete kemiğe büründüren yeni, yerli ve milli bir Konfederasyonuz. Onun için millet iradesi ve değerlerimiz bizim için esastır. Bu yüzden sivil toplumdan, sendikal hareketten, özgürlükten, demokrasiden ve millet iradesinden yanayız. Bugüne kadar biz bunu savunarak geldik” şeklinde konuştu. 

“Yeni Bir Dünyanın İnşası İçin Mücadele Ediyoruz”

HAK-İŞ’in klasik sendikacılık yapmadığını belirten Arslan, “Sendikacıyız, sendikacılık yapıyoruz ama aynı zamanda yeni bir dünyanın inşası için de mücadele ediyoruz. Buna inandığımız için bu sendikada konfederasyondayız. Bu değerlere sahip olduğumuz için buradayız. Bu değerlerin mücadelesini yapıyoruz. HAK-İŞ’i ve sendikamızı sadece aidat alan, sözleşme yapan, sendikal literatürün gereklerini yapan sıradan bir sendika olarak görmeyin. Bir medeniyet mücadelesi yaptığımızı, tarihsel olarak değerler mücadelesi yaptığımızı unutmayın. Biz bunun için sendikacılık yapıyoruz. Türkiye’nin gücü derken HAK-İŞ’in gücünden bahsediyoruz. Türkiye’nin imkanları derken HAK-İŞ’in imkanlarından bahsediyoruz. Bunu yapmaya çalışıyoruz. HAK-İŞ olarak bunu başarmak için mücadele ediyoruz” dedi. 

“HAK-İŞ ve Hizmet-İş’in Değerleri, İlkeleri ve Hedefleri Esastır”

Geçtiğimiz günlerde vefat eden İSTAÇ A.Ş. Genel Müdürü Mustafa Canlı’ya Allah'tan rahmet dileyen Arslan, “İSTAÇ A.Ş. 4 bin 200 üyemizin bulunduğu önemli bir işyeri. Bu işyerinde faaliyet gösterecek İstanbul 12 No’lu Şubemiz için yeni seçilecek arkadaşlarımız bilmelidir ki HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ’in değerleri, ilkeleri ve hedefleri esastır. Elbette ki demokrasinin gereği seçim yarışı olacak. Ancak asla ve asla bu yarışı HAK-İŞ’in ilkelerine aykırı yapamayız. Bu yarışı, demokratik ve aynı zamanda HAK-İŞ ahlakına uygun olarak yapmak zorundayız. HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ için kişilerin bir önemi yoktur. Hiç kimse HAK-İŞ'in değerlerinin önünde değildir. Bizim görüşümüzde kongrelerde kazanmak ve kaybetmek yoktur, sendikamızın kongrelerde daha güçlenmesi vardır” şeklinde konuştu.  

“İstanbul'da Daha Güçlü Bir Sendikal Anlayışı Beraber İnşa Edeceğiz”

İSTAÇ A.Ş.’de örgütlenmenin yıllar süren mücadeleler sonucu elde edildiğini söyleyen Arslan, “İstanbul’u daha yaşanabilir şehir yapmak için İSTAÇ A.Ş.’nin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Bu sebeple İSTAÇ A.Ş. çalışanlarıyla ilk defa toplu iş sözleşmesi yapılması bizim için olduğu kadar İstanbul için de tarihi bir öneme sahiptir. İstanbul'da daha güçlü bir sendikal anlayışı hep beraber inşa edeceğiz. Bunun ilk mücadelesini, 31 Mart'tan sonra yaşadıklarımıza karşı ortaya koyduğumuz büyük ve onurlu direnişimizle başlattık. Karşımıza kim geldiyse, HAK-İŞ’in ve HİZMET-İŞ’in soylu ve onurlu direnişiyle karşılaştı. İ.E.T.T. başta olmak üzere, İstanbul Büyükşehir’de ve iştiraklerinde şanlı direnişimiz sonuç vermiş, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerinde toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi sendikamıza verilmiştir. Ancak örgütlenme sürecinde eğer HİZMET-İŞ çoğunluğu alırsa itiraz etmeyeceğiz diyenler bugün, apar topar yargıya giderek tespitimize itiraz etmişlerdir. Bunu yapmak işçilerin ekmeğini çalmak, toplu iş sözleşmelerinin geciktirilmesi demektir. İstanbullu emekçiler bunun hesabını soracaktır. Ancak bu sözde sendikacılara yargı önünde de en iyi cevap sendikamız tarafından verilecektir” dedi.  

“Ülkemizin Sendikal Geleceğini ve Onurunu Kurtarmak İçin İşçilerimizle Birlikte Direndik”

Konfederasyonumuza bağlı Sendikalarımızdan, 30 bine yakın üyemizin baskı, tehdit ve sürgünlerle koparıldığını hatırlatan Arslan, “450 gündür Antalya grevimiz devam ediyor. 450 gündür sesimizi duymayanları kınıyorum. Antalya Büyükşehir’de akülü sandalye ile işine giden engelli kardeşimizi 60 kilometrelik yola sürgün eden bir zihniyetle karşı karşıyayız. Bu nasıl vicdandır? 31 Mart seçimlerinden önce üyelerimize yönelik olumsuzlukları sadece Antalya'da değil, Türkiye'nin her yerinde yaşadık. İşten çıkarılan arkadaşlarımız için Bolu’dan Ankara’ya tarihi bir yürüyüş gerçekleştirdik. İstanbul'da 7 aya yakın süredir devam eden mücadelemizde işten çıkarılan arkadaşlarımız için direndik. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde işten çıkartılan işçilerimiz için ses etmeyenlere inat, ülkemizin sendikal geleceğini ve onurunu kurtarmak için işçilerimizle birlikte direndik. Biz her zaman barıştan, uzlaşmadan yanayız. Direnişimiz, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun uzlaşmacı tavrı sayesinde uzlaşma sağlanmış işçilerimiz işlerine dönmüştür” ifadelerini kullandı.   

“HAK-İŞ Türkiye Demokrasisinin En Büyük Güvencesidir”

HAK-İŞ’in önüne konulan zorluklardan daha da güçlenerek bu günlere kadar geldiğini söyleyen Arslan, “Biz 12 Eylül'e direnerek bugünlere kadar geldik. Herkesin sus pus olduğu, anayasaya hayır demenin yasaklandığı dönemde HAK-İŞ olarak antidemokratik uygulamalara karşı çıktık. 1980 darbesinde bizim sendikalarımıza kilit vurulurken, bazı Konfederasyonların yöneticileri, darbe hükümetine Çalışma Bakanı olarak atandı.  Biz demokrasiyi katledenlere, darağaçları kuranlara, siyasi partileri kapatanlara karşı dururken, birileri bakanlık koltuklarında darbecilerle kol kola iş tuttu.  28 Şubat sürecinde de direndik. 28 Şubat süreci bir turnusol kâğıdıdır” dedi.

 “Biz Bir Millet İki Devletiz”

Ermenistan’ın dün gece Azerbaycan’ın Gence kentinde sivillere yönelik yaptığı saldırıları kınayan Arslan, “12 kardeşimiz sivil bölgelerde savaşın tarafı değilken ne yazık ki ermeni teröristler tarafından şehit edildiler. Allahtan rahmet diliyoruz. Yarılılarımıza acil şifalar diliyoruz. Türkiye sadece Azerbaycanlı kardeşlerinin yanında durmuyor, aynı zamanda emperyalizme karşı duruyor. Doğu Akdeniz’de ve Libya’da sadece kendi sınırlarımızı korumuyoruz. Yeryüzündeki bütün zalimlere karşı emperyalist güçlerin hesaplarına karşı mücadele ediyoruz. Rahmetli Haydar Aliyev’in dediği gibi: “Biz bir millet iki devletiz” İstanbul 12 No’lu Şubemizin Genel Kurulunun hayırlar getirmesini diliyorum. Seçilecek arkadaşlarımıza başarılar diliyorum” dedi.

“Yıllar Süren Mücadelemizi Zaferle Sonuçlandırdık”

Genel Başkanımız Mahmut Arslan’dan sonra genel kurula hitap eden HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı ve Hizmet-İş Sendikası Genel Başkanvekili Av. Hüseyin Öz, “İSTAÇ şirketimiz çok özel bir yere sahiptir. 1990’lı yıllarda İstanbul’da meydana gelen çöp dağlarından sonra İSTAÇ A.Ş. çalışanlarının sendikalı olmasına yönetimler müsaade etmediler. Ancak 2019 yılında yıllar süren mücadelemizi zaferle sonuçlandırdık” diye konuştu.

“Aldıklarımızın Üstüne Yeni Haklar Koyarak İlerleyeceğiz”

İstanbul’da hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını belirten Öz, “Yeni sözleşme döneminde aldıklarımızın üstüne yeni haklar koyarak ilerleyeceğiz. Bundan sonra yeni bir dönem başlıyor. İstanbul 12 No’lu Şubemizin delege seçimlerini demokratik bir süreçle tamamladık. İşyerlerinizde kendiniz sandığa gittiniz ve burada bulanan yüzü aşan delege arkadaşımızı üyelerimiz kendi iradeleriyle seçti. Bu gerçekten çok kıymetli. Bugün ise arkadaşlarımızın sorunlarını dinleyecek, onların sorunlarıyla hemhal olacak ve sorunların çözümü için mücadele edecek olan şube yönetimimizi seçeceğiz. Önümüzdeki süreç içerisinde üyelerimizle geleceğimiz için ortak mücadele edeceğiz” dedi.

HABERE AİT GÖRSELLER :

17 Ekim 2020 11:44, Haberler


© 2021 HAK-İŞ Konfederasyonu