EMEKÇİNİN SESİ, 1 MAYIS HAFTASINDA KONYA’DAN YÜKSELDİ

28 Nisan 2025 11:55, Haberler


EMEKÇİNİN SESİ, 1 MAYIS HAFTASINDA KONYA’DAN YÜKSELDİ

EMEKLİLİK SİSTEMİNDE YAŞANAN SORUNLARI KONYA’DAN DİLE GETİRDİK

 

HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü etkinlikleri kapsamında ülkemizin dört bir yanında gerçekleştirdiğimiz basın açıklamalarıyla sesimizi tüm dünyaya duyurmaya devam ediyoruz. HAK-İŞ olarak, 1 Mayıs haftası kapsamında gerçekleştirdiğimiz etkinliklerimizin dördüncüsünü Konya’da gerçekleştirdik. 

 

“Emekçinin Sesi Bu Kez Konya’dan Yükseldi”

 

Genel Başkan Yardımcımız Halil Çukutli Başkanlığında 28 Nisan 2025 tarihinde HAK-İŞ Konya İl Başkanlığı’nda toplanan HAK-İŞ üyesi emekçiler ile birlikte “Emeklilik Sisteminde Yaşanan Sorunlar” konulu taleplerimizi dile getirdik. Toplantıya, HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcımız Halil Çukutli’nin yanı sıra Genel Sekreter Yardımcımız Fatma Zengin, HAK-İŞ Konya İl Başkanımız Hüseyin Keçeci, çevre illerinden İl, Bölge ve Şube Başkanlarımız, üyelerimiz ve teşkilat mensuplarımız ile basın mensupları katıldı.

 

Çukutli, Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın öncülüğünde, HAK-İŞ Konfederasyonu’nun her yıl olduğu gibi bu yıl da emekçilerin sesini tüm dünyaya duyurmak adına kararlı ve tarihi bir adım attığına değinerek, Genel Başkanımız Arslan’ın büyük HAK-İŞ teşkilatına ve Konya halkına selamlarını iletti.

 

Genel Başkan Yardımcımız Halil Çukutli, Konfederasyonumuz HAK-İŞ’in bu yıl 1 Mayıs Uluslararası Birlik Dayanışma ve Mücadele Günü’nü 1 haftalık etkinlik kapsamında her gün bir bölge ilinde gerçekleştirdiği basın toplantıları ile kutlayacağını ve emekçilerin sorunlarının dile getireceğini belirterek, bugün Konya’da Emeklilik Sisteminde Yaşanan Sorunların dile getirileceğini vurguladı.

 

1 Mayıs’ta Rize’deyiz

 

Konfederasyonumuz HAK-İŞ’in bu yıl kitlesel 1 Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü’nü Rize’de kutlayacağını dile getiren Çukutli, “1 Mayıs 2025 tarihinde Rize’de, “Alın Terinin Yeşil ve Maviyle Bütünleştiği Kadim Şehir Rize’den gerçekleştireceğimiz büyük miting ile emekçilerin sesini dünyaya duyuracağız” dedi.

 

“Emeklilik, Bir Lütuf Değil, Alın Terinin, Ömrün, Emeğin Karşılığıdır”

 

Çukutli, “Bugün burada, Türkiye’nin kanayan yaralarından biri olan ‘Emeklilik Sisteminde Yaşanan Aksaklıklar ve Çözüm Önerilerimizi’ kamuoyuyla paylaşacağız. Çünkü biz biliyoruz: Emeklilik, bir lütuf değil; alın terinin, ömrün, emeğin karşılığıdır ve bugün bu karşılık ne yazık ki emekçinin elinden adım adım alınmaktadır” dedi.

 

Sosyal Güvenlik Kurumu verileri hakkında açıklamalarda bulunan Genel Başkan Yardımcımız Halil Çukutli, ülkemizin nüfusunun 2025 itibariyle 85 milyonu aştığını, bu nüfusun 16,5 milyonunu emekli ve hak sahiplerinin oluşturduğunu vurgulayarak, geçim derdi, hayat pahalılığı ve barınma maliyetleri ile insanların doğrudan yüzleştiğini ifade etti.

 

2009 yılından itibaren emeklilerin GSYH’den aldığı payların giderek azaldığına dikkat çeken Çukutli, “Türkiye büyürken, emekçi küçülmektedir. Refah pastası büyürken, emekliye düşen dilim incelmekte, neredeyse görünmez hale gelmektedir” dedi.

 

“Daha Çok Çalışmak, Daha Çok Prim Ödemek, Daha Az Maaş Almak Anlamına Gelmektedir”

 

Türkiye’de emeklilik sisteminin adaleti değil, çelişkiyi büyüttüğüne değinen Çukutli, “2008 sonrası dönemde uygulamaya konulan düzenlemeler, ne yazık ki çalışmayı cezalandırır hale gelmiştir” diyerek yeni sistemde daha çok çalışmanın, daha çok prim ödemek ve daha az maaş almak anlamına geldiğini belirtti.

 

Emeklilik Sisteminde; Çok Çalışan, Çok Kazanır İlkesi Yerle Bir Edilmiş, Sisteme Olan Güven Sarsılmıştır

 

Genel Başkan Yardımcımız Çukutli, 2016’dan bu yana asgari ücretin emekli maaşlarının önüne geçtiğini, 2019’da getirilen taban maaş uygulaması, sistemdeki adaletsizliği daha da derinleştiğini vurgulayarak, “Bugün asıl maaşı 7.000 TL olan bir emekli ile 12.000 TL olan başka bir emekli, aynı şekilde 14.469 TL almaktadır. Aradaki prim farkı, hizmet süresi, maaşa yansımamaktadır. Bu düzenleme, ‘çok çalışan, çok kazanır’ ilkesini yerle bir etmiş; sisteme olan güveni sarsmıştır” dedi.

 

Seyyanen Artışlar, Prim Ödeyen Sigortalılar İçin Bir Hayal Kırıklığına, Sistemden Kaçışa Neden Olmaktadır

 

2024 yılında uygulanan seyyanen zam ve katsayı oranının hakkaniyeti etkilediğini belirten Çukutli, 2024 yılında uygulanan seyyanen zam, o yıl emekli olanları doğrudan etkilemiş; ancak 2025 yılında emekli olan sigortalılar, bu artıştan yalnızca güncelleme katsayısı oranında yararlanabilmiştir. Aradaki fark ne yazık ki %30-35 düzeyindedir. Bu tablo, aynı prim gününe, aynı kazanca sahip iki birey arasında ciddi bir uçurum yaratmakta; emeklilik sisteminin hakkaniyet ilkesinden saptığını göstermektedir. Seyyanen artışlar, prim ödeyen sigortalılar için bir hayal kırıklığına, sistemden kaçışa neden olmaktadır” şeklinde konuştu.

 

Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP): Kesintinin Karşılığı Yok

 

Genel Başkan Yardımcımız Halil Çukutli, “çalışan emeklilerden %7,5 oranında SGDP kesintisi yapılmakta, işverenden ise %22,5 SGDP alınmaktadır. Toplamda %30’luk bir kesintiye, ayrıca %2,25 kısa vadeli sigorta primleri de eklendiğinde toplam %32,25’e ulaşan bir yük söz konusudur” diyerek bu kesintilerin, iş kazası ve meslek hastalığı primi hariç, emekli aylığına hiçbir katkısı bulunmadığını, mevcut tablo yüzünden kayıt dışı çalışmanın önünün açıldığını çalışan emeklilerin sistem dışında kalmayı tercih etmelerine neden olduğunun altını çizdi.

 

 Sosyal Yardımda Emekliye Çifte Ceza

 

Bugün sosyal yardım sisteminde, emeklilerin yalnızca “gelir sahibi” oldukları gerekçesiyle dışlandığına değinen Çukutli, “Bu sistem adaletsizdir! Emekli olmuş, çalışacak takati kalmamış bir bireyin elektrik, su, gıda, kira gibi temel ihtiyaçları devlet tarafından desteklenmelidir. OECD ülkelerinde bu destekler sosyal devletin temel refleksidir. Türkiye’de ise sosyal yardım sistemi dağınık, erişimi zor ve etkisizdir” şeklinde konuştu.

 

Sosyal Güvenlik Haklarının Tam Süreli İstihdama Endekslenmesi Eksikliktir

 

Sosyal güvenlik sistemimizin, tam zamanlı, kesintisiz çalışmaya göre yapılandırıldığına dikkat çeken Çukutli, “Kısmi süreli, mevsimlik, geçici ya da çağrı üzerine çalışan milyonlarca emekçi için sistem adeta bir duvar gibidir” diyerek, kısmi süreli, geçici, mevsimlik ya da çağrı üzerine çalışan bireylerin sistemde prim ödeme yükümlülüğünü yerine getirmesine rağmen haklara erişim noktasında, tam süreli çalışanlarla aynı şartları sağlamalarının beklenmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.

 

Mevsimlik, Geçici ve Kampanya İşçilerinin Sosyal Güvence Sorunları Kalıcı Olarak Çözülmelidir

 

Kamuda istihdam edilen mevsimlik, geçici ve kampanya işçilerinin, yılın belirli dönemlerinde çalıştıkları için sosyal güvenlik sisteminden yararlanma koşullarını çoğu zaman sağlayamadığına değinen Çukutli, “Bu durum, söz konusu işçilerin işsizlik ödeneği, geçici iş göremezlik ödeneği, doğum yardımı, analık izni gibi birçok sosyal hak ve güvenceden mahrum kalmasına yol açmaktadır” dedi.

 

Bu kapsamda yer alan işçilerin gelir sahibi olarak göründükleri için sosyal yardımlar ve aile destek ödemeleri gibi gelir testi temelli desteklerden de dışlandığını vurgulayan Çukutli, “Özellikle primli çalışan statüsü, hak sahipliğinin önüne geçmektedir” şeklinde konuştu.

 

Genel Başkan Yardımcımız Halil Çukutli, Çözüm önerilerimizi dile getirerek, “Kısmi süreli çalışan işçilerimizin sosyal güvenceleri çalışma durumlara göre geliştirilmeli, prim gün şartları esnetilmeli, sosyal yardım sisteminde primli çalışma nedeniyle yaşadıkları hak kayıplarının önüne geçilmelidir” dedi.

 

Sosyal Güvenlik Harcamaları Yük Değil, Geleceğe Yatırımdır

 

Sosyal güvenlik harcamalarının, kamu bütçesinde birer gider kalemi gibi görülmemesi gerektiğini anımsatan Çukutli, “Aksine, bu harcamalar ekonomik büyümeyi destekleyen, iç talebi canlandıran, istihdamı artıran, gelir dağılımını düzelten en stratejik kaldıraçlardan biridir Sosyal güvenlik harcamalarındaki her ilave artış, uzun vadede ekonomik istikrarı ve büyümeyi desteklemektedir. Dolayısıyla bu harcamalar bir yük değil, sosyal refahın ve toplumsal barışın sigortasıdır” dedi.

 

“Emeklilik, Bir Ömrün Karşılığıdır”

 

Bir ülkenin gelişmişliğinin, sadece zenginlerinin refahıyla değil, emeklisinin huzuruyla ölçüldüğünün altını çizen Çukutli, “Emeklilik, sadece yaşlılıkta ödenen bir maaş değildir. Emeklilik, gençlikte dökülen terin, yıllarca ödenen primin, yıpranmanın, gecesiz gündüzsüz çalışmanın, bir ömrün karşılığıdır” dedi.

 

“Bu Ülkenin Yükünü Biz Sırtlıyorsak, Hakkını Da Biz Alacağız”

 

Emekçilerin bu ülkenin yükünü sırtladığının unutulmaması gerektiğini ifade eden Çukutli, “Biz susmayacağız. Biz görmezden gelmeyeceğiz. Biz geri adım atmayacağız. Çünkü biz emekçiyiz ve biliyoruz ki bu ülkenin yükünü biz sırtlıyorsak, hakkını da biz alacağız” şeklinde konuştu.

Keçeci, Konfederasyonumuzun almış olduğu karar ile Konya'da  1 Mayıs programının gerçekleştirilmesinden duyduğu memnuniyeti belirterek, "Haklı taleplerimizi buradan duyurmak ve tüm emekçilerin haklarını savunmak amacıyla bugün buradayız" dedi.

HABERE AİT GÖRSELLER :

28 Nisan 2025 11:55, Haberler


© 2024-2025 HAK-İŞ Konfederasyonu