EMEKÇİNİN SESİ, 1 MAYIS HAFTASINDA KONYA’DAN YÜKSELDİ
EMEKLİLİK SİSTEMİNDE YAŞANAN SORUNLARI KONYA’DAN
DİLE GETİRDİK
HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, 1 Mayıs
Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü etkinlikleri kapsamında
ülkemizin dört bir yanında gerçekleştirdiğimiz basın açıklamalarıyla sesimizi
tüm dünyaya duyurmaya devam ediyoruz. HAK-İŞ olarak, 1 Mayıs haftası kapsamında
gerçekleştirdiğimiz etkinliklerimizin dördüncüsünü Konya’da gerçekleştirdik.
“Emekçinin Sesi Bu Kez Konya’dan Yükseldi”
Genel Başkan Yardımcımız Halil Çukutli
Başkanlığında 28 Nisan 2025 tarihinde HAK-İŞ Konya İl Başkanlığı’nda toplanan
HAK-İŞ üyesi emekçiler ile birlikte “Emeklilik Sisteminde Yaşanan Sorunlar”
konulu taleplerimizi dile getirdik. Toplantıya, HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcımız
Halil Çukutli’nin yanı sıra Genel Sekreter Yardımcımız Fatma Zengin, HAK-İŞ Konya
İl Başkanımız Hüseyin Keçeci, çevre illerinden İl, Bölge ve Şube Başkanlarımız,
üyelerimiz ve teşkilat mensuplarımız ile basın mensupları katıldı.
Çukutli, Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın
öncülüğünde, HAK-İŞ Konfederasyonu’nun her yıl olduğu gibi bu yıl da
emekçilerin sesini tüm dünyaya duyurmak adına kararlı ve tarihi bir adım
attığına değinerek, Genel Başkanımız Arslan’ın büyük HAK-İŞ teşkilatına ve Konya
halkına selamlarını iletti.
Genel Başkan Yardımcımız Halil Çukutli,
Konfederasyonumuz HAK-İŞ’in bu yıl 1 Mayıs Uluslararası Birlik Dayanışma ve
Mücadele Günü’nü 1 haftalık etkinlik kapsamında her gün bir bölge ilinde gerçekleştirdiği
basın toplantıları ile kutlayacağını ve emekçilerin sorunlarının dile
getireceğini belirterek, bugün Konya’da Emeklilik Sisteminde Yaşanan Sorunların
dile getirileceğini vurguladı.
1 Mayıs’ta Rize’deyiz
Konfederasyonumuz HAK-İŞ’in bu yıl kitlesel 1
Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü’nü Rize’de kutlayacağını
dile getiren Çukutli, “1 Mayıs 2025 tarihinde Rize’de, “Alın Terinin Yeşil ve
Maviyle Bütünleştiği Kadim Şehir Rize’den gerçekleştireceğimiz büyük miting ile
emekçilerin sesini dünyaya duyuracağız” dedi.
“Emeklilik, Bir Lütuf Değil, Alın Terinin, Ömrün,
Emeğin Karşılığıdır”
Çukutli, “Bugün burada, Türkiye’nin kanayan
yaralarından biri olan ‘Emeklilik Sisteminde Yaşanan Aksaklıklar ve Çözüm
Önerilerimizi’ kamuoyuyla paylaşacağız. Çünkü biz biliyoruz: Emeklilik, bir
lütuf değil; alın terinin, ömrün, emeğin karşılığıdır ve bugün bu karşılık ne
yazık ki emekçinin elinden adım adım alınmaktadır” dedi.
Sosyal Güvenlik Kurumu verileri hakkında
açıklamalarda bulunan Genel Başkan Yardımcımız Halil Çukutli, ülkemizin
nüfusunun 2025 itibariyle 85 milyonu aştığını, bu nüfusun 16,5 milyonunu emekli
ve hak sahiplerinin oluşturduğunu vurgulayarak, geçim derdi, hayat pahalılığı
ve barınma maliyetleri ile insanların doğrudan yüzleştiğini ifade etti.
2009 yılından itibaren emeklilerin GSYH’den
aldığı payların giderek azaldığına dikkat çeken Çukutli, “Türkiye büyürken,
emekçi küçülmektedir. Refah pastası büyürken, emekliye düşen dilim incelmekte,
neredeyse görünmez hale gelmektedir” dedi.
“Daha Çok Çalışmak, Daha Çok Prim Ödemek, Daha Az
Maaş Almak Anlamına Gelmektedir”
Türkiye’de emeklilik sisteminin adaleti değil,
çelişkiyi büyüttüğüne değinen Çukutli, “2008 sonrası dönemde uygulamaya konulan
düzenlemeler, ne yazık ki çalışmayı cezalandırır hale gelmiştir” diyerek yeni
sistemde daha çok çalışmanın, daha çok prim ödemek ve daha az maaş almak
anlamına geldiğini belirtti.
Emeklilik Sisteminde; Çok Çalışan, Çok Kazanır
İlkesi Yerle Bir Edilmiş, Sisteme Olan Güven Sarsılmıştır
Genel Başkan Yardımcımız Çukutli, 2016’dan bu
yana asgari ücretin emekli maaşlarının önüne geçtiğini, 2019’da getirilen taban
maaş uygulaması, sistemdeki adaletsizliği daha da derinleştiğini vurgulayarak,
“Bugün asıl maaşı 7.000 TL olan bir emekli ile 12.000 TL olan başka bir emekli,
aynı şekilde 14.469 TL almaktadır. Aradaki prim farkı, hizmet süresi, maaşa
yansımamaktadır. Bu düzenleme, ‘çok çalışan, çok kazanır’ ilkesini yerle bir
etmiş; sisteme olan güveni sarsmıştır” dedi.
Seyyanen Artışlar, Prim Ödeyen Sigortalılar İçin
Bir Hayal Kırıklığına, Sistemden Kaçışa Neden Olmaktadır
2024 yılında uygulanan seyyanen zam ve katsayı
oranının hakkaniyeti etkilediğini belirten Çukutli, 2024 yılında uygulanan
seyyanen zam, o yıl emekli olanları doğrudan etkilemiş; ancak 2025 yılında
emekli olan sigortalılar, bu artıştan yalnızca güncelleme katsayısı oranında
yararlanabilmiştir. Aradaki fark ne yazık ki %30-35 düzeyindedir. Bu tablo,
aynı prim gününe, aynı kazanca sahip iki birey arasında ciddi bir uçurum
yaratmakta; emeklilik sisteminin hakkaniyet ilkesinden saptığını
göstermektedir. Seyyanen artışlar, prim ödeyen sigortalılar için bir hayal
kırıklığına, sistemden kaçışa neden olmaktadır” şeklinde konuştu.
Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP): Kesintinin
Karşılığı Yok
Genel Başkan Yardımcımız Halil Çukutli, “çalışan
emeklilerden %7,5 oranında SGDP kesintisi yapılmakta, işverenden ise %22,5 SGDP
alınmaktadır. Toplamda %30’luk bir kesintiye, ayrıca %2,25 kısa vadeli sigorta
primleri de eklendiğinde toplam %32,25’e ulaşan bir yük söz konusudur” diyerek
bu kesintilerin, iş kazası ve meslek hastalığı primi hariç, emekli aylığına
hiçbir katkısı bulunmadığını, mevcut tablo yüzünden kayıt dışı çalışmanın
önünün açıldığını çalışan emeklilerin sistem dışında kalmayı tercih etmelerine
neden olduğunun altını çizdi.
Sosyal
Yardımda Emekliye Çifte Ceza
Bugün sosyal yardım sisteminde, emeklilerin
yalnızca “gelir sahibi” oldukları gerekçesiyle dışlandığına değinen Çukutli,
“Bu sistem adaletsizdir! Emekli olmuş, çalışacak takati kalmamış bir bireyin
elektrik, su, gıda, kira gibi temel ihtiyaçları devlet tarafından
desteklenmelidir. OECD ülkelerinde bu destekler sosyal devletin temel
refleksidir. Türkiye’de ise sosyal yardım sistemi dağınık, erişimi zor ve
etkisizdir” şeklinde konuştu.
Sosyal Güvenlik Haklarının Tam Süreli İstihdama
Endekslenmesi Eksikliktir
Sosyal güvenlik sistemimizin, tam zamanlı,
kesintisiz çalışmaya göre yapılandırıldığına dikkat çeken Çukutli, “Kısmi
süreli, mevsimlik, geçici ya da çağrı üzerine çalışan milyonlarca emekçi için
sistem adeta bir duvar gibidir” diyerek, kısmi süreli, geçici, mevsimlik ya da
çağrı üzerine çalışan bireylerin sistemde prim ödeme yükümlülüğünü yerine
getirmesine rağmen haklara erişim noktasında, tam süreli çalışanlarla aynı
şartları sağlamalarının beklenmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Mevsimlik, Geçici ve Kampanya İşçilerinin Sosyal
Güvence Sorunları Kalıcı Olarak Çözülmelidir
Kamuda istihdam edilen mevsimlik, geçici ve
kampanya işçilerinin, yılın belirli dönemlerinde çalıştıkları için sosyal
güvenlik sisteminden yararlanma koşullarını çoğu zaman sağlayamadığına değinen
Çukutli, “Bu durum, söz konusu işçilerin işsizlik ödeneği, geçici iş göremezlik
ödeneği, doğum yardımı, analık izni gibi birçok sosyal hak ve güvenceden mahrum
kalmasına yol açmaktadır” dedi.
Bu kapsamda yer alan işçilerin gelir sahibi
olarak göründükleri için sosyal yardımlar ve aile destek ödemeleri gibi gelir
testi temelli desteklerden de dışlandığını vurgulayan Çukutli, “Özellikle
primli çalışan statüsü, hak sahipliğinin önüne geçmektedir” şeklinde konuştu.
Genel Başkan Yardımcımız Halil Çukutli, Çözüm
önerilerimizi dile getirerek, “Kısmi süreli çalışan işçilerimizin sosyal
güvenceleri çalışma durumlara göre geliştirilmeli, prim gün şartları
esnetilmeli, sosyal yardım sisteminde primli çalışma nedeniyle yaşadıkları hak
kayıplarının önüne geçilmelidir” dedi.
Sosyal Güvenlik Harcamaları Yük Değil, Geleceğe
Yatırımdır
Sosyal güvenlik harcamalarının, kamu bütçesinde
birer gider kalemi gibi görülmemesi gerektiğini anımsatan Çukutli, “Aksine, bu
harcamalar ekonomik büyümeyi destekleyen, iç talebi canlandıran, istihdamı
artıran, gelir dağılımını düzelten en stratejik kaldıraçlardan biridir Sosyal güvenlik harcamalarındaki her ilave artış, uzun vadede ekonomik
istikrarı ve büyümeyi desteklemektedir. Dolayısıyla bu harcamalar bir yük
değil, sosyal refahın ve toplumsal barışın sigortasıdır” dedi.
“Emeklilik, Bir Ömrün Karşılığıdır”
Bir ülkenin gelişmişliğinin, sadece zenginlerinin
refahıyla değil, emeklisinin huzuruyla ölçüldüğünün altını çizen Çukutli,
“Emeklilik, sadece yaşlılıkta ödenen bir maaş değildir. Emeklilik, gençlikte
dökülen terin, yıllarca ödenen primin, yıpranmanın, gecesiz gündüzsüz
çalışmanın, bir ömrün karşılığıdır” dedi.
“Bu Ülkenin Yükünü Biz Sırtlıyorsak, Hakkını Da
Biz Alacağız”
Emekçilerin bu ülkenin yükünü sırtladığının
unutulmaması gerektiğini ifade eden Çukutli, “Biz susmayacağız. Biz görmezden
gelmeyeceğiz. Biz geri adım atmayacağız. Çünkü biz emekçiyiz ve biliyoruz ki bu
ülkenin yükünü biz sırtlıyorsak, hakkını da biz alacağız” şeklinde konuştu.
Keçeci, Konfederasyonumuzun almış olduğu karar ile Konya'da 1 Mayıs programının gerçekleştirilmesinden duyduğu memnuniyeti belirterek, "Haklı taleplerimizi buradan duyurmak ve tüm emekçilerin haklarını savunmak amacıyla bugün buradayız" dedi.
© 2024-2025 HAK-İŞ Konfederasyonu